Generated by All in One SEO v4.9.7.2, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # EROL GÖKA ## Sitemaps - [XML Sitemap](https://erolgoka.net/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website. ## Yazılar - [Geçimsizlik her kişinin, her ilişkinin başına gelebilir](https://erolgoka.net/gecimsizlik-her-kisinin-her-iliskinin-basina-gelebilir/) - Gerçek sorunları ortaya koymak, onların çözümleriyle uğraşmak zor; insan psikolojisi ise kolay ve kestirme yoldan giden bir tıynete sahip. Galiba bu nedenle durmaksızın dedikodu üretiyoruz, kafamız çözümden ziyade fitne fesada çalışıyor. Kim nerede, neyi, nasıl yapmış aklımız fikrimiz çoğu kere bu soruların cevabında oluyor. Aklımız fikrimiz başkalarının yaptıkları üzerinde yoğunlaşınca dilimiz de ister istemez bu - [Cinsellik, din anlayışı ve kültürel gelenek hakkında konuşmalıyız](https://erolgoka.net/cinsellik-din-anlayisi-ve-kulturel-gelenek-hakkinda-konusmaliyiz/) - Psikanalist Paul Verhaeghe’nin Yalnızlık Zamanında Aşk kitabında günümüz ailesinde ve kadın-erkek ilişkilerinde yaşanan sorunlar enine boyuna ele alınıyor. Her ne kadar kitap, 1998 yılında yazılmış ve beş yıl sonra gözden geçirilmiş yeni baskısı yapılmış olsa da tespitler güncelliğini koruyor. Verhaeghe ne incel’lerden ne eziklerden bahsediyor, ne de sosyal medyanın ve YouTuber’ların son zamanlardaki inanılmaz etkilerini görüyor ama tespitleri, birçok sorunu aydınlatmakta hâlâ işe yarayabilir.Özetleyelim: Yaşadığımız dünyada, özgürlükçü gibi görünen, politik ve ideolojik - [Akışkan modernliğin aşkları da akışkan](https://erolgoka.net/akiskan-modernligin-asklari-da-akiskan/) - Günümüz insanının görevleri fazlasıyla karmaşık ve yoğun; tek başına altından kalkamayacağı, tahlil edemeyeceği kadar güç, bu yüzden insan, her fırsatta soluğu danışma hizmeti verdiğini söyleyen uzmanların yanında alıyor. Böyle açıklıyor günümüzdeki “danışma patlaması”nı Akışkan Aşk kitabında Zygmunt Bauman. Uzmanların sonu gelmez öğütlerinden “yararlananlar, haftalık ve aylık lüks dergilerin ve ciddi ve daha az ciddi gazetelerin haftalık eklerinin - [MUHİT DERGİSİ RÖPORTAJI](https://erolgoka.net/muhit-dergisi-roportaji/) - Bugünün insanı bilgiye hiç olmadığı kadar yakın; ama sanki hakikate, anlama ve iç huzura bir o kadar uzak. Sizce çağımızın ruhsal krizi nerede başlıyor? “Modernlik bilginin peşinden giderken (epistemoloji) âlemin, hayatın ve insanın temel yapısını (ontoloji) unuttu. Birçok bilgi biriktirdi, onları teknolojiye döktü, hayatı öylesine karmaşıklaştırdı ki, bilgeliği imkânsız hale getirdi.” Bu ifade yıllardır X - [Erol Göka Üzerine Samimi Düşünceler - Murat Beyazyüz](https://erolgoka.net/erol-goka-uzerine-samimi-dusunceler-murat-beyazyuz/) - Erol Göka Üzerine Samimi Düşünceler Murat Beyazyüz Ülke çapında tanınan bir düşünür ve psikiyatr hakkında yazmak başlı başına zordur. O kişi aynı zamanda sizin yetişmenizde pay sahibi olmuş, mesleki gelişiminizde belirleyici rol oynamış, entelektüel serüveniniz üzerinde derin etkiler bırakmış bir hocaysa, iş daha da zorlaşır. İnsan böyle birini anlatırken yalnızca dışarıdan görünen bir portre - [Erol Göka, Muhit Dergisi'nin Haziran Sayısında Dosya Konusu Oldu](https://erolgoka.net/erol-goka-muhit-dergisinin-haziran-sayisinda-dosya-konusu-oldu/) - Aylık Edebiyat ve Fikir Dergisi Muhit, Haziran 2026 tarihli 78. sayısında psikiyatrist, yazar ve düşünce insanı Erol Göka'yı dosya konusu olarak ele aldı. Derginin kapağında yer verilen Göka için hazırlanan özel dosyada, farklı isimlerin katkılarıyla kapsamlı değerlendirmeler yer alıyor. Muhit'in yeni sayısı, "Bizi insan kılan fânilik bilincidir" başlığıyla Erol Göka'nın düşünce dünyasına odaklanırken, onun psikoloji, - [Günümüzde kadın-erkek ilişkilerinin halleri](https://erolgoka.net/gunumuzde-kadin-erkek-iliskilerinin-halleri/) - Çarpışma’nın yazarı J. G. Ballard’ın çeyrek asır önce söyledikleri, günümüzde kadın-erkek ilişkilerini anlamak için sağlam bir analiz zemini sunuyor. O yüzden uzun olmasına rağmen aktarmama izin verin: “20. yüzyılı egemenliği altına alan kâbusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu… Yaşamımız 20. yüzyılın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya… - [Bazıları müzmin tek midir?](https://erolgoka.net/bazilari-muzmin-tek-midir/) - “İnsanın büyük seçimi: Tek mi, çift mi?” başlıklı geçen yazımızda günümüzde aile ve kadın-erkek ilişkileri konusunda yaşanan sorunların, artan boşanmaların ve “solo yaşam” tercihlerinin nedenleri üzerinde düşünürken “çift olma”nın öyle kolay bir şey olmadığını anlatmaya çalışan eski bir araştırmamızı gündeme getirmiştik. Bize göre “çift olma” tercihi, ancak bireysel psikolojik gelişimleri sırasında, benlikleri özel bazı donanımlara sahip olan - [İnsanın büyük seçimi: Tek mi, çift mi?](https://erolgoka.net/insanin-buyuk-secimi-tek-mi-cift-mi-2/) - 50 yaşını geçmiş çiftlerin “gri” denilen boşanmaları da dâhil olmak üzere tüm dünyada ve ülkemizde boşanmalar artıyor. Gençler artık evliliğe değil de tek başına solo yaşamaya daha sıcak bakıyorlar. Dahası her nasılsa evlenmiş gençler bu kez çocuk yapmaya yanaşmıyorlar. Böyle ifadelerin sıkça yer aldığı ve günümüzde ailenin yaşadığı sorunları, tehlikeleri ele alan raporlar, makaleler, kitaplar - [Depresyon mu, matem mi?](https://erolgoka.net/depresyon-mu-matem-mi/) - Yasın gerekli olduğunu, bizim için önemli birini kaybettikten sonra psikolojimizde doğal bir matem sürecinin başlayacağını ve belli evrelerden geçerek ilerleyeceğini artık biliyoruz. Ama pek çok insanın, yas sürecinde düzenli bir şekilde yasın bir evresinden diğerine kuşlar gibi uçup gidiveremeyeceğini, bu süreci bir türlü sağlıklı bir biçimde tamamlayamayacağını ve sürecin karmaşık, hastalıklı hale geleceğini de ifade etmeliyiz. - [Yas sırasında neler yaşanır?](https://erolgoka.net/yas-sirasinda-neler-yasanir/) - Nasıl bir yaranın iyileşmesi için zamana ihtiyaç varsa kaybın ardından ruh hâlimizdeki tamirat için hatta hayata karşı daha da güçlenerek çıkabilmek için de zamana ihtiyaç olacaktır. Her şeyden önce belirtmek lazım ki, yas tutma süreci, parmak izimiz kadar kendimize özgü bir biçimde seyreder; herkesin kendine göre bir yas tutma şekli vardır. Aynı kişinin farklı kayıpları - [İnsanın Yeni Yalnızlık İmtihanı](https://erolgoka.net/insanin-yeni-yalnizlik-imtihani/) - Psk. Bayram Ayaz, İstanbul Fikriyatı adına yalnızlığın güncel karşılıklarını Prof. Dr. Erol Göka’ya sordu. Teknolojik gelişmeler tarihte hiç görülmemiş bir ivme kazandı. Yapay zeka tasarımlarının insan duygu ve düşleri ile entegre olması harika bir gelişme olarak sunuluyor. İnsan bağımlılık ve hipnotik algının ötesinde ontolojik olarak değişimin eşiğine geldi. Sürekli hızlanan bir tren gibi teknoloji insanlığı - [Gitmek mi zor kalmak mı?](https://erolgoka.net/gitmek-mi-zor-kalmak-mi/) - Bugüne kadar matem konusunda yazılanlar, daha çok ruh sağlığı ve sağlık çalışanlarına yönelmiş, hedef kitle olarak onları esas almış. Bizim amacımız farklı; kayıp yaşayan herkes ve onların yakınları bizi anlasın, bugüne kadar matem konusunda yazılanlardan onlar da kendi paylarına düşeni alsınlar istiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki yas ve matem konularını yalnızca sağlık alanında çalışanların bilgi sahibi - [Yaşarken ölmek: Psikolojik ölüm](https://erolgoka.net/yasarken-olmek-psikolojik-olum/) - Kavramlar, temsil ettikleri olgularla tam olarak örtüşmez, şu veya bu şekilde aralarında bir açıklık bulunur. Her dilde var olan evrensel “ölüm” kavramıyla tanımladığı olgu arasındaki boşluk çok ama çok fazladır. Ölüm kavramının tanımındaki zorluk, yalnızca onun hem ölme olayını hem de “ölme” sürecini ve sonucunu aynı anda kapsıyor olmasından kaynaklanmıyor. Ölümden söz ettiğimizde, bu kavramın - [Ölümcül hastalığı olan çocuklara yaklaşım](https://erolgoka.net/olumcul-hastaligi-olan-cocuklara-yaklasim/) - Ölüm hakkında konuşmak, hatta yazmak çok zordur. Söz konusu olan çocuk ölümü olduğunda zorluk inanılmaz boyutlara ulaşır. Çocuk ölümleri insan varlığına kaldıramayacağı kadar ağır bir yük yükler; içimizi korku, tedirginlik, ürküntü, acıma, kahretme, isyan etme gibi hislerin hepsi birden kaplar. Kabul etmek istemeyiz çocuk ölümlerini. Bilmesine biliriz çocukların da öldüğünü, öleceğini; ama büyük ihtimalle böyle - [Ölüme yaklaşan hasta ne hisseder, ne yaşar, ne ister?](https://erolgoka.net/olume-yaklasan-hasta-ne-hisseder-ne-yasar-ne-ister/) - Son yıllarda tıp alanında önemli gelişmeler yaşanmasına rağmen hâlâ bazı hastalıklar ölümcül olmaya devam ediyor. Tıbbi teknolojilerde ne kadar ileri gidersek gidelim (tabii ki gidelim), insan ömrü ne kadar uzarsa uzasın (tabii ki uzasın), ölüm en nihai gerçek olma konumunu sürdürüyor, sürdürecek. Ölümcül hastalıklar, psikolojik ve fizyolojik olarak, hem hasta ve ailesi hem de sağlık - [Yakınını kaybeden çocuklara nasıl yaklaşmalı?](https://erolgoka.net/yakinini-kaybeden-cocuklara-nasil-yaklasmali/) - Yakınını kaybeden bir çocuğa karşı ailesinin ve çevresindekilerin ilk görevi, çocuğun da bir insan (yavrusu) olduğunun anlaşılması, yani yakınını kaybeden bir insan bu durumda ne yaşıyorsa üç aşağı beş yukarı çocuğun da benzeri bir yas sürecinden geçeceğinin bilinmesi, dolayısıyla çocuğun ciddiye alınmasıdır. İlk görevin bu olduğunu belirtiyoruz, zira gördüğümüz örnekler, genellikle ailede bir ölüm olduğunda - [Çocuklara ölüm haberi nasıl verilir?](https://erolgoka.net/cocuklara-olum-haberi-nasil-verilir/) - Çocuklara ölüm gerçeğini bir biçimde ama mutlaka usulünce anlatmanın şart olduğunu önceki yazımızda ifade etmeye çalıştık. Ama bu bilgi, çocuğun sevdiği bir yakını vefat ettiğinde bunu ona nasıl söylememiz gerektiği hakkında bizi yeterince aydınlatmıyor. Bu yazıda buna gayret edeceğiz. Her yetişkin gibi çocuklar da yakınlarının, tanıdıklarının ölüm haberini bir biçimde öğreniyor. Aslında her aile, bir yakınları vefat - [Çocuklara ölüm nasıl anlatılır?](https://erolgoka.net/cocuklara-olum-nasil-anlatilir-2/) - Ölüm, böylesine yanı başımızda, hayata, hayatımıza eşlik edip gidiyor ama ölümle ilgili algılamalarımız ve bilgilerimiz bebekliğimizden itibaren değişik bir rota izliyor. Onu fark ettiğimiz andan itibaren anlamaya çalışıyor, hakkında fikirler yürütüyoruz. Her yaşın ölüm bilgisi farklı. Çocukların ölüm hakkındaki bilgilerinin adım adım nasıl ilerlediğini geçen yazımızda anlatmaya çalıştık. Çok genel ve yavan oldu. Farkındayız. Biliyoruz hayat çok - [Çocuklar ölüm kavramını nasıl algılar?](https://erolgoka.net/cocuklar-olum-kavramini-nasil-algilar/) - Ölümün yetişkin bir insan için bile kavraması ne denli güç bir kavram olduğunu biliyoruz. Peki, ölümü düşünmeye ilk ne zaman başlarız, ölümü algılayışımız yaşla birlikte değişim gösterir mi? Çocuk zihni belli bir aşamadan, genellikle üç yaşından itibaren, çeşitli vesilelerle, belli aralıklarla ama sürekli olarak ölüm ve doğumla ilgilenmeye, onları sorgulayıp ve anlamaya çalışır. Hareket edemeyen - [Ölüm üzerine](https://erolgoka.net/olum-uzerine/) - Ölüm kavramının tanımındaki zorluk, yalnızca onun hem ölme olayını hem de ölme sürecini ve sonucunu aynı anda kapsıyor olmasından kaynaklanmıyor. Ölümden söz ettiğimizde, bu kavramın içeriği konusunda anlaşıyor gibi yapıyoruz ama aslında hepimizin kendimize göre bir “ölüm” kavramımız var. Hepimiz öleceğimizin, ölümlülüğümüzün farkındayız. Evet, ölüm geldiğinde, ben burada olmayacağım, onu tecrübe edemeyeceğim veya o esnada yaşadıklarımı - [Özgürlük ve kader](https://erolgoka.net/ozgurluk-ve-kader/) - “Anı yaşamaktan, anda kalmaktan, kendin olmaktan, dilediğini özgürce yapmaktan çokça bahsediyoruz bu günlerde. Ama insanın ‘iradi’ bir varlık olduğunu, hayatı boyunca bizzat kendi iradesiyle yapmış olduğu ve yapacağı tercihler ve sonucunda üstlenmek durumunda kalacağı sorumlulukları nedense pek gündeme almıyoruz. Maalesef günümüzde ‘irade’ ile birlikte neredeyse rafa kaldırılmaya çalışılan kavramlardan birisi de ‘sorumluluk’… Ne yazık ki - [Mücadele ve teslimiyet](https://erolgoka.net/mucadele-ve-teslimiyet/) - Şu hayatın, büyük deveranın içinde, zamanın dev akışında bizim ömrümüzün yeri, nokta kadar bile değil. Öylesine başka şartlara bağlı ki yapıp etmelerimiz, hatta varlığımız, kişisel irademiz adeta “hüzünlü bir kelebeğin kanat çırpması” mesabesinde. Ama yine de ne ömrümüzü ne kişisel irademizi bir kenara atmalıyız. Hatta irademiz sayesinde özgürlüğe ve sonsuzluğa açılabilen muhteşem bir varlık olduğumuz - [Günümüz insanının en büyük sorunu, sınırsızlık](https://erolgoka.net/gunumuz-insaninin-en-buyuk-sorunu-sinirsizlik/) - Psikiyatrist, düşünür, yazar Prof. Dr. Erol Göka 1,5 yıldır Fikir Turu’nda yayımlanan günümüz insanının meseleleri üzerine yazdığı yazıları kitaplaştırdı. Umuda İmkan Aramak – Fikir Turu yazıları… Göka ile insanlık hallerimizi, insanlığın en büyük sorunlarını ve sınavını Semin Gümüşel Güner konuştu. Fikir Turu ekibi olarak böyle bir kitabın çıkmasından çok gurur duyduk, çünkü Fikir Turu’nun kurulma - [İnsanın Mükerrem Olduğuna İnananlar Birleşmeli!](https://erolgoka.net/insanin-mukerrem-olduguna-inananlar-birlesmeli/) - Modernlik, ‘Avrupa-merkezli’ olmasının yanı sıra ‘insan-merkezli’ olarak da nitelene geldi. Gerek insan aklı ve emeği odaklı bakış açısı gerek insan hakları, özgürlükler ve demokrasi söylemleri, bilim ve teknolojinin insan hayatını kolaylaştırıcı, sağlığını ve ömrünü artırıcı etkileri nedeniyle böyle deniyor, modernliğin insan-merkezli olması; akademide ve entelektüel çevrelerde bir aksiyom muamelesi görüyordu. Son 20-30 yılda olup bitenlere - [Umuda İmkân Aramak](https://erolgoka.net/umuda-imkan-aramak/) - Umuda İmkân Aramak[1] Ben önceleri tuhaf, anlaşılması zor bir dünyada yaşadığımıza inanır; o nedenle daha anlamaya yönelik, hayli teorik yazılar yazmaya çalışırdım. Yaşlandıkça kendimi daha huzurlu ve huzurda hissetmeye ama bir yandan da tam tersine dünyamız ve insanlığın geleceği adına daha tedirgin olmaya başladım. Artık yaşadığımız dünyayı sadece tuhaf değil fakat aynı zamanda giderek insanlar, - [Dil, hâlâ “varlığın evi” mi?](https://erolgoka.net/dil-hala-varligin-evi-mi/) - Freud’un bilinçdışına insanın ruhsal aygıtının işleyişinde birincil bir yer vermesi, yalnızca psikanalizi apayrı bir psikoloji ekolü olarak kurmakla kalmadı, aynı zamanda içinden kolayca çıkılması mümkün olmayan bilinç-bilinçdışı kutuplaşmasının temellerini de attı. Tüm bilginin kaynağı olarak bireyin bilinçli düşüncesini gören, bireyin farkına varmadığı zihinsel süreçlerin olduğunu yadsıyan Kartezyen bakış, her zaman örneğin Leibniz gibi filozoflar, romantikler, - [Göka: Yaşadığımız Dünyanın Belirleyici Özelliği, Sunilik](https://erolgoka.net/goka-yasadigimiz-dunyanin-belirleyici-ozelligi-sunilik/) - Geçtiğimiz günlerde “Umuda İmkan Aramak” adlı kitabınız yayımlandı. Hayırlı olsun, okuru bol olsun. Hocam kitabınızı yayımlama nedenleriniz nelerdi? Hangi saikler bu kitabı yazmanıza; ya da sizin de belirttiğiniz gibi daha önce yazdığınız yazıları bir araya getirip kitaplaştırmanıza sebep oldu? Bahseder misiniz “Umuda İmkan Aramak”tan? Çok teşekkür ederim. Teknolojinin sağladığı kolaylıklar nedeniyle bilgiye ulaşmanın ve yazmanın kolay olduğu bir - [Umuda İmkan Aramak Kapı Yayınlarından Çıktı](https://erolgoka.net/umuda-imkan-aramak-kapi-yayinlarindan-cikti/) - ‘’Umuda İmkân Aramak’’ felsefe, tarih, din ve sosyolojinin teorik birikimini, yaşadığımız süreçler etrafında elekten geçiriyor… - [Neden Inceller hakkında konuşmalıyız?](https://erolgoka.net/neden-inceller-hakkinda-konusmaliyiz/) - Biliyorsunuz, 2025 yılı ilk aylarında bir televizyon platformunda “Adolescence” (Ergenlik) adıyla dört bölümlük bir dizi yayınlandı ve beklenmedik biçimde büyük ilgi gördü. Bu ilginin nedeni yalnızca dizinin sarsıcı etkisi ya da oyuncuların güçlü performansları değildi. Dizide olup biteni görenler, yarın tüm bunlar kendi çocuklarının, yakınlarının başına gelebilir diye korktular ve herkes birbirini uyarmaya, ne yapılması gerektiğini sormaya - [Minnetin ışığıyla görmek: Şükrün unutulan dili](https://erolgoka.net/minnetin-isigiyla-gormek-sukrun-unutulan-dili/) - Her ikisi de Arapçadan dilimize geçmiş olan minnet ve şükranı bir arada kullanıyorum ama anlatmak istediğim olgu aynı. Arapçada minnet, iyiliği hayrı çoğaltmak, şükran ise yapılan bir iyiliğe karşılık vermek, teşekkür etmek manasına geliyor. Minnetin zıddı nankörlük, şükranın zıddı ise küfran yani ret ve inkâr… Türkçe kullanışta minnet kelimesinde çok daha fazla olmak üzere anlam - [Erkek sorunu: Yıllar önce ezik diye horladıklarımız](https://erolgoka.net/erkek-sorunu-yillar-once-ezik-diye-horladiklarimiz/) - Henüz kendim de bir gençken, gençlerin psikolojik sorunlarını anlamaya çalıştım. O zamandan beri kendimi gençlerin avukatı gibi hissettim, ulaşabildiğim tüm platformlarda gençleri savunmaya, biz onlara ne kadar müspet ve anlayışlı yaklaşırsak toplum olarak hepimiz için işlerin daha yolunda gideceğini izah etmeye gayret ettim. Gençlerin dünyasında işlerin pek de iyi olmadığını 15-20 yıl önce oğullarımın gençliği - [Haset ve şükran](https://erolgoka.net/haset-ve-sukran/) - Nasıl milletlerin tarihine bakılarak o millet hakkında bilgi ediniliyorsa, insanın da bir tarihi var. Hepimiz kendi bebeklik ve çocukluk tarihimizin içinden geçerek şimdiki günlerimize geliriz. Bu, şu anki davranışlarının kökenleri bebeklikte, çocuklukta atılır demektir. Şimdi hangi durumda ne yaptığımızın, nasıl davrandığımızın nedenlerini araştırmak için nasıl bir ailede yetiştirildiğimiz, bebek ve çocukluk döneminde bize nasıl davranıldığı gibi konuların aydınlatılması gerekir. - [Ay Aydın İçinde Kalasın](https://erolgoka.net/ay-aydin-icinde-kalasin/) - Bizim köyde güzel bir haber alan kimseye birçok yerde olduğu gibi, “Gözün aydın!” denir. Gözü aydın olacak kadar güzel haber alan kimse ise sevinci ortak kılmak, benzerini karşısındaki için dilemek için “Ay aydın içinde kalasın!” diye cevap verir. Muazzamdır. Türkçemizde ışık, ay ışığı, aydınlık manasındaki “aydın” kelimesi, 1935’ten sonra “münevver” karşılığı olarak da kullanılmaya başlandı. - [Minnet ve şükür](https://erolgoka.net/minnet-ve-sukur/) - İyilik duygusu gerçekten içsel bir huzura dönüşebilir mi? Minnet, psikolojik sağlığın ölçütü olabilir mi? Peki, sevgiyi bile gölgeleyen nankörlük, insanı mutsuzluğa mahkûm eder mi? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Yaşlandıkça, insan olarak ömrümüz boyunca yapabileceğimiz iyilikler kadar sağlam ve güvenli bir mutluluk yolu olmadığına ilişkin fikrim pekişiyor. Dinî ve ahiret inancı olanlar, şöyle ya da - [Alışmamamız gereken bir kavram: Solo Yaşam](https://erolgoka.net/alismamiz-gereken-bir-kavram-solo-yasam/) - Modern zamanlarda yalnızlık hissinin ve korkusunun artacağı hakkında yıllardır birçok görüş öne sürülüyordu, ama ilk kez 1953’te sosyolog David Riesman, Batı toplumlarındaki görünümün “yalnız kalabalık” olarak formüle edilebileceğini söylemiş aynı adla bir kitap yazmıştı. Zymunt Bauman, 2011’de internet ve sosyal medyanın aslında görünenin aksine yalnızlık hissini daha da arttırdığını ifade edebilmek için Riesman’dan esinle “kalabalık yalnızlık” deyimine - [Bugün maneviyatı nasıl anlamalıyız?](https://erolgoka.net/bugun-maneviyati-nasil-anlamaliyiz/) - Maneviyat nedir? Din ile ilişkisi nedir? Maneviyat mı dini kapsıyor, din mi maneviyatı? Kalple akletmek neden önemli? Spritüel dünya bu ilişkinin neresinde? Konuyla ilgili çalışmalar neler söylüyor? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde, “maddi olmayan, manevi şeyler” veya “yürek gücü, moral” anlamlarına gelen “maneviyat”, etimolojik olarak Arapça “manevi” sözünün çoğul hali. - [Rollo May’in “Aşk ve İrade”si](https://erolgoka.net/rollo-mayin-ask-ve-iradesi/) - Aşk ve ilişkiler neden bu kadar kırılgan hale geldi? Teknoloji mi suçlu, yoksa kökeni çok daha derinlerde mi aramalıyız? Rollo May’in Aşk ve İrade kitabı, modern yalnızlığın ve kayıtsızlığın köklerini 1960’lara kadar götürüyor. Günümüz insanı aşkı mı, yoksa sadece geçici hazları mı arıyor? Eros ve irade arasındaki kopukluk, modern bireyi nasıl etkiliyor? Prof. Dr. Erol - [Aşk ve Bauman’dan gülle gibi vurucu tespitler](https://erolgoka.net/ask-ve-baumandan-gulle-gibi-vurucu-tespitler/) - Bağ kurmak kolaylaştıkça, samimiyet neden azalıyor? Modern insan, akışkan ilişkiler içinde kaybolurken 'saf' bir aşk mümkün mü? Cinsellik özgürleşti mi, yoksa tüketim kültürünün bir nesnesine mi dönüştü? Zygmunt Bauman ve Anthony Giddens, modern mahremiyet ve ilişkileri nasıl yorumluyor? İnsan, güvensizlik içinde mi kaybolacak, yoksa etik ve ahlak yeniden yeşerecek mi? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. - [Erol Göka, Kabına Sığmayan Bir Irmak](https://erolgoka.net/erol-goka-kabina-sigmayan-bir-irmak/) - Muaz Ergü'nün dibace.net için kaleme aldığı Erol Göka portresi. Erol Göka, her daim aktif, kıpır kıpır, onca yaşına rağmen içindeki çocuğu öldürmemiş… Kabına, yatağına sığmayan bir ırmak… Debisi yüksek… Tebessümden mütevellit bir çehre. Sürekli hareket halinde. Bir bakıyoruz hastane koridorlarında, kliniklerde, üniversite amfilerinde, konferans salonlarında, uzmanlık alanı ile alakalı komisyonlarda bir bakıyoruz kitapların satırları arasında, - [Sanal ile hakikat, oyun ile hayat arasındaki farklılık giderek ortadan kalkıyor](https://erolgoka.net/sanal-ile-hakikat-oyun-ile-hayat-arasindaki-farklilik-giderek-ortadan-kalkiyor/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, Türk Dil Kurumu’nun yılın kelimelerinden, kavramlarından biri seçtiği “Kalabalık Yalnızlık” üzerine konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Merhaba hocam, TDK 2024 yılının kelimelerinden, kavramlarından birini “kalabalık yalnızlık” olarak seçti. Buradan konuşalım istiyorum. Kavram yeni gibi duruyor ama sadece yeni şöhret olmaya başladı, aslında - [Muhit Dergisi Söyleşisi: Erol Göka](https://erolgoka.net/muhit-dergisi-roportaji-erol-goka/) - Erol Hocam, röportajımıza hoş geldiniz. Hayatınızda sizi derinden etkileyen ve dönüp baktığınızda "O an hayatımda kırılma noktası oldu" dediğiniz bir anı paylaşabilir misiniz? Bu anın kişisel ve mesleki gelişiminize etkisi ne oldu? Çok zor soru. Cevabını bilmediğim için değil anlatmam müşkül olduğu için zor. Ayrıntılı anlatmayayım, iki olay var böyle… Bir tanesi, eğer fark edilseydi, - [Günümüzün akışkan aşkları ve Bauman](https://erolgoka.net/gunumuzun-akiskan-asklari-ve-bauman/) - Aşk ve bağlılık, modern dünyada hızla değişen bir meta mı oldu? Zygmunt Bauman’ın 'akışkan aşk' kavramı, günümüz insan ilişkilerinin kırılganlığını nasıl açıklıyor? Özgürlüğün ve aidiyet açlığının çelişkisi içinde, sevgi hâlâ mümkün mü?" Prof. Dr. Erol Göka yazdı. - [Erol Göka Anlatıyor: Balkanlar Neyimiz Olur?](https://erolgoka.net/erol-goka-anlatiyor-balkanlar-neyimiz-olur/) - Öncelikle kelimenin etimolojisine bir bakalım: Balkan veya Balkanlar sözü Türkçedir. Bu söz Türk Dil Kurumu tarafından “Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Yunanistan ve Trakya’yı içine alan bölge” şeklinde belirtilir. Kelimenin yapısında yer alan Balkan sözünün, “sarp ve ormanlık sıradağ; sık ormanla kaplı dağ; yığın, küme; sazlık, bataklık” gibi anlamları vardır. - [Yalnızlıkla mücadele](https://erolgoka.net/yalnizlikla-mucadele/) - Yalnız yaşama eğiliminin uygarlığın yeni bir aşaması, kabul edilmesi gereken yeni bir toplumsal gerçeklik olduğu öne sürülüyor. Yalnızlık, elbette insani bir sorun, bir insan sorunudur, şu koskoca ve milyonlarca insanla dolu dünyada kendisini bir başına hissetme halidir. Ama diğer canlıları, tabiatı da unutmamak lazım gelir. Peki, yalnızlıkla mücadele için ne yapmak gerekir? Prof. Dr. Erol - [Yalnızlık zamanları](https://erolgoka.net/yalnizlik-zamanlari/) - Yalnızlık nedir? Yalnızlık hissi ve yalnızlık korkusu neden bu kadar yaygın? Bu his olumsuz olmak zorunda mı? Varoluşçu felsefe bu konuda ne öneriyor? Yalnızlık konusunda asıl neye kafa yormalıyız? Prof. Dr. Erol Göka yazdı.ylnızlık, erol göka - [Ölümü hatırlamak, bizi içimizdeki umudun arsız bir hevese dönmesini engelliyor](https://erolgoka.net/olumu-hatirlamak-bizi-icimizdeki-umudun-arsiz-bir-hevese-donmesini-engelliyor/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, “Gassal” dizisinden hareketle insanın “ölüm karşısındaki” değişimini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. - [Prof. Dr. Erol Göka: Türkiye, Merhamet Medeniyeti Umudunun Çiçek Tarlasıdır](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-turkiye-merhamet-medeniyeti-umudunun-cicek-tarlasidir/) - Ülkemizin saygın organik aydınlarından Dr. Erol Göka*, sadece mesleği olan Psikiyatri alanında değil, insana ve topluma dair temel sorunlara olan ilgisi ve özgün fikirleri ile biliniyor. Varoluşsal psikolojiden sosyal ve siyasal teorilere uzanan geniş ilgi alanında bir çok özgün çalışması olan ve tabir caizse bu ülkenin ruh köküyle modern dünyanın sorunlarını kendi inanç ve değerlerimiz - [Hangi merhamet?](https://erolgoka.net/hangi-merhamet/) - Merhamet öyle bir terim ki, içini Batı ayrı, Doğu ayrı dolduruyor. Bazen ‘acıma’ ile karıştırılıyor. Bir de bu halkaya ‘kalp’i ekleyince manzara büsbütün değişiyor. Peki, kalp ile merhamet arasında nasıl bir bağ var? Sahi, merhametten maraz doğar mı? Saygı olmadan merhamet olabilir mi? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Konuşmaya başlayınca çoğumuz yaşadığımız dünyanın ne kadar - [Konut sorununu çözdük derken "evsiz" kalmış olabiliriz](https://erolgoka.net/konut-sorununu-cozduk-derken-evsiz-kalmis-olabiliriz/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, “evlerin içinin değişip değişmediğini, ev dediğimiz şeyin artık insanın kaderine ortak olup olmadığını” konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Merhaba hocam, "evden" konuşalım istiyorum. "Evden" konuşacaksak da bir şekilde Behçet Necatigil'e gideceğiz sanıyorum. "Evlerin çoğu eskidi gitti tamir edilemedi" diyor Necatigil. Gerçekten öyle - [Umudunu kesme sakın!](https://erolgoka.net/umudunu-kesme-sakin/) - Hayatımıza anlam veren, gerektiğinde uğruna öleceğimiz değerler –ki ben bunlara maneviyat diyorum- umudumuzu besleyen pınarlardır. Bu pınarlar kuruduğunda, yaşamımızı değerlerle besleyemediğimizde hayat anlamsızlaşır. Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Kabul etmeliyiz ki “umut” konusu çok zor ve karışık. Henüz umudun tam olarak ne olduğu konusunda bile bir fikir birliğimiz yok. Onun bir his, bir duygu olduğunu - [Sabır ve şükür, imanın iki parçasıdır ve biz ikisinde de sınıfta kalıyoruz](https://erolgoka.net/sabir-ve-sukur-imanin-iki-parcasidir-ve-biz-ikisinde-de-sinifta-kaliyoruz/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, “insan artık, gündelik hayatta, iş hayatında, ikili ilişkilerde çabuk mu havlu atıyor?” sorusundan hareketle konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Merhaba hocam, "eskisine göre çabuk mu havlu atıyoruz?" gündelik hayatta, iş hayatında, ikili ilişkilerde… Son zamanlardaki tutum değişikliklerimizden biriyle ilgili şairce bir soru… - [Şirazesi bozulmuş dünyada sosyopati](https://erolgoka.net/sirazesi-bozulmus-dunyada-sosyopati/) - Sosyopatlar kimlerdir, hangi koşullarda ortaya çıkarlar? Onları nasıl tanırız, nasıl karşı koyarız? Adalete güveni yeniden sağlamak, sosyopatlarla ve suçlarıyla mücadelede neden çok önemli? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Günümüz düşünürlerinden Byung Chul-Han’ın düşüncelerini çok önemsediğimi ama aynı zamanda onu eleştirdiğimi okuyucumuz bilir. Geçenlerde bir yazımda şöyle söylemiştim: “Han’ın düşüncelerini artık bir felsefi bakış etrafında derli toplu hale - [İnsanın mükerremliği](https://erolgoka.net/insanin-mukerremligi-2/) - [et_pb_section][et_pb_row][et_pb_column type=”4_4″][et_pb_text] Dergimizin 1 Ocak 2020 tarihli ilk sayısındaki yazım, “Modernlik insanı merkeze mi alıyor yoksa insana karşı mı?” başlığı taşıyordu. (Yazıya şuradan ulaşabilirsiniz: https://erolgoka.net/modernlik-insani-merkeze-mi-aliyor-yoksa-insana-karsi-mi/) Bu yazıda epey bir süredir fark ettiğim tezimi biraz daha ayrıntılı açmaya gayret ettim. Tezim şuydu: Modernlik, ‘Avrupa-merkezli’ olmasının yanı sıra ‘insan-merkezli’ olarak da nitelene geldi. Gerek insan aklı ve - ['İnsan'ı ortadan kaldırmaya çalışıyorlar](https://erolgoka.net/insani-ortadan-kaldirmaya-calisiyorlar/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, dikkatimizi neden kaybettiğimizi, dikkat kaybının kimlere neleri kazandırdıklarını konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Hocam merhaba, şu soruyla başlayalım: Dikkatimiz neden kayboldu? Bana sorarsan dikkatimiz yerinde duruyor ama nereye odaklanacağını şaşırdı! Şüphesiz önceden de dış dünya bizim algı sistemimize girmek için hazırlık yapan - [Yüceltilen gençler değil, genç kalmak!](https://erolgoka.net/3852-2/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, gençlik neden yüceltiyor sorusundan hareketle, günümüzde çok tartışılan “gençlik ve siyaset”, “gençlik ve gündelik hayat” meselesini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Hocam merhaba, şu soruyla başlayalım: Gençlik neden yüceltiliyor? Rıdvancım, Önemsediğimiz şey gençlik değil, üzerine titrediğimiz şey de onlar değil; bizler sadece - [Dünyayı ve hayatı kontrol edeceğinizi mi sanıyorsunuz? Güldürmeyin beni!](https://erolgoka.net/dunyayi-ve-hayati-kontrol-edeceginizi-mi-saniyorsunuz-guldurmeyin-beni/) - Modernliğin her şeyi hesap etme, kontrol etme şeklinde kendini dışa vuran kesinlik arayışı ne kadar gerçekçi? Elimizde olmayan bir şeye ulaşmaya çalışmamızın arkasında ne var? Prof. Erol Göka yazdı.  Birkaç nesildir zaten içinde de yaşıyoruz, “yeni klasiğimiz modernlik” denilebilecek bir durum var ve ben bu modern zamanlar üzerine düşünenlerin fikirlerini okumaya bayılıyorum. Modernliğin - [Sorumluluk, özgürlük, irade: Unutulan kavramlar üzerine konuşmalıyız](https://erolgoka.net/sorumluluk-ozgurluk-irade-unutulan-kavramlar-uzerine-konusmaliyiz/) - “Özgür olduğumuz için seçim yapar, seçim yaptığımız için sorumlu oluruz. Seçtiğimiz hayatı yaşamanın, seçmediklerimizden vazgeçmenin sorumluluğu. Arzularımıza eşlik etmesi gereken irade… İnsanı insan yapan bu kavramlardır.” Prof. Dr. Erol Göka yazdı.  Hatırlayanlar olacaktır daha önceki bir makalemizde, “Bolluk Paradoksu” kitabının yazarı Barry Schwartz’ın, yaşadığımız tüketim toplumundaki tercih artışı karşısında nasıl seçimler yapmamız gerektiği konusunda - [Portföy toplumu](https://erolgoka.net/portfoy-toplumu/) - Modernlik, insanlık tarihinde yepyeni bir düşünme, araştırma ve uygulama gündeme getirdi. Geleneksel zamanlarda insanlar, neyin rastlantı neyin zorunlu olduğuna bugünkünden hayli farklı bir biçimde cevap veriyorlar, âlemi ve hayatı ona göre algılıyorlar, insan-tabiat ve insan-insan ilişkilerini ona göre yönlendirmeye çalışıyorlardı. Denilebilir ki belki kısa ve iddiasız ama bizden daha anlamlı ve kendilerini daha sorumlu gördükleri - [Aşk ve aşıklar hala var ama ya dostluklar?](https://erolgoka.net/ask-ve-asiklar-hala-var-ama-ya-dostluklar/) - Daha önce de “Muhit”de yazdım arkadaşlık türlerini, arkadaş ve dost ayrımını nasıl yaptığımı: Farsça “dost” sözü dilimize geçip bizim haline gelmeden önce, “arkadaş” demişiz yakınlarımıza, Sırtını, gözünün göremediği, düşmanın yanaşacağı arkanı yaslayacağın manasında… “Arkadaş” dediğimiz kişiyi, aynı karnı paylaştığımız kardeşten (karındaş) bile yeğ tutmuşuz. Aynı yolu yürüdüğümüzde arkadaşlık makamı daha da kıymetlenmiş, yoldaşlığa yükselmiş. Yoldaşlığı - [Günümüz toplumunu aydınlatan bir fener: Jean Baudrillard](https://erolgoka.net/gunumuz-toplumunu-aydinlatan-bir-fener-jean-baudrillard/) - Artık önemli olan ihtiyaçlar değil, teknolojinin ve onu elinde bulunduranların insanlara sahip olmaları gerektiğine inandırdıkları nesneler. Hayatımızı kaplayan bu yeni dünyayı anlamak için ne yapmalı? Prof. Erol Göka yazdı. Teknoloji ve dijitalleşen medya, tanımlarımız başta olmak üzere zihinlerimizi, gerçekliği algılamamızı, hayat tarzı ve ritimlerimizi belirliyor. Bunu biliyoruz ama dilimizin sınırları nedeniyle açıklamakta zorlanıyoruz. Fakat bu - [Çocukları ve gençleri akıllı aygıtların esaretinden korumak için çare yasaklamak mı?](https://erolgoka.net/cocuklari-ve-gencleri-akilli-aygitlarin-esaretinden-korumak-icin-care-yasaklamak-mi/) - Gençleri ve çocukları ellerindeki akıllı aygıtlar nedeniyle endişe verici bir gelecek bekliyor, ama yasaklar ve kısıtlayıcı tutumlar ne kadar kurtarıcı olabilir? Onları bu esaretten kurtarmak için ne yapmamız gerekiyor? Yapay zekâda ortaya çıkan yeni modelle (CPT-40) birlikte neler yapılabileceğiyle ilgili artık sık sık duymaya başladığımız bir haber üzerine, Prof. Deniz Ülke Arıboğan X hesabında şöyle yazmıştı: - [App kuşağı kim, ne yaşıyor, ne istiyor? Neden onları anlamak zorundayız?](https://erolgoka.net/app-kusagi-kim-ne-yasiyor-ne-istiyor-neden-onlari-anlamak-zorundayiz/) - Gençlerimizin yaşadıkları hayatın güçlükleri yetmiyormuş gibi bir de tüm toplumsal sorunların yükünün onların üstüne boca edilmesine ve adeta “yetişkinlerin ötekisi” haline getirilmelerine hep karşı çıktım. Kendilerini toplumun bir parçası olarak görmeleri, dertlerini dile getirmeleri için asıl görevin yetişkinlere düştüğüne inandım. Toplumsal meselelerin çözümünde gençlerin yüksek fiziksel enerjileri ve hızlı zihin işleyişlerinin şart olduğunu savundum. Gençlerimizin - [Erol Göka'nın yeni eseri çıktı: Aile ve Aşk Üzerine](https://erolgoka.net/erol-gokanin-yeni-eseri-cikti-aile-ve-ask-uzerine/) - Erol Göka, aile ve aşk konularını derinlemesine ele aldığı yeni kitabı "Aile ve Aşk Üzerine" ile okuyucularıyla buluşuyor. Kapı Yayınları’ndan çıkan bu eser, insan ilişkilerinin en temel yapı taşlarına dair analizler sunuyor. BÖLÜM I: AİLE NEDİR? Aile nedir? İnsan dünyaya “aile” olarak geldi Aile karşıtlığını anlamadan aile savunulamaz Teknomedyatik dünya aile bağlarını çözüyor Günümüzde kadın-erkek - [Dikkatimiz dağınık ve yorgunuz çünkü](https://erolgoka.net/dikkatimiz-daginik-ve-yorgunuz-cunku/) - Dinginlik, derin dikkat, duyuş, içe-bakış ve tefekkür, var olmayı lütuf olarak yaşama ve kendini varoluşunun saadetine bırakma hali kalkınca insana, haz düşkünlüğü ve fanatizmden başka bir şey kalmadı. O halde ne yapmalı? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. “Günümüzde lisan kalmadı – bir lisan yoksulluğu ve şaşkınlığı var. Lisanın dili tutuldu. Bir yanda müthiş bir gürültü - [Özgür müyüz, yoksa kendimizi tutkuyla sömürüyor muyuz?](https://erolgoka.net/ozgur-muyuz-yoksa-kendimizi-tutkuyla-somuruyor-muyuz/) - Özgür müyüz, yoksa kendimizi tutkuyla sömürüyor muyuz? İnsanları hizaya getirmenin yeni adı şeffaflık mı? Mahremiyet tamamen bitirilmeye mi çalışılıyor? Günümüzün en özgün düşünürlerinden Byung-chul Han’ı, görüşlerini daha yakından tanımak ister misiniz? Günümüz toplumu ve insanı üzerine kafa yoran, dişe dokunur fikirler üreten, zamanımızın felsefi olarak en sağlam eleştirilerini yapanlardan, hepimizin yaşadığı, ama dile getirmekte zorlandığımız - [Akıllı aygıtların tutsağı gençlik: Ne yaşıyorlar, neden çok zordalar?](https://erolgoka.net/akilli-aygitlarin-tutsagi-genclik-ne-yasiyorlar-neden-cok-zordalar/) - Her şeyi akıllı aygıtındaki uygulamadan (application) bekleyen bir “app kuşağı” kim? Ne yaşıyorlar? Bu yeni kuşaktan bahsedilirken neden “bitik erkekler” deniyor? Sosyal becerilerden, gerçek hayattan kaçarak sanal dünyada, odalarında yaşayan gençler nereye gidiyor? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Geçenlerde sitemizde “Telefon bağımlısı çocuklar niçin tehlikede” başlığıyla Endişeli nesil (The Anxious Generation) adlı kitabı yakında çıkacak olan - [Adalet: Mutlak anlamda iyi olan tek erdem](https://erolgoka.net/adalet-mutlak-anlamda-iyi-olan-tek-erdem/) - Erdemler, iç dünyamızda tam da adalet hissinin üzerinde ikamet ederler. Adaletin timsali olan terazi, esasen iç dünyamızdadır. Kantarın topuzu kaçtığında yani adil olunmadığında, içimizdeki adalet terazisinin sismografı kayda geçer. Vicdanımız sızlamaya başlar. Prof. Erol Göka yazdı. Herkes adaletten bahsediyor ama onu tam olarak bilmenin ve “adaletli” olanı tanımlamanın güçlüğünü de kabul etmek - [Erol Göka: Umut ve inanç kardeştir](https://erolgoka.net/umut-ve-inanc-kardestir/) - Umut, varoluşsal enerji kaynağı, manevi cesaret, güçlü bir niyetlenme, insan çabasının ayrılmaz teşvikçisi, aktif bir adanmışlık, hayata bağlanma sebebi, çaresizin oksijeni, mümküne duyulan tutku, ulaşma düşüncesinin eşlik ettiği bir iştah ve daha fazlası gibi tanımlanmaktadır. Öte yandan en büyük hayal kırıklıklarının da nedeni, yerine göre mutluluğu geleceğe saklama sebebi, acıyı uzatan işkenceci, ayyaşın elindeki şişe, - [Paranoya her yerde](https://erolgoka.net/paranoya-her-yerde/) - Komplo teorileri ve zihin denetimi hakkında neden konuşmalıyız? Zihin denetlemek hangi yollarla mümkün? Mikrodalga kalabalık kontrol silahı, beyin yıkama, hipnoz gibi yöntemler ne ölçüde kullanılıyor? Komplo teorileri karşısında ne yapmalı? Prof. Dr. Erol Göka yazdı.  Toplum, biz ruh hekimlerini, gerçekten müthiş bir güçle donatıyor bazen. Elimizde, bir tamircinin çekici gibi, bazı tanı kategorileri - [Hepimiz kumarbaz mıyız?](https://erolgoka.net/hepimiz-kumarbaz-miyiz/) - Tüketim kültürü kimliklerimizi, değerlerimizi, zihinlerimizi de etkiliyor. Seçenekler bolluğunda, her şey maddiyata dönüşürken, hep daha iyinin ve kazanmanın peşindeyken giderek bir kumar bağımlısını andıran bu hâlet-i rûhiye döngüsüne giriyoruz. Bu döngüden nasıl çıkarız? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Modern zamanlarda farklı uçlardan iki merak hayatlarımızda çok büyük yer edindi: Bilim ve teknolojiye duyulan büyük ilgi - [Erol Göka, Mustafa Çalık'ı anlatıyor](https://erolgoka.net/erol-goka-mustafa-caliki-anlatiyor/) - Vatanseverlik ve milliyetçilik değerlerini sadece kelimelerde değil, aynı zamanda yaşam tarzında da benimsemiş bir aydın olan Mustafa Çalık; ülkesinin geçmişiyle, kültürüyle ve toplumunun birlikte yaşama idealiyle şekillenmiş bir isimdi. Bayrağa ve vatanına olan sevdasını ömrü boyunca hiç azaltmayan, Türk-İslam Ülküsü’ne bağlı duran Mustafa Çalık, gönül dünyasında bayrağı son nefesine kadar gururla dalgalandırdı. Geçtiğimiz ay vefat - [İnsan ve Maneviyat Kavramları İçerik Değiştirirken Düşünmek](https://erolgoka.net/insan-ve-maneviyat-kavramlari-icerik-degistirirken-dusunmek/) - Yazının PDF'sini indirmek için TIKLAYIN Yeni, yepyeni bir dünyada yaşıyoruz. Düşünürler, bu zamana en uygun kavramı bulmaya, çağımızı ona göre adlandırmaya çalışıyorlar. Ben “teknomedyatik dünya” demeyi yeğliyorum, bu dünyayı “yeni deniz”, bu dünyanın insanını da “yeni denizin balıkları” olarak niteliyorum. Epey zamandan beri dünyamızın teknoloji ve medya tarafından çerçe- velenip belirlendiğini görüyorum. Zihniyetimiz, psikolojimiz, teknoloji - [Kendini “seçilmiş” sanmanın laneti](https://erolgoka.net/kendini-secilmis-sanmanin-laneti/) - Bizimkiler ve diğerleri ayrımı ne zaman normal olmaktan çıkar? Ayrımcılık ne zaman kural haline gelir? Seçilmişlik inancının kökenlerinde ne olabilir? Siyasal yaşamı ruh sağlığı terimleriyle açıklamak ne kadar doğru? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. Fikir Turu · Kendini "seçilmiş" sanmanın laneti Bir psikiyatri uzmanı olarak, ruh sağlığıyla ilgili kelime ve kavramların toplumsal ve siyasal yaşamla ilgili - [Düzyazıda devrimci bir soluk: Gökhan Özcan'ın "Hiçbirşey"i](https://erolgoka.net/duzyazida-devrimci-bir-soluk-gokhan-ozcanin-hicbirseyi/) - [Gazze’den sonra küresel vicdan geri mi geldi?](https://erolgoka.net/gazzeden-sonra-kuresel-vicdan-geri-mi-geldi/) - Batılı duygusuz toplumda ne değişti de Gazze’de olanlara tepki vermeye başladı? Bu durum geleceğimiz için ne söylüyor? Yaşadıklarımız küresel vicdanın neresine denk düşüyor? Prof. Dr. Erol Göka yazdı. İtiraf etmeliyim, Batı toplumlarındaki her türlü karşı-propaganda ve yasağa rağmen, Filistin yanlısı insani tutumu hiç beklemiyordum. İmrenerek, hayranlıkla takip ediyorum. Kim ne derse desin, şu anda dünyanın en zor - [Erol Göka: Büyük bir değişimin arifesindeyiz](https://erolgoka.net/erol-goka-buyuk-bir-degisimin-arifesindeyiz/) - “’Skandal’ı kalmayan dünyada ‘adalet’ olur mu?” başlıklı bir yazınız yayımlandı. Burada adalet yanılsaması atıfı özellikle dikkat çekiciydi. Değer yargılarımız ve değişen şeyler üzerinde ufuk açıcı bir metindi. Peki Adalet insanın en temel ihtiyacıyken neden böylesine göreceli uygulanıyor? Bu dünyada yalnızca güce saygı duyulur güçlü olmalıyız diyor Aliya İzzetbegoviç. Adil muamele için güç sahibi olmak gibi - [Kötülüğün sıradanlığının küreselleşmesi ve devrimci durum](https://erolgoka.net/kotulugun-siradanliginin-kuresellesmesi-ve-devrimci-durum/) - 10 yıl önce yine Gazze'ye yapılan saldırılarla ilgili olarak şunları yazmıştım: "Rahmetli Cahit Zarifoğlu, 'Filistin bir sınav kâğıdı / Her mümin kulun önünde' diyor 1980”lerde. Müslümanlar olarak Filistin meselesinde sınıfta kaldık. Müslüman toplumlar birbirlerine karşı kin ve gareze ayırdıkları enerjilerinin onda birini olsun Filistin konusunda dayanışma konusunda sarf edebilselerdi, şüphesiz bu durumda olmazdık. Şimdi yine - [“Skandal”ı kalmayan dünyada ‘adalet’ olur mu?](https://erolgoka.net/skandali-kalmayan-dunyada-adalet-olur-mu/) - Gazze’de insanlıkdışı katliamlar yaşanıyor, kimse bu savaşı durduramıyor. Neden? Adalet neden gerçekleşmiyor? Gerçekleşmesi neden her geçen gün zorlaşıyor? Skandallar bu halin neresinde? Prof. Dr. Erol Göka yazdı.  Ünlü kamu hukukçusu Hans Kelsen, adaletin toplumsal bir düzende mümkün olan, ama zorunlu olmayan bir nitelik olduğu, yalnızca ikinci dereceden insani bir erdem olarak ele alınması gerektiği - [Arkadaş: Sırtımızı dayadığımız kale](https://erolgoka.net/arkadas-sirtimizi-dayadigimiz-kale/) - İnsan ömrünün “nefs olgunlaşması” amacına yönelik olduğu kanaatindeyim. Nefs olgunlaşması perspektiğinden baktığımızda, önceden karışık ve karmaşık görünen birçok konunun daha berrak biçimde görülebileceğini düşünüyorum. Bu yazıda ele alacağımız arkadaşın bizim için niye bu kadar önemli olduğunu da bu şekilde daha iyi kavrayabileceğimizi sanıyorum. Ana rahmine düştükten itibaren, biyolojik bünyemiz, bedenimiz potansiyellerinin elverdiği en sağlıklı yapıda - [Sosyal medya nezaketi öldürüyor mu?](https://erolgoka.net/sosyal-medya-nezaketi-olduruyor-mu/) - Sosyal medya, içinde yaşadığımız teknomedyatik dünya insanı insan yapan erdemlere ne yapıyor? Sanal âlemde nezaket neden yok oluyor? Sanallık denizine gözünü açan çocuklar, gençler için artık dünya nezaketsiz, erdemsiz bir yer mi olacak? Prof. Dr. Erol Göka yazdı.  Yaşadığımız tuhaf zamanlarda bilişim teknolojilerindeki devasa gelişmelerle birlikte hayatımızın nasıl olacağı, mesela tıbbın, hukukun, eğitimin, üniversitenin - [İnsanın yüzünden, beden yapısından kişiliği belli olur mu?](https://erolgoka.net/insanin-yuzunden-beden-yapisindan-kisiligi-belli-olur-mu/) - Her insan bir alem ve o alemin bize açılan en büyük penceresi insanın yüzü. İnsanın yüzüne bakarak nasıl birisi olduğunu görmek, anlamak istiyoruz. Peki, bu mümkün mü? Fizyonominin (İlmi Sima) bilimsel gerçekliği var mı? Prof. Dr. Erol Göka yazdı.  “Fizyonomi”, İslam dünyasında “ilm-i firaset”, “ilm-i kıyafet”, “ilm-i sima” gibi adlar da verilen, insanın zahirinden - [Türkiye'de Fikir ve Kültür Hayatı | Mustafa Çalık anlatıyor | Harita Metod Programı](https://erolgoka.net/turkiyede-fikir-ve-kultur-hayati-i-mustafa-calik-anlatiyor-i-harita-metod-programi/) - Bugün vefat eden Dr. Mustafa Çalık, Erol Göka ve Tuncay Önder'in moderatörlüğünü yaptığı Harita Metod programına konuk olmuştu.  - [Bir Terapist Kolay Yetişmiyor! - Erol Göka](https://erolgoka.net/bir-terapist-kolay-yetismiyor-erol-goka/) - Prof. Dr. Erol Göka, Türkiye'de psikoloji eğitimini konuşmak için godelian Youtube kanalına konuk oldu. Sosyal medya psikologlarından, psikoterapistlerin yetiştirilmesine kadar birçok konu etraflıca ele alındı.  - [Dijital dünya psikolojimizi yeniden formatlıyor](https://erolgoka.net/dijital-dunya-psikolojimizi-yeniden-formatliyor/) - Sanal dünya uzun bir zamandır gerçek hayatımıza eklemlenmiş durumda. Bu ikili denge kimi zaman hepimizi zorluyor. Bazen terazinin diğer tarafında daha fazla zaman geçiriyoruz. Bunun yanında gerçek hayatta sahip olamadıklarımıza, sanal dünyada da sahip olabilmemiz o dünyadaki ilişki biçimlerini değiştiriyor. Gerçek hayatta davranışlarımızı sınırlandıran toplumsal kurallar sanal dünyada rafa kalkıyor. Tehditler, ağır hakaretler o dünyanın - [Değerler mücadelesi ve değişimi açısından 2023 Mayıs seçimleri](https://erolgoka.net/degerler-mucadelesi-ve-degisimi-acisindan-2023-haziran-secimleri/) - Prof. Dr. Erol Göka'nın Türkiye Günlüğü Dergisinde yayınlanan "Değerler mücadelesi ve değişimi açısından 2023 Mayıs seçimleri" başlıklı makalesini ilginize sunuyoruz. 2023 Mayıs seçimleri soluk soluğa geçti. Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya siyaset ve demokrasi tarihinde yerini aldığından artık hepimizin emin olduğu bu seçimler, birçok bakımdan analizi hak ediyor. Mesela Kuzey Suriye’de ABD ve uluslararası marjinal anarşist - [Erol Göka'nın yeni eseri çıktı: HAYAT OYUNU Şans Kader Kumar](https://erolgoka.net/erol-gokanin-yeni-eseri-cikti-hayat-oyunu-sans-kader-kumar/) - Prof. Dr. Erol Göka'nın yeni eseri Hayat Oyunu Şans Kader Kumar, Kapı yayınlarından çıktı. Kitabın önsözünü ilginize sunuyoruz. ÖNSÖZ İlk kitabım Psikiyatri ve Düşünce Dünyası Arasında Geçişler idi. Genç bir klinisyenin meslek hayatında nasıl yürümesi gerektiği konusunda âdeta kendisiyle konuşması, meslekî pratiğiyle teorik okumalarının etkileşimleri sonucunda ortaya çıkan fikirleri gösterme çabasıydı. Gerek bu ilk kitaba, - [Hem Mevlana hem İdris](https://erolgoka.net/hem-mevlana-hem-idris/) - Hem Mevlana hem İdris… Herkes gibi ben de bu adı duyduğum zamandan beri hatırlıyorum. Bunda şaşılacak bir durum yok… Ne ki rahmetli Mevlana ile çok sık görüşen, dertleşen, sırlarını paylaşan bir yakınlıkta değildi arkadaşlığımız. Toplu yerlerde kısa görüşmeler dışında sanıyorum üç kez birkaç saat süren dost meclislerinde karşılaşmamız oldu. Teke tek ise hiç ama hiçbir - [Toplumsal psikolojimiz ve dayanışma ruhu](https://erolgoka.net/toplumsal-psikolojimiz-ve-dayanisma-ruhu/) - 1)'Türklerin Psikolojisi', 'Türk'ün Göçebe Ruhu', 'Yedi Düvele Karşı: Türklerde Liderlik ve Fanatizm'… Özellikle bu üç kitabınızda ‘tarihsel psikoloji’ bakışıyla, toplumumuzun davranış tutumlarına eğildiniz. Bu açıdan baktığınızda Türk toplumunda bireysellik mi, grup davranışları mı daha çok öne çıkıyor tarihte? Ya da hangi kırılmalarla bu tutum nereden nereye evriliyor? Zor durumlarda kolay ayağa kalkabiliyor muyuz? Öyleyse bunu - [Dayanışma kültürümüzün tarihi ve psikolojik kodları](https://erolgoka.net/dayanisma-kulturumuzun-tarihi-ve-psikolojik-kodlari/) - Büyük deprem felaketi Türk toplumunun farklı kesimlerini bir araya getirdi. Dayanışma, yardımlaşma ve kenetlenme bugünlerin anahtar kelimeleri. Türk tarihine baktığımızda; savaşlar, kıtlık ve doğal afetler gibi zor zamanlarda aynı 'Milli Mücadele' ruhunun devreye girdiğini görüyoruz. Peki, Türk toplumunun bu 'zor zaman refleksi'nin, kenetlenme duygusunun tarihi, sosyolojik ve psikolojik temelinde neler yatıyor? 'Türk halkının sosyal ve - [Edebiyat kalbe iyi gelir mi?](https://erolgoka.net/edebiyat-kalbe-iyi-gelir-mi/) - Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Şiir ve Edebiyat Günleri’nin son gününde Psikiyatr Prof. Dr. Erol Göka ve Yazar Mustafa Ulusoy’un katılımıyla ‘Edebiyat Kalbe İyi Gelir Mi?’ temalı konferans düzenlendi. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen oturuma edebiyatseverler yoğun ilgi gösterdi. Yazar Gökhan Ergür başkanlığında gerçekleştirilen oturumda Göka ve Ulusoy; insanın yalnızlaşması, benlik kavramı, edebiyatın - [Erol Göka nasıl bir Türkiye Yüzyılı hayal ediyor?](https://erolgoka.net/erol-goka-nasil-bir-turkiye-yuzyili-hayal-ediyor/) - Erol Göka, AK Parti Genel Merkezinin İkinci Kat Dergisinin "Nasıl bir Türkiye Yüzyılı hayal ediyorsunuz?" sorusunu cevapladı Türkiye yüzyılı hayalim, yaşadığımız zamanlarda ne eksikse onu tamamlayan, ne fazlaysa onu gideren, ne hatalı ve arızalı ise onu onaran, bunlar için çabalayan, mazlumların, insanlığın ve hayatın umudu olan bir ülkeye, onun devletine ve insanına olan inancıma dayalı. - [Erol Göka: İmtihandan kaçmayı tercih edersen sınavdan sıfır çekersin](https://erolgoka.net/erol-goka-imtihandan-kacmayi-tercih-edersen-sinavdan-sifir-cekersin/) - "Hızın esas alındığı bir çağda yavaşlamak, kalabalık çevrelerle değer gördüğümüz bir süreçte kendimizle kalmak, aklın ön plana çıktığı bir zamanda gönle yönelmek bir gencin gerçeklerden kopmasına yol açmaz mı?" İnsan, hayatın içindedir; ömrünü orada ifa ve icra eder. Bir başka deyişle insan, dünya içindeki varoluşunu, aynı anda hem bir tabii çevre içinde hem başka insanlar - [Erol Göka, Liman Kitap Kahve’de okuyucuları ile buluştu](https://erolgoka.net/erol-goka-liman-kitap-kahvede-okuyuculari-ile-bulustu/) - 20 Kasım Pazar günü yazar Erol Göka Liman Kitap Kahve’de bir söyleşi gerçekleştirdi. Şairliğe, barbarlığa ve bazı toplumsal sorunlara dikkat çeken Göka, programın ardından Zeynep Tuğçe Karadağ’ın “Acile Tek Giden” şiirini okudu. “Şairler bize kendimizden bahseder.” 20 Kasım Pazar günü yazar Erol Göka Liman Kitap Kahve’de okuyucuları ile söyleşi etkinliğinde buluştu. Samimi bir ortamda gerçekleşen - [Erol Göka ile çevre üzerine söyleşi](https://erolgoka.net/erol-goka-ile-cevre-uzerine-soylesi/) - İnsan ve çevre bağlamında… Çevre dediğimiz zaman neyi anlıyoruz hocam? İnsanın çevresi nereden başlar? Sizi önce hayal dünyanıza davet ederek başlayayım. İki yüz yıl önce Anadolu’da bir köy camiinden Cuma namazı çıkışı cemaatten bir kişiye “çevrenizle aranız nasıl?” diye sorduğunuzda bu kimsenin ne anlayacağını hayal edin lütfen. Bizimle aynı şeyi anlamayacağı kesindir değil mi? “Bizimle” - [Yorulmayan bir düşünürümüz: Doğan Özlem](https://erolgoka.net/yorulmayan-bir-dusunurumuz-dogan-ozlem/) - Ülkemizde sıkça duyduğumuz yakınmalardan birisi de, düşünceye hiç önem verilmeyişi ve dünya ölçeğinde düşünürler çıkartamamamızla ilgili olanlardır. Düşüncenin bir coğrafya ve kültürle damgalanmasına itirazlar olabilir ama üzerinde yaşadığımız topraklardan, içersinde yaşadığımız kültürden, dünya düşünce tarihine hatırı sayılır katkılar olmamasını bu itirazlar bağışlatamaz. Çünkü örneğin düşüncelerinde İspanya’ya özgü bir hava bulunsa da bulunmasa da İspanyolların bir - [Sosyal Medya Üzerine Üç Soru Üç Cevap: -I- Prof. Dr. Erol Göka](https://erolgoka.net/sosyal-medya-uzerine-uc-soru-uc-cevap-i-prof-dr-erol-goka/) - Yapılan bilimsel araştırmalar sosyal medyanın insan ruhu üzerinde önemli ölçüde olumsuz etkiye neden olduğunu söylüyor. Bilhassa sanal gerçekliğin toplum sağlığını, insanlar arasındaki ünsiyet ve muhabbeti ciddi ölçüde yaralayabilecek bir özelliği olduğundan bahsediliyor. Hal böyle iken sosyal medyayı yalnızca bir internet teknolojisi ürünü ve güncel hayatın bir “normal”i olarak görmemek gerekiyor. Sosyal medyanın psikolojik ve toplumsal - [Psikoloji ve psikopatoloji ile düşünürler ve düşünceler yargılanamaz; cinayet çıkar](https://erolgoka.net/psikoloji-ve-psikopatoloji-ile-dusunurler-ve-dusunceler-yargilanamaz-cinayet-cikar/) - Bazı temel kavramlar arasındaki ayrım noktalarını yeterince netleştiremeden, filozofların kişilikleri, psikolojik yapıları hakkındaki söz dağarcığımız, her zaman filozoflara atılacak bir çamur olma potansiyeli taşıyacaktır. Kişilikleri ve psikolojik yapıları gerekçe gösterilerek filozoflara ve düşüncelerine çamur atılmasının önüne geçmeye çalışacağımız bu yazıda, görüşlerimizi iki ana teze dayandıracağız. Bunlardan birincisi, birçok çalışmamızda yinelediğimiz gibi “ideoloji”, “bilim”, “felsefe”, “sanat” - [Prof. Dr. Erol Göka isminin verildiği kütüphanenin açılışında konuştu](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-isminin-verildigi-kutuphanenin-acilisinda-konustu/) - Ankara’da Hasan Celal Güzel Anadolu İmam Hatip Lisesi Prof. Dr. Erol Göka Kütüphanesi Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve Prof. Dr. Erol Göka’nın katıldığı törenle hizmete açıldı.  - [Minister Özer inaugurated rol Göka library](https://erolgoka.net/minister-ozer-inaugurated-rol-goka-library/) - Minister of National Education Mahmut Özer inaugurated Hasan Celal Güzel Anatolia İmam Hatip School library named after Psychiatrist Prof. Dr. Erol Göka. After the completion of the "No More Schools without Libraries" project, the Ministry of National Education continues to work in an effort to enrich existing libraries and name libraries after intellectuals of - [Bakan Özer, Prof. Erol Göka kütüphanesinin açılışını yaptı](https://erolgoka.net/bakan-ozer-prof-erol-goka-kutuphanesinin-acilisini-yapti/) - Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Psikiyatr Prof. Dr. Erol Göka'nın isminin verildiği Ankara'daki Hasan Celal Güzel Anadolu İmam Hatip Lisesi kütüphanesinin açılışına katıldı. Kütüphanesiz Okul Kalmayacak projesinin tamamlanmasının ardından mevcut kütüphanelerin zenginleştirilmesi ve ülkenin meselelerini dert edinmiş, çözüm üretmeye çalışmış aydınlarla kültür ve sanat insanlarının isimlerinin kütüphanelere verilmesi için yapılan çalışmalar devam ediyor. Bugüne kadar - [Lider merkezli bir toplumuz](https://erolgoka.net/lider-merkezli-bir-toplumuz/) - Prof. Dr. Erol Göka, “Türklerin tarihsel psikolojilerini incelemelerim ve liderlik üzerine çalışmalarım sırasında apaçık gördüğüm gerçeklerden birisi, bizim lider merkezli bir toplum olduğumuzdur” diyor. Yazar, psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka’nın Kapı Yayınları etiketiyle çıkan, “Yedi Düvele Karşı Türklerde Liderlik ve Fanatizm” isimli kitabı okuyucuyla buluştu. Göka, kitabında; birbirini karşılıklı etkileyen, yoğuran ve var eden - [Zamanın ruhu, insanın ruhunu döver mi?](https://erolgoka.net/zamanin-ruhu-insanin-ruhunu-dover-mi-2/) - 1998 senesinde, yani 24 yıl önce ve Türkiye’ye internetin gelmesinden yalnızca dört yıl sonra, yazdığım bir yazının başlığa da bu okuduğunuz yazıyla aynıydı: Zamanın ruhu, insanın ruhunu döver mi?  Fikir Turu · Zamanın ruhu, insanın ruhunu döver mi? -2 O yazıda da yanıtı aranan soru şuydu: Teknolojideki gelişmeler inanılmaz bir hızla cereyan ediyor, ona - [Byung-Chul Han'da mahremiyet, dikkat ve zaman](https://erolgoka.net/byung-chul-handa-mahremiyet-dikkat-ve-zaman/) - “Duygu ve halet-i ruhiye” konusunu işlerken belirttiğimiz gibi (Bakınız: 44 nolu dipnot) günümüzün en parlak düşünürlerinden Kore kökenli Alman Byung-Chul Han, yaşadığımız zamanların toplumsal ve psikolojik analizinde çok yararlı ve önemli tespitler yapıyor. Mahremiyet Tipik örneği A. Giddens’ın (2014) Mahremiyetin Dönüşümü kitabında görüldüğü üzere, egemen sosyal bilimler dünyası, kadın-erkek ve cinsiyete dair ilişkiler bağlamındaki değişikliklerden - [Erol Göka ile şehre, şehir yaşamına ve şehir insanına dair](https://erolgoka.net/erol-goka-ile-sehre-sehir-yasamina-ve-sehir-insanina-dair/) - Hocam müsadenizle, konunun ortasından başlamak istiyorum. İsmet Özel “Şehrin insanı, şehrin/ kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin” diyor. Kimdir, nasıl biridir şehrin insanı? Öyle bir yerden başladın ki dostum, yıllardır kafamın içinde zonklayıp duran, zihnime yön veren dizlerindendir büyük şairimizin. Hatta “Şehrin insanı” başlıklı bir yazı bile yazdım. Para ekonomisinin doğal bir uzantısı, dünyanın büyük kentlerindeki - ['Zamanın ruhu' insanın ruhunu döver mi?](https://erolgoka.net/zamanin-ruhu-insanin-ruhunu-dover-mi/) - Psikiyatrik arşivler, psikolojik rahatsızlıkların tiplerinin ve biçimlerinin zamana göre değiştiğiyle ilgili verilerle doludur. Örneğin İkinci Dünya Savaşı öncesi yıllar, "anksiyete" (bunaltı) adı verilen, kaygı ve endişe ile seyreden rahatsızlıklar, psikiyatrik tedavi başvurularının çoğunu oluştururlarken, daha sonra umutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik gibi çöküntü belirtileriyle seyreden "depresyon" hastalığı, sayı ve önem bakımından öne çıkmıştır. Yine örneğin yaşadığımız yüzyılın - [Prof. Dr. Erol GÖKA - Psikoloji Atölyesi "Psikoloji-Varoluş-Maneviyat"](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-psikoloji-atolyesi-psikoloji-varolus-maneviyat/) - [Prof. Erol Göka: Yeni ilişki formları, yeni ilişki patolojilerini de beraberinde getirdi](https://erolgoka.net/prof-erol-goka-yeni-iliski-formlari-yeni-iliski-patolojilerini-de-beraberinde-getirdi/) - DİKEN internet sitesinden Şule Türker ile konuştuk. Şule Türker’in sunuşunu ve söyleşinin tamamını aşağıda okuyabilirsiniz. 👇🏻 Akıllı aygıtlar, yaygın sosyal ağlar, dijital platformlar… Hayatımızı kolaylaştırdığı, ufkumuzu genişlettiği, uzakları yakın kıldığı kadar çalışma hayatından ikili ilişkilere, evliliklerden flörte birçok alanda yeni formları da beraberinde getirdi. “Yeni ilişki formları, yeni ilişki patolojilerini de beraberinde getiriyor. Lakin onları tanımlayacak - [Babam bana bir şey söylemedi](https://erolgoka.net/babam-bana-bir-sey-soylemedi/) - 6 Kasım 2020'de babam Hasan Şafak Göka Hakkın rahmetine kavuştu. Onun için dua edin, Fatihanızı esirgemeyin. Bazı düşünceler, düşünenin havsalasının alamayacağı kadar geniş bir tesir gösteriyor, onun olmaktan çıkıp hepimizin haline geliyor. Üstat Freud’un meta-psikoloji alanındaki görüşlerinin birçoğu böyle bir nitelik arz ediyor. Biz sanıyoruz ki, Freud günümüz psikiyatrisini ve psikolojik yaklaşımlarını derinden etkilemiş bir - [Aşkın fenomenolojisi](https://erolgoka.net/askin-fenomenolojisi/) - Bilim bu alana girmekten hep kaçındığı, son zamanlarda da yanlış bir yöntemle konuya yaklaştığı için birçok insanın yaşadığı aşkın fenomenolojisini, bize ancak Proust ve Stendhal gibi iyi edebiyatçılar anlatabilirler. Biz aşkın evrensel görüngülerini (fenomen; phenomenon) anlatırken onların bakışına dayanacak ve aşk yaşantılarını en az onlar kadar iyi bildiğine inandığımız dilimizin büyük üstadı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın - ['Varlığın evi' hangi dildir?](https://erolgoka.net/varligin-evi-hangi-dildir/) - Freud'un bilinçdışına insanın ruhsal aygıtının işleyişinde birincil bir yer vermesi, yalnızca psikanalizi apayrı bir psikoloji ekolü olarak kurmakla kalmamış, aynı zamanda psikiyatrinin ondan sonraki gelişiminde içinden kolayca çıkılması mümkün olmayan bilinç-bilinçdışı kutupsallığının temellerini de atmıştır. Tüm bilginin kaynağı olarak bireyin bilinçli düşüncesini gören, bireyin farkına varmadığı zihinsel süreçlerin olduğunu yadsıyan kartezyen bakış, her zaman örneğin - [Yetkin Düşünce Dergisi 'Yalnızlık' söyleşisi](https://erolgoka.net/yetkin-dusunce-dergisi-yalnizlik-soylesisi/) - Sayın Hocam, bildiğiniz gibi yalnızlık pek çok bilimin/söylemin ilgisini çeken bir konu. Aynı zamanda özellikle modern dönemin karakteristiğini yansıtan sorunların başında geliyor. Siz de “Yalnızlık ve Umutsuzluk” isminde bir kitap kaleme aldınız. Siz bir psikiyatr olarak yalnızlığı nasıl tanımlarsınız? Bütün temel varoluşsal kavramlar gibi “yalnızlık”ı da anlamak kolay ama tanımlamak ve bilmek zor. İşin içine - [Prof. Dr. Erol Göka ile kaygı üzerine söyleşi](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-ile-kaygi-uzerine-soylesi/) - Hocam, biz bugün sizinle gerek eğitim hayatımızda, gerek sosyal hayatımız içerisinde karşılaştığımız genel bir kavram olan kaygıyı konuşmak istiyoruz. Kaygı nedir, kaygıyı nasıl tanımlayabiliriz? Günümüz klinik psikiyatrisi açısından bakarsak “olağan kaygı” diye bir şeyi görmenin zor olduğuyla başlayalım. Kaygıyı sanki “mutlaka bertaraf edilmesi, yenilmesi gereken bir halet-i ruhiye” gibi ele alıyoryz. Her ne kadar kaygı - [Aşk hakkında bitmeyen sorular?](https://erolgoka.net/ask-hakkinda-bitmeyen-sorular/) - Asgari sevme becerisi gösteren herkes, aşka adaydır ve aşkın yaşı da yoktur. Ama elbette aşktan bahsederken akıl baliğ olduktan, buluğdan sonrasını kastediyoruz ve tabi ki gençlik ve erişkinlik dönemleri aşk yaşantılarının en çok görülme zamanları. 65 yaş sonrası yaşlılık döneminde aşk yaşantılarının görülme sıklığı azalıyor. Bu nedenle asıl olarak gençlik ve erişkinlik döneminde görülen aşklar - [Sivil toplum-devlet ilişkisi üzerine aykırı bir bakış](https://erolgoka.net/sivil-toplum-devlet-iliskisi-uzerine-aykiri-bir-bakis/) - Dünya küreselleşirken düşünce ufkumuz ve tarih bilincimiz, "futuroloji"ye ve "bilimkurgu"ya rağmen daralıyor; tasarımlarımız teknolojik keşiflerin sunduklarıyla sınırlı kalıyor ya da yine teknolojiye bu kez olumsuz bir bakışla kıyamet teorileri üretmekle yetiniyoruz; tarihteki medeniyetler döngüsüne bakıp onlarca yıl sonra insanlığı bekleyen yeni sanat, düşünce, bilim ve insan-insan, insan-tabiat ilişkilerini belirleyecek medeniyet biçimlerinin neler olabileceği konusunda yeterince - [Helsinki'den sonra Avrupa'yı düşünmek](https://erolgoka.net/helsinkiden-sonra-avrupayi-dusunmek/) - (14 Aralık 1999’da New York Times’ın internet sitesindeki foruma gönderilen bir mesaj [What are Americans doing in Europe ? What are AMERICANS doing in the OSCE (Organisation for Security And Cooperation in EUROPE) ? How long will Europe be a "protectorate" of the American Empire ? Are there ANY European NATIONS PROUD OF THEIR ORIGIN - ['Güç ilişkileri' açısından 'aydınlanma'](https://erolgoka.net/guc-iliskileri-acisindan-aydinlanma/) - Aydınlanma’nın nasıl tanımlanması ve tarih içine nasıl yerleştirilmesi gerektiğiyle ilgili tartışma, bitecek gibi görünmemektedir. Rönesans’ta temelleri atılmaya başlanan, günümüzün dünya çapında yaygınlık kazanmış egemen dünya görüşüne ve ona uygun düşen tüm gündelik yaşam örüntülerine modernlik dersek eğer, modernliğin gerektirdiği zihniyet dönüşümünün de esasen, uygarlık tarihinde “Entelektüel Devrim” zamanları diye anılan 17. Ve 18. Yüzyıllarda belirginleştiğini - [Yalnızlık ve Özlem | Prof. Dr. Erol Göka](https://erolgoka.net/yalnizlik-ve-ozlem-prof-dr-erol-goka/) - Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun düzenlediği kültür-sanat etkinlikleri kapsamında, akademisyenlerin ve alanında uzman isimlerin konuk olarak katıldığı konferanslar devam etmektedir. Prof. Dr. Erol Göka Kimdir? 1959 yılında Denizli’de doğdu. 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Göka, Tıpta Uzmanlık Sınavının Psikiyatri dalında birinci oldu. Asistanlık eğitimini Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak bitirdi. 1992’de Psikiyatri - [Psikoloji Varoluş Maneviyat | Erol Göka](https://erolgoka.net/psikoloji-varolus-maneviyat-erol-goka/) - Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu kültür sanat etkinlikleri kapsamında hazırlanan “Bir Yazar Bir Kitap” programında; yazarlar yeni çıkan kitaplarını tanıtıp yazarlık serüvenlerini hayat hikâyelerinden kesitler ile sunmaktadır. Prof. Dr. Erol Göka Kimdir? Bireyin dinamik özelliklerine ve grup-varlığına olan ilgisi onu psikodinamik yönelimli klinik uygulamalara ve grup psikoterapilerine yöneltmiştir. 1991 yılında Uberlingen Moreno Enstitüsü onaylı “Psikodrama - [Muhit Dergisi "Psikoloji, Varoluş, Maneviyat" söyleşisi](https://erolgoka.net/muhit-dergisi-psikoloji-varolus-maneviyat-soylesisi/) - Merhabalar hocam, öncelikle dergimizin röportaj teklifini kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bugün yeni çıkan “Psikoloji, Varoluş, Maneviyat” isimli kitabınız hakkında sorular sormak istiyorum size. İsterseniz önce kitabın yazılma amacı ve temel mesajlarıyla başlayalım. Bendeniz bu vurgular üzerinden sorularımı hazırlamaya çalıştım; ancak yazan ve okuyan arasında bir anlam mesafesi oluşması kaçınılmaz. Bu soruyu direkt olarak müellife - [Psikoloji, varoluş ve maneviyat üzerine](https://erolgoka.net/psikoloji-varolus-ve-maneviyat-uzerine/) - 1) Tersinden bir soruyla başlamak istiyorum. Maneviyat ne değildir hocam? Hoş geldin ay ışığı! Ne zamandır bu soruyu, birisi sorsa diye bekliyordum. Testte bu soruya verilecek cevap, “tümüyle maddi-bedensel, olağan-malayani olan, maneviyat değildir” şeklinde olacaktır. Ama bu cevapla birlikte yeni bir soru demetinin sökün ettiğini de hemen anlarsınız. “İnsan söz konusu olduğunda tamamen ‘maddi, bedensel, - [Köylü olmanın hikmetini terkettik](https://erolgoka.net/koylu-olmanin-hikmetini-terkettik/) - Prof. Dr Erol Göka ve Rıdvan Tulum, bu ay Çabuk Konuşma’da “Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?” sorusunu konuştular. Onların ağır kanlılığı modern hayata karşı bir tavır mı değil mi? Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca cevapladı. Merhaba hocam, bu ay şunu konuşalım istiyorum: “Köylüleri niçin öldürmeliyiz?” İsmet Ağabey ne zaman yazmış bu dizeyi? Şükrü Erbaş’ın şiiri hocam. - [Erol Göka'nın yeni kitabı Psikoloji Varoluş ve Maneviyat çıktı](https://erolgoka.net/erol-gokanin-yeni-kitabi-yayinlandi/) - Prof. Dr. Erol Göka'nın yeni eseri raflarda yerini aldı. Eserin içindekiler kısmını ve önsözünü paylaşıyoruz. PSİKOLOJİ VAROLUŞ VE MANEVİYAT İçindekiler ÖNSÖZ BÖLÜM I: MANEVİYAT ÜZERİNE Maneviyat Nedir? “Maneviyat Psikolojisi” Kavramının Manası “Maneviyat” Kavramının Yaklaşımımızdaki Yeri BÖLÜM II: VAROLUŞÇULUK, PSİKOLOJİ VE PSİKOTERAPİ Tarihçe Psikolojide ve Psikoterapide Varoluşçuluk Varoluşçu Psikoterapide Kişilik, Psikopatoloji ve Tedavi BÖLÜM III: VAROLUŞÇULUK - [İnsan psikolojisi: Acemi-kötü teorisyenlerin av sahası](https://erolgoka.net/insan-psikolojisi-acemi-kotu-teorisyenlerin-av-sahasi/) - Hala dinamoları çalıştıran, insanı aya gönderen fizik Newtoncu fiziktir, ama Newtoncu paradigma gerçekliği fiziksel olarak açıklamakta büyük bir yetersizlik göstermektedir. Öyle ki, neredeyse artık üniversitelerin müfredatlarında klasik fizik dersleri yer almıyor. Akademik çevrelerde Newtoncu fiziğin yerine Einstein'in görelilik (rölativite) teorisi ve kuantum fiziğinden meydana gelen “yeni fizik”ten bahsediliyor. Ancak görelilik teorisi, birçok olumlu katkısına rağmen, - [Küreselleşme ve ruh sağlığı](https://erolgoka.net/kuresellesme-ve-ruh-sagligi/) - Şimdi gerçekten farklı bir dünyada yaşıyoruz! "Yirminci yüzyılın sonunda içinde yaşadığımız dünya, önceki çağlardan gerçekten farklı bir dünya mıdır?" sorusuna "Evet, öyledir" diye cevap veren sosyolog Anthony Giddens, küreselleşmeyi ekonomik olduğu kadar siyasal, teknolojik ve kültürel çok boyutlu bir olgu olarak görür. Ona göre 1960'lardan sonra iletişim sisteminde görülen dev değişiklikler, küreselleşme sürecinin temelini oluşturmakta, - [Teknomedyatik dünyada, bilhassa salgın zamanlarında insan insanın kurdudur](https://erolgoka.net/teknomedyatik-dunyada-bilhassa-salgin-zamanlarinda-insan-insanin-kurdudur/) - “Küresel insan, risk toplumunda yaşayan insandır! Küreselleşmeyi "risk" kavramıyla anlamaya çalışanlar ruh sağlığı profesyonellerinin kayıtsız kalamayacakları bir psikososyal gerçeği de göz önüne sermektedirler. Geleneksel toplumlarda belki doğadan ve diğer insanlardan gelen somut tehlikeler daha çoktu ama yine de onlar "risk toplumu" değillerdi. Çünkü risk, gelecekteki olasılıklar düşünülerek etkin biçimde değerlendirilen tehlikeleri anlatır; dolayısıyla yalnızca geleceğe - [Mehdilik iddiası ve psikolojik sağlık (II)](https://erolgoka.net/mehdilik-iddiasi-ve-psikolojik-saglik-ii/) - "Kandesin sen kande, çık ey mehdi-i sahip zuhur! Millet-i İslamı pamal eyledi ceyş-i fütur" diye haykıran Ziya Paşa, rahatın, huzurun kalmadığı, zulüm ve matemin kol gezdiği zamanda bütün ümidini Mehdi"ye bağlıyor. İslam coğrafyasında, özellikle çok zor zamanlarda halaskar beklentisinin ve onunla birlikte mehdilik iddialarının arttığını görüyoruz. Ama bu demek değil ki, Mehdilik iddiaları sadece bu - [İnsan nereye giderse gitsin, anavatanında kalır](https://erolgoka.net/insan-nereye-giderse-gitsin-anavataninda-kalir/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay “İnsan gidince ne kalır?” sorusundan hareketle, insanın ölümünden sonra geride bıraktıklarını ve son yıllarda konuşulan “insan sonrası dünyanın” mümkün olup olmadığını konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca yanıtladı. Merhaba hocam, şuradan başlayalım bu ay: İnsan gidince geriye ne kalır? Çok iyi konu, konuşalım - ['Zihin denetimi' (mind control) nereye kadar?](https://erolgoka.net/zihin-denetimi-mind-control-nereye-kadar/) - Herkesin herkese şüpheyle baktığı bir gündem; bir üst-aklın mütemadiyen bizi denetlediği, şu veya bu yolla davranışlarımızı kontrol ettiğine yönelik teoriler gırla gidiyor. Biz de belki işe yarar umuduyla, 20 yıl önceki bir yazımızı yeniden yayınlıyoruz. İstihbarat örgütlerinin ve gücü elinde bulunduranların iktidar savaşı için neler yaptıkları ve neler yapabilecekleri hep kafaları meşgul etmiş; hayal ve - [Yoksulluk ile ancak şiir yol yürüyebilir](https://erolgoka.net/yoksulluk-ile-ancak-siir-yol-yuruyebilir/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum Çabuk Konuşma’da bu ay, “Yoksulluk ile vakit geçer mi?” sorusundan hareketle, sanat ve maişet ilişkisini, yoksul olanın yoksulluktan başka bir şeyle ilgilenip ilgilenemeyeceğini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka hoca yanıtladı. Merhaba hocam, bu ay şunu konuşalım isterim: "Yoksulluk ile vakit geçer mi?" Yoksulluk derken bildiğimiz parasız pulsuzluğu - [Manevi topluluklar ve psikolojik sağlık](https://erolgoka.net/manevi-topluluklar-ve-psikolojik-saglik-2/) - Hala hatırladıkça gülümserim. Elbette acemiliğimin payı çok büyüktü, şimdiki aklım olsaydı asla böyle bir ifade kullanmazdım ama oldu işte, ağzımızdan bu soru cümlesi çıktı. Çok zaman önceydi, 1990’ların başındaydık. Yeni psikiyatri uzmanı olmuştum. Daha asistanlığımda derdimizi anlatma merakımız baş gösterdiğinden, yazmaya başlamıştık. Yazdıklarımız daha ziyade modern psikiyatrinin insanın uçsuz bucaksız psikolojik varlığını asla tamamen tüketemeyeceğine, - [Aydın, Siyaset, Maneviyat](https://erolgoka.net/aydin-siyaset-maneviyat/) - Düşünce faaliyetlerini genelin çıkarları ve bireyin özgürlüğü için sürdüren aydın, hiçbir zaman siyasete bigâne kalamaz. - [Erol Göka'dan milli takım yorumu](https://erolgoka.net/erol-gokadan-milli-takim-yorumu/) - Çoğu kendini kanıtlamış, bulundukları takımlarda çok iyi işler yapan yeteneklerden kurulu bir takım, turnuvanın en kötü futbolunu oynuyorsa sorumlusu bu çocuklardan ruhu olan bir ekip oluşturamayan teknik direktördür. Kendisini dinleyince tam emin oldum. İstifa olması gerekendir. Milli futbol takımımızın derdinin büyük ihtimal psikolojik ve liderlik sorunu olduğunu söyleyeceğim ama psikoloji dizilerde olur diyeceklerden çekiniyorum:)) Kötü - [Erol Göka'nın yeni kitabı çok yakında çıkıyor](https://erolgoka.net/erol-gokanin-yeni-kitabi-cok-yakinda-cikiyor/) - Prof. Dr. Erol Göka'nın yeni eseri çok yakında raflarında yerini alacaktır. Eserin içindekiler ve önsözünü paylaşıyoruz. PSİKOLOJİ VAROLUŞ VE MANEVİYAT İçindekiler ÖNSÖZ BÖLÜM I: MANEVİYAT ÜZERİNE Maneviyat Nedir? “Maneviyat Psikolojisi” Kavramının Manası “Maneviyat” Kavramının Yaklaşımımızdaki Yeri BÖLÜM II: VAROLUŞÇULUK, PSİKOLOJİ VE PSİKOTERAPİ Tarihçe Psikolojide ve Psikoterapide Varoluşçuluk Varoluşçu Psikoterapide Kişilik, Psikopatoloji ve Tedavi BÖLÜM - [Kriz zamanları toplumsal psikoloji](https://erolgoka.net/kriz-zamanlari-toplumsal-psikoloji/) - Elbette gündelik yaşantımız sırasında bazı anlar vardır ki, o anlarda toplumsal kimliğimiz bireysel kimliğimizin önüne geçer. - [Kimlikleriniz lütfen!](https://erolgoka.net/kimlikleriniz-lutfen/) - Herkes bir kimliğe mecbur, insan için en imkânsız şey, fark edilmeden bir kenarda yaşamak. Hep kim olduğumuzun, kendimizi nasıl sunacağımız cevabının peşindeyiz. Kimlik, uzun çabalar sonucu ulaşılabilen, öznel bir süreklilik, bütünlük ve tutarlılık duygusu. Öyle kolayca ele geçmiyor, bir arayış ve çaba gerekiyor. Kimlik arayışı, psikolojik gelişimimizin ana motivasyonlarından birisi… Kimliğimizle ilgili soruya (“Kimsin?”) cevap - [Etnisitemiz, inancımız, bayrağımız!](https://erolgoka.net/etnisitemiz-inancimiz-bayragimiz/) - Etnik, dini ve ulusal bileşenlerden oluşan kolektif kimlikler, ruhsal derimiz olan kimliğimizin en dış katmanını oluşturuyorlar. Ama en hassas olan, kimliğimizin sinir uçlarının toplandığı yer de bu dış katman. Oraya bir saldırı olduğunda, özellikle aşağılanma, yok sayılma gündeme geldiğinde kendimize yapılmış en ağır hakaretlerden birisi olarak kabul ediyor ve hareketleniyoruz. Gerekirse kimliğimizin diğer bireysel ve - [İnsanın büyük seçimi: Tek mi çift mi?](https://erolgoka.net/insanin-buyuk-secimi-tek-mi-cift-mi/) - Ünlü Russell Crowe’un son halini tesadüfen medyada görünce, yıllar önce “Hayata ve Aşka” kitabımdaki bir yazım geldi aklıma. Unutmuşum sahi, ben bu yazıyı. Oysa çok önemli bir de siz bakın… Çağdaş bir tıp dalı olan psikiyatri içinde bazı gerilimler taşıyor. Örneğin psikiyatrinin teori ve uygulaması, mesleksel ve bilimsel yanı arasında ciddi gerilimler yaşanıyor. Bu gerilimler, Ünlü Russell Crowe’un son halini tesadüfen medyada görünce, yıllar önce “Hayata ve Aşka” kitabımdaki bir yazım geldi aklıma. Unutmuşum sahi, ben bu yazıyı. Oysa çok önemli bir de siz bakın… Çağdaş bir tıp dalı olan psikiyatri içinde bazı gerilimler taşıyor. Örneğin psikiyatrinin teori ve uygulaması, mesleksel ve bilimsel yanı arasında ciddi gerilimler yaşanıyor. Bu gerilimler, - - [İçimizdeki Devlet](https://erolgoka.net/icimizdeki-devlet/) - İçimizdeki Devlet - EROL GÖKA - [Kendini iyi hissetmek için insanlığını feda edenler](https://erolgoka.net/kendini-iyi-hissetmek-icin-insanligini-feda-edenler/) - Allah’ın her birimizi farklı yarattığı apaçık meydanda… Boyumuzdan posumuzdan, fiziksel görünümümüzden tutun da psikolojik ve kişilik özelliklerimize kadar her alanda birbirimizden değişiğiz. Evet, doğru; yeteneklerimiz ve zekâlarımız da farklı. Aramızda 100 metreyi 9 saniyenin altında koşanlarımız, 2,5 metre yüksek atlayanlarımız olduğu gibi en zor problemleri dakikalar içinde çözenlerimiz de var. Kültür ve gelenek, sınıf ve - [Öfkeli insan karşısında ne yapmalıyız?](https://erolgoka.net/ofkeli-insan-karsisinda-ne-yapmaliyiz/) - Buraya kadar söylediklerimiz doğrudan doğruya öfke denetiminde sorunu olanlara yönelik. Peki, biz ne yapacağız öfkeli insanların karşısında? Öfkeli insan karşısında ne yapacağımızı konuşmak için öncelikle öfkeli insanları kabaca ikiye ayırmamız gerektiğini belirtelim. Birinci gruptakiler, henüz öfke denetim problemi kronikleşmemiş, öfkesi saman alevi gibi parlayıp sönen, sonunda kendileri de pişmanlıklarını ifade eden kimselerdir. Bunlara karşı işimiz - [Öfkemizi kontrol etmek mümkün ama biraz uğraşacağız (II)](https://erolgoka.net/ofkemizi-kontrol-etmek-mumkun-ama-biraz-ugrasacagiz-ii/) - Öfke denetiminde sorunu olan insanların ayrıca düşünme biçimlerinde de bazı değişikliklere gitmeleri gerekir. Sakın ha, yapılacak ne çok iş varmış deyip vazgeçmeyin, dünyanın en zorlu düşmanını, öfkeyi alt etmeye çalışıyorsunuz. Biraz sabır, ne kolay olduğunu göreceksiniz. Korkunçlaştırmayın! Öfkeli denetiminde sorunu olan insanlar, her olumsuz, küçük hayal kırıklığını, bir felaketmiş gibi yaşarlar, korkunçlaştırırlar. Oysa "büyütülecek bir - [Prof. Dr. Erol Göka: Okumak, her zaman, her yerde](https://erolgoka.net/3347-2/) - Prof. Dr. Erol Göka, 1959 Denizli doğumlu. Beş çocuk babası. Mektebi Tıbbiye’den. Türkiye’nin ilim ve fikir hayatına Ankara’dan yetişen bir ilim adamı. İhtisasını, tıbbiyenin insan ruhunu inceleyen bir alanında yapmış. Bu alan, önceleri ‘Asabiye’nin içinde yer alırken sonra nöroloji ile birlikte oradan ayrılan ve ayrı bir ihtisas dalı haline gelen ”Psikiyatri’ dir. Prof. Dr. Erol Göka, entelektüel - [Öfkemizi kontrol etmek mümkün ama biraz uğraşacağız (I)](https://erolgoka.net/ofkemizi-kontrol-etmek-mumkun-ama-biraz-ugrasacagiz-i/) - Öfkemizi neden denetleyemediğimizi, aslında bunu yapmaya muktedir olduğumuzu öğrenmişsek, şimdi sıra öfkeyle nasıl başa çıkacağımıza gelmiştir. Sırayla ilerleyelim: Öfkeyle başa çıkmak için ilk koşul, öfkeyi sinsi evresinde bedensel sinyaller vermeye başladığı zaman tanımaktır. Ani terleme, mide krampları v.b. bedensel sinyallerinizi fark edince, yatışıncaya kadar ortamdan uzaklaşın. Zihninize gelen düşüncelere aldırış etmeyiz, zira öfkeliyken sağlıklı düşünemezsiniz. - [Barbarlar birgün mutlaka geri gelecekler](https://erolgoka.net/barbarlar-birgun-mutlaka-geri-gelecekler/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, duvarcıların Çin Seddi’ni bitirdikten sonra nereye gittiğini, Barbarların hayatımız için bir çözüm olup olmadığını, Barbarlar’ın tekrar gelip gelmeyeceğini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca yanıtladı. Merhaba Hocam, şöyle başlayalım: Çin Seddi'nin bittiği gece duvarcılar nereye gittiler? Batı’ya doğru yola çıktılar, muhkem kaleler yapa - [Neden öfkemizi bir türlü yenemiyoruz?](https://erolgoka.net/neden-ofkemizi-bir-turlu-yenemiyoruz/) - Peki, madem bu kadar zararlı ve hiç değilse bu dert kronikleşmeden, henüz başlangıçta bunu biliyoruz, neden o zaman öfkemizi yenemiyoruz? Öfkeye sahip çıkmamızın, onu bırakamamamızın birçok nedeni var: Ya öyle öğrenmemizden ya da önceden haklı çıktığımız bazı denemelerimiz nedeniyle sanıyoruz ki, “Yeterince kızdığımı gösterebilirsem, sonunda benden korkup çekinirler ve sonunda isteğimi yaparlar.” Zaten bu dünyada - [Çevre ve kent kimliği üzerine](https://erolgoka.net/cevre-ve-kent-kimligi-uzerine/) - Doğayı sömürerek ve köleleştirerek mi uygarlaşacağız, yoksa doğayı eşimiz gibi mi göreceğiz? Prof. Dr. Erol Göka, bu can alıcı sorunun tarihteki karşılığını şöyle özetliyor: “Modern Batı uygarlığına kadar tüm uygarlıklar, özellikle İslam uygarlığı, doğayı eş olarak görmeyi başarabildi; ama bugün biz modernler, maalesef doğaya eşimiz gibi davranmıyoruz.” Hocam, çevre ve kent kimliği üzerine gerçekleştireceğimiz söyleşimize - [Öfkemiz patlayıp duruyorsa bir nedeni vardır](https://erolgoka.net/ofkemiz-patlayip-duruyorsa-bir-nedeni-vardir/) - Anne ve babamız, örnek almak için önümüzde duran yaşamımızdaki ilk modellerdir. Onlardan genler yoluyla sadece fiziksel özelliklerimiz, kişiliğimizin huy kısmı geçmez, onları o halde göre göre davranışlarını da ezberler, kendimizin haline getiririz. Onların öfkeyle başa çıkma yöntemlerini, yaşamımızın ilk zamanlarından itibaren görmeye başlarız. Nasıl öfkeleneceğimiz, öfkelendiğimiz sırada ne yapmamız gerektiği, öfkemizi karşımızdakine nasıl aktaracağımız, karşımızdakini - [Öfke patlamasını yenmek için öfkeyi doğru anlamalı](https://erolgoka.net/ofke-patlamasini-yenmek-icin-ofkeyi-dogru-anlamali/) - Öfke geldiğinde, kendisini çok belli eden, hepimizin içini daraltan, bizi başımızı derde sokma riski olsa bile ileriye doğru ittiren, bedenimizin çalışmasını değiştiren, kalbimizin çarpmasını, konuşmamızı hızlandıran, ses tonumuzu yükselten, tüm dikkatimizi bizi kışkırtan kişi veya kişilere yönelten bir duygudur. Ruhsal aygıtımızın içinde yer alan tüm duygular gibi öfke de zor ama kesinlikle gerekli bir duygu. - [Göka: Birbirimizi ne kadar iyi anlarsak, alemi ve öteki alemi de o kadar iyi anlarız](https://erolgoka.net/goka-birbirimizi-ne-kadar-iyi-anlarsak-alemi-ve-oteki-alemi-de-o-kadar-iyi-anlariz/) - “Âlim, yurtsever bir dede, üç erkek çocuktan en büyüğü olmak, “Alamancılık” ve “Parasız yatılılık” kişilik gelişimimin, hayat hikâyemin belirleyici öğeleridir”. diyorsunuz. Peki size bu cümleleri söyleten hayat hikayesi nasıl bir ortamda başladı? Ailenizden ve çocukluk yaşantılarınızdan bahseder misiniz bize? Doğduğum kasabayı ve Rahmetli dedemi hayal meyal hatırlıyorum. En berrak biçimde aklımda kalanlar, dedeme duyulan büyük saygı, - [Erol Göka ile Kalpten Kitabı Üzerine Söyleşi](https://erolgoka.net/erol-goka-ile-kalpten-kitabi-uzerine-soylesi/) - Prof. Dr. Erol Göka ile son kitabı Kalpten üzerine muhabbet... Kalpten, kalp için ve kalple yazılan bu kitabı ilgi duyanlara tavsiye ederiz.  - [Geçmişi, bugünü haklı çıkarmak için yeniden kurarız](https://erolgoka.net/gecmisi-bugunu-hakli-cikarmak-icin-yeniden-kurariz/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, “insan neden geriye dönmek ister” sorusu üzerine konuştular; insanın geriye dönme istediği ilk hatasından itibaren her şeyin değiştiğini düşündüğü için mi, yoksa şimdiyi haklı çıkarmak için mi? Rıdvan Tulum sordu, Prof. Dr. Erol Göka yanıtladı. İnsan, neden geriye dönmek ister? Öncelikle teşekkür ederim, pek - [Karizma üzerine](https://erolgoka.net/karizma-uzerine/) - Kavram, akademiye 20. Yüzyıl’ın başında Alman sosyolog Max Weber tarafından kazandırılmış ama daha sonradan yüklenen birçok bilimdışı nitelikle anlamı sislendirilmiş ve karartılmış. Şimdilerde daha ziyade popüler alanda kullanılıyor. Karizma sözünü epey seviyoruz gündelik yaşamda. O kadar ki birileri sırf bize “karizmatik” desin diye olmadık şeyleri yapmaya bile cesaret edebiliriz. Weber, liberal bir dünya görüşüne sahip - [Kuşak tartışmaları gerçeklerden kopuk](https://erolgoka.net/kusak-tartismalari-gerceklerden-kopuk/) - Psikiyatr yazar Prof. Dr. Erol Göka Hoca ile kuşak tartışmalarını, İ Nesli’ni, teknoloji kuşağını, bugünü ve geleceğimizi nasıl gördüğünü konuştuk. Kuşaklar arası benzerlikler ve farklılıklar hayli tartışmalı bir konu biliyorsunuz hocam. 68, 80, 90 ve 2000 sonrası olarak adlandırılan ve dünyaya geldikleri tarihlerle ilişkilendirilen kuşak tanımları söz konusu. Ayrıca X, Y, Z kuşaklarından bahsediliyor. Burada - [Psikanaliz ve liderlik](https://erolgoka.net/psikanaliz-ve-liderlik-2/) - Psikanalizin kurucusu Freud, toplum psikolojisini ve liderliği ele alırken toplulukları hakir gören Gustave Le Bon’un o sıralar epey revaçta olan “Kitle Psikolojisi” kitabının etkisi altındadır. İnsan psikolojisine bakışındaki genel karamsarlık, toplulukları düşündüğü sırada doruğa çıkıyor. Birbirleriyle alakasız insan kalabalıklarının oluşturduğu yığın yani “kitle” ile “organize topluluk” arasında bir ayrım yapmıyor. Ona göre, topluluğun bütün üyeleri, - [Psikoloji, Vâroluş ve Mâneviyat - Prof. Dr. Erol Göka](https://erolgoka.net/psikoloji-varolus-ve-maneviyat-prof-dr-erol-goka/) - Prof. Dr. Erol GÖKA’nın Divan Edebiyatı Vakfı Keyfiyet Sohbetleri’nde katıldığı “Psikoloji, Varoluş ve Maneviyat” isimli program.  - [“Aşı karşıtlığı ülkemizde zemin bulamıyor”](https://erolgoka.net/asi-karsitligi-ulkemizde-zemin-bulamiyor/) - Koronavirüsle mücadelede en güçlü silah olan aşılama çalışmaları devam ediyor. Türkiye’de şu ana kadar yaklaşık 30 milyon insan aşılandı. Ancak uzmanlar, yaş grubu aşağı indikçe aşıya olan rağbetin azaldığını ifade ediyor. İnsanların aşıya karşı tereddütlerini ve aşı karşıtlığını, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Eğitim ve İdari Sorumlusu, Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Erol - [Liderlik üzerine](https://erolgoka.net/liderlik-uzerine/) - Bugün akademide, insanın toplu halde yaşadığı her yerde liderliğin olacağı, kişinin ya da grubun davranışını etkileme ve yönlendirme çabalarının liderlik olgusunun özünde yer aldığı kabul ediliyor. Liderlik, değişik yönleriyle ele alınıp tanımlanmaya çalışılıyor. Görüşler muhtelif ama sonuçta, değişik durum veya şartların değişik liderlik tiplerini zorunlu kıldığında fikir birliği var… Aynı şekilde, lider davranışı, liderin kişisel - [Umutsuzluk depresyondan olabilir!](https://erolgoka.net/umutsuzluk-depresyondan-olabilir/) - “Depresyon” denilen ve mizaçta çöküntüyle karakterize bir psikolojik rahatsızlığın var olduğunu, kadınlarda biraz daha fazla ama hemen hemen tüm dünyada aynı oranlarda (yetişkinlerin %10 kadarı) görüldüğünü, intiharların yarısının bu hastalık nedeniyle olduğunu biliyoruz. İşte umutsuzluk o rahatsızlığın olmazsa olmaz bir unsuru. Aslında umutsuzluk, sadece depresyonda görülmüyor, hepimizin başına gelebilecek bir haleti ruhiye. Ama sağlıklı insanlar - [Depresyonda yaşantı](https://erolgoka.net/depresyonda-yasanti/) - Endişe ve umut arasında sürdürüp gidiyoruz hayatımızı. Arzu akışımız, bizi yaşama bağlıyor, bu sayede yaşadıklarımızdan, yediğimiz içtiğimizden zevk alarak, belli bir heves ve azimle, ilgi alakayla ömrümüzü ifa ediyoruz. Her birimizin kendimize özgü kişilik özelliklerimiz, duygusal tonumuz ve ritmimiz var. Arzu ve umut arasındaki bağlantı ve denge, çeşitli tıbbi durumlar ve yasam olayları, döngüler, geçiş - [Ne kolaydır tanımak ama ne zordur anlatmak: Umut](https://erolgoka.net/ne-kolaydir-tanimak-ama-ne-zordur-anlatmak-umut/) - Umudu mevsimlerden bahar ile kasveti, umutsuzluğu ise kış ile anlatmaya çalışıyor sanat erbabı. “Kış, örterek yeryüzünü unutkan karla, / Azcık yaşamı kuru yumrularla besleyerek/ Bizleri sıcacık tuttu” diyen T. S. Eliot’un Nisanı “en zalim ay” diye nitelemesini boşa uyandırdığı umutlara bağlıyor Eagleton.. Sanatla umudu bir arada düşünmek güzel; üstelik şiir dizeleriyle hem umuda yol açmak - [Azim ve tevekkül](https://erolgoka.net/azimvetevekkul/) - Hayata verdiğimiz anlamlar farklı. Verdiğimiz anlamlar da zaman ve koşullar değiştikçe değişebilir. Değişmeyen tek şey, hayatın bizatihi mücadele demek olduğu… Tüm canlılar yaşamaları, var kalmaları için bir kavga sürdürüyor. Böyle bir çabayı zaten biyolojik program gereği, dürtüsel olarak gösteriyoruz. Açlığımız ve susuzluğumuz bizi pençesine aldığında, dilediği gibi yönlendiriyor. Hayatta kalmak için uğraşıp didiniyoruz. Ama tüm - [Bayram ve mutluluk](https://erolgoka.net/bayram-ve-mutluluk/) - Günler günleri kovalayıp durur. İşte bir bayrama daha kavuştuk. Kutlu olsun, Allah sağlıkla ve huzur içinde nice bayramlar daha görmeyi nasip etsin”… “Can bula cananı/ kul bula sultanını/ hüzn-ü keder def ola/ dilde hicap ref ola/ cümle günah af ola/ bayram o bayram ola.” Bayram da yazılan yazı da, bayram yazısı gibi olmalı, bir biçimde - ['Anam bile bilmez/Kaç ışık söndü içimde'](https://erolgoka.net/anam-bile-bilmez-kac-isik-sondu-icimde/) - Sağlıklı bir kişiliği, bir bakıma “annemizle iç içe yapışık bir hayattan kendi başımıza var olmayı, hissedip düşünebilmeyi, karar verebilmeyi başarabilecek bir organizasyona ulaşma” diye de tarif edebiliriz. Durmadan ilerlemek, kendi ömür yürüyüşümüzü tamamlamak zorundayız. Hayat yürüyüşümüzü nasıl yapacağımız büyük ölçüde annemizin bizi yetiştirme biçimine bağlıdır. “Yeterince iyi anne”, evladının bağımsızlığını destekleyip onu kendisi olmadan yürümeye - [Psikolojik sağlığın iki ölçütü](https://erolgoka.net/psikolojik-sagligin-iki-olcutu/) - Psikiyatri daha çok neyin sağlıksız, anormal olduğunu tanımlaya çabalar. Freud’un psikolojik sağlık için ileri sürdüğü “sevmek ve çalışmak” ölçütünden bu yana psikolojik sağlığı tanımlayabilmek için belli bir adım atılmamıştır. Meslek yaşamımızın sonlarına doğru yaklaşırken bize göre psikolojik sağlığın iki ölçütü var. İkincisinden başlayalım. Görünüşte aklı başında olan, belirgin bir ruhsal rahatsızlığa duçar olmuş izlenimi vermeyen - [Özgüven, narsisizm değildir](https://erolgoka.net/ozguven-narsisizm-degildir/) - Kendine güvenmeyen insanı tanımak nispeten daha kolaydır, o zaten bunu söyler, tedirgin tutumlarıyla belli eder. Narsistik kişi ise sorunun bile farkında değildir, örter ve sanki kendine çok güveniyormuş gibi yapar. Bu nedenle narsisizmin sağlıklı insanda olması gereken özgüvenli tutumdan, narsistik kişiliğin özgüvenli insandan ayırt edilmesi şarttır. Özgüven, insanın kendisine, benliğine güvenmesini, saygı duymasını ifade eder. - [Erol Göka: Psikiyatri ve psikoloji insandaki gücü, dayanıklılığı, sağlamlığı araştırmalıdır](https://erolgoka.net/erol-goka-psikiyatri-ve-psikoloji-insandaki-gucu-dayanikliligi-saglamligi-arastirmalidir/) - Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Eğitim ve İdari Sorumlusu; Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Göka ile Covid 19 salgını, küresel ve içtimai sonuçları ile kendi çalışmaları hakkında oldukça doyurucu ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. COVID-19 salgınının yarattığı küresel kriz, iş dünyasında birçok değişikliğe sebep olurken bireyler üzerinde de karamsarlık, umutsuzluk gibi - [Erol Göka: İsyan ahlakının temelinde nasibini onaylamak vardır](https://erolgoka.net/erol-goka-isyan-ahlakinin-temelinde-nasibini-onaylamak-vardir/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Çabuk Konuşma’da bu ay, insanın bulunduğu yeri neden doğru yer olarak gördüğünü, doğru yerde bulunduğunu düşünen insanın sabit kalmayı mı yoksa ilerlemeyi mi tercih edeceğini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca cevapladı. Hocam merhaba, size yazmadan 2-3 dakika önce aklıma düştü bu konu. Bunu konuşalım istiyorum: İnsan, - [Mehmet Genç Hocadan bana kalan](https://erolgoka.net/mehmet-genc-hocadan-bana-kalan/) - Adını hep duyardım, bir türlü bitiremediği Osmanlı iktisadı üzerine doktora çalışması efsaneydi. Bitiremediği için değil bilimsel titizliğin ve çalışkanlığın numunesi olarak... Ama son zamanlara kadar bir türlü görüşmek nasip olmadı, 40'lı yaşlarımda bir kez uzaktan Kocatepe Camii Konferans Salonu'nda bir panelde görüp dinleyebilmiştim. İlk görüşüm 2015'te Türkiye Günlüğü Dergisi'nde oldu, tamamen tevafuk, ben dergiye uğramıştım, - [Şöhret afet midir?](https://erolgoka.net/sohretafetmidir/) - “Şöhret afettir” diye kim demiş bilmiyorum, doğru mu demiş emin değilim. Galiba cevap, nasıl bir karaktere sahip olduğunda ve şöhret basamaklarını tırmanırken nereye gittiğini bilip bilmemende. Anlatayım… - [Türkler Nevruz ve Hızır](https://erolgoka.net/turklernevruzvehizir/) - Birçok araştırma ortaya koymaktadır ki, tüm diğer kadim topluluklar gibi Eski Türkler de yeni yılı kutluyorlardı. Ancak onların yeni yılı, bugün de Nevruz ve Hıdırellez kutlamalarının yapıldığı bahar zamanındaydı. Eski Türkler, yeni yılın ya erken baharda (21 Mart Nevruz) ya da geç baharda (6 Mayıs Hıdırellez) başladığına inanır, bu tarihlerde ata mağarasını ziyaret ederek tören - [Entelektüel, aydın, düşünür](https://erolgoka.net/entelektuelaydindusunur/) - “Entelektüel” kelimesi Batı dillerine, Latince "akıl ve idrakle bağlantılı" manasındaki “intellectualis”ten türetilerek 19. YY. da girmiş. Vazifeleri olmadığı ve doğrudan çıkar sağlamadıkları halde sosyal problemler hakkında fikir üreten grup anlamındaki bu kullanım, dillimizde, önce 1920’lerde Arapça “aydınlatılmış, ışıklı” manasındaki “münevver”, daha sonra 1930’larda “aydın” karşılanmaya başlamış. Ancak günümüz için, “entelektüel”, “aydın” ve “düşünür” kavramlarının farklı - [Yaşlılık sanıldığı kadar kötü değil hatta...](https://erolgoka.net/yaslilik/) - Evet, her yeni doğan günle birlikte, yaşamakta olan tüm canlılar olarak yaşlanıyoruz ama bazılarımız daha sahici biçimde yaşlanıyor. Ben de artık o sahici yaşlananlardan birisiyim. Haddi aştım; istatistiksel olarak “yaşlı” denmeme bir kaç yıl kaldı. Henüz yaşlılığın kapı eşiğindeyken söyleyeceklerim erken olabilir. Ama teorik bilgilerim, düşünmelerim, yazıp çizmelerim, (onların bir kısmını bu siteden bulup okuyabilirsiniz) - [Manzume ve şiir farkı](https://erolgoka.net/manzume-ve-siir-farki/) - Allah'tan kardeşim usta şair Ömer Erdem şu son zamanlarda arzı endam eden “yaşayan en büyük Türk şairi” safsatasına bulaşanların, kısa ve öz hadlerini bildirdi de ben de benzer şeyler yazmaktan kurtuldum. “Şairin ve şiirin zerre miktarda itibar görmediği, ilk fırsatta boynunun vurulduğu bir toplumda histerik bir edayla şair yarıştıranlar karşısında hicap edip susmaktan başka yapılacak - [Fanatizmden uzak durmalı](https://erolgoka.net/fanatizmdenuzakdurmali/) - Fanatizmle ve fanatiklerle hep derdim oldu. O konularda epeyce yazdım. “Yedi Düvele Karşı: Türklerde Liderlik ve Fanatizm”, “Mutedil Müslümanların Günümüzdeki Düşmanları” kitaplarımda bu konuya özel bir yer ayırdım. - [İnsan neden bağnazlaşır?](https://erolgoka.net/insannedenbagnazlasir/) - Fanatizmi, hastalık bağlanma ve ihtimalleri dışlayıcı, at gözlüğü ile dünyaya bakma biçimi olarak tanımladık. Sağlıklı insanın, düşüncelerini mutlak zıtlıklar üzerine bina etmeyeceğini, sorgulamadan, körü körüne bağlı olmayacağını, hep eleştirel bir parantez açacağını, başkalarının da haklı olabilecekleri ihtimalini göz önünde bulunduracağını vurguladık. Bu arada mütedeyyin insanın dinine, yurtsever insanın ülkesine ve milletine, muhafazakâr insanın geleneklerine, sağlıklı - [Halis insan sıradan bir hayatı seçer!](https://erolgoka.net/halis-insan-siradan-bir-hayati-secer/) - “Bir insan ömrünü neye vermeli?” sorusu kadar basit ama aynı zamanda zor bir soru daha var mı bilmiyorum. Herkes, hayatını kendi bildiği doğrultuda ve çoğu zaman kendinden emin bir şekilde yaşayıp gittiğine göre demek ki bu soruya kendince bir cevap veriyor. Saygı göstermeliyiz. Ama biz şimdi bu soruyu açıktan soran ve cevabı dert edinen varoluşçu - [Halis insan odur ki, kanaatkardır!](https://erolgoka.net/halisinsanodurkikanaatkardir/) - Elbette her insan, içinde yaşadığı toplumun şartlarında değerlendirilmeli. Zira insan olmak demek, biraz da toplumun beklentilerine belli ölçülerde de olsa uyum sağlamaya çalışmak demek… Birçok bakımdan geleneksel zamanlara göre iyi sayılabilecek toplumsal şartlarda yaşıyoruz. Modernlik, ulaşımda, sağlıkta, bilgi dolaşımında fevkalade imkânlar getirdi koydu insanlığın önüne. Ama bugün Covid-19 küresel salgınına ilave olan “aşı savaşları” nedeniyle - [Mütevazı ve sade değilsen sen değilsin!](https://erolgoka.net/mutevazi-ve-sade-degilsen-sen-degilsin/) - Mütevazılık, sürekli hale gelmiş bir özeleştiri kabiliyetidir. İnsanın kendinden kuşku duyabilme, haddini hududunu bilip kendi sınırlarına çekilme becerisidir; ne olduğunu ne olmadığını bilmek ve kendini öylece kabul etmektir. Mütevazı insan, özür dileyip, kendini suçlayıp duran insan değildir. Başkasına olmadığı gibi kendisine yönelik de yersiz bir öfkesi yoktur. Mütevazılık, kendini, başka insanları ve hayatı sevmek ama - [Neden birbirimize özen göstermiyoruz? (1)](https://erolgoka.net/neden-birbirimize-ozen-gostermiyoruz/) - "Sosyal medya" denilen ortam sayesinde yüzlerce yıldır bünyemizde zaten var olan bir gerçek iyice gün yüzüne çıktı. Birbirimize özen gösteremiyor, bırakın özen göstermeyi konuşamıyoruz bile. İlk fırsatta kolayca öbekleşiyor, başlıyoruz karşımızdakine saldırmaya. Her konudan siyasi bir farklılık, karşıtlık türetme, tüm sorunların kökeninde siyaset farklılığı varmış gibi göstermede üstümüze yok. Neyimiz var neyimiz yoksa fırlatıyoruz, hakaret, - [Neden birbirimize özen göstermiyoruz? (II)](https://erolgoka.net/neden-birbirimize-ozen-gostermiyoruz-ii/) - Nasıl olup da bazı hallerde bir toplum olma bilincinin tam aksi istikamette davranabiliyoruz, oturup derdimizi, sorunumuz çözmek yerine sürekli didişiyoruz sorusuna birçok cevap verilebilir. Ben, “Türklerin Psikolojisi” kitabımda uzun uzun anlatmaya çalıştığım gibi tarihsel psikolojimizdeki yapılaşmanın da bu halimizde bir etken olduğunu düşünüyorum. Biz, eski zamanlarda aynı kandan olmanın, akrabalığın ön-plana alındığı modern zamanlarla birlikte - [Dostluk, arkadaşlık (I)](https://erolgoka.net/dostluk-arkadaslik-i/) - “Her şey gönülde cereyan ediyor. Ve insanlar, biz zannediyoruz ki, hâl-i cimâ’dan doğuruyorlar. İnsanlar hâl-i cimâ’dan doğmuyorlar. İnsanları gönül döllüyor. Gönül çocukları onun için ayrı oluyor. Ve gönül çocuklarının çoğu onun için ‘yol evlâdı’ oluyor, ‘bel evlâdı’ olmuyor. Tasavvufta, yol oğlu olmak, bel oğlu olmaktan; yol evlâdı olmak, bel evlâdı olmaktan onun için mukaddemdir… Peygamber-i - [Dostluk, arkadaşlık (II)](https://erolgoka.net/dostluk-arkadaslik-ii/) - “Arkadaşlıkta Saadete Dair” kitabında Wilhelm Schmid, yakın arkadaşlığın aşka benzerliğini fark ediyor. Küçük kitabında fırsat buldukça bu ikisini kıyaslıyor. Çoğu zaman arkadaşlık, aşka ağır basıyor. Kitabında sözünü ettiği Aristo’nun 2500 yıl önce yaptığı arkadaşlık türleri ayrımı bugün de hala geçerli görünüyor. Arkadaşlığın bir türü, beraber eğlenmeye odaklanır, diğer türünde ise çıkar ve fayda esastır. Hakiki - [Vefasızlık, acımasızlıktan beterdir!](https://erolgoka.net/vefasizlik-acimasizliktan-beterdir/) - Vefayı kısaca anlatmak, formüle etmek, zor. Sadakat, bağlılık, kadir kıymet bilmek, sözünde durmak, borcunu ödemek, karşılığını vermek, unutmamak gibi birbirleriyle yakından bağlantılı ama farklı anlamları var. Vefanın her bir anlamında bulunan ortak bir özellik, devamlılık, kararlılık. Bir insan, hayatının her safhasında bu özellikleri gösterebilirse vefası bir erdem halini alabiliyor. Vefalı insan, bağlı insandır; kendini daha - [Erol Göka ile Kovid-19 salgınının psikolojik etkileri üzerine](https://erolgoka.net/bir-gundem-erol-goka-ile-kovid-19-salgininin-psikolojik-etkileri-uzerine/) - Selman Maltaş kişisel podcast kanalı ‘ne var ne çok’ta Bir Gündem programına Erol Göka’yı konuk etti. Maltaş, Erol Göka ile Kovid-19 salgınının insan ve toplum psikolojisi üzerindeki etkilerini ve Ankara’nın en güzel yanını konuştu.  - [Karizma](https://erolgoka.net/karizma/) - Cumhurbaşkanlığı sistemi teklifi, referandum sürecinde ilerliyor. Kararı bizim “evet” ya da “hayır”larımız belirleyecek. Yeni sistemde, şimdiki “hükümet”in yetki ve sorumluluklarını, halkın seçtiği cumhurbaşkanı ve onun atayacağı cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar deruhte edecek. Bazıları bu durumu çarpıtarak “tek adamlık” gibi sunsalar da gerçek hiç de öyle değil. Ama neresinden bakarsak bakalım şimdikiyle karşılaştırılmayacak kadar etkin bir - [Avrupa'da Türk İmgesi](https://erolgoka.net/avrupada-turk-imgesi/) - Avrupalının Türklere Bakışının Sosyopsikolojisi[1] [Avrupa için Türkler asırlar boyu “içimizdeki barbarlar” olarak görülmüştür. Germenler, Normanlar ve Macarlar da Avrupa’ya başta istilacı olarak gelmiş fakat sonunda entegre olmuşlardır. Araplar da Avrupa’dan atılana kadar direnç göstermişlerdir. Ruslar asimile olmakla dışlanmak arasında marjinal bir konumda kalmışlardır. Türklerse Avrupa’nın sadece kendilerine ait bölümünde yer almıştır. Ne inançlarını kabul ettirmeye - [Göçebe-Sözlü Kültürün Türk Modernleşmesi Açısından Mahzurları](https://erolgoka.net/gocebe-sozlu-kulturun-turk-modernlesmesi-acisindan-mahzurlari/) - ÖZET Kültür politikaları oluştururken şüphesiz gözümüzü dikmemiz ve dikkatimizi yoğunlaştırmamız gereken asıl noktalar, egemen modern kültürün meydan okumaları karşısında çaresiz kaldığımız hususlar ve insanlığı bekleyen gelecekteki tehlikelerdir. Lakin bunları yanı sıra bir önemli husus da geçmişimizden getirdiğimiz mirasımızda saklıdır. Uzun bir göçebe geçmişe ve sözlü kültüre sahip olmamız, modern zamanlarda mekanla ve yazıyla ilişkilerimizde büyük - [Prof. Dr. Erol Göka: İnsan her kararında bir tanık arar](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-insan-her-kararinda-bir-tanik-arar/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, “İnsan neden kötü kararlar verirken tanıdık birini arar?” sorusuna cevap aradılar. İnsanın bir tanık arayışı, beni bu yaptığımdan vazgeçir çağrısı mıdır yoksa yaptığım şeyi biri görmeli ve beni anlamalı dürtüsü müdür? Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca cevapladı. insan tanıdık birini arar kötü kararlar verirken kolların hafızası - [Göka: Umudu olmayan acısını söyleyemez](https://erolgoka.net/cabuk-konusma-umudu-olmayan-acisini-soyleyemez/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum bu ay “İnsan acısını neden söyler?” sorusu üzerine konuştular. İnsan acısının ne kadarını söyleyebilir, acıyı söylemek bir çözüm aramak mıdır, devlet fikri acılarımızı anlamak için mi ortaya çıktı? Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca cevapladı. Hocam merhaba. Bu ay “İnsan acısını neden söyler?” sorusu üzerine konuşalım isterim. Hazırlıksız - [İnsan ve Anlam, Dr. Can Ceylan / Konuk: Prof.Dr. Erol Göka, Konu: Merhamet](https://erolgoka.net/insan-ve-anlam-dr-can-ceylan-konuk-prof-dr-erol-goka-konu-merhamet/) - Dr. Can Ceylân’ın sunumuyla güncel konuların anlam bulduğu özel konukların yer aldığı “ İnsan ve Anlam “ programının bu haftaki konuğu Prof. Dr. Erol Göka. Psikiyatr ve yazar Prof. Dr. Erol Göka ile "merhamet" kavramını ele alındı.  - [TYB'den Göka'ya üstün hizmet ödülü](https://erolgoka.net/tybden-gokaya-ustun-hizmet-odulu/) - Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından verilen 2020 yılındaki "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" ödüllerinin sahipleri belli oldu. Kültür ve sanat hayatına uzun süreli katkılarından dolayı; Prof. Dr. Erol GÖKA, Prof. Dr. Yalçın KOÇ ve Mustafa Ruhi ŞİRİN üstün hizmet ödülüne değer bulundu.  2020 yılının "Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" ödüllerini kazanan isimler ve kurumlar: - [Üzülerek Öğrendim -Ervanur Erdoğan](https://erolgoka.net/uzulerek-ogrendim-ervanur-erdogan/) - Bu gönderiyi Instagram'da gör Erol Göka (@erolgoka)'in paylaştığı bir gönderi - [“Gençlik İnsan Hayatının En Zor Dönemidir”](https://erolgoka.net/genclik-insan-hayatinin-en-zor-donemidir/) - Psikiyatr Prof. Dr. Erol Göka ile ergenlik ve akabinde gelen gençlik döneminde karşılaşılan depresyon ve teşhisi epeyce zor olan maskeli depresyonu konuştuk… Bu konuda eğitimcilere, ailelere ve gençlere düşen görevleri mercek altına aldık. Ergenlik ve uzantısı olan gençlik dediğimiz sürecin insanın hayat yolculuğundaki yeri nedir? Bu dönemlerde hayat ve kişilik nasıl şekillenir? “Gençlik çağı depresyonu” - [Geçimsizler: Kişilikleri anlama ve geçinmeyi kolaylaştırma](https://erolgoka.net/gecimsizler-kisileri-anlama-ve-gecinmeyi-kolaylastirma/) - Dr. Yağmur Darben'in moderatörlüğünde, "Geçimsizler: Kişilikleri anlama ve geçinmeyi kolaylaştırma" başlıklı söyleşi 12 Ocak salı günü saat 20:00'da @erolgoka instagram hesabından canlı yayınlanacaktır. - [Ülkü Tamer, Son Şiir](https://erolgoka.net/ulku-tamer-son-siir/) -  Erol Göka tarafından seslendirilen Ülkü Tamer'in Son Şiir'i. - [Mecnun yaşasaydı işsiz kalırdı](https://erolgoka.net/mecnun-yasasaydi-issiz-kalirdi/) - “Mecnun bugün yaşasaydı ne iş yapardı?" ilk sorum bu Erol Hocam, ne iş yapardı ve ona ne gözle bakardık? Bir de Mecnun, Mecnun olarak 2020'lerde görülebilir miydi? Çok zor soru... Büyük ihtimal işsiz olurdu ama medya ve sinema sektörüne bir yerinden girebilirse epey fanatiği olan biri de olabilirdi. Psikiyatri kliniğine veya akıl hastanesine kapatır - [Prof. Dr. Erol Göka’nın “Kalpten” adlı kitabını konuştuk](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-gokanin-kalpten-adli-kitabini-konustuk/) - Bu gönderiyi Instagram'da gör KADIKÖY GENÇ & AİLE (@kadikoymuftulugugencaile)'in paylaştığı bir gönderi - [Kalpten](https://erolgoka.net/kalpten-2/) - Kalpten! Varoluşsal merkezimiz kalp üzerine, psikoloji ilminin penceresinden yazıldı. Ancak sadece bir psikoloji kitabı değil… İnsan varoluşunu anlamaya bütün derinliği ile kavramaya çabalıyor. İnsan psikolojisi ve akademik bir disiplin olarak psikolojik bilimlere sesleniyor… Düşünce, duygu ve algılamalarımıza “kalp” eşlik ettiğinde, onlar kalbin süzgecinden geçtiklerinde, daha “ahlâkî”, dolayısıyla daha “insani” olacaklarını dile getiriyor… Kalpten, bir - [Kalpten gelen bir söz](https://erolgoka.net/kalpten-gelen-bir-soz/) - Klasik zamanlarda uzun yolculukların mola mekanları hanlar idi. Bunun dışındaki mola yerlerini ise ihtiyaca binaen korunaklı ve su ihtiyacını karşılayacak alanlar belirlerdi. İller, ülkeler, kıt’alar arasındaki yolculuklar fert fert değil, gruplar halinde yapılır. Kafileler halinde yol alınır. Bu yolculuklarda da kafilenin bütünlüğünü korumaya dikkat edilirdi. Yolda kafileden kopanlar için, yol iz olmayan dağlar başında, kurda - [Kalbin Kökeninde Merhamet Var](https://erolgoka.net/kalbin-kokeninde-merhamet-var/) - Varoluşun merkezi olarak kalbi görüyorsunuz ve kalp eksenli bir telakki tanımlıyorsunuz son kitabınız ‘Kalpten’de. Kalp nasıl olur da varoluşun merkezi ve vahyin muhatabı olmak konusunda bu denli büyük öneme sahip olur? Benim ilahiyatla ve bilimle ilgilenen ve okura “Bu, budur.” diye yazan arkadaşlarımızın düşünme ve kitap yazma biçiminden bir farkım var. Ben daha çok soru - [Şimdilik büyü](https://erolgoka.net/simdilik-buyu/) -  TRT 2 ekranlarından yayınlanan İnsanlık Hali programında Erol Göka tarafından seslendirilen Mehmet Aycı şiiri: Şimdilik Büyü. Güneşin bulutlara, Üzülence iyileşen yaralar vardır. Sonra anlarsın bunu, şimdilik büyü... Bir elmaya sorulur mu niye elma olduğu? Bir kuşa niye konduğu incir dalına? Hayata sorduğum bince soru, misafire kahve, kuzuya kına... Sonra anlarsın, şimdilik büyü... Sayısız alfabesi - [Ayın Kitabı 👌📚 İnternet ve Psikolojimiz (Erol GÖKA)](https://erolgoka.net/ayin-kitabi-👌📚-internet-ve-psikolojimiz-erol-goka/) -  - [Erol Göka - Bir Kez Gönül Yıktın İse! (Yunus Emre)](https://erolgoka.net/erol-goka-bir-kez-gonul-yiktin-ise-yunus-emre/) -  Bir Kez Gönül Yıktın İse Bir gez gönül yıktın ise, kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil Bir gönül yaptın ise, er eteğin tuttun ise Bir gez hayr ettin ise, birine bin az değil Erden sana nazar ola, için dışın nur ola Beli kurtulmuştan ola, şol kişi kim gammaz değil - [Kitap Söyleşileri: Kalpten - Erol Göka](https://erolgoka.net/kitap-soylesileri-kalpten-erol-goka/) -  - [Yapay zekânın ahlakı olur mu Hocam?](https://erolgoka.net/yapay-zekanin-ahlaki-olur-mu-hocam/) - -İnsanlar ne kadar ahlaklıysa o kadar olur, ama… Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Whatsapp Konuşmaları’nda “yapay zekânın ahlakı olur mu?” meselesini konuştular. Yapay zekânın verdiği kararları belirleyen şey, onu yapanın ahlakı mıdır, yapay zekâ üzülmeyi taklit edebilir ama vicdan azabı duyabilir mi? Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca yanıtladı. Hocam, yapay zekânın ahlâkı - [Küçük adam neden hayatımızdan çekildi?](https://erolgoka.net/kucuk-adam-neden-hayatimizdan-cekildi/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum’un birlikte giriştikleri Whatsapp Konuşmaları’nın ikincisinin konusu “Sevmek de yorulur mu” idi. Üçüncü konuşmanın konusu ise “Küçük adam neden hayatımızdan çekildi?” Mütevazı, kanaatkâr, şimdilerde pek bulunmayan “o adam” nereye gizlendi? Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. “Küçük adam neden hayatımızdan çekildi?” “Küçük adam” derken şu bizim Wilhelm Reich'ın “dinle” - [Gelenek geri çekiliyor mu hocam? Evet, ama mutlaka geri dönecek](https://erolgoka.net/gelenek-geri-cekiliyor-mu-hocam-evet-ama-mutlaka-geri-donecek/) - Prof. Dr. Erol Göka ve Rıdvan Tulum, Whatsapp Konuşmaları’nın dördüncüsünde, “geleneğin bir toplumu nasıl inşa ettiğini”, “aynı adam” olmanın ve aynı hassasiyetleri sürdürme başarısının gelenekle olan ilgisini, geleneğin hayatımızdan çekilip çekilmediğini, eğer çekiliyorsa geri çekilirken neyi ateşe verdiğini konuştular. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka Hoca cevapladı. Merhaba hocam. Cins’in bu ayki dosyası bu ve bende - [Merhamet acımak hissine indirgenemez!](https://erolgoka.net/merhamet-acimak-hissine-indirgenemez/) - Merhamet, kalbin temel eylemi ama böylesine önemli bir erdem olduğu halde yanlış anlaşılıyor, en çok da acıma ile karıştırılıyor. Popüler kültürde bu algılama biçimi, hayli yaygın. “Acıma” da daha çok karşımızdakine ilişkin olumsuz bir hissiyat olarak kullanılıyor. Mesela “benden nefret et ama bana acıma!” sözünde olduğu gibi, acımanın bir insana karşı duyulabilecek en berbat his - [Kalpten](https://erolgoka.net/kalpten/) - VAROLUŞ MERKEZİMİZ KALP VE TEMEL EYLEMİ MERHAMET ÖNSÖZ’den Kalpten bir psikoloji kitabı değil. İnsanın varoluşsal merkezi kalp üzerine psikoloji zâviyesinden yazılmış bir kitap... Doğrudan doğruya psikoloji kitabı değil ama insan varoluşunu anlamaya çabalıyor. Buna göre insan varoluşuyla ilgili her çalışma gibi psikolojiyi ele alıyor; hem insan psikolojisine, daha doğrusu psikolojisi olan insanlara hem de akademik - [Kalbin eylemi, merhamet](https://erolgoka.net/kalbin-eylemi-merhamet/) - Kalbi insani varoluşun ayırt edici özelliği ve özü olarak görünce, insana ve topluma dair birçok konuyu anlamanın önünü açmış, dil ve anlamla ilgili zorlukların üstesinden gelmek için sağlam bir çıkış hattı oluşturmuş oluyorsunuz. Modern psikolojik bilimlerde “toplumsal davranış”, “süperego” ve “vicdan”, felsefe ve beşeri bilimlerde “öteki”, ilahiyatta “Mutlak öteki” ve “kötülük problemi” (teodise) gibi başlıklar - [Modern çağda gündelik bir yaratığa dönüşmek](https://erolgoka.net/modern-cagda-gundelik-bir-yaratiga-donusmek/) - ... Bu toplum akılcı olduğunu öne sürer ve kendisini böyle tanımlar... Bütün gücüyle hiç durmaksızın örgütlenir, bir şeyleri yapılandırır, planlar, programlar. Bilimsellik bu topluma gereken makinaları sağlar... Düzeysiz entrikalar, bilimin son buluşları olarak görülür; kendisinin 'uzman' olduğunu öne süren her aptal, sınırsız bir prestijden faydalanır. Oysa akıldışılık her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. İnsanların - [Gönülsüz akıl, akılsız gönül](https://erolgoka.net/gonulsuz-akil-akilsiz-gonul-2/) - Kalb, içimizde her daim Hakkı gösteren pusula. Vicdanın, ahlakın, erdem ve güzel hasletlerin kaynağı o. Burası iyi anlaşılırsa, varoluşsal merkezimizi, Yaratıcımızla irtibatımızı sağlayan kalb’in aşkın ve güzellik hissiyatımızın, estetiğin de membaı olduğunu kolayca idrak ederiz ama bunların ayrıntısına sonra girelim... Kalb temizliği olmadan insaniyetimizi geliştirmek, nefsimizi olgunlaştırmak mümkün görünmüyor. “Bir insanın dışarıdan abdest almasıyla temizliği - [İnsanı anlamak zordur toplumu anlamak daha da zordur](https://erolgoka.net/insani-anlamak-zordur-toplumu-anlamak-daha-da-zordur/) - İnsanın başkalarıyla olan varlık yanının dışavurumu olan durumlar, yani kişiler arası alan ve topluluk tutumları, beşeri bilimlerin nesnesini oluşturmakla birlikte, bugüne kadar nasıl ele alınmaları gerektiği konusunda bir fikir birliği sağlanamadı. Bunun en açık nedenini, insanın ve ilişkilerinin karmaşıklığı oluşturuyor elbette ama beşeri bilimlerin mevcut halindeki kargaşa da bu karmaşıklığı çözmek yerine arttırıyor adeta. Kişiler - [Empati çok iyi ama nasıl?](https://erolgoka.net/empati-cok-iyi-ama-nasil/) - Empati; aşk gibi herkesin bildiği ama kimsenin ne olduğunu tam olarak anlatamadığı bir iletişim özelliği. Empati, “Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumun ona iletilmesi sürecidir.” diye tarif edilir. Tarifi bu kadar zor görünmesine rağmen bir insanla iletişimimiz - [Vefa, dostun sinesindeki yuvamız](https://erolgoka.net/vefa-dostun-sinesindeki-yuvamiz-2/) - “Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yârim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sadık yârim kara topraktır Nice güzellere bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sadık yârim kara topraktır” Bu dizeler, Anadolu irfanından damıtılmış. Vefa ile vefat arasındaki ince ama derin ve köklü bağlantıyı - [Dışarı çıkma korkusu eve hapsediyor](https://erolgoka.net/disari-cikma-korkusu-eve-hapsediyor/) - Pandemi sonrası birçok kişi sokağa çıkmaya korkuyor, kalabalık yerlerden uzak duruyor, restorana gitmeye, uçağa binmeye çekiniyor. Dışarı çıkma korkusu yani FOGO yaşayanların özellikle sosyal medyadaki bilgi kirliliğinden uzak durması gerekiyor. Çok değil birkaç yıl önce FOMO (Fear of missing out) ile tanıştık. Kusursuz insanların büyüleyici yerlerde yaptığı heyecan verici deneyimleri ölümsüzleştiren fotoğraf kareleri Instagram'da karşımıza çıktıkça bir - [Bir şehri tanımak: Ankara](https://erolgoka.net/bir-sehri-tanimak-ankara/) - “Bir şehri tanımaya nereden başlamalıyız?” sorusu, çok önemli ama itiraf etmeliyiz ki bir o kadar da banal. Bir şehrin, oradaki yaşanmışlığın, tarihin ve yaşanmakta olanın bilinmesi elbette insanlığa dair bilgimizin artması ve mümkünse, insanı ve kendimizi anlamamıza vesile olması manasında önemli. Hele bir de o şehirde belli bir süre ömür geçirmeye talipsek bu önem daha - [Toplumsal yaşamda büyük değişimler olacak](https://erolgoka.net/toplumsal-yasamda-buyuk-degisimler-olacak/) - Hocam merhaba, hâlâ içinde yol aldığımız, insanlık tarihinde dikkat çekici bir yer tutacak olan pandemi sürecindeyiz. YA DA okurları için size, bu sıra dışı durumun birey ve toplum için nasıl bir karşılığı olduğunu anlamak üzere sorularımız var. Pandemi sürecinden toplum ruh sağlığının nasıl etkilendiğini düşünüyorsunuz? Pandemi sürecinden toplum ruh sağlığı çoğunlukla olumsuz olmak üzere hayli - [Darbeciliğin psikolojisi](https://erolgoka.net/darbeciligin-psikolojisi-2/) - Toplum olarak bir türlü başımızı kurtaramadığımız darbecilik, cumhuriyetimizin vesayet sistemi olarak kurulmasıyla yakından bağlantılı. Darbecilerin psikolojisini de vesayet sistemi belirliyor. Cumhuriyetimizin meşruiyeti kesinlikle tartışmasızdır. Ama bu gerçek, kuruluş felsefemizde bir açmaz olduğunu söylememize mani değil. Bir yandan hem egemenliğin kayıtsız şartsız milletle olduğu ileri sürülüyor bir yandan da vesayetçi bir sistem öngörülüyor, cumhuriyetin ancak asker-sivil - [Erol Göka: “Sevgi Yorulmaz, Seven Yorulur…“](https://erolgoka.net/erol-goka-sevgi-yorulmaz-seven-yorulur/) - Rıdvan Tulum ve Prof. Dr. Erol Göka Hoca’nın birlikte giriştikleri “Whatsapp Konuşmaları”nın ilkini geçen sayımızda yayımlamıştık. Konu, “Niçin Üzgünüm’ü aramış hep Ayşe Google’da” idi. Bu sayımızda ilk sayıdaki meseleye komşu sayılabilecek bir yere gittiler. Yine bir dizeyle, bir şairle. Zarifoğlu’nın “Sevmek de Yorulur”una bir cevap aramak için. Rıdvan Tulum sordu, Erol Göka yanıtladı. Cins’in bu - [Tarih ve Psikolojik Bilimler: Bir İmkan olarak Sosyal Psikoloji ve Psikodinamik yaklaşım](https://erolgoka.net/tarih-ve-psikolojik-bilimler-bir-imkan-olarak-sosyal-psikoloji-ve-psikodinamik-yaklasim/) - Tarihin ve kültürün gerek bireysel gerek topluluk halinde olsun bugünkü davranışlarımıza etkisi, insan bilincinin ortaya çıkışında kültürün ve kültürel aracılar olan kelimenin, işaretin, mitin ve sembolün rolü, çağdaş psikolojinin kuruluşundan beri kayıtsız kalmadığı alanlardandır. Lev Vygotsky’nin 1920’lerde insan psikolojisinde tarihin ve kültürün önemiyle ilgili görüşlerini ifade etmesinden itibaren “kültürel tarihsel psikoloji”, “sosyo-tarihsel psikoloji”, “”kültürel tarihsel - [İnsanlık Hali başlıyor](https://erolgoka.net/insanlik-hali-basliyor/) - Seval Çöpür'ün moderatörlüğünde Prof. Dr. Kemal Sayar ve Prof. Dr. Erol Göka'nın yorum yapacağı "İnsanlık Hali", her hafta pazartesi 23.00’te yayınlanacak. Programda, modern zaman insanının gündemi, sorunlarıyla güncel ve tartışmalı konulara ilişkin güçlendirici ve ilham verici bilgiler izleyicilerle paylaşılacak. 20 Temmuz Pazartesi pandeminin insan psikolojisine etkileri başlıklı ilk bölüm 23:00'da TRT 2 ekranlarından izleyici ile - [Psikoterapiler](https://erolgoka.net/psikoterapiler/) -  ''Psikoterapi Videoları'' instagram kanalında Prof. Dr. Erol Göka ile yapılan Psikoterapiler başlıklı program yayınlandı. Yuşa Arığ'ın moderatörlüğünde 17 Temmuz 2020 tarihinde yayınlanan program kaydını buradan izleyebilirsiniz. Ruh sağlığı uzman ve öğrencilerine yarar sağlaması umuduyla. - [Yalnızlık ve umut](https://erolgoka.net/yalnizlik-ve-umut/) - Prof. Dr. Erol Göka'nın ''Yalnızlık ve Umut'' başlığını taşıyan yeni kitabı Kapı Yayınları'ndan çıktı. Yalnızlık her yönüyle kaçınılması gereken bir hal mi? Yoksa iyi tarafları da mevcut mu? Kimsesizlik ile yalnızlık aynı şey mi? Yalnızlığın değişik türevleri var mı? Herkesin yalnızlık deneyimi aynı mı? Duygusal yalnızlık ve toplumsal yalnızlık farklı mı? Peki, “umut” tüm bunların - [Zekâ ve Demokrasi](https://erolgoka.net/zeka-ve-demokrasi/) - Bireyi ve her bireyin farklı potansiyellere sahip oldukları gerçeğini, hiçbir siyasî düşünce göz göre göre reddedemez. Bununla birlikte, liberalizmin ve Kropotkinci anarşizmin dışındaki hemen tüm siyasî düşüncelerde, birey, ya devletin, ya toplumun çıkarı bağlamında düşünülmüş, kişinin doğuştan getirdiği potansiyellerin, devletten ve toplumdan bağımsız bir biçimde, yalnızca kendi adına hayata geçmesi birincil olarak önemsenmemiştir. Liberalizm ve - [15 Temmuz'un psikolojisi](https://erolgoka.net/15-temmuzun-psikolojisi-2/) - 15 Temmuz’un iki tarafı var. Birincisi ihanet boyutu, darbecilerin tarafı; diğeri ise yaşadığı travmayı, darbe girişimini zafere çeviren direniş boyutu, halkın tarafı. 15 Temmuz’un psikolojisi deyince bu iki boyutu da hesaba katmak durumundayız. Toplum olarak bir türlü başımızı kurtaramadığımız darbecilik, cumhuriyetimizin vesayet sistemi olarak kurulmasıyla yakından bağlantılı. Darbecilerin psikolojisini de vesayet sistemi belirliyor. Dikkatli bakıldığında - [Militan ezoterik yapı olarak FETÖ'nün psikolojik değerlendirmesi](https://erolgoka.net/militan-ezoterik-yapi-olarak-fetonun-psikolojik-degerlendirmesi/) - Sapkın dini-siyasi düşünceyi ele almada sorunlar Dini ve siyasi yapılarda zaman zaman boy gösteren, gündelik yaşamın akışıyla uyum içinde olmayan, olağan düşünce işleyişine göre inanılması mümkün olmayan iddialar içeren düşünceler ve bu düşüncelerin sahipleri, her zaman bilim dünyasının dikkatini çekmiş ve anlaşılmaya çalışılmışlardır. Psikolojik bilimler ve özellikle psikolojik rahatsızlıklarla ilgilenen bir tıp dalı olan psikiyatri, - [Psikoterapiler: Güncel durum ve görevlerimiz](https://erolgoka.net/psikoterapiler-guncel-durum-ve-gorevlerimiz/) - Prof Dr. Erol Göka “Psikofarmakoloji Derneği Açık Webinar Konferansları” nda konuştu.  - [İnsanlığın iyiliği için Türkiye](https://erolgoka.net/insanligin-iyiligi-icin-turkiye/) - Hocam merhaba, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Pandemi süreci nedeniyle özellikle sizlerin de topluma arz edeceği konular ve tavsiyeler olduğu inancındayız. Bu sürece dair konuşmadan önce şu soruyla başlayalım istiyoruz; Bu süreci Pandemi öncesi ve sonrası diye ayırsak neler söylemek istersiniz? Bir televizyon programında” bundan önce de çok iyi bir dünyada yaşamıyorduk” - [Salgına karşı herkesin kendi psikolojik savunması var](https://erolgoka.net/salgina-karsi-herkesin-kendi-psikolojik-savunmasi-var/) - Sadece ülkemizde değil, dünyada salgının etkisini yitirmeye başlaması, vaka sayılarının düşmesiyle kontrollü sosyal hayat başladı. Ama bazı insanlar kurallı yaşamaya dikkat ederken bazıları tehlikeyi yok sayabiliyor. İnsanların kontrollü sosyal hayata nasıl adapte olabileceklerini, Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu'nun psikiyatr üyesi Prof. Dr. Erol Göka SABAH Pazar'a anlattı Salgının en azından şimdilik etkisini yitirmesi, vaka sayılarının düşmesiye, - [Koronavirüs salgınının psikolojik etkileri](https://erolgoka.net/koronavirus-salgininin-psikolojik-etkileri/) -  Prof.Dr. Erol Göka 5 Haziran Cuma günü, Prof. Dr. Ahmet Uysal'ın moderatörlüğünde ''Koronavirüs Salgınının Psikolojik Etkileri'' başlıklı programın konuğu olarak değerlendirmelerde bulunmuştur. - [Tıp buluşmaları / COVİD-19 sonrası yeni normal](https://erolgoka.net/tip-bulusmalari-covid-19-sonrasi-yeni-normal/) -  Ankara tıbbiyeliler canlı yayın buluşmalarının 4. süne Prof. Dr. Erol Göka konuk oldu. - [Kavramlarla Yolculuk: Ahlak](https://erolgoka.net/kavramlarla-yolculuk-ahlak/) -  Kavramlarla Yolculuk programının bu bölümünde Prof. Dr. Mehmet Hilmi Demir, Prof. Dr. Mustafa Çevik ve Prof. Dr. Hakan Türkçapar ''Ahlak'' kavramı üzerine sohbet ediyor. Konuk: Prof. Dr. Erol GÖKA - [Varoluşun Psikiyatrisi](https://erolgoka.net/varolusun-psikiyatrisi-2/) - Varoluşun Psikiyatrisi, bir gençlik dönemi eseridir. Yazar hem mesleği hem bilimsel çalışma alanı olan psikiyatrinin düşünce dünyası ve beşerî bilimlerin diğer alanlarıyla ilişkilerini her zaman sorun edinmiş, tıp öğrenciliğinden itibaren bu alanda çeviri, derleme ve makaleler yazmaya gayret etmiştir. O sıralarda Ankara’da bulunan Vadi Yayınları’nın ilk yayınlarından birisi, yazarın sosyolojideki iki akademisyen (Abdullah Topçuoğlu ve - [Kuşatma Kalktığında](https://erolgoka.net/kusatma-kalktiginda/) -  Kuşatma Kalktığında Dedem ekmeği karşılamaya tırpanla giderdi Ben bir yası başlatmak için Ekmeğin gelmesini bekledim, Geçmişini evliya sananların koridorunda Nasıl başlamıştık sorusunun elini bırakıyorum Duvarın köşeye sıkıştığını sanarak, her sabah, Terzilerden halk, gazetelerden ölçü alıp İlk çarpışmada katılan ben oluyorum düşman saflarına Bunu kimseye açıklama: ama ilk hata elbette yetimdir. - [Erkeklik](https://erolgoka.net/erkeklik/) - Erkek rolleri ve erkeklik algısı değişiyor. Bugün babalarımızın temsil ettiği erkeklikten farklı erkeklik temsilleri var. Siz bu değişimi nasıl yorumluyorsunuz? Sanıyorum sizin değil de bizim babalarımız, gelenekten güçlü emareler taşıyan son numunelerdi. Ben 60 yaşındayım, şehirli ve okumuş abilerimizin, ablalarımızın ve bizim neslimiz, ağırlıklı olarak modern yönergelere göre büyütüldük. Değişim bizimle başladı, sizlerle sürdü. Evet, - [DAEŞ'in İslamofobik küresel etkileri](https://erolgoka.net/daesin-islamofobik-kuresel-etkileri/) - İslamofobinin temelinde korku ya da nefret hangi duygu var? İkisi de... İslamofobi ilk kez 1991 yılında kullanıldı, başlangıçta yaygın bir kullanımı ve önemli bir etkisi yoktu. Ancak on yıl sonra, 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelere yapılan saldırıdan sonra yaygınlık kazandı. Başlangıçta kelimenin tam da ifade ettiği gibi, İslam’dan, tanımamak ya da yeterince bilmemekten kaynaklanan saçma - [Harita Metod](https://erolgoka.net/harita-metod-4/) -  tvnet ekranlarında yayınlanan 6 Nisan 2016 tarihli Harita Metod programının konuğu Ahmet Çiğdem. - [Erol Göka – Kaygı ve Endişeden Tamamen Uzak Durmak Salgın Zamanları Mümkün Değil](https://erolgoka.net/erol-goka-kaygi-ve-endiseden-tamamen-uzak-durmak-salgin-zamanlari-mumkun-degil/) - İnsan olağanüstü kriz dönemlerinde anlamını bulabilmesini nasıl sağlayabilir? Anlam üretimi, insan olmanın doğal bir sonucudur. İnsanın biyolojisi gibi, saçı, cildi olması gibi, ontolojik bir görünümüdür. Bilincimiz açık olduğu, komada olmadığımız sürece, muhtemelen uyku sırasında rüyada bile bir anlam üretimi faaliyeti içerisindeyiz. Elbette her insan için özellikle depresyona meyyal olduğu dönemlerde “anlamsızlık” kapıyı çalabilir ama sağlıklı - [Protez psikoloji: Covid19'un yol açtığı yeni haleti ruhiye](https://erolgoka.net/protez-psikoloji-covid19un-yol-actigi-yeni-haleti-ruhiye/) - Post korona dönemi diye bir kavram çıktı ve bu sürecin ekonomiden siyasete tüm alanlarda büyük bir değişim yaratacağı, yönetim modellerinin hatta küresel sistemin değişeceği ve farklı bir dünya liderliğinin ortaya çıkacağı dillendirildi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, dünya Korona öncesi ve korona sonrası şeklinde bir süreç yaşayacak mı? Çok olağanüstü günlerden geçtiğimiz, insanlığın bundan sonraki gidişatını - [Prof. Dr. Göka: Pandeminin yarattığı psikolojik travma kolay iyileşmeyecek](https://erolgoka.net/prof-dr-goka-pandeminin-yarattigi-psikolojik-travma-kolay-iyilesmeyecek/) - Fotoğraf: Esra Hacioğlu/AA Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği Başkanı Prof. Dr. Göka, Kovid-19 salgınına ilişkin, "Her yeni enformasyon, zihinlerimizde büyüyen travmatik bir oyuk oluşturdu. Kolayca iyileşmeyecek, salgın hangi biçimi alırsa alsın etkisi sürecek." dedi. Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Göka, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmişte yaşanan - [Solo yaşama koşuyoruz](https://erolgoka.net/solo-yasama-kosuyoruz/) - Çok şey değişecek doğru hatta bu dönemde psikolojimiz öylesine hasarlandı ve yine öylesine yeni savunma mekanizmaları geliştirdik ki, artık bundan sonra uzunca bir süre adeta “protez bir psikoloji” ile yaşayacağız” diyen Prof. Dr. Erol Göka şunu da vurguluyor: Artık hayatın her alanında fiziki mesafe, maske ve temizlik tedbirlerine odaklanan bir yeni normal oluşacak ama ben - [Hoşçakal](https://erolgoka.net/hoscakal/) - Çocuklar, bilgiye susamış olduklarından yetişkinlere göre daha iyi gözlemciler. Bir diyalog sırasında da neyin söylendiği veya söylenmediğine ilişkin mesajları rahatlıkla fark ederler. Neyin nasıl söylendiğini ayırt etme hususunda inanılmaz bir yetenekleri vardır. Bu nedenle yetişkinlerin bir yolunu bulup ölüm hakkında konuşmaktan kaçınma davranışlarını hemen algılarlar. Böyle bir algı da onların ölüm konusundaki endişelerini artırır, “Haklıymışım, - [Ölümü Düşünmek İyileştirici Bir Etkiye Sahiptir](https://erolgoka.net/olumu-dusunmek-iyilestirici-bir-etkiye-sahiptir-2/) - Erol Göka Hoca ülkemizin en önemli psikiyatrlarından biri. Kendisinin “Türklerin Psikolojisi”, “Türk’ün Göçebe Ruhu”, “Hayatın Anlamı Var mı?” gibi kitapları çok ilgi görüyor. Akademik çalışmalarını devam ettiren hocamız aynı zamanda Yeni Şafak gazetesinde düzenli yazıyor. Kendisi ile son kitabı “Hoşçakal” üzerinden ölümü hatırda tutmayı, yas ve matemi, anti-depresan yaygınlığını ve geleceği dair ümidimizi korumayı etraflıca - [Modernlik, insanı merkeze mi alıyor yoksa insana karşı mı?](https://erolgoka.net/modernlik-insani-merkeze-mi-aliyor-yoksa-insana-karsi-mi/) - İslamiyet’in yayılma hızı, çok kısa bir sürede tüm Asya, Afrika ve Avrupa’nın güneyine ulaşması ve birçok kültürel renk farklılığını içeren bir medeniyete dönüşmesi hala şaşkınlık uyandırıyor. Ama kabul etmek gerekir ki, sömürgecilik ve emperyalizm gibi yollara başvursa da modernliğin başarısı da olağanüstü. Her ne kadar bugün “batı-dışı modernlikler” ve “kendine özgü modernleşme” gibi tanımlar varsa da - [Fanon seni hiç unutmayacağız](https://erolgoka.net/fanon-seni-hic-unutmayacagiz/) - Charlie Hebdo katliamını tel’in yürüyüşünün ertesine rast gelen günlerde sosyal medyadaki sayfamda, “Onlar özgürlükten, insanlıktan bahsettikçe biz de daha dün (1907) Avrupa'daki ‘insan-hayvanat bahçeleri’ni bıkmadan hatırlatacağız. Mesela Fransa'daki bu (Exposition Coloniale) insan-hayvanat bahçesinde 6 ayrı köy kuruldu ve kolonilerden getirilen insanlar sergilendi” diye yazdım ve trajik bir fotoğraf koydum bu insan-hayvanat bahçelerinden. Fransa’da ve ABD’de - [Bitik erkekler: Teknomedyatik Dünyada gençliğin durumu ve görevlerimiz](https://erolgoka.net/bitik-erkekler-teknomedyatik-dunyada-gencligin-durumu-ve-gorevlerimiz/) - “Teknomedyatik dünyada gençliğin durumu ve görevlerimiz”[1] Sunilik ve sanallığın, haz ve hızın, mühendislerin araçsal aklının her şeyi belirlediği; gelenek ve felsefeden uzaklaşan; biyoteknoloji ile genetik müdahalelerin imkan dahiline girdiği; mahremiyet ve ben hissinin büyük bir dönüşüm geçirdiği “hunhar yeni dünya” ya da “teknomedyatik dünya” dediğimiz bir zaman diliminde yaşıyoruz. Artık yeni denizin balıklarıyız. İnternette - [Aliya, her geçen gün daha çok anlayacağız seni!](https://erolgoka.net/aliya-her-gecen-gun-daha-cok-anlayacagiz-seni/) - ALİYA, HER GEÇEN GÜN DAHA ÇOK ANLAYACAĞIZ SENİ![1] Psychobiography of Aliya İzetbegoviç ALIYA, EVERY PASSING DAY WE WILL MUCH MORE COMPREHEND YOU Child of human time… The first determiner of our fate, at which time of history of humanity desired that we say hello to the world… In the same vein, we - [Bir modern ilişki eleştirmeni olarak Bauman](https://erolgoka.net/bir-modern-iliski-elestirmeni-olarak-bauman/) - “Çarpışma” yazarı J. G. Ballard (2004), kitabın giriş bölümünde günümüzü tarif derken şunları söylüyor: “20. yüzyılı egemenliği altına alan kabusun akılla evliliğinden her zamankinden daha belirsiz bir dünya doğdu...Yaşamımız 20. yüzyılın o büyük, ikiz ana temasının egemenliği altında: seks ve paranoya.... Geleceği, sanki önümüze sunulan çok çeşitli seçeneklerden biriymiş gibi bugüne ekledik. Seçme şansımız artıyor; - [İzzetbegoviç ve Topçu](https://erolgoka.net/izzetbegovic-ve-topcu/) - Çoğumuz gibi ben de epeydir farkındaydım, rahmetli İzzetbegoviç ve rahmetli Topçu arasındaki benzerlik noktalarının. Daha önce başkaları yaptılar mı bilmiyorum ama Hece Dergisi'nin “Bilgemiz Aliya İzzetbegoviç” özel sayısında Mehmet Fatih Birgül Hoca'nın yazısı, münhasıran bu benzerliğe odaklanan ilk çalışmaydı. Aynı dergide Muhammet Enes Kala Hoca'nın İzzetbegoviç ve Sartre'ın özgürlük anlayışlarını kıyasladığı yazı da rahmetli Topçu'dan - [Marx ile yolculuğum](https://erolgoka.net/marx-ile-yolculugum/) - Eski bir Marksisti – ki ben onlardanım- düşünce serüveninde bekleyen kaçınılmaz olgulardan birisi, her gelişim aşamasında Marx’la hesaplaşmak, ona yeniden bakmaktır. Ergenliğimden ilk gençlik yıllarıma kadar Marksist kaldım, sonra da ondan hemen kurtuldum. Daha doğrusu kurtulmaya çalıştım zira Marksizm hayat pratiklerine inen, adeta bir din gibi insanı çerçeveleyen bir düşünce sistematiği. Bu nedenle hayatımın her - [Ruh (Zihin)- Beden (Beyin) Problemi](https://erolgoka.net/ruh-zihin-beden-beyin-problemi/) - Kavram ve zaman Bugün akademide psikolojik bilimlerin nesnesini tarif etmek için olarak kullanılan kavram, Grekçe “Psükhe”den türeme. “Psükhe”, ruh ve can gibi anlamların yanı sıra hayat, canlılık, nefes, nefes alıp verme, bizzat insanın kendisi, diriltmek, güçlendirmek ve yaşatmak anlamlarına da sahip. Bu kavram, 10. Yüzyıldaki ilk tercüme döneminde mütercimler ve müellifler tarafından genellikle “nefs” olarak - [Gelecek konuşmaları: Covid-19 Sonrası Ruh Sağlığı](https://erolgoka.net/gelecek-konusmalari-covid-19-sonrasi-ruh-sagligi/) -  COVID19 salgını sebebiyle hepimiz evlerimize kapanmak, sosyal hayatımızı minimuma indirmek durumunda kaldık. Sürecin sonlarına yaklaştıkça hepimizin aklında bazı meselelerde soru işaretleri doğmaya başladı. 'Peki ya bundan sonra ne olacak?' 4 seriden oluşan Gelecek Konuşmalarının ilk konuğu 'Prof. Dr. Erol Göka 'Covid-19 Sonrası Ruh Sağlığı' başlıklı oturuma konuk oldu. 17 Mayıs saat 14.30'da Zoom&Youtube üzerinden - [Erol Göka: Genç bir hanım 12-13 yaşında doğurgan olabilir ama akıl baliğ olduğu anlamına gelir mi?](https://erolgoka.net/erol-goka-genc-bir-hanim-12-13-yasinda-dogurgan-olabilir-ama-akil-balig-oldugu-anlamina-gelir-mi/) -  Koronavirüsün insan ve sosyal çevresine etkileri neler? Koronadan vefat edenlerin aileleri tarafından defnedilememesi nasıl bir travmaya yol açar? Müslüman toplumların salgın karşısında avantajı var mı? Salgın çiftlerin ilişkilerini nasıl etkiledi? Türkiye’de sık sık darbeci söylemler üretilmesinin arkasında ne var? SuperHaber röportaj editörü Hülya Okur, psikiyatrist, yazar Erol Göka ile Türkiye’nin ve halkın gündemini konuştu. - [Herkesin her şeyden haberdar olduğu ama hiçbir fikri olmadığı bir dünyada yaşıyoruz](https://erolgoka.net/herkesin-her-seyden-haberdar-oldugu-ama-hicbir-fikri-olmadigi-bir-dunyada-yasiyoruz/) - Modern insan işletmeye dönüştü, ilişkileri de yatırım aracı Konumuz ilişki, başlıklar oldukça çeşitli. Konuşacağız ama başlamadan şunu anlamak istiyorum; neden ‘ilişki’ deyince önce ‘kadın-erkek’ sonra giderek cinsellik uyanıyor zihnimizde. Bize sözlüğün bir oyunu mu bu? Ortada bir oyun olduğu kesin ama sanki oyunu sözlük değil de psikolojimizin en derin ve güçlü katmanı “bilinçdışı” kuruyor Yusuf - [Korona'nın psikolojik etkileri üzerine](https://erolgoka.net/koronanin-psikolojik-etkileri-uzerine/) - “Acaba koronavirüs bana bulaşacak mı ya da kimden bulaşacak? Bende virüs var mı? Ya bu virüse yakalanıp aileme bulaştırırsam?” gibi kaygı verici düşünceler kişi ve toplum psikolojisine nasıl etki ediyor? Bugünlerde hepimizin kafasında bu tür sorular dolanıp duruyor. Yetmiyor; bunu dünyanın ve insanlığın geleceğine dair karamsar bir psikoloji izliyor. Bilişim teknolojileri sayesinde tüm dünyadan aldığımız bilgiler - [Covid-19 ve psikiyatri](https://erolgoka.net/covid-19-ve-pisikiyatri/) - Korona günleri öncelikle hekim/psikiyatr, sonra bir entelektüel/münevver olarak nasıl değişiklikler ve sorumluluklar getirdi hayatınıza? Çok fazla değişiklik olmadı görünüşte. Zira işinden (hastaneden) evine, hayli mutat seyreden, okumak ve yazmakla geçen bir hayatım vardı. Aile efradıyla arada bir yemeğe ve hafta sonları otomobille çevre gezmelerine çıkmak en değişken bölümüydü hayatımızın. İlk önce tedbirler bağlamında bu değişken - [Mendilimde kan sesleri](https://erolgoka.net/mendilimde-kan-sesleri/) -  Ahmet Kanneci, büyük gitar sanatçımız kadim dostumdur benim. Geçen gün bahçesinde otururken aklımıza şöyle bir şey geldi. O çaldı ben Edip Cansever'imizin "Mendilimde kan sesleri" şiirini okudum. Beğendiyseniz bunu daha teknik olarak uygun şartlarda yapalım mı arkadaşlar? MENDİLİMDE KAN SESLERİ Her yere yetişilir Hiçbir şeye geç kalınmaz ama Çocuğum beni bağışla Ahmet Abi sen - [Corona ve ruh sağlığı](https://erolgoka.net/corona-ve-ruh-sagligi/) -  Prof. Dr. Erol Göka, Gazeteci Hatice Kübra'nın İnstagram canlı yayınına konuk oldu. Corona (Kovid-19) süreci anksiyete bozukluğunu nasıl etkiledi? Gençler ve çocuklar bu süreçten nasıl etkilendi? Endişe düzeyimizi azaltmak için neler yapmalıyız? - [Soru-Cevap](https://erolgoka.net/soru-cevap/) -  - [Pandemi ve psikiyatri](https://erolgoka.net/pandemi-ve-pisikiyatri/) - https://twitter.com/yirmidorttv/status/1247604888290439168?s=20 https://twitter.com/yirmidorttv/status/1247607259099803649?s=20 -Hemen her gün koronanın bulaşıcılığından nasıl korunacağımıza dair yeni tedbirler işitiyoruz. Fakat biz insanız ve neticede koronanın ruh sağlığımız üzerine de tesiri var. Ve elimizi yıkamak yahut 2 metre fiziksel mesafe kadar bu konuda da bir yol haritasına ve tavsiyelere ihtiyacımız var muhakkak. -Hepimiz biliyoruz ki korona virüsü asıl hasarı ruhlarımıza, psikolojimize yapıyor. - [Merhametten maraz doğmaz!](https://erolgoka.net/merhametten-maraz-dogmaz/) - Merhamet üzerine daha önce de yazılar yazdık, bir erdem olarak öneminden, vazgeçilmezliğinden bahsettik. “Modernliğin aklı ve bilimi önceleyen yanına elbette sahip çıkmalıyız ama araçsal aklın hakimiyetini, kapitalizmin ve tüketimin inanç ve değerleri yok edici, maneviyat düşmanı yanını reddetmeliyiz. Küreselleşen ve tek başına kurtuluşun imkânsız hale geldiği bir dünyada, gidilen yolun çıkmaz sokak olduğunu, buradan ne - [Covıd19, evlerimiz ve "yeni normal"](https://erolgoka.net/covid19-evlerimiz-ve-yeni-normal/) - Behçet Necatigil, Evler şiirinde şöyle diyor: “Evlerin içi devir devir değişti.” Sanırım o devirlerden birindeyiz Erol Hocam, peki evlerin içinde sizce son birkaç aydır ne değişti? Şairin hissedip söylediğinden bambaşka zamanlar bu. Evlerimiz kendiliğinden, durup dururken değişmiyor. Tüm dünya alabora olurken, bizden evlere girmemiz ve orada kalmamız isteniyor. Biz de zaten böyle güvenli bir liman - [Bir Ki Deneme](https://erolgoka.net/bir-ki-deneme/) -  'Bir Ki Deneme' Erol Göka'nın sesinden bir İbrahim Tenekeci şiiri: Zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili Yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi. Pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimden Denizleri sulardım tozmasın diye - [Erol Göka, Sizin hiç babanız öldü mü?](https://erolgoka.net/erol-goka-sizin-hic-babaniz-oldu-mu/) -  Erol Göka, Sizin hiç babanız öldü mü? Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum Yıkadılar aldılar götürdüler Babamdan ummazdım bunu kör oldum Siz hiç hamama gittiniz mi? Ben gittim lambanın biri söndü Gözümün biri söndü kör oldum Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak Şöylelemesine maviydi kör oldum Taşlara gelince hamam taşlarına - [Harita Metod](https://erolgoka.net/harita-metod/) -  tvnet ekranlarında yayınlanan 18 Nisan 2016 tarihli Harita Metod Programı. - [Harita Metod](https://erolgoka.net/harita-metod-3/) -  tvnet ekranlarında yayınlanan 4 Nisan 2016 tarihli Harita Metod programı. - [ROLÜ KARIŞMIŞ İKİ AKTÖR: DEVLET VE AYDINLAR](https://erolgoka.net/rolu-karismis-iki-aktor-devlet-ve-aydinlar/) - Dünya küreselleşirken düşünce ufkumuz ve tarih bilincimiz, "futuroloji"ye ve "bilimkurgu"ya rağmen daralıyor; tasarımlarımız teknolojik keşiflerin sunduklarıyla sınırlı kalıyor ya da yine teknolojiye bu kez olumsuz bir bakışla kıyamet teorileri üretmekle yetiniyoruz; tarihteki medeniyetler döngüsüne bakıp onlarca yıl sonra insanlığı bekleyen yeni sanat, düşünce, bilim ve insan-insan, insan-tabiat ilişkilerini belirleyecek medeniyet biçimlerinin neler olabileceği konusunda yeterince - [Milletin organik aydını (Erol Güngör'ü örnek alarak ve O'nun anısına)](https://erolgoka.net/milletin-organik-aydini-erol-gungoru-ornek-alarak-ve-onun-anisina/) - Modern zamanlarda entelektüel esvapları giymiş birisinin “aydın” mı “okuryazar” mı olduğunu anlamak hayli zordur. Bir toplumsal-siyasi değerlendirmenin sıradan medyatik bir zihin çıktısı değil de düşünce ürünü bir analiz olup olmadığını anlayabilmek için, onun sosyo-psikolojik gerçeklikle nasıl bir bağlantı kurduğuna bakmak gereklidir. Eğer bu bağlantı yüksek bir kalite ile yapılmışsa, ortaya çıkan sezinlemelerin toplumsal gerçeklikte bir - [Harita Metod](https://erolgoka.net/harita-metod-programi/) -  tvnet ekranlarında yayınlanan 01 Ocak 2016 tarihli Harita Metod programı. - [Bir İyilik Hikayesi](https://erolgoka.net/bir-iyilik-hikayesi/) -  Prof. Dr. Erol Göka'dan bir iyilik hikayesi. ''Oraya varınca anama babama selam söyle.'' (TRT Haber İnsanlık Hali 7. Bölüm: İyiliği Çoğaltmak) - [Harita Metod](https://erolgoka.net/harita-metod-2/) -  tvnet'de yayınlanan 2 Mayıs 2016 tarihli Harita Metod programı. - [Freud ve Nietzsche](https://erolgoka.net/freud-ve-nietzschenin-gorusleri-arasindaki-benzerlikler-ve-farkliliklar/) - Freud ve Nietzsche “Postmodern durum”da psikanalizin ve psikiyatrinin geleceği için bazı sezgiler Fransız düşünürü Althusser’in modernliğin yetiştirdiği belli başlı gayri meşru çocuklar olarak gördüğü Marx, Freud ve Nietzsche’nin düşünceleri arasında bazı bağlantılar bulmak, birçok kimse için vazgeçilemez bir heves olmuştur (Althusser vd., 1982: 108-129). Bu üçü arasındaki bağlantı noktalarından bugüne kadar üzerinde en az çalışılanı - [Benim Levinas'ım](https://erolgoka.net/benim-levinasim/) - Bu yazı Levinas’ın düşüncesiyle girilen entelektüel bir ilişkiyi betimliyor. Başlıca olarak iki noktada özetlenebilir bu ilişki: aşk/erotizm ve siyasetle ilişkisi içerisinde din ve özgürlük. Levinas aşkı kaynaşma (fusion) veya birleşme (union) olarak konumlandıran görüşlere karşı çıkarak, aradaki ikiliğin korunduğu aynıdan öteki'ye doğru bir ilişkinin özel bir kipliği olarak değerlendiriyor. Yazar bu noktada Levinas’ın görüşlerine esas - [Düşünmemiştim](https://erolgoka.net/dusunmemistim/) -  Cevdet Karal şiirini Erol Göka seslendiriyor 'Düşünmemiştim': Evimizin balkonu İpi çözülmüş sandal gibi Ayrılıp gidiyor bu yaz geceleri Ayın elleri Gelip çözüyor bazı düğümleri Ya gök yaklaşmış Ya ağaç o kadar yükselmiş ki Yıldızlar ağacın meyveleri Sudan fırlayan Yunus balıkları gibi Aklıma gelenler şimdi Seviyormuşum her şeyi Düşünmemiştim hiç Allaha ve insana inanmanın Bu - [Hepimiz muhafazakârız!](https://erolgoka.net/hepimiz-muhafazakariz/) - Büyük değişim dönemleri dışında her toplum kendi toplumsal merkezine yani muhafaza etmek istediği değer hattına sahiptir. Her toplum, bir bakıma muhafazakarlığı sayesinde toplum olma hüviyetine kavuşur. 2012 yılı içinde yapılan, birisi Yılmaz Esmer (Türkiye Değerler Atlası 2012) diğeri Hakan Yılmaz (Türkiye’de Muhafazakarlık: Aile, Cinsellik, Din) başkanlığında yürütülen iki araştırma, medyada pek de alışık olmadığımız yazıların - [Siyaseti gençleştirmeli!](https://erolgoka.net/siyaseti-genclestirmeli/) - Parlamentomuzdan başlayarak yönetim kademelerimizin birçok mevkisini başarılı gençlerimize severek bıraktığımız gün, gençlerin içtenlikle bayram kutlayabilecekleri gündür. Gençlerdeki tecrübesizlikten kaynaklanan bilgi eksikliği açıktır ama yine de “gençler tecrübesiz yetişkinlerdir” sözü doğru değildir, zira çok istemelerine rağmen “yetişkinler tecrübeli gençler” olmazlar. Gençler, tecrübe dışındaki hemen tüm alanlarda yetişkinlerden daha iyi işlev gösterirler. Gençlerin tecrübe dışındaki her alanda - [Neyin kavgasını ediyoruz?](https://erolgoka.net/neyin-kavgasini-ediyoruz/) - Segmenter toplumumuzdaki semboller mücadelesi, Batı’daki sınıf mücadelelerinden daha pahalıya patlıyor. Sınıf mücadelesi daha reel; pazarlık etme ve sonuçta uzlaşma imkanı var. Semboller etrafında dönen segment mücadeleleri ise, duygusal bir zeminde cereyan ettiklerinden kimlik ve kişilik konularında pazarlık imkansız. Nasıl bir insanın kişiliğindeki olgunluk düzeyini karşılaştığı (özellikle gerilimle yüklü) olaylara karşı gösterdiği metanet, dayanma ve baş - [Asılmış Rüyalar](https://erolgoka.net/asilmis-ruyalar/) -  İnsanlık Hali 44. Bölümde, Zeynep Tuğçe Karadağ'a ait Prof. Dr. Erol Göka'dan dinlediğimiz Asılmış Rüyalar adlı şiir... Yorgun olmayınca fark etmediğin iskelet Kemiklerimin arası açılıyor bunu kimseye demedim. Yanlış söyleyip doğru sandığın şarkıymış Aynalara pencere açtığın günler. Geceleyin yastık bastığın hafızanı Yerinde bulmak korkutuyor seni Beni de korkutuyor, Diyemediğim sözlerin provasına Asınca rüyalarımı. Tanımadığına - [Kar](https://erolgoka.net/kar/) -  Erol Göka'nın sesinden bir Ahmet Muhip Dıranas şiiri; Kar Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanllık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze inceden Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? Kar içindesin! - [Seni Günlere Böldüm](https://erolgoka.net/seni-gunlere-boldum/) -  Edip Cansever'in 'Seni Günlere Böldüm' şiiri; Erol Göka yorumuyla. Seni günlere böldüm, seni aylara Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi Minesi çatlamış bir - [Geldi Geçti Ömrüm Benim](https://erolgoka.net/geldi-gecti-omrum-benim-2/) -  Erol Göka seslendiriyor 'Geldi Geçti Ömrüm Benim' Yunus Emre şiiri: Geldi geçti ömrüm benim Şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir Şol göz yumup açmış gibi İş bu söze Hak tanıktır Bu - [Kadınların gönlü hala AK Parti’de mi?](https://erolgoka.net/kadinlarin-gonlu-hala-ak-partide-mi/) - Kadın ya da erkek olarak doğuyoruz ama cinsiyet kimliklerimizi esasen toplum inşa ediyor. Kültürlerin temel işlevlerinden birisi de, toplumsal cinsiyet rollerinin belirlenmesi. Bizim kültürel coğrafyamızda hala kadın toplumsal cinsiyet kimliği için “yuvayı yapan dişi kuş”, “iç işleri bakanı” ve “annelik” sıfatları, kurucu vasıflar. O “annelik” ki, toprakları, “anavatan” yapma, “adamları adam etme”, “cenneti ayaklarının dibine - [Siyaset gençleşmeli!](https://erolgoka.net/siyaset-genclesmeli/) - Yaşadığımız zamanların alâmetifarikalarından birisi de insan ömrünün uzaması, yaşlı nüfusun artması. Biz hala gençleri fazla bir demografiye sahip olduğumuzdan bu durumun etkilerini tam görmüyoruz sanıyordum, yanılmışım. Yunanistan seçimlerinden sonra 41 yaşındaki Alexis Tsipras’a tam bir mutabakatla “genç” sıfatını uygun görmemizden anlıyorum ki, zamana ayak uydurmaya başlamışız. 100 yıl önce ortalama insan ömrüne denk gelen 40 - [Syriza bulutu HDP’ye yağmur olur mu?](https://erolgoka.net/syriza-bulutu-hdpye-yagmur-olur-mu/) - HDP’nin önceki seçim ve anket sonuçları ortadayken neden Haziran 2015 seçimlerine parti olarak katılmayı düşündüğünün gerekçelerinden birisi de genç kesimden desteklerinin arttığı iddiası. Bunu söylerken 18 yaşını yeni doldurarak ilk defa oy kullanacak en genç seçmenlerin de kendilerine oy vereceğini ilave ediyorlar. Syriza ve Tsipras’ın Yunanistan’da seçimleri kazanmasından sonra, bu iddialarını epey ileri boyutlara taşıdılar. - [Tek dişi kalmış canavar](https://erolgoka.net/tek-disi-kalmis-canavar/) - Batının ilmini ve fennini alalım, kültürünü almayalım” cümlesiyle simgelenen iki yüz yıllık tartışmanın, önceden hiç hesap edilemeyen bambaşka bir safhasındayız. “Medeniyet” kavramı, üstelik bu kez “bizim medeniyetimiz” vurgusuyla, yeniden yükselişe geçti, daha da geçecek. Modernleşmede geldiğimiz belli bir noktadan sonra, bundan sonra gideceğimiz yolun artık kendi yolumuz olması gerektiğini fark ediyoruz. “Medeni olmaya, medeniyete şüphesiz - [Evet, siyaset!](https://erolgoka.net/evet-siyaset/) - Hayatın uçsuz bucaksız okyanusunda, kâh mutlu kâh hüzünlü duygulara bata çıka bir yaşama mücadelesi veriyoruz hepimiz. Bu arada toplumumuz da yıllardır, kendine özgü bir biçimde, demokrasi mücadelesi sürdürüyor. Sesimize kulak verilsin, taleplerimiz dikkate alınsın istiyoruz. Her birimizin hayat mücadelesi ile toplumun demokrasi mücadelesi, birbiriyle çok yakından alakalı. Bu alakayı sağlayan yegâne bağlantı köprüsü, “siyaset”... Demokrasiyi - [Medeniyet siyaseti](https://erolgoka.net/medeniyet-siyaseti/) - Bizim yenilenmeye, yeni bir toplumsal sözleşmeyle baştan ayağa restorasyona, dünyanın da bize, yeni Türkiye’ye ihtiyacı var. Artık eski dünyanın kavramları hiçbir işe yaramıyor, içleri boşaldı, pörsüdüler. Bu yeni hal, sırtımıza medeniyetçi bir yaklaşımın sorumluluğunu yüklüyor. Ama medeniyetçi bir yaklaşım geliştirmek, eğer varoluşçu bir romantizmle, slogan ve belagatle yetinmeyecekseniz, sanılandan çok daha zor. Hele hele Müslümanlar - [Bizi kurtaracak erkeklik](https://erolgoka.net/bizi-kurtaracak-erkeklik/) - Evlat acısı, arşa aladan duyulur, tariflere sığmaz, yüreklerimizi dağlar. Evlat bizim olmasa bile bu hepimiz için böyledir. Ateş yine de düştüğü yeri yakar. Bunları hep biliyoruz, fazla söze hacet yok. Sözün manasız olduğu yerde susmak, kendimizi matem yaşantısına bırakmak gerekir. Milletçe Özgecan’ımızın matemini tutarken ben de susacak, bugünkü yazımda başka bir konudan bahsetmeye çalışacaktım. İki - [Türkiye’ye nereden saldırırlar?](https://erolgoka.net/turkiyeye-nereden-saldirirlar/) - İbrahim Karagül, “IŞİD Türkiye’yi vurabilir” başlıklı önemli bir yazı yazdı. Pilotunun öldürülmesi üzerine IŞİD’e savaş açan Ürdün’ün tuzağa düştüğünü, IŞİD’in Mısırlı Kıptileri öldürerek Sisi’nin Libya’ya saldırmasının önünü açtığını söylüyor. Bu gibi olgulardan yola çıkarak bölgede IŞİD üzerinden kurulan tuzağa dikkat çekiyor: “ABD ve Avrupa ne mi yapıyor? Hem IŞİD üzerinden Müslüman Kardeşler’in etkisini kırıyor, bu - [Kadınlar Meclis’e!](https://erolgoka.net/kadinlar-meclise/) - Demokrasinin “güçlü” hale gelmesinin en belirgin işaretlerinden birisi, adil siyasi temsiliyet. Siyasi temsili birçok biçimde ele alabilir, sorunları tartışabiliriz. Uzağa gitmeyelim, en görünür olanına bakalım. Toplum kadınlardan ve erkeklerden oluşuyor. Parlamentoda kadın ve erkek oranı, toplumdaki orana doğru yaklaştığında siyasi temsiliyet ideale yaklaşacaktır. Bunu herkes kabul ediyor ama demokrasiyi benimsediğini söyleyen toplumların kahir ekseriyetinde ideal - [Elbette 'Türk tipi' başkanlık!](https://erolgoka.net/elbette-turk-tipi-baskanlik/) - Türk tipi başkanlık sistemi” kavramının bence yegâne sakıncası, “Türk” sözünün 1924 Anayasası’ndaki manasının daralmasından kaynaklanıyor. 1924 Anayasası’nın 88. Maddesi, “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibarıyla Türk ıtlak olunur. [...] Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izae edilir” diye yazar. Maalesef sonraki zaman boyunca, vesayet düzeninin kimlikleri bastırıcı anlayışının ve icraatlarının tabii bir - [Bu ne dünya kardeşim!](https://erolgoka.net/bu-ne-dunya-kardesim/) - Yaşadığımız zamanlar ve dünya, her yönüyle ilginç. Beşeri bilimciler, düşünürler, insanlığın bu ilginç devrini tanımlamak için değişik adlar veriyorlar. Ben “teknomedyatik dünya” demeyi yeğliyorum. Teknoloji, özellikle kitle iletişim teknolojileri ve oluşturdukları ortam, ev-içi yaşantımızdan zihniyet yapımıza kadar her şeyi kuşatıp belirliyor. Tavır almak, bir tuhaflık olduğunu söylemek, yadırgamak elbette mümkün ama kaçıp kurtulmak imkânsız... Teknomedyatik - [Şimdi 'Büyük Barış' zamanı](https://erolgoka.net/simdi-buyuk-baris-zamani/) - Kanı kanla yumuzlar, kanı suyla yurlar.” Kötü zamanların hatıraları, aynı tarihleri iyilikle süsleyerek silinir. 12 Eylül 1980 Darbesi'nin ağır örselenmeleri, nasıl 12 Eylül 2010 Referandumu'yla giderilmek istendiyse, 28 Şubat 1997 Darbesi'nin kara lekeleri de, geçenlerde 28 Şubat 2015 Dolmabahçe Mutabakatı'yla temizlenmeye çalışıldı. Tarihi bir mekânda, tarihi bir meselenin, barış, kardeşlik, demokrasi ve ortak vatan temaları - [Felsefesiziz; bekçimiz, medya](https://erolgoka.net/felsefesiziz-bekcimiz-medya/) - Teknoloji ve medya, suni olmasına suniler ama hayatlarımız üzerinde belirleyici bir etkiye sahipler. Müslümanlar olarak bu etkilerden azade değiliz. Daha baştan reddedici olmak, kendi içimize kapanmaktan ve üstüne üstlük bize bir şey olmadığı inkârcılığına sürüklenmekten başka bir işe yaramaz. Dünyayı olduğu gibi kabul etmek, sadece markaları, sembolleri değiştirmekle yetinmek de çare olamaz. Reaksiyoner olmadan hem - [Medya ve medeniyet siyaseti](https://erolgoka.net/medya-ve-medeniyet-siyaseti/) - İyi hayat nedir?” sorusunu artık pek sormuyoruz. Bir insanın ömrünü neye vermesi gerektiğiyle yeterince ilgilenmiyoruz. Ailenin, duyguların, insan ilişkilerinin ve hatta ölüme bakışımızın başına gelenler ise öyle bir çırpıda anlatılacak gibi değil. Her birini uzun uzun konuşmak lazım... Gerçi konuşsak da boş çünkü artık umursamıyoruz melül mahzun yaşayıp gidiyoruz. “Stockholm sendromu” diyorlar ya hani, teknomedyatik - [Kürt sorunu yoktur!](https://erolgoka.net/kurt-sorunu-yoktur/) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balıkesir’de, ‘’Hala bakıyorsunuz varsa yoksa Kürt sorunu. Kardeşim ne Kürt sorunu, artık böyle bir şey yok... Bu ülkede her etnik unsurun kendine has sorunları var... Roman kardeşlerimin de sorunu var. Türk’ün de sorunu var, Laz’ın da sorunu var, Abaza’nın da sorunu var. Boşnak’ın da sorunu var. Hepsinin sorunu var. Ama bu sorunları gidermek - [Kur’an’ı anlamak](https://erolgoka.net/kurani-anlamak/) - Kur’an, Allah’ın birinci tekil şahıs (ben) formunda bir konuşması olarak Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği, tebliğ esnasında tarihsel hadiseye dönüştürdüğü bir metindir. Bu yüzden o, belli bir tarihsel zaman ve mekânda yaşayan insanları sen formatında muhatap olarak kabul eden bir hitap, çağrı, söz-veriş, vaattir. Bu özellikleri sebebiyle Kur’an, ‘tarihsel ortam’ dediğimiz ve zaten açılagelmekte olan beşeri - [Yaşa, çok yaşa, yaşasın!](https://erolgoka.net/yasa-cok-yasa-yasasin/) - Uzun, sağlıklı ömür dileklerimiz bebek doğunca başlıyor. Çocuklarımızın yaşının uzun olmasını diliyoruz. Sonra her fırsatta, her hapşırmada birbirimize daha fazla yaşanmasını arzuladığımızı bildiren nidalarla sesleniyoruz. Uzun yaşamak derken herkes, farklı bir rakam geçiriyor kafasından. Muradımıza ermemize az kaldı. Bakın, dünyanın en hızla yaşlanan ülkeleri arasına girdik; Kore’nin ardından ikinciyiz. 65 yaş ve üzerindeki insanlarımız, bugün - [Kandil ışığında çözüm sancısı](https://erolgoka.net/kandil-isiginda-cozum-sancisi/) - Bir “Hakikat Komisyonu” kurulsa, kardeş kanı dökülmesinin durdurulması, sorunların demokratik siyaset yoluyla çözümü konusunda, en çok emeği geçenler arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ilk sıraya koyacaktır. Siyasi hayatını riske ederek, hiç çekinmeden elini taşın altına sokan Erdoğan’ın gayreti, tarihin arşivinde yerini aldı. Erdoğan’ın kendine özgü gerekçelere dayanarak söylediği sözlerin manasını düşünmeden, onu çözüm karşıtıymış gibi gösterenler, kardeşkanı - [Fanon gibi hissetmek](https://erolgoka.net/fanon-gibi-hissetmek/) - Charlie Hebdo katliamını tel'in yürüyüşünün ertesine rastgelen günlerde sosyal medyadaki sayfamda, “Onlar özgürlükten, insanlıktan bahsettikçe biz de daha dün (1907) Avrupa'daki 'insan-hayvanat bahçeleri'ni bıkmadan hatırlatacağız. Mesela Fransa'daki bu (Exposition Coloniale) insan-hayvanat bahçesinde 6 ayrı köy kuruldu ve kolonilerden getirilen insanlar sergilendi” diye yazdım ve trajik bir fotoğraf koydum bu insan-hayvanat bahçelerinden. Fransa'da ve ABD'de psikanaliz - [Şimdi Fanon zamanı](https://erolgoka.net/simdi-fanon-zamani/) - Hatırlarsınız, 2005’te Paris banliyölerinde büyük bir isyan patlak vermiş, entelektüeller, o zaman dahi, isyancı göçmen gençlerden yana tavır almıştı. Böyle zamanlarda hep Cezayir’de sömürgeciliğe karşı isyanı anlamaya çalışan, destekleyen Fransız psikiyatr Franz Fanon gündem oluyordu. Aydınların çoğu, onun tezlerinden yola çıkarak Paris banliyölerinde sömürgelerden gelen “sözden dışlanmış çocukların” isyanını ve yakıp yıkmalarını “görünür olma, saygı - [Selam-sohbet toplumu](https://erolgoka.net/selam-sohbet-toplumu/) - Geçen hafta, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde İletişim Fakültesi'nin çalışkan ve gani gönüllü Dekanı Prof. Dr. Mete Çamdereli ve ekibinin koordine ettiği “Medya ve Din Sempozyumu” yapıldı. (Mete Hoca, “Medya ve Din” konusunun öneminin farkında, daha önce aynı adı taşıyan bir kitap hazırlamış, bu sempozyumun tebliğlerini de yayınlayacak.) Ben de söz aldım. Teknomedyatik dünyanın içinde yaşayan balıklar - [Öyle davran ki!](https://erolgoka.net/oyle-davran-ki/) - Gündelik hayatta öylesine kullanıverdiğimiz birçok kelimenin asıl manası üzerinde kafa yormaya kalktığımızda dara düşeriz. Düşünce insanları ise tam da bizim bıraktığımız yerden başlar, düşünür dururlar. Onların en çok fikir geliştirdikleri, anlamaya çalıştıkları konulardan birisi de “ahlak”la ilgili. Ahlakın ne olduğundan tutun da kökenine kadar birçok alanda tam bir fikir birliği yok. Bazılarının ağzına baksak, neredeyse, - [Yalnızca listeler açıklanmadı!](https://erolgoka.net/yalnizca-listeler-aciklanmadi/) - Partilerin seçime hangi adaylarla katılacakları belli oldu. Pek tabii olarak birçok yazar da listelerle ilgili görüşlerini ortaya koyan makale kaleme aldı. Dikkat ettim, nerdeyse hepsi, aslında bu konuda “öylesine” konuştuklarını, zira zaten seçmenin adaya değil lidere ve partiye oy vereceğini söylüyordu. Eğer bu görüş doğruysa, demokrasi teorisinin oturup bir daha gözden geçirilmesi gerekir. Evet, bizim - [Bir tarihçi neden çok meşhur olur?](https://erolgoka.net/bir-tarihci-neden-cok-meshur-olur/) - Epey zamandır “tarihin popülerleşmesi” diyebileceğimiz bir hal, benim gibi sizin de dikkatinizi çekiyordur. Kolayca yazılıveren ve aynı kolaylıkta alıcı bulan ama maalesef hakikatle pek ilgisi alakası olmayan tarihi-dini romanlar, filmler, diziler... (Ahmet Turgut'un romanları, “Diriliş” ve “Filinta” dizileri gibi benim de müdavimleri arasında bulunduğum çok iyileri de var elbette ama onlar adeta çölde vaha gibiler) - [Niye nazilerle özdeşleştirmek istiyorlar?](https://erolgoka.net/niye-nazilerle-ozdeslestirmek-istiyorlar/) - İttihat ve Terakki'ye de uyguladığı politikalara da kendimi yakın hissetmem ama ne bilerek soykırım işledikleri suçunu onlara yüklemeye ne de çürük bir diş gibi tarihimizden sökülüp atılmalarına gönlüm razı olur. Hele Sait Halim Paşa gibi hayranı olduğum münevverlerimizin (ki çeteler tarafından şehit edilmiştir), birçok noktada itirazları olmakla birlikte, onlarla saf tuttuğunu öğrendikten sonra bu tereddüdüm - [İnsanın mükerremliği](https://erolgoka.net/insanin-mukerremligi/) - Üstümüzdeki yıldızlı gök” ile temsil edilen tabiatın düzeninin Kant'a göre iç dünyamızdaki karşılığı “ahlak yasası”ydı. Newton'un çekim yasasını “en yüksek tabiat yasası” olarak gören Kant, bütün ahlaki buyrukların da tek bir yüksek buyrukta toplanabileceğini düşünüyordu: “Öyle davran ki, davranışın temelindeki ilke, tüm insanlar için geçerli olan evrensel ilke veya yasa olsun.” Bu genel yasayla, hayattaki - ['Onur' yerine 'haysiyet' demeli](https://erolgoka.net/onur-yerine-haysiyet-demeli/) - Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim beyannamesiyle birlikte, “Yeni Türkiye Sözleşmesi”ni açıkladı. Yüz maddelik bu metinden muradı, yeni bir anayasaya da temel olabilecek bir tartışma zemini oluşturmak, siyasi aktörleri ve toplumu ortak bir mutabakata hazırlayabilmekti. Maalesef böyle teklif ve önerilere göre şekillenen bir siyasi geleneğimiz olmadığından bugüne kadar bu metin, hak ettiği ilgiden mahrum kaldı. Hep şikâyetçi - ['Millet', sadece bir partinin destekçileri mi?](https://erolgoka.net/millet-sadece-bir-partinin-destekcileri-mi/) - Millet” sözcüğü, canı gönülden kullanan, ideolojisine temel olarak alan herkes için, tarifi zor olsa bile, anlamı gayet açık olan bir kavram. “Millet” diyen herkesin ne demek istedikleri konusunda zihinleri oldukça berrak olsa da bu kelimeyle aynı anlamı kastetmeyenler de var. Kimileri “millet” kavramının muhtevasını tamamen etnisiteye dayalı olarak dolduruyor. Millet anlayışlarını aynı etnisiteden olmakla sınırlayanları, - [Neden 'Büyük Türkiye' istiyoruz?](https://erolgoka.net/neden-buyuk-turkiye-istiyoruz/) - Uygulamada kimi zaman kafamız karışsa, tam aksi istikametteki hayat yollarına yönelsek de düşüncede çoğumuz, mütevazı olmanın, aza kanaat getirmenin erdem olduğuna inanıyoruz. Hırs ve ihtiraslarımızı dizginleyebilmek, açgözlülük ve tamahkârlıktan sakınabilmek, insan kardeşlerimize iç- dünyamızda bir yer açabilmek için zihinlerimizin böyle bir koreografiye göre çalışması önemli. Konuşmak istediğim konu, tevazu ilkesine göre hareket etmenin, psikolojimize neler - [Ötme keklik ölürüm](https://erolgoka.net/otme-keklik-olurum/) - Annelik, şüphesiz her kültürde temel taşlardan birisi... Her yerde, her zaman anne, “beşer” yavrusundan “insan” elde edesine uğraşan bir simyacı... Anneliğin, rahmin, doğurgan olmanın evrensel bir gücü var. Her birimiz hayata onun önce biyolojik sonra ruhsal bir uzantısı olarak başlıyoruz. Bebekliğimiz sırasında annemize tamamen bağımlıyız, ona boyun eğmeye mecburuz. Ömrümüz boyunca bir yandan onunla bu - [Demokrasi mücadelemizin zemini](https://erolgoka.net/demokrasi-mucadelemizin-zemini/) - Siyasal, ekonomik ve toplumsal alanların birbirlerinden görece özerk oldukları ve aralarında onlarca çeşit farklı etkileşim bulunduğu gerçeği bir yana batıda ve bizde tarihin akışı da, içeriği de oldukça değişik. “Modernleşme”, gibi “demokrasi”nin de her toplumsal formasyona göre değişiklikler gösterebileceğini, kendine özgü biçimler alacağını giderek daha iyi anlıyoruz. Batılı demokrasiler, şehirlere, sivil topluma, (Katolik dini otoriteye - [Demokrasimizin geleceği](https://erolgoka.net/demokrasimizin-gelecegi/) - Şükrü Hanioğlu Hoca'ya göre erken cumhuriyet liderleri, Fransa'dan esinlenerek Fransız Üçüncü Cumhuriyeti'nin Türk versiyonunu yaratmaya girişmişlerdi. Bunun sonucu olarak 1922 sonrasında bir yanda 'cumhuriyet-bilim-laik düşünce', diğer yanda ise 'Sünni İslam-hurafat-dini kimlik' mücadelesi üzerine kurulu 'iki Türkiye' ortaya çıkmıştı. Fransa'da militan 'laik fikir' taraftarları ile fanatik Katolikler arasında birbirlerini ötekileştirmekle kalmayıp canavarlaştıran söylemler savaşı yıllarca sürdü. - [Vesayetçi zihniyetin kökeni](https://erolgoka.net/vesayetci-zihniyetin-kokeni/) - Modernleşmeye geç kalmış, üstelik onunla, bizi ortadan kaldırmak isteyen bir meydan okuma sürecinin bir parçası olarak karşılaşmış oluşumuz, birçok sorunumuzun temeli. Bir yanda kendini inkâr noktasına varan Batı hayranlığına dönüşmüş radikal Batıcılık, diğer yanda gerçeklerden kopartacak düzeyde nostalji üreten şanlı tarih fanatizmi arasında salınmamız bu yüzden mesela. Aynı şekilde, geçenlerde TRT-1'de Pelin Çift'in yönettiği “Gündem - [Batı’ya rağmen demokrasi](https://erolgoka.net/batiya-ragmen-demokrasi/) - Dün 27 Mayıs'tı; yıllarca darbenin bayram diye sunulduğu, darbecilerin cinayetlerine anayasal kılıf verildiği gün. Seçim sathı mailindeyiz, 7 Haziran'a ramak kaldı. Seçimleri bir demokrasi şölenine çevirmek, demokrasimizin güçlenmesi için çabalamak varken, maalesef darbe ihtimalini gündeme getirmek için canhıraş biçimde uğraşan odaklar, gündemden hiç düşmüyor. Her darbenin uluslararası uygun bir konjonktürde neşvünema bulduğunu, darbecilerin her seferinde - ['Sessiz çoğunluk' neden sessiz?](https://erolgoka.net/sessiz-cogunluk-neden-sessiz/) - Bir sureye de (Nahl) adını veren arıların hayatından, biz insanlar için alınacak ne çok misal var. Çabalarının büyük bölümü, bal yapmak için. Balı da sadece biz insanlar yiyelim diye yapmıyorlar elbette. Emeklerinin nihai ürünü olan bal, onlara kışın evlerindeki koloni hayatlarını sürdürebilmeleri için lazım. Kış uykusuna yatmıyorlar lakin bir salkım halinde kümeleşerek kışa uygun mevsimsel - [Önümüzdeki seçimlerin sonuçları](https://erolgoka.net/onumuzdeki-secimlerin-sonuclari/) - 2002'deki “Ak Parti'nin bir merkez partisi olmaya doğru mu yöneldiği”yle ilgili tartışma, çok verimlere gebeydi ama devamı getirilemedi. O sırada, “'merkez', sanıldığı gibi, öyle girişte kapıya kadar giymiş oldukları giysilerini vestiyere bırakarak rahat ve sere serpe uzanılıverecek bir koltuk yapısında değildir” diye yazmış, Ak Parti'nin bir merkez partisi olabilmek için “toplumsal merkezdeki değerler sistemi”ni anlayarak - [İnsan seçim yapan varlıktır](https://erolgoka.net/insan-secim-yapan-varliktir/) - Bir ailenin, bir toplumun, bir dilin, bir geleneğin, bir tarihin içine doğuyoruz. Biyolojik ve psikolojik kapasitelerimiz ebeveynimizden tevarüs eden bir genetik denetim altında. “Kader” sözünü, gündelik hayatta hepimizin söyleyip durması, başımıza gelenlere kolayca rıza göstermemiz boşuna değil. Ne hangi kavimden, kimlerin çocuğu olarak dünyaya geleceğimizi, ne ana dilimizi, ne boyumuzu posumuzu, kaş ve göz rengimizi, - [7 Haziran dersleri - 1](https://erolgoka.net/7-haziran-dersleri-1/) - 7 Haziran Seçimi, çok önemliydi. Yeni anayasa ve onunla bağlantılı başkanlık sistemi, bu seçimler sonrası oluşacak Meclis'in ana gündemiyle birlikte anılıyor, sadece bu iddia bile, tek başına seçimleri çok önemli hale getiriyordu. Türkiye'de eski rejimin müspet yönde değişimi için milletin yegâne umudu olmuş Ak Parti'nin, yeni anayasa ve başkanlık seçimi için gerekli Meclis aritmetiğini sağlayamasa - [7 Haziran dersleri-2](https://erolgoka.net/7-haziran-dersleri-2/) - 7 Haziran seçimi sonuçlarına yol açan parçaların toplandığı büyük dalgadan birisini, HDP'nin başarısı temsil ediyor. HDP, sahada esas olarak Kürtlerin etnik kimlikleri etrafında toplanmalarını isteyen bir propaganda yürüttü ve başarılı oldu. Onların bu başarısının zemininde açılım ve çözüm sürecinin bir komplikasyonu vardı. Ak Parti'nin kan dökülmesinin durması ve sorunların demokratik siyaset içinde çözümünün sağlanması için - ['Durmak yok yola devam' ama nasıl?](https://erolgoka.net/durmak-yok-yola-devam-ama-nasil/) - Seçimlerin Ak Parti için nispeten olumsuz neticelenmesine neden olan iki büyük sorun kaynağı vardı. Birincisi, çok lüzumlu ve cesaret gerektiren bir icraat olan açılım ve çözüm sürecinin komplikasyonu olarak etnik kimlik bilincinde yükselme olgusunun ortaya çıkması ve Ak Parti karşıtı cephenin bunu fırsat bilerek oyun kurması yüzünden Kürt oylarının etnik HDP havuzunda birikmesiydi. Kaderin cilvesine - [Neden AK Parti ve MHP koalisyonu?](https://erolgoka.net/neden-ak-parti-ve-mhp-koalisyonu/) - Türkiye, koalisyon ihtimallerini tartışıyor. TÜSİAD'ın, Ak Parti ve CHP'li milletvekillerinin ve parti yöneticilerinin, genellikle Ak Parti ve CHP koalisyonundan yana oldukları söylentisi dolaşıyor. HDP sözcüleri, bu koalisyonu istediklerini alenen dillendiriyorlar. MHP, HDP'yi kesinlikle dışarıda tutan, erken seçim ihtimaline de kötü bakmayan bir bakışa sahip görünüyor. CHP-HDP ve MHP'nin bir biçimde bir arada olmaları için uğraşan - [Efkarlı günlerimde geldi çattı Ramazan](https://erolgoka.net/efkarli-gunlerimde-geldi-catti-ramazan/) - İnsan, zamanının çocuğu... Kendimizi çevreleyen şartlara büyük ölçüde tabi olarak yaşıyoruz. Yeni Şafak'ta yazmaya başlamam, 3 ay sonra 2 yılı dolduracak. Genel Yayın Yönetmenimiz değerli kardeşim İbrahim Karagül'ün teklifini kabul edip içinde birer tutam psikoloji, felsefe ve edebiyat da bulunan, maneviyata ve dünya hayatımıza dokunmaya çalışan denemeler yazabileceğimi söyledim. Bu sözüm üzerine sevgili Karagül'ün gülerek, - [Hepimiz ölecek yaştayız!](https://erolgoka.net/hepimiz-olecek-yastayiz/) - Ölümü, olabilen en geç zamana ertelemeye çalışmak, sevdiklerimize “hayırlı, sağlıklı, uzun bir ömür” dilemek, çok anlaşılabilir, insani bir talep. Acaba kendimizi bu taleple sınırlıyor muyuz, yoksa daha fazlasını isteyecek kadar ileri gidiyor muyuz? “Ant olsun, onları hayata karşı (diğer) insanlardan ve hatta şirk koşanlardan bile daha tutkun bulursun. Onlardan bazıları bin sene yaşamayı arzu ederler” - [Ölüyoruz demek ki…](https://erolgoka.net/oluyoruz-demek-ki/) - Filozof olmaya lüzum yok, ölüm hakkında söz söylemek için. Ölümün, bir gün biz işimizi bitirmeden geleceğini, görevimizi henüz tamamlamamışken acımasızca bizi yarıda keseceğini adımız gibi biliyoruz. “Zaman”, ne dışımızda akıp giden bir şeydir ne de içimizde, an be an ilerleyen bir şey. Ne o, ne ötekidir; hem onu hem ötekini içerir. Ölüme, bu açıdan bakıldığında - [Ne ölümden korkmak ayıp…](https://erolgoka.net/ne-olumden-korkmak-ayip/) - Bir an için ölümün olmadığı, bilinçte faniliğin yer almadığı sonsuz bir hayat tasavvur etsek, her şeyin anlamsızlaşacağını hemen hissederiz. Filozof Nietzsche, varoluşun ebedi kum saati, her bitişinde tekrar geri çevrilse, bu durumun bizim için ne kadar ıstırap yaratacağını anlatır. Hayatın anlamlı hale gelmesi, ancak bir fanilik bilincinin becerisi sayesinde mümkün... Ölüm inkârdan gelindiğinde zihnimiz daralır; - [Çocuklara ölüm nasıl anlatılır?](https://erolgoka.net/cocuklara-olum-nasil-anlatilir/) - Ramazan nedeniyle ölüm konusunda konuşmaya başladık. Uçsuz bucaksız bir derya burası, söze son yok. O nedenle çok önemli olduğunu düşündüğüm birkaç mesele daha ele alacağım. Ayrıntısına ihtiyaç olduğunda, bu yazılara da büyük ölçüde kaynaklık eden, ölüm ve matem konularında aranılan hemen her başlığın bulabileceği “Hoşçakal: Kayıp, Matem ve Hayatın Zorlukları” kitabımı salık veririm. Ölüm bahsinde - [Bir yakınımız matem yaşadığında](https://erolgoka.net/bir-yakinimiz-matem-yasadiginda/) - Sevdiğimiz bir kişinin, bir yakınımızın ölümü içimizi parçalar; acılı, kederli bir ruh haline bürünür, mateme gömülürüz. Sanılanın aksine yaşadığımız matem, psikolojimiz için çok lazım, gerekli. Nasıl bir fiziksel yaralanma durumunda organizmamız yarayı iyileştirebilmek için çabalıyorsa, matem süreci de psikolojimizin kayıp yaşantısına karşı bütünlüğünü, işlevselliğini yeniden sağlayabilmek için gayret etmesidir. Hayatımızda çok önemli bir yer tutan - [İslam’da matem var mı?](https://erolgoka.net/islamda-matem-var-mi/) - Dini inanç ve motifler, ölüm ve matem sürecinin her aşamasını ve her noktasını belirliyor. Öyle ki yaşamı boyunca dini yaşantıyla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar bile, bir yakınlarını kaybettiklerinde, bir cenazeye gittiklerinde kendilerini dinin içinde buluverir, manevi atmosferin egemen olduğu yasları sırasında ilgilerini dini uygulama ve söylemlere yoğunlaştırırlar. Ölümle başa çıkmada, acılarımızı hayata anlam kazandırma yönünde - [Kutlu ve mutlu](https://erolgoka.net/kutlu-ve-mutlu/) - Ramazan boyunca ölüm üzerine düşünüp yazmaya çalıştık. Bayrama ulaştık çok şükür. Son gün olsa da şu güzelim bayram gününe bir mutluluk yazısı iyi gitmez mi? Mucize arayanlara, olağanüstü şeyler peşinde koşanlara hep hayretle bakmışımdır. Nasıl bir körleşmedir, bakıp da görememektir onlarınki! Tabiatı görmezler mi, insanın dil ve düşünme yeteneğine, hayatın kendisine, bizatihi kendilerine, şahsi varlıklarına - [Batı, İran ve Türkiye](https://erolgoka.net/bati-iran-ve-turkiye/) - Nükleer müzakerelerin uzlaşmayla neticelenmesi ve sürecin bundan sonra da olumlu biçimde ilerleyeceğinin anlaşılması üzerine, yeniden dünyayla ekonomik açıdan kaynaşma ihtimali bulunan İran'ın durumunun Türkiye'yi nasıl etkileyeceğine ilişkin yorumları okumuşsunuzdur. Malumunuz çoğu, ekonomik bir değerlendirme yapıyor ve ülkemiz lehine fevkalade gelişmeler olacağını söylüyordu. Söylenenler, bir türlü kafama yatmıyordu. 20 Temmuz Pazartesi günü Süleyman Seyfi Öğün Hoca'nın - [Dikkat eksikliği-hiperaktivite var hepimizde!](https://erolgoka.net/dikkat-eksikligi-hiperaktivite-var-hepimizde/) - Bizim buralarda zaman farklı akıyor. Modernliği, küreselleşmeyi, geleneksel dünyadan ayıran özelliklerden birisi “hız”. Modern teknolojinin getirdiği imkânlar sayesinde dünyamız bir köye dönmüş vaziyette. İstersek aynı gün içinde dünyanın öbür ucunda olabiliyoruz. Modernlikte belki yarı yoldayız henüz ama bizim hızımızın yanında modernliğin zirvesindeki batı toplumlarının lafı bile edilmez, edilemez. Onların bizim hayat hızımıza yetişmeleri mümkün değil. - ['Modernliğin duygu devrimcileri': Kadınlar](https://erolgoka.net/modernligin-duygu-devrimcileri-kadinlar/) - Terör saldırıları ve onlara karşı mücadele devam ediyor. Milletimizi birbirine kırdırmak için elinden hangi alçaklık geliyorsa onu yapıyor terör örgütü. Güvenlik güçlerimizin şiddete tapınan, kandan beslenen bu zalimlere karşı muzafferiyeti için dua edeceğiz, dayanışmamızı artıracağız. Yapacağımız şeylerden birisi de hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam etmek, yaramıza tuz basıp, acımızı içimize bastırıp işimize, gücümüze devam - [Bernard Lewis’in Ortadoğu umudu: Kadınlar](https://erolgoka.net/bernard-lewisin-ortadogu-umudu-kadinlar/) - Bizim İsmail Kılıçarslan'ın mütedeyyin kızlarla İslamcı erkekleri ele alan yazısını değerlendirmeye başlamış, konuyu kendine özgü modernleşmemiz bağlamında ele almanın gerektiğini söylemiştim. Zira İsmail'in gözlemlerini yaptığı ve anlatısını kurduğu yerin bizatihi kendisi, kamusaldı. Kadınlar ise, kamusal ve siyasal alana, erkeklerle eşit haklara ve duygu akışını belirleme, ilişkileri biçimlendirme avantajına sahip olarak modernlikle birlikte çıkmışlardı. Batı'dan başlayan - [Dindar kızlar daha neşeli ve cevvaller çünkü](https://erolgoka.net/dindar-kizlar-daha-neseli-ve-cevvaller-cunku/) - Bizim İsmail Kılıçarslan'ın dindar kızların İslamcı erkeklere göre daha neşeli ve cevval olduklarına dair gözlemini konuşuyor, bu oldukça çetrefil konuyu izaha çalışıyordum. İlk olarak modernliğin genel işleyişinin burada da cari olduğunu, kamusal ve siyasal alana katılan kadınların duygu devrimcilikleriyle yeni ilişki biçimlerini belirlediklerini, konuya bu çerçeveden yaklaşmak gerektiğini söyledim. Daha sonra da Bernad Lewis'in kaba - [Silahı bırak, şiddetten vazgeç!](https://erolgoka.net/silahi-birak-siddetten-vazgec/) - Bugün yaşananlara, örgütün terör saldırılarına bakıp hatalı bir sonuca varmamak lazım. Demokratik açılım ve Çözüm Süreci, elbette doğru siyasi kararlardı. Parlamenter demokrasi adı altında yıllarca hüküm ferma olmuş vesayet sistemine karşı mücadelenin, güçlü demokrasiye doğru yürüyüşü için bu duraklarda konaklanılması şarttı. Aksi halde, yıkılan vesayetin yerine kendi vesayetini oluşturmak şeklindeki şimdi sadece propaganda maksatlı yapılan, - [Buzdolabındaki çözüm süreci](https://erolgoka.net/buzdolabindaki-cozum-sureci/) - Çözüm Süreci'ne giden yolu dinamitleyen, aşımızı zehirleyen asıl anlayış, örgütün kendisiyle devleti eşitleyen, kendisini Kürtlerin, devleti ise Türklerin temsilcisi olarak gören bakışıydı. Bu sakat bakış, kimi Sol ve liberal çevrelere de yayıldı, 7 Haziran seçimleriyle birlikte laikçi kesimlerce de paylaşılmaya başlandı. Böyle bir bakışla ne etnik meseleyi ne de etnik kökenli terör hadisesini bırakın çözmeyi, - [Etnik kimlik mi, dini kimlik mi?](https://erolgoka.net/etnik-kimlik-mi-dini-kimlik-mi/) - Geçenlerde gazetemiz yazarlarından, parlak zihinlerimizden Akif Emre, “Kürtler, İngiliz rüşvetini neden reddetti?" başlıklı yazısında, Müslüman Kürtlerin neden Sevr Anlaşması'na destek vermedikleri konusunu ele aldı. Şu çok mühim tespiti yaptı: “İngilizlerin verdiği sömürgeleştirilmiş devlet rüşvetini Müslüman Kürtlerin neden reddedip Müslüman Türk ve diğerleriyle beraber emperyalizme karşı savaştığını unutan Beyaz Türk aklı, şimdi de çözüm adına Kürtleri - [Sekülerlik ve etnik kimlik kardeştir](https://erolgoka.net/sekulerlik-ve-etnik-kimlik-kardestir/) - Herkes bir kimliğe mecbur, insan için en imkânsız şey, fark edilmeden bir kenarda yaşamak. Kimliğimiz ruhsal derimiz; üstelik çok hassas bir deri, üzeri ince duygusal bir zarla kaplı sadece. Kimlik siyasetlerine verip veriştirmek, kolay yola sapmak. Zor olanı, kimlik üzerine düşünmek; bu mevzu söz konusu olduğunda insanların, adeta derileri yüzülmüş, sinir uçları açıkta kaldıklarını, en - [Müslüman toplum tamamen sekülerleşir mi?](https://erolgoka.net/musluman-toplum-tamamen-sekulerlesir-mi/) - Günümüzün en mühim düşünürlerinden Charles Taylor, yaşadığımız zamanların alâmetifarikasını sekülerlikte görüyor ve “seküler çağda yaşıyoruz" diyor. Ona göre sekülerliği anlayabilmek için anahtar soru: “Neden Batı toplumumuzda, örneğin 1500'de Tanrı'ya inanmamak hemen hemen olanaksız iken, 2000'de çoğumuz bunu yalnızca kolay değil, aynı zamanda kaçınılmaz buluyoruz?” Önce Batı'nın sonra dünyanın, her şeyin kutsal olduğu geleneksel dünyadan Tanrı'ya - [Kürtlerin ikinci 'Tek parti dönemi'!](https://erolgoka.net/kurtlerin-ikinci-tek-parti-donemi/) - Osmanlı iktisadi sistemi üzerine allameliğini tüm dünyanın kabul ettiği Mehmet Genç Hocaya göre, Osmanlı'nın kapitalizme yönelmemesi, gelişmeleri fark edememesinden değildi. Çok iyi yetişmiş Osmanlı bürokrat ve münevverleri, dünya görüşlerine uymayacağı, adaletsizliklere yol açacağı düşüncesiyle bu yoldan ilerlemeyi bilerek reddettiler. İmparatorluğun varislerinin modern ulus-devlet anlayışındaki sakatlıkları da görmemeleri düşünülemez. Bu anlayışın eninde sonunda, “her etnisiteye bir - [Murray Bookchin ve Müslüman Kürt](https://erolgoka.net/murray-bookchin-ve-musluman-kurt/) - Etnikçi, Stalinist, şiddete tapan bir hareket diye biliniyor, böyle algılanıyor PKK. Yaşananlar bu algıyı pekiştiriyor ama özellikle uluslararası arenada onu farklı algıla(t)ma gayretleri de var. PKK'nın son dönem ideolojisini, PYD'nin kantonlarını, HDP'li belediyelerin etkinliklerini, Demokratik Toplum Kongresi'ni ve öz-yönetim ilanlarının ne demek olduğunu anlamak için bunları bilmek şart. Joris Leverink'in geçenlerde yayınlanan “Murray Bookchin ve - [Aynı sazın telleri](https://erolgoka.net/ayni-sazin-telleri/) - 7 Haziran seçimi öncesinde Çözüm Süreci'nde ortaya çıkan aksaklıkları, Kandil'in ikide bir sürece taş koymaya çalışan beyanlarını açıklamak için çok yararlı bir teori vardı: İmralı-Kandil farkı… Ne zaman sürecin yürümesine ilişkin Kandil kökenli bir mani çıksa, hemen bu fark gündeme getiriliyordu. Dolmabahçe Mutabakatı açıklamasından sonra masanın devrilmesine neden olan da büyük ihtimalle, Öcalan ile konuşulanlardan - [En zenginlere hizmet eden eski tüfekler](https://erolgoka.net/en-zenginlere-hizmet-eden-eski-tufekler/) - Öcalan ve PKK'nın son dönem ideolojisi ve büyük ölçüde tesirinde kaldıkları anarşist Murray Bookchin'in görüşleri üzerine düşünürken 20 yıl önceki tartışmaları hatırladım. Ne Öcalan'ın ne de akıl hocası Bookchin'in yıkılan Marksist-Leninist ütopyalarını tamir edebilmek için alelacele ileri sürdükleri tezler ciddiye alınabilir. Onların sözüm ona moderniteyi “kapitalist” ve “demokratik” diye bölen fantastik saçmalıklarıyla uğraşmaya değmez. Ama - [Duvarları nefretten algı sarayı sakinleri](https://erolgoka.net/duvarlari-nefretten-algi-sarayi-sakinleri/) - İnsan yek katre-i hûnest, hezâr endîşe” yani “İnsan, bir damla kan ve sayısız endişedir” diyor Sadi Şirazi. Bu endişe dolu hayatta umuda yer açabilmek için aklımızı anlam ve amaç üretmeye doğru çeviririz. Nasıl bir anlam ve amaç üreteceğimizi, endişelerimizi gidermeye olan ihtiyacımız belirler. Endişemiz hangi konuya, nereye doğru yoğunlaşırsa, anlam ve amaç üretme çabamız da - [Cizre, kalbimizin sızlayan köşesi](https://erolgoka.net/cizre-kalbimizin-sizlayan-kosesi/) - Cizre'de yaşananlar, geçen haftanın temel gündemiydi. Bir hafta boyunca süren sokağa çıkma yasağı nedeniyle tam olarak ne yaşandığını bilme imkânımız yoktu. Günlerdir süren terör dalgası ve örgütün belli ölçülerde alan hâkimiyeti sağladığı, öz-yönetim ilan ettiği ve sözüm ona kendi savunma güçlerini güvenlik güçlerine karşı devreye soktuğunu iddia ettiği yerlerde yapılanlar, yapılmak istenenler, nasıl bir sorunla - ['Otorite', 'otoriteryenizm', 'vesayet'](https://erolgoka.net/otorite-otoriteryenizm-vesayet/) - Otorite”nin baskı ve zorbalıkla yönetim demek olan “otoriteryenizm”le bir ilişkisi yok, sanılanın aksine, müspet bir muhtevaya sahip. Bilim ve düşünce dünyasında, tıpta konuyu en iyi bilenlere “alanında otorite” deniyor. “Otorite”, “otoriteryenizm”le benzer ya da aynı olmaktan ziyade zıt. Otorite, karşı tarafta saygı ve minnet hissettiriyor. Otoriteryenizm ise körü körüne itaate ve bağnazca bağlanmaya dayanıyor, bu - [Despotik bir rejime doğru mu gidiyoruz?](https://erolgoka.net/despotik-bir-rejime-dogru-mu-gidiyoruz/) - Otorite, insan-insan, toplum-devlet ilişkisinin olmazsa olmazı; gönüllülük, rıza, tasdik esaslı olarak meydana çıkıyor ve hak ediliyor. Modern zamanlarda devlet-toplum ilişkisinde sağlıklı bir otorite inşası, demokrasi sayesinde sağlanabiliyor. Demokrasi, yurttaşların yönetme, gücü kullanma, adaleti dağıtma yetkisini (otoriteyi) gönüllü biçimde devretmesinin günümüzde en iyi yöntemi. Demokrasinin karşı-kutbunda egemenliğin baskı, tahakküm ve manipülasyonla sürdürülmeye çalışıldığı, irrasyonellik ve keyfiliğin - [Kurban ve psikoloji](https://erolgoka.net/kurban-ve-psikoloji/) - Kurbanın manasını anlamak, modernliğin tüm diğer kültürlere hâkim olduğu yaşadığımız zamanlarda giderek zorlaşıyor. Neredeyse hayvanlara zulmetmeyle özdeş hale getirilmeye çalışılan, üzerinde sürekli kara propaganda yürütülen bir ibadet... İslamofobinin dayandırılmaya çalışıldığı gerekçelerden bir tanesi… Oysa kurban ibadeti, sayesinde insan olmamızı, toplum haline gelmeyi başardığımız, anlamaya mecbur olduğumuz birçok derin anlam ihtiva ediyor. Kurban, sıradan bir hayvan - [Kurban ve teslimiyet](https://erolgoka.net/kurban-ve-teslimiyet/) - Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak anlat: Hani birer kurban takdim etmişlerdi de birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen kardeş, kıskançlık yüzünden), 'And olsun seni öldüreceğim.' dedi. Diğeri de 'Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder' dedi…” (Mâide/27) Kurban ibadetinin ne kadar eskiye dayandığını ve nasıl anlaşılması gerektiğini anlatan bu ayette, - [Y, Z kuşağını bırak, gençlerine iyi bak!](https://erolgoka.net/y-z-kusagini-birak-genclerine-iyi-bak/) - Medya, tabiatı icabı has bilime değil de “pop-bilim”e ilgi duyuyor, onun tarafından üretilen bilgileri kitleselleştiriyor, yaygınlaştırıyor. Son dönem medyada arzı endam eden, bilimselliği tartışmalı kavramlardan birisi de “Y kuşağı”ydı. “Y kuşağı” tanımıyla daha çok Gezi olayları sırasında tanıştık. O sırada söz alanlardan bilim adına ne inciler dökülmüştü. Gerçeklerden kopuk, “kuşak falı” diyebileceğimiz şu tür bilgilere - [Düşün Kürt gençlerin yakasından!](https://erolgoka.net/dusun-kurt-genclerin-yakasindan/) - Farklı yaş gruplarından, değişik kesimlerden gençlerimizi yıllardır can kulağıyla dinlemeye, anlamaya gayret ediyorum. Mesleki ilgi, bilgi ve tecrübemin yanı sıra gençlerimizi toplumun içinde de gözlemliyorum. İtiraf etmeliyim ki, haklarında en az bilgi sahibi olduğum kesim, siyasi olarak örgüte sempati besleyen Kürt gençleri... Onların ne düşünüp nasıl yaşadıklarını, ideallerini, hayallerini ancak medyadan ve sosyal medyadan takip - [Özgürlükçü ve sosyal devletçi fabrika ayarları](https://erolgoka.net/ozgurlukcu-ve-sosyal-devletci-fabrika-ayarlari/) - 7 Haziran Seçimi, diğerlerinden çok farklıydı. En büyük farklarından birisi, “seçim beyannameleri”nin önem kazanmasıydı. Her parti, özenle hazırladığı seçim beyannamelerini topluma anlatmaya çalıştı. Çoğunlukla fark edilmeden geçti ama beyannameler ekseninde topluma ulaşmaya çalışan siyaset görüntüsünün kendisi bile, demokrasimizin yerleşmesi, sorun çözücü hale gelmesi açısından anlamlı ve demokrasinin normalleştiğine bir işaretti. Ne demek “demokrasinin normalleşmesi”, önceden - [AK Parti, 7 Haziran’dan ders çıkarabildi mi?](https://erolgoka.net/ak-parti-7-hazirandan-ders-cikarabildi-mi/) - 7 Haziran Seçimi'nin hemen ardından “Millet, Ak Parti'yi açık ara birinci parti yapmasına rağmen tek başına iktidara getirmeyerek, 'Durun; yola böyle devam etmeyin. Umutla geleceğe bakmanız güzel ama yolda pürüzler var.' dedi” diye yazmış, “siyasi akıl, bu düğümü çözmek için hangi hamleleri yapar, şu anda bilmiyoruz” diye ilave etmiştik. O zamandan bu zamana koskoca 4 - [Travma tarihimize bir kara gün daha](https://erolgoka.net/travma-tarihimize-bir-kara-gun-daha/) - Toplumun sürekli seçime yapmaktan kendi hayat planlarını yapamaz hale geldiğini ve yorulduğunu iç-dünyama bakarak gözlemlemeye başlamıştım. Artık siyasetten ziyade asıl zihni uğraşılarım olan felsefeyle, psikolojiyle, maneviyatla ilgilenmek, bu alanlardan modern hayatımıza eleştiri yöneltmek istiyordum. Lakin bir yandan da yeni Türkiye gerçekten kurulmadan siyasi mücadeleden kopmak hiç içime sinmiyordu. Kendime 1 Kasım Seçimi'ne kadar zaman tanıdım. - [Aliya İzzetbegoviç’in psikobiyografisi](https://erolgoka.net/aliya-izzetbegovicin-psikobiyografisi/) - Aliya İzzetbegoviç'in siyasi yürüyüşünü, nerede, ne zaman, ne söyleyip ne yaptığını artık iyi biliyoruz. Şimdiye kadar onun hep muhteşem kişilik özelliklerini, Avrupa tarihi ve coğrafyası içinde, sosyalist bir kültür ikliminde şekillenen Müslümanlığının zarafetini ele aldık. Kendisini öncelikle insan olarak gördüğünü ve Batı'dan ve Doğu'dan insanlık için düşünmüş, emek vermiş herkesin çabasını sahiplendiğini, sadece Müslüman Boşnaklara - [Nimetleri hiç yalanlamayan Aliya](https://erolgoka.net/nimetleri-hic-yalanlamayan-aliya/) - Çocukluğumda harika zamanlarımız da oldu. Annemin ailesinden bize, Saraybosna'dan fazla uzak olamayan Stup'taki Azici köyünde küçük bir mülk kalmıştı... Yazları okullar kapanınca mülkümüze giderdik. Bu 1932'den 1940'a kadar 7-8 yıl boyunca böyle devam etti. Babamın sağlığı bozulmadan önceki ilk beş yıl boyunca oraya annemle ve babamla giderdik. Sonraları onlar Saraybosna'da kalmaya başlayacaklar; biz de mülkümüze - [Sırp zulmü altında gelişen kimlik](https://erolgoka.net/sirp-zulmu-altinda-gelisen-kimlik/) - İki yazı önce başladığımız, Merhum Aliya İzzetbegoviç'in psikobiyografisini, böyle büyük bir liderin ortaya çıkışında hayat hikayesinin rolünü anlatmaya devam ediyoruz. “İlkokul öğretmenlerimin hemen hepsi Sırptı… Ve durum Bosna'nın tamamında aynıydı. Bu Müslümanları Sırplaştırma yönünde kararlı bir girişimdi...” Hayat hikâyesinin şimdiye kadar olan bölümünden Aliya'nın başkaları gibi Sırplaştırma yönündeki eğitimlere asla boyun eğmeyeceği hatta tam aksi - [İslam: Uğrunda yaşamaya değer olan her şey](https://erolgoka.net/islam-ugrunda-yasamaya-deger-olan-her-sey/) - 1990'lar Yugoslavya'sında yaşananlar, bir bakıma 1940'lar Yugoslavya'sının tekrarı gibidir. Tüm bunları keskin hafızasına kaydeden cesur, genç Aliya, neler olacağını bildiği kadar ne yapması gerektiğini çok erken yaşlarda düşünmeye başlamıştır, hem Yugoslavya hem ve daha çok kendi Müslüman toplumu için. “Hapiste Mart 1946'dan Mart 1949'a kadar üç yıl geçirdim… 60 veya 70 yıllık bir ömür içinde - [Ne için mücadele ediyoruz?](https://erolgoka.net/ne-icin-mucadele-ediyoruz/) - Bugün sandığa gidiyoruz. Nasıl yönetilmek istediğimizi, ne için mücadele ettiğimizi gözden geçirecek ona göre oyumuzu vereceğiz. Gençlik zamanlarımdaki arayış döneminin ardından, siyasi tercihlerimi topluma bakarak yapıyorum. Toplumsal talepleri en iyi ifade eden, toplumumuzu en çok düşündüğüne, omurgamızı güçlendireceğine inandığım merkez siyasetlerine destek vermeye çalışıyorum. Kendimi toplumsal merkezin yerine koyduğumda şöyle bir mücadele perspektifi olduğunu görüyorum: - [Seçimin en önemli sonucu](https://erolgoka.net/secimin-en-onemli-sonucu/) - 1 Kasım'da demokrasi tarihimizin en önemli seçimlerinden birisi yapıldı. 13 yıl önce başlayan, “sessiz devrim” diye de nitelenen büyük değişim süreci, ileriye doğru yol almaya devam mı edecek yoksa kesintiye mi uğrayacak belli olacaktı. Önemi ölçüsünde de gerilimliydi. Öyle ki, seçime birkaç gün kala, bu gerilimin yol açtığı endişeli ruh haliyle baş edebilmek için seçim - [Hakim parti, hakem devlet](https://erolgoka.net/hakim-parti-hakem-devlet/) - 1 Kasım'da toplum, Ak Parti'nin başlatmış olduğu büyük değişim sürecinin devamından yana olduğunu göstermekle kalmadı, sürecin bundan sonraki bölümüne de Ak Parti'nin öncülük etmesi gerektiğini de belirtti. Böylece, 13 yıldan beri devam eden ve bir sure daha devam edecek olan bize özgü yeni bir değişim modelinden bahsetme hakkımız meşru hale geldi: “Hâkim parti modeli”. “Hâkim - [AK Parti, kimlik siyaseti mi izliyor?](https://erolgoka.net/ak-parti-kimlik-siyaseti-mi-izliyor/) - 1 Kasım Seçimi'nin en önemli sonucu, “hâkim parti modeli”nin ayan beyan hale gelmesidir, tespitini yapmış, bunu açıklamaya, bundan sonra yapılması gerekenler üzerine görüş bildirmeye çalışıyorduk. “Hâkim parti” kavramını kullanmaktan muradımız, “muhalefet yokluğu”nun vurgulanmasıydı. “Kendileri başta olmak üzere, artık muhalif partilerden bir iktidar çıkacağına kimse inanmıyor. Geriye dönülüp bakıldığında, değişim konusundaki endişe ve öfkeyi dile getirmekten - ['İlk adımı yine ‘biz’ atmalıyız!'](https://erolgoka.net/ilk-adimi-yine-biz-atmaliyiz/) - Sevgili İsmail Kılıçarslan kardeşimin “uzlaşma” sözüne neden bu kadar sinir olduğunu, dostum Haşmet Babaoğlu'nun “merkez siyaseti” söyleminden niye hazzetmediğini anlıyor, kendilerine hak veriyorum. Okuyucumuz, 13 yıl önce başlayan büyük değişimi durdurmak, önüne geçmek, tersine çevirmek isteyenlere, koalisyonculara, kutuplaşma söylemlerine karşı tavrımıza aşinadır. Buna rağmen 1 Kasım Seçimi sonrası, bu muhalefetten bir şey çıkmayacağı, Türkiye'nin yoluna - ['Bir derdim var bin dermana değişmem'](https://erolgoka.net/bir-derdim-var-bin-dermana-degismem/) - Şah Hatayi'nin “Bir derdim var bin dermana değişmem” deyişi, sadece tasavvufi bir idrak değil, varoluşumuzun temel gerçeği. İnsan olmamız bizi bir hayat gailesine, bir uğraşa, derde, tasaya mahkûm ediyor. Belli amaçlar uğruna mütemadiyen çalışıp çabalamak zorundayız. Bakmayın siz “tembellik hakkı”ndan, oblomovluktan söz edenlere, dünyayla bağlantımızı sağlayan uğraşları yitirdiğimizde, sudan çıkmış balık gibi oluruz. Ne zaman - ['İslam âlimi' kime denmeli?](https://erolgoka.net/islam-alimi-kime-denmeli/) - Modern zamanlarda tüm her şey gibi kavramlar ve anlamları da altüst oldu. Buna göre konuşup tartışmamız gerekli. Geleneksel dünyadaki “ilim” ile modern dünyadaki “bilim” şüphesiz çok yakın anlamlara sahip ama asla bir ve aynı değiller. Tıpkı medrese müderrisi ile üniversite öğretim üyesinin aynı olmaması gibi. Hatta aynı kavramlar kullanılmaya devam edilse bile büyük anlam kaymaları - [Nakli ve akli ilimler çatışır mı?](https://erolgoka.net/nakli-ve-akli-ilimler-catisir-mi/) - Sahici bir aydınlanma istiyorsak, hayatın karşımıza çıkardığı muazzam karşılaşmaların tedai ettiği hatıra zincirinin zihnimizdeki izini takip etmeliyiz. Hatıralarımız, yaşadığımız olayların arasındaki esrarengiz bağı ortaya serdikçe iç dünyamızda şimşekler çakar, bu yeni açılan yolu takip eden zihnimiz bir havai fişek gösterisini izliyormuşçasına parıltının aydınlatmasıyla hayranlıktan şaşkına düşer. “İşte!” deriz “işte buldum, yaşadığımız hayatın hiç de göründüğü - [Ahlak ve siyaset](https://erolgoka.net/ahlak-ve-siyaset/) - Bir medeniyet iddiasında bulunanların öncelikle kavramlarının diğerlerinden farklarını sarahatle ortaya sermeleri gerekli… Buna bir örnek teşkil etmesi açısından, nicedir, gazetemizde 4 Ekim günü “Ahlaksız adam” başlıklı, Faruk Beşer Hocamızın muhteşem yazısına işaret etmek istiyordum. Yazının bütününe mutlaka tekrar bakmalısınız; ben, Hocanın bazı cümlelerini vurgulamakla yetineceğim. “Bazı insanlara ahlaksız deriz, oysa ahlaksız insan olmaz, ahlakı bozuk - [Batı’da ve İslam’da adalet](https://erolgoka.net/batida-ve-islamda-adalet/) - Artık tünelin ucu görünmeye başladı. Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla simgeleşen iki kutuplu dünyanın ortadan kalkışının ardından başlayan uzun belirsizlik dönemi son buluyor. Gidişin yeniden iki kutuplu dünyaya doğru olduğu anlaşılıyor. Unsurları, işleyişi öncekinden çok farklı, yeni bir iki kutuplu dünya… 1989'dan bu yana bir geçiş sürecinde yaşadık. Sistemi ayakta tutmak isteyenler, belirsizlikle baş edebilmek için bir - [Şeyhülislam değil sultan haklıydı!](https://erolgoka.net/seyhulislam-degil-sultan-hakliydi/) - Geçen Pazar günü, Balkanları Müslümanlaştırma projesinin siyaseten Yavuz Sultan Selim Han'a uygun geldiği halde, Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi buna müsaade etmediğinden bahsetmiş, dostum İsmail Küçükkılınç'ın aksine Şeyhülislamı haklı bulduğumu söylemiştim. İsmail kardeşim, bir mektupla cevabını gönderdi. İhtilafımızdan rahmet çıksın umuduyla, görüşlerinize sunuyorum. “Muhterem Hocam; Alaka ile takip ettiğim köşenizde 6 Aralık 2015 günü yayınlanan “Zenbilli - [Zenbilli Ali Efendi mi halimizin sebebi?](https://erolgoka.net/zenbilli-ali-efendi-mi-halimizin-sebebi/) - Din ve vicdan hürriyetinin her kültürde, her inanç dairesinde farklı bir serencamı var. Şu anda din ve vicdan hürriyeti sözünün Batı'da müspet bir tedaisi olduğu doğru ama bu, Hıristiyanlık tarihi boyunca böyle değildi. Kaldı ki, Batının son yüz yıldan beri din ve vicdan hürriyeti karnesindeki müspetliğin dini bir bakıştan kaynaklanmadığını da söyleyebiliriz. Ünlü Türkiyatçı ve - [Dijital medya ve bireyin psikolojisi](https://erolgoka.net/dijital-medya-ve-bireyin-psikolojisi/) - TRTakademi: “Yeni bir deniz” dediğiniz teknomedyatik dünyadan bahseder misiniz? Erol Göka: Evet, teknoloji ve medya tarafından belirlenmiş ve çerçevelenmiş olan bu dünyaya “teknomedyatik dünya” diyorum, yaşadıklarımızı en iyi bu kavramlaştırmanın ifade edebildiğini düşünüyorum. Bu dünya yeni bir deniz, eskisinden tamamen farklı olma özelliğiyle “yeni”, her birimizi, o olmadan nefes alamayacağımız, içindeki balık kılacak kadar kapsayıcı - [Mutedil Müslümanların Günümüzdeki Düşmanları](https://erolgoka.net/mutedil-muslumanlarin-gunumuzdeki-dusmanlari-2/) - Toplumsal dokumuzun özgünlüğü, İslam merkezli çok yüksek bir maneviyat ihtiva etmesinin yanı sıra, eşsiz bir demokrasi tecrübesine sahip olmasıdır. Milletin iradesini ne ölçüde önemseyip sahip çıktığını 15 Temmuz Direnişi tüm dünyaya göstermiştir, fakat dünyanın en büyük militan Batıni topluluğunun, spiritüel cinnet örgütünün de bu topraklardan çıktığı inkâr edilemez bir gerçektir. Bünyemizdeki sağlıksızlık, manevi topluluklardaki olumsuzluk - [Geçimsizler](https://erolgoka.net/gecimsizler-2/) - Kişilik kavramını anlamak, kişiliğin içinde barındırdıklarını ve oluşumunu keşfetmek, bazı kişilik özellikleri sebebiyle birlikte yaşamakta zorluk çektiğiniz insanlarla daha uyumlu bir hayat sürebilmek istiyorsanız elinizde tuttuğunuz kitaba bir göz atmanız yeterli olacaktır. İlişkilerinizde yaşadığınız sıkıntılarda danıştığınız, kendisine güvendiğiniz, tecrübeli, bilgili insanlara koşma alışkanlığınız bu kitapla dönüşüme uğrayacak. Çıkmaza girdiğinizde farkında olmadan hangi savunma mekanizmalarına sığınıyorsunuz? Mükemmeliyetçi - [Hayatın Anlamı Var Mı?](https://erolgoka.net/hayatin-anlami-var-mi-2/) - Hemen her eserinde insan ruhunun derinlerine ışık tutan Erol Göka, elinizdeki kitapta tek bir soruya yöneliyor: Hayatın anlamı var mı? Bu sorunun peşinden giderken aslında okuyucuyu da usulca hayatın nasıl anlamlı olacağının güzergâhlarından götürüyor. Her şey dışarıdan göründüğü gibi, konuşulduğu gibi olsaydı, kolay olurdu ama öyle değil… Upuzun bir çocukluk dönemi, oldukça çetrefil bir arzu - [Türk'ün göçebe ruhu](https://erolgoka.net/turkun-gocebe-ruhu/) - Yüzlerce yıl göçebe bir yaşam tarzı sürdürdükten sonra bugün toplumumuzun hemen hemen tamamı yerleşiktir. İslamlaşma ve modern uygarlık sürecinin yaptığı değişikliklere rağmen Türk’ün kolektif bilinçdışı, derin psikolojisi üzerinde, yüzlerce yıl sürmüş göçebelik yaşantısından kaynaklanan ruh hâlleri etkide bulunmayı sürdürmektedir. Ne ki böylesine kalıcı ve etkili olmasına rağmen göçebelik yaşantıları ve göçebe geçmişimiz üzerinde yeterince durulmamaktadır. - [Türklerin psikolojisi](https://erolgoka.net/turklerin-psikolojisi-2/) - Türklerin Psikolojisi, Erol Göka’nın tarihsel psikoloji sahasındaki titiz çalışmalarının ürünü. Göka, psikolojik bilimlerden sağlanmış bilgiyle tarihe bakarak bugüne dair sonuçlar elde etmeye çabalıyor. Tarihçilerin tersine, tarihe bugünden geriye doğru bakıyor, Türklerin şimdi öne çıkan topluluk psikolojilerinin, grup davranışlarının geriye doğru izini sürüyor. Genel okuyucuya yönelik, gündelik dile yakın, bilimsel bir deneme kıvamındaki Türklerin Psikolojisi, alıntılardan - [İnsan Kısım Kısım](https://erolgoka.net/insan-kisim-kisim/) - İlk bakışta, psikiyatri alanında çalışan bir hekim olan Erol Göka’nın , “sosyolojik” veya “sosyal psikolojik” bir konu olduğu izlenimini veren ‘İnsan Kısım Kısım: Toplulukların Anlaşılmasında Psikolojik Bilimler’ başlıklı bir kitap yazma girişiminde ne işi var, diye düşünülebilir. Hele hele bu kişi, psikiyatrinin meslek ve bilim olarak sınırlarındaki muğlaklığın birçok karışıklığa ve etik soruna yol açtığının - [İnternet ve psikolojimiz](https://erolgoka.net/internet-ve-psikolojimiz/) - Geleneksel değerlerin hükmünü yitirdiği, teknobiyoloji ve bilgi teknolojilerinin hükmettiği günümüzün dünyası büyük bir kırılma yaşıyor. Yaşamımızdan silinen sahiciliğin yerini sanallık ve yapaylık aldı bile. Tükettiğimiz besinlerden tutun, kurduğumuz insani ilişkilere varana kadar her şey bu “teknomedyatik dünya” tasarımının şablonların uygun biçimde şekilleniyor. “Bu başı sonu belirsiz sarmal içinde yitirdiğimiz hakikati nasıl geri kazanacağız?” Erol Göka - [Varoluşun Psikiyatrisi](https://erolgoka.net/varolusun-psikiyatrisi/) - Bir bilim olarak modern psikiyatri, tüm tarihi boyunca olduğu gibi, bugün de tüm özgünlük ve ilginçliğini muhafaza ediyor. Psikiyatriyi özgün ve ilginç hâle getiren ve onu kutupsallıklara mahkûm eden şey, zihin-beyin ikilemidir. Zihin-beyin ikileminden köken alan kutupsallıkların en önde geleni, tüm beşerî bilim-doğa bilimi tartışmaları boyunca başköşede oturmuş olan, dolayısıyla yorumsama ile doğrudan bağlantılı olan - [Hoşçakal](https://erolgoka.net/hoscakal-2/) - Ölümü anlatmak zordur, ama imkânsız değildir. Bunu başaran bir kitap Hoşçakal. Ömrümüzün gelip geçici oluşu, kabul etmemiz, katlanmamız gereken zorlukların başında geliyor. Hoşçakal, fanilik bilincimizin artmasına katkıda bulunabilmek için yazıldı. Birçok zorluğu var hayatın. Başımıza bir felaket geldiğinde, biz ya da bir yakınımız şifasız bir hastalığa yakalandığında, bu dünyadan göçüp gittiğinde neyi nasıl yapacağımızı bilemiyoruz. - [Üniversitenin ölümcül sessizliği](https://erolgoka.net/universitenin-olumcul-sessizligi/) - Türkiye"ye (demokrasimizin işleyişine ve milletimizin kaderine) yönelik, saklanamayacak kadar açık müdahaleler yaşıyoruz. Kardeşim Murat Yılmaz"a göre maruz kaldığımız saldırıları anlayabilmek için Gene Sharp"ın kötü-ünlü "Diktatörlükten Demokrasiye" çalışmasına bakmak yeterli. Gezi"deki siyasi mühendisliğin de 17-25 Aralık müdahalesinin de referansları bu kitapta yazılı. "Duran adam" gibi eylemlerin tarif edildiği bu eylemci rehberinde, 198. maddede son politik direniş - ['Maveraünnehir defterleri' ve Taksim Anıtı](https://erolgoka.net/maveraunnehir-defterleri-ve-taksim-aniti/) - Muharrem Sevil, kadim dostum; "siyasetin hayatımızda olması gereken yeri" bahsi haricinde, anlaşamayacağımız bir konu olduğunu sanmıyorum. Dünya malına meyletmeyen, kendisinden emin olunan modern bir derviş; iyi televizyoncu, kaliteli yazar. Özbekistan"daki görevini tamamlayıp yurda dönünce, başta muhteşem "Asya"nın Kandilleri" belgeselinin çekimleri sırasındakiler olmak üzere iç-Asya seyahatlerini de birleştirip hatıralarını "Maveraünnehir Defterleri" kitabında topladı. Hatırat/gezi anıları okuyucusu, - [Kolektif fanatizm, 'bizimkiler' taassubu](https://erolgoka.net/kolektif-fanatizm-bizimkiler-taassubu/) - Hepimiz insan tekiyiz ama aynı zamanda sudaki balık misali bir toplumun içinde yaşıyoruz. Her birimizin kişiliği farklı ama içine doğduğumuz, aynı dili paylaştığımız, aynı çocuk yetiştirme pratiklerinden geçtiğimiz toplumla ve kimliğimizle bütünleşmiş topluluklardaki (cemaat, camia) insanlarla benzer davranışlar gösteriyoruz. Bu süreç, bilinçli katılımımızla gerçekleşmiyor, balık nasıl suyunu seçmiyorsa biz de kendimizi toplumun içinde kulaç atarken - [Yargıç diktatörlüğüne mi?](https://erolgoka.net/yargic-diktatorlugune-mi/) - Medeniyetçi bir perspektifle meselelere bakan Yusuf Kaplan gibi düşünürlerimizi hayranlıkla izliyorum ama onlardan farklı olarak reel-siyasete daha yatkın kavramlaştırmaların peşindeyim. Uzun zamandır düşünce dünyamı, topluma ve ürettiği değerlere güven esasına dayanan "merkez" dediğim bir yerde konumlandırıyor, inançlarımla çelişmeyecek bir tarzda özgürlükçü ve demokrat bir anlayışı dillendirmeye çalışıyorum. Somut şartların somut tahlili neticesi görüşlerimin değiştiği de - [Ahlak devrimcidir](https://erolgoka.net/ahlak-devrimcidir/) - Birçok yazımda yukarıdaki başlığı kullandım. Beşeri insanlaştıranın, insanlığın gerçek kurtarıcısının ahlak olduğuna, hak, adalet ve esenlik diyarı yenidünya için dirilişin ancak ahlakla sağlanabileceğine inanıyorum. Herkesin emin olması gereken "Müslüman insan" imgesini, yerin dibine batıran ahlak zafiyetlilerin son günlerde başrole çıkması üzerine yine bu başlığı kullanmak durumunda kaldım. Bu vesileyle modern zamanlarda ahlak sorunlarına, özellikle inanç-ahlak - [Sosyal atom parçalandı!](https://erolgoka.net/sosyal-atom-parcalandi/) - Memleket evlatlarının sağcı-solcu diye adeta ortadan ikiye bölünüp birbirlerini yok etmeye ahdettikleri zamanların acısını yaşamış, hercümerç binlerce gencimizi yutarken görmüş, dostlarının ölümüne, acılarına tanıklık etmiş bir insan olarak "zor günler geçiriyoruz" diye feryat ediyorum. Bu zor günler, "çözüm süreci" ile durdurmaya, yaralarımızı sarmaya çalıştığımız, sadece ateşin düştüğü yeri yakmakla kalmayıp milletçe travma ve mateme gark - [Milli Görüş, Özal ve Erdoğan](https://erolgoka.net/milli-gorus-ozal-ve-erdogan/) - AK Parti"nin Demokrat Parti"ye ve özellikle ANAP"a benzerlik noktaları o kadar çoktur ki, sırf bu konuya münhasır birçok tez yazılabilir. Demokrat Parti, milletimizin demokrasi mücadelesinde eşsiz bir yere sahip ama takdir edersiniz ki, tarihsel olarak o dönemde saflar henüz billurlaşmadığı için değerlendirme yapmak nispeten biraz daha zordur; tespitler daha sisli ve silik kalacaktır. Kendilerini Demokrat - [Milletimizin kayıp yılları](https://erolgoka.net/milletimizin-kayip-yillari/) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan"ın Cumhuriyet tarihimizdeki en güçlü karizmatik liderlerden birisi olduğunu; karizmasının vatandaşın ceberut devlete ve oligarşiye karşı hür ve eşit olma ihtiyacından köken aldığını söyledik. Karizmanın öneminin kendimize özgü modernleşme sürecimizin tamamlanmamış, demokrasimizin yerleşip güçlenememiş olmasından kaynaklandığını belirttik. Ona karşı en meşru muhalefet biçiminin demokrasimizi kurumsallaştırmaya çalışmak olduğunu özellikle vurguladık. Şahsiyet suikastına girişmenin - [Recep Tayyip Erdoğan ve karizması](https://erolgoka.net/recep-tayyip-erdogan-ve-karizmasi/) - Siyasi ve toplumsal tarihimizi, gündemi anlayabilmek için psikolojiden bakıldığında katkı sağlayabilecek bir kavram da karizma. Fanatizm gibi karizmayı da anlarsak siyasete ve topluma bakışımız, hem derinlik hem netlik kazanabilir. Bazı liderleri, kimi özellikleri diğerlerinden kesinlikle farklı kılıyor. Bu farklılık, tüm diğer unsurların yanı sıra kişilik özelliklerini kapsayan bir psikolojik öğeyi de ihtiva ediyor. "Karizma" kavramı, - [Fanatiğin psikolojisi](https://erolgoka.net/fanatigin-psikolojisi/) - Fanatizm, her şeyden önce, sağlıksız bir bağlanma biçimidir, birçok farklı türü olabilir. Bir düşüncenin, bir inancın, bir siyasi akımın, bir topluluğun, bir takımın, bir kişinin fanatikleri bulunabilir. Lakin ne kadar fanatik olduğunuz, inancınızın sahihliğinin, sadakatinizin tartışılmazlığının göstergesi değildir; sadece bağlanma biçiminizin sağlıksızlığına işaret eder. Fanatik bağlanma biçimleriyle mütedeyyin insanın dinine, yurtsever insanın ülkesine ve milletine, - [Fanatiği tanıma kılavuzu](https://erolgoka.net/fanatigi-tanima-kilavuzu/) - Mademki kutuplaşmaya meylimizi kötüye kullanıp ortaya atılanlar ve hak etmediğimiz halde bizi birbirimize düşmüş gösterenler onlar, biz de fanatiklerle ilgilenmeye mecburuz. Bu mecburiyeti yıllardır hissediyor, Türkiye analizlerimizde fanatizme çok sık yer veriyoruz. "Türklerde Liderlik ve fanatizm" (Timaş Yayınları) diye bir kitap yazdık, geçenlerde Ankara Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Merkezi için "Siyasal ve toplumsal olaylara bakarken - [Kutuplaşmanın panzehiri siyasettir](https://erolgoka.net/kutuplasmanin-panzehiri-siyasettir/) - Sanki inadına yapıyor gibiyim, herkes siyasetteki kutuplaştırıcı dilden yakınırken, çarenin siyasette olduğunu söylüyorum. Siyaset dilimizin, toplumumuzun kutuplaşmaya meyyal yapısından etkilendiğini elbette görüyor ve itiraz ediyorum. Ama kabul etmeliyiz ki, farklılıkların altını çizmek, biraz da pratik siyasetin tabiatı icabı; yoksa siyaset dilimiz, kutuplaşmaya meyyalliğimizin bizatihi sorumlusu değil. Bunun çok derin tarihsel ve sosyopsikolojik kökenleri var. Kökler, - [Kutupsallaştıramadıklarımızdan mısınız?](https://erolgoka.net/kutupsallastiramadiklarimizdan-misiniz/) - Toplumumuzun muhteşem bir sağduyusu, bizi bir arada tutan bütünleştirici güçlerimiz olduğu, başımıza gelen bunca belaya rağmen var kalmamızdan belli. Ama ilk bakışta çelişkiliymiş gibi görünen kahir ekseriyetimizin kriz zamanlarında tepki göstermemesi ve kutuplaşmaya yatkınlık özelliklerimiz de gözlerden kaçmıyor. Hatta birlikten yana olan sağduyumuz değil de bu dağınıklığa çanak tutan yanlarımız daha çok göze çarpıyor veya - [Aydın aydınlatamazsa!](https://erolgoka.net/aydin-aydinlatamazsa/) - Bu ülkenin en mühim meselesi nedir?" sorusuna, epeyce bir zamandır tereddüt etmeden "aydınlarımızın hali" diye cevap veriyorum. Sürekli üzerinde konuşup durduğumuz problemler, aydın meselemizin yanında, öylesine küçücük kalıyorlar ki… Ne ahlaki meselelerde gösterdiğimiz zafiyetler, ne gösteriş ve şatafat merakımız, ne dört dörtlük şiddet kültürü özelikleri taşımamız ne de siyasetçimizin demokrasinin ihtiyaç duyduğu nitelikleri haiz olmayışı, - [Modernlik ve Müslümanlar](https://erolgoka.net/modernlik-ve-muslumanlar/) - Eğri oturup doğru konuşalım, aslında yaşadığımız dünyada tek bir uygarlık var: Modern Batı uygarlığı. (Modern Batı uygarlığını yekpare görmediğimizi, siyasi projelerdeki değişiklikleri hesaba kattığımızı, Museviliği, Ortodoks coğrafyaları ve Güney Amerika Katolisizmini nispeten ayrı tuttuğumuz belirtelim.) Batı-dışı modernlikler de var şüphesiz ama onlar da o kadar modernler ki, ancak Batı modernliğinin farklı bir versiyonu olarak ele - [Müslümanlar ve demokrasi](https://erolgoka.net/muslumanlar-ve-demokrasi/) - Yirmi yıl önce kendimi içinde bulduğum demokrasi-liberalizm-gelenek tartışmalarını zaman zaman gülümseyerek anıyorum. Eski defterleri açacak değilim. Yüzyılı aşkın bir süredir arada bir harlandırdığımız "İslam"da din-devlet ilişkileri ve demokrasi" ateşli münakaşalarını canlandırmaya da niyetim yok. Yasin Aktay kardeşim, Müslümanca duyarlılıkla üretilen her fikriyatı, İslamcılık içinde nitelediğinden, yani benim adımı bile "İslamcılar" hizasına yazdığından beri, benim için - [Vahşetinizsiniz!](https://erolgoka.net/vahsetinizsiniz/) - Zalimliğini hep biliyorduk, halkına kimyasal silahlarla, varil bombalarıyla saldıran Esed"in ama açık-gizli ittifaklar, iç-savaş ortamı, muhaliflere yönelik gri propaganda, dünya kamuoyunun gerçekleri olanca çıplaklığıyla görmesini engelliyordu. İletişim çağı denilen, veri tsunamisine maruz kaldığımız bu zamanda bilgi sağanak gibi ama hakikatin ışığı yok. Esed"in zalimliğinin hakikati, nihayet bin bir çabadan, komisyonlardan, laboratuvar incelemelerinden sonra tartışmasız biçimde - [Siyaset, maneviyat ve aydın](https://erolgoka.net/siyaset-maneviyat-ve-aydin/) - Aydın olmamızı hele hele bilimsel bir meslekle iştigal edip, hekimlik ve öğretim üyeliği yapmamızı gerekçe göstererek yazılarımızdaki siyasi ve dini temaları yadırgadığını dile getiren okuyucularımız, dostlarımız var. Onları anlıyor ama hak vermiyorum. Anlıyorum çünkü eski Türkiye, resmi ideoloji marifetiyle kendi inşa etmek istediğinin dışındaki tüm kimlikleri bastırırken, herkesin yalnızca mesleğiyle meşgul olmasını, aydınların, bilimle uğraşan - ["Politik paranoya" üzerine](https://erolgoka.net/politik-paranoya-uzerine/) - Bilmeyenlerin, sorup araştırma cehdi olmayanların işleri kolay. Hayatın zor soruları hiç yokmuş gibi yapar, küçük dünyanda her şeyi biliyormuş, üstelik en haklı da senmişsin pozları takınırsın; beğenmediğin kimselere, siyasi muarızına bir akıl hastalığı teşhisi yapıştırırsın olur biter. Cahiller cesaretleriyle maluller. Sınır tanımayan cahil cesareti, kendisini "bilim" kılığında da gösterebiliyor. Bazıları bu "sahte-bilim"in kavramlarını siyasette düşman - [Toplumdaki paranoid derebeyleri](https://erolgoka.net/toplumdaki-paranoid-derebeyleri/) - Prensip olarak psikiyatride teşhis amaçlı kullanılan bir kavramın başka bir alanda, insan ilişkilerinde, toplumsal ve siyasal değerlendirmelerde kullanılmasını tasvip etmem. Psikiyatrik bir rahatsızlığa duçar olmuş insanlarımızı teşhislerle etiketlenmenin yan etkilerinden kurtarmaya çalışan meslek erbabına yakışan da bu tavırdır. Bu nedenle geçen yazımızda CIA mahreçli "politik paranoya" gibi uydurma teşhislerle siyasi meselelere yaklaşmamak, demokratik bir düzende - [Mehdilik iddiası ve psikolojik sağlık (I)](https://erolgoka.net/mehdilik-iddiasi-ve-psikolojik-saglik-i/) - Dinler tarihine bakıldığında, bir kısım insanın, kıyametin hemen öncesinde, olağanüstü güç ve kuvvetle donatılmış bir "kurtarıcı"nın zuhur edeceğine inandıkları görülüyor. Zerdüştlük, Hinduizm ve Budizm de dâhil olmak üzere tüm büyük dinlerin inananlarından bazıları, kendi inanç sistemlerinde böyle bir kurtarıcının zuhuratına ilişkin kanıtların peşine düşmüşler. Beklenen halaskar, delil olarak mucizelere sahip bulunmakla birlikte, son tahlilde insan - ["Kusursuz plan neden işlemedi?"](https://erolgoka.net/kusursuz-plan-neden-islemedi/) - Mesleğim icabı, siyasi ve toplumsal meselelere psikolojiden bakmaya çalışıyorum. Bu aralar en çok 17 Aralık"tan bu yana ne yapılmaya çalışıldığı ve faillerin başarılı olup olamayacakları sorusuna muhatap oluyorum. 17 Aralık sürecinin sosyopsikolojisini öğrenmek isteyenlere Etyen Mahçupyan"ı takip etmelerini öneriyorum. Varoluşsal konumlanışı, kişisel yaşantı ve tecrübesi, Türkçeye hâkimiyeti ama en çok da Allah vergisi yetenekleri, Mahçupyan"ın - [Erdoğan"ı neden sevmiyorlar?](https://erolgoka.net/erdogani-neden-sevmiyorlar/) - Toplumun en az yarısı Recep Tayyip Erdoğan"ın şahsına yönelik olarak olumlu bir duygusal yatırıma sahip. Bu kesim, Erdoğan"ı sevmekle kalmayıp geleceğe ilişkin arzu ve ideallerini de onun varlığından ayırmıyor. Bizimle birlikte birçok kimse, Erdoğan"ın neden hep kazandığı üzerine kafa yordu; bu teveccühün arkasındaki sosyopsikolojik motivasyonları ortaya çıkarmaya gayret etti. Bu konuda ciddi bir külliyat birikti. - ["Allah devletimize zeval vermesin!"](https://erolgoka.net/allah-devletimize-zeval-vermesin/) - ''Devlet" meselesini aklıselimden ayrılmadan konuşmak, hele hele "demokratik devlet"in nasıl olması gerektiği hakkında fikir serdetmek hayli zor... Dünyaya, insana, topluma nasıl bakıyorsanız ona göre bir devlet anlayışına sahip oluyor, daha en başından tarafgir olmak durumunda kalıyorsunuz. Sadece bizde değil batıda da böyle. Modern batıda her ne kadar sivil toplumcu, özgürlükçü ve liberal demokrasi yanlısı görüşler - [Milletin uzun yürüyüşü](https://erolgoka.net/milletin-uzun-yuruyusu/) - eden sağlığının en iyi tanımlarından birisi, çok sade, çok basit… Sağlık, insanın bedenini hissetmemesidir. Aynı tanımı tersine çevirip hastalık hali, insanın bedenini hissetmesidir diyebiliriz. Hayatımızı yaşayıp giderken, bedenimizin çalışmasından haberdar değiliz. Bir bedenimiz olduğunu ve ona ait çeşitli sistemlerin, organların, doku ve hücrelerin inanılmaz bir harmoniyle çalıştığını biliriz ama bu muazzam yapının çalışmasını hissetmeyiz. Zaten - ['Selam Terör Örgütü'](https://erolgoka.net/selam-teror-orgutu/) - Pazartesi günü gazetemiz müthiş bir habere imza attı: "Çağlayan Adliyesi"nden, Türkiye tarihinin en büyük dinleme skandalına delil olacak belgeler çıktı. Adliyede göreve başlayan yeni savcıların bulduğu ve "paralel yapı"nın şimdiye dek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı"ndan gizlemeyi başardığı 125 klasör belge, Türkiye"de binlerce yazar, çizer, sanatçı, siyasetçi ve akademisyenin an be an kayda alındığını ortaya koydu. Binlerce - [Başkalarını küçümseyerek kendisini iyi hissetmek](https://erolgoka.net/baskalarini-kucumseyerek-kendisini-iyi-hissetmek/) - ''AKP"li seçmen de bunu dinleyince AKP"den oyunu çeker. Ancak ne ilginç ki AKP"li seçmenin yüzde 80"i interneti kullanmıyor" diyor SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı. Yayınlanan kasetlerin Ak Parti oylarını %4"ten daha fazla etkilemeyeceğini kendince izah ediyor. Görünüşte objektif ama örtük olarak hep o alıştığımız "cahil kitle" iması. Eski CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Ataoğlu ise frene - [Gençlerimizin hali nicedir?](https://erolgoka.net/genclerimizin-hali-nicedir/) - Türkiye, 2013 yılında 15-29 yaş arasındaki 18 milyon 862 bin 319 kişi ile Avrupa ülkeleri arasında en fazla genç nüfus barındıran ülke oldu. Bizi 14 milyondan fazla genç nüfus ile Almanya takip ediyor. Türkiye"nin genç nüfusu, 29 Avrupa ülkesinin her birinin 2013"teki toplam nüfuslarını da geride bıraktı. Genç bir nüfusa sahibiz ve yaşlı Avrupa ile - [Emaneti ehline veriniz!](https://erolgoka.net/emaneti-ehline-veriniz/) - Zihinlerimiz "Sizin hayır gördüklerinizde şer, şer gördüklerinizde hayır vardır." (Bakara/216) ayetinin boyasıyla boyanmış. Hemen hepimiz, vaki olanda hayır vardır anlayışıyla hareket ediyor, her musibette bir hayır olduğuna inanıyoruz. Böyle bir anlayışın ve inancın, başa gelenler karşında sabrı ve suhuleti arttırmak, olayları çok boyutlu görmek, mücadele azmini elden bırakmamak gibi birçok müspet etkisi var. 17 Aralık - [Adil hâkimlik, iyi hekimlik biterse, biteriz!](https://erolgoka.net/adil-hakimlik-iyi-hekimlik-biterse-biteriz/) - Hakimlik ve hekimlik meslekleri, hem işbirliğine mecburlar hem de akıl yürütme, karar alma süreçleri açısından birbirlerine çok benziyorlar. Yüce Allah"ın isimlerinden birisi olan "hakîm", her şeyi inceliğiyle bilen, bu bilgisine göre emir ve yasakları vazeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan; kelâmı ve bütün işleri hikmetli, hikmet sahibi manasına geliyor. Türkçede ayrı mesleki unvanlar - ['Otoriter kişilik mi dediniz?](https://erolgoka.net/otoriter-kisilik-mi-dediniz/) - Türkiye neresidir, burada demokrasi mücadelesi nasıl bir seyir izlemiştir, post-modern zamanlarda siyasetin, devletin ve sivil toplumun muhtevaları ne gibi değişikliklere uğramıştır? Bunlar zor ve aynı ölçüde sorumluluk yükleyen sorulardır. Bazılarımız yine kolay yollara sapıyor. Siyaseten ve demokratik yollardan alt edemedikleri iktidara karşı, liderini itibarsızlaştırma ve ona oy veren insanları küçümseme yoluna gidiyorlar. Birinci Dünya Savaşı - ['Bana baba demeyin!'](https://erolgoka.net/bana-baba-demeyin/) - Vesayet sistemini alt etmeyi başarmış, demokratik bir sistemin inşasına çabalayan yeni Türkiye, hak etmediği bir otoriterlik-diktatörlük suçlaması girdabına sokulmaya çalışılıyor. Madem öyle sakince konuşalım, meseleleri aydınlığa kavuşturmaya gayret edelim. Geçen yazıda "otoriter kişilik" diye bir kişilik tipinin olmadığını, otoriterlik-diktatörlük konusunu siyasi bir görüşe ve bireysel psikolojiye indirgememek gerektiğini anlatmaya çalıştık. "...Pek çok çalışmada, önyargı ve - [Twitter, mivıttır](https://erolgoka.net/twitter-mivittir/) - Seçime bir hafta kaldı. Ak Parti"nin ipi en önde göğüsleyeceği kesin gibi. Seçim yasaklarına kadar yapılan anketlerin kahir ekseriyeti, daha da önemlisi Ak Parti mitinglerine katılan insanların coşkusu öyle söylüyor. Görünen, görünmeyen birçok karşıtın el birliği edip her türlü durdurma, devirme çabalarına rağmen bir partiye ve liderine gösterilen teveccühün, coşkunun toplumsal psikolojisi kesin bir analizi - [AK Parti mitingleri coşkulu çünkü](https://erolgoka.net/ak-parti-mitingleri-coskulu-cunku/) - Yıllardır siyasetten uzak tutulmuş, varlığı ve kimliği kale alınmamış, ekonomik olarak yoksul kalmış milyonlar, 12 yıldır müspet yönde değişmeye başlayan sürece sahip çıkıyorlar. Sürecin temel muharrik kuvvetinin karizma atfettikleri lider ve partisi olduğunu, yapılacak daha epeyce iş bulunduğunu biliyorlar. Liderle öylesine bir özdeşim kurmuşlar ki, ona yapılan tüm saldırıları, kurulan tuzakları kendilerine yapılmış gibi hissediyor, - [Seçmen olarak insan](https://erolgoka.net/secmen-olarak-insan/) - Hepimiz günlerdir siyasetle yatıp kalktık, zihinlerimizi siyasete kilitledik. İşte nihayet seçim günü geldi çattı... Kendinizi sakinleştirmek için nasıl bir yolunuz var? Ben hislerimi, düşüncelerimi yazıya dökerim. Dolaşır gelir, yazdıklarımı okurum. Gençliğimde, bir süre hiddetten tıs tıs dolaşmalarım kar etmezdi, yazdıklarımı ilk haliyle yayınlatmaya girişirdim. O zamanlar böyle internet, sosyal medya falan yoktu, yazdıklarınızı bir hamlede - [Endişe partileri](https://erolgoka.net/endise-partileri/) - 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri, yapıldı. İktidarı ve hatta sadece Başbakanı devirebilmek için her yolun mubah görüldüğü bir seçim atmosferi hiç yaşamamıştık. Demokrasimizin ve milletimizin mukavemeti sınandı. Bir kez daha anlaşıldı ki, Türkiye"nin ilk bakışta göze çarpmayan, şer güçlerin hesaba katmadığı derin müdafaa hatları var. Onda biri başka bir ülkenin ve toplumun başına gelse, kargaşanın - [Birikimin Biriktirdiği: Malzemelerden Hayat Yapmak](https://erolgoka.net/birikimin-biriktirdigi-malzemelerden-hayat-yapmak/) - Birikim üzerine yazmak, birçok anlamlar taşıyabilir. Birikim’den yola çıkılarak, “dünya”, “Türkiye”, “sosyalizm”, “teori”, “tarih”, “siyaset” vs. konuşulabilir. Bunların her birinin değerini kolayca takdir edebilirim ama benim için Birikim daha çok “kendim”le ilgilidir. Kendimle ilgili çünkü kendimin halen süren inşâsında Birikim, kimi zaman ince süslemecilik işlerinde kimi zaman harç olarak kullandığım, kah öyle kah böyle, ama - [Adalet mi, yardımseverlik mi?](https://erolgoka.net/adalet-mi-yardimseverlik-mi/) - TEORİNİN KUYRUĞU [Büyükşehirlerimizden birinde, kamuoyunda “çöp ev” diye bilinen bir yerde, tek başına yaşıyordu; daha doğrusu, beş yıl kadar önce ortalama bir dar gelirlinin mekânı olan evi kocası çocuklarını alıp gidince bu hale dönmüştü. Aklı başından gideli 10 yılı aşmıştı; belediyede işçi olan kocası, ilk yıllar tedavi için sağa sola koşuşturmuş; üç çocuğunun anası olan - [Moreno nerede yanıldı?](https://erolgoka.net/moreno-nerede-yanildi/) - Erol Göka'nın Ankara Üniversitesi arşivinde yer alan ''Moreno Nerede Yanıldı'' başlıklı yazıyı indirmek için tıklayınız. - [İki tarzı siyaset](https://erolgoka.net/iki-tarzi-siyaset/) - Türkiye"de iki türlü siyaset yapılıyor. Hani şu bildik, "kasaba siyaseti", "yüksek siyaset" gibi kavramlarla anlatılmaya çalışan ama benim ne olduğunu hala anlamadığım mevzudan bahsetmeyeceğim. Demokrasimiz için çok önemli bir konuyu gündeme getireceğim. Türkiye"de iki türlü siyaset yapılıyor, daha doğrusu iki siyaset tarzı var. Bunlardan bir tanesi, milletin sorunlarını çözmek, dertlerine çare olmak için siyasi bir - [Bize 'tartışma ve sorun çözme dershanesi' lazım](https://erolgoka.net/bize-tartisma-ve-sorun-cozme-dershanesi-lazim/) - Dershanelerle ilgili bir süredir yapmaya çalıştığımız tartışmanın üslubuna da muhtevasına da birçoğumuz gibi itirazlarım var. Büyük bir sorunu enine boyuna eline alıp, alternatifleri masaya yatırarak çözüme kavuşturma konusunda pek becerikli olmadığımızı bir kez daha görüyoruz. Hepimiz kendi perspektifimizden konunun bizi ilgilendiren boyutuna kilitleniyor, sorunun kaynaklarına, başkalarının söylediklerine hiç dönüp bakmıyoruz. İdealler ve gerçekler birbirine karışıyor; - [Diyarbakır tarihi](https://erolgoka.net/diyarbakir-tarihi/) - ''Hayırdır, nereden çıktı bu Diyarbakır tarihi?" diye soran ve tarih okumasıyla arası pek hoş olmayan dostlarımıza "muradımızı çok merak ediyorsanız son paragrafa bakın" deyip anlatmaya başlayayım. Diyarbakır, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden birisi. Ergani-Çayönü Tepesi"ndeki yerleşim, günümüzden on bin yıl önceye tarihleniyor, uygarlık tarihinde ışık tutucu bir niteliğe sahip. Karacadağ ve Dicle arasında uzanan siyah - [Anadiller birbirleriyle kavga etmez!](https://erolgoka.net/anadiller-birbirleriyle-kavga-etmez/) - Yazmak için konulardan konu beğenmek zorunda kalmak meğer ne kadar zormuş. Siyaset dünyamıza her gün, hangi pencereden, her nereye baksak buram buram psikoloji kokan bir manzara görmek mümkün... Bir düşünsenize Sayın Arınç"ın siteminden yola çıkıp neler yazılmaz ki? Dostluklar, beklentiler, kırılganlıklar... Hele şu, sitemi ellerini ovuşturarak, bize buradan biraz oy düşer mi diye karşılayanların, "beni - [Gençlik başımda duman!](https://erolgoka.net/genclik-basimda-duman/) - Sağlam bir demokratik zemine yerleşene kadar muhafazakarlık, demokratlık, hak ve özgürlükler konularında konuşmanın arada bir aciliyet kazanacağı anlaşılıyor. "Kızlı-erkekli" başlıklı son tartışmayı izliyoruz, konuşmak için tablonun netleşmesini bekliyoruz. Şimdi söz almamızın nedeni, gençliğin yalnızca hukuki terminolojinin içinde ve 18 yaşını doldurup doldurmama ekseninde ele alınmasına itiraz etmek; gençliğe hukuki, ideolojik bakışın dar geleceğini, derinlemesine psikolojik - [Saatlerle oynamayı bırakabilecek miyiz?](https://erolgoka.net/saatlerle-oynamayi-birakabilecek-miyiz/) - Sözünü dolandırmadan söyleyen, lafı gediğine koyan insanları seviyoruz. "Dobra" sıfatını hak etmeyi hepimiz istiyoruz. Ama dobralık hem bazılarımızda yaratılış gereği mümkün olmuyor hem de sanıldığı gibi kolay değil. İnsan ilişkisinde her tavrın, her tutumun denge ve ahenk içinde olması, sınırlarını taşmaması gerekiyor. Nasıl olsa dobralık iyi diye, neyi ne zaman söyleyeceğimize dikkat etmezsek, ağzımızda bakla - [Şu yaptığınıza bakın!](https://erolgoka.net/su-yaptiginiza-bakin/) - Evimize geldik; öyle güzel buyur ettiniz, kardeşliğimizin sıcaklığını öyle iyi hissettirdiniz ki, çok teşekkür ederim her birinize. "Psikoloji, felsefe, ilahiyat ve siyasetten mürekkep bir alaşıma serpiştirilmiş edebiyat" diye tarif ettiğim denemelerle karşınızda olmak niyetimi bildirdiğimde, dostlarımın önemli bir kısmı, tamamen iyi niyetle, "Boş ver siyaseti" diye kulağıma fısıldadılar. Onların fısıltılarını hafızamın unutulması imkansız güzide bir - [Ev](https://erolgoka.net/ev/) - Yaşayıp giderken pek farkına varmıyoruz içinde bulunduğumuz mekanın psikolojimiz üzerine olan etkisini. Çevre psikolojisi çalışmaları gösteriyor ki, yaşadığımız mekânla da duygusal temasımız oluyor; "yer kimliği", "mekân duygusu" ya da "köklülük" ve "mekâna bağlılık" gibi tanımlamalar bu teması anlatabilmek için yapılıyor. Doğumumuzdan başlayarak, kendimizi inşa edebilmek, hayatın icaplarını yerine getirebilmek için duygularımızı kendi bedenimize, sevdiğimiz varlıklara, - [Umut, Türkler ve Kürtler](https://erolgoka.net/umut-turkler-ve-kurtler/) - Bir yanda 'süreç devam ediyor' diyenler, diğer yanda ise yüksek sesle dillendirilmese bile 'süreç aslında bitti' diyenler var. Süreçle ilgili değerlendirmenizle başlayalım isterseniz… Akil İnsanlar Heyeti çalışmaları sırasında çok sık karşılaştığımız bir durum vardı. Bazı odaklar, Çözüm Süreci'nin bir pazarlık neticesi olduğu havasını yaymaya çalıştı. Oysa olduğu ileri sürülen böyle bir 'pazarlık', Çözüm Süreci'nin ruhuna - [Erol Göka öyle soğuk entelektüellerden değil](https://erolgoka.net/erol-goka-oyle-soguk-entelektuellerden-degil/) - Uzmanlık alanı psikiyatri olmasına rağmen bir alanda çakılıp kalmış bir akademisyen değil. İnsan psikolojisini, psikolojik bakışı bilmenin avantajlarını da kullanarak alabildiğine derin ve renkli bir yelpazenin içinden konuşuyor. Erol Göka, kabına, yatağına sığmayan bir ırmak gibi. Debisi yüksek bir ırmak… Bir bakarız hastane koridorlarında, kliniklerde, üniversite amfilerinde, konferans salonlarında, uzmanlık alanı ile alakalı komisyonlarda; bir - [Türk Davranışlarının Nedeni Göçebelik mi?](https://erolgoka.net/turk-davranislarinin-nedeni-gocebelik-mi/) - Türklerin Psikolojisi Tarihsel psikolojik bir çalışma. Ama sonuçta ortaya çıkan tabloya bakınca Türklerin savaşçı, göçebe, uygarlık yaratmaktan çok uygarlık taşıyan, itaatkar, gösterişe ve şatafata düşkün bir millet olduğu anlaşılıyor. Biraz olumsuz özellikler değil mi bunlar? Sizin baktığınız yerden öyle görünüyor demek ki? Bir de son dönemde Türkler aleyhine o kadar çok yayın yapıldı ki, benim - [Yenilik hevesimiz de muhafazakarlığımız da göçebe kültüründen](https://erolgoka.net/yenilik-hevesimiz-de-muhafazakarligimiz-da-gocebe-kulturunden/) - Bayramda seyranda neden soluğu köyümüzde alırız? Ziyafet kültürümüz nereden gelir? Duvara halı asıp, balkonda biber yetiştirmeye neden bayılırız? Yeni karşılaştığımız birine neden hemen nereli olduğunu sorarız? Trafikteki tutumumuz neden cirit oyununu andırır? Doç. Dr. Erol Göka, 'Türk'ün Göçebe Ruhu' kitabında göçebelik mirasımızı neden silip atamadığımızı araştırdı. 'Doğrusunu söylemek gerekirse, ben memleketin ahvaline nereden bakarsam bakayım - [Gençler üzerine](https://erolgoka.net/gencler-uzerine/) - Özetle, Prof. Dr. Erol Göka kimdir? 1959, Denizli doğumlu. 92'de doçent oldu ve 2010 yılı başında Konya Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı’na “Profesör” olarak atandı. Çok sayıda psikiyatri uzmanı ve doçenti yetiştirmiş; onlarca aile hekimi ve nöroloji uzmanının yetişmesine katkıda bulunmuş olan Erol Göka, ülkemizde psikiyatrik hizmetlerin çağdaş biçimlerde örgütlenebilmesi çalışmalarına etkin olarak - [Türkiye'de darbeler ABD ve Türk milliyetçileri](https://erolgoka.net/turkiyede-darbeler-abd-ve-turk-milliyetcileri/) - -Sizin de organik bir aydın olarak tarif ettiğiniz; merhum Durmuş Hocaoğlu “aydın” konusunda diyor ki; "Aydın nedir? sorusu kolay da, "aydın kimdir? "sorusu baş belâsı; tıpkı "aydın"ın kendisi gibi”. Tam bir baş belâsı, ama ona yakışan da budur. Aydın – benim şahsen tercih ettiğim daha sahih sanı ile "entelektüel" – kuzu gibi olamaz; kurt gibi - [Erol Göka, Mataramda tuzlu su](https://erolgoka.net/erol-goka-mataramda-tuzlu-su/) -  İsmet Özel - Mataramda Tuzlu Su West Indies,Kızıl Elma,İtaki,Maçin! Uzun yola çıkmaya hüküm giydim. Beyazların yöresinde nasibim kalmadı yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim zorbaların arasında tehlikeli bir nifak uyrukların arasında uygunsuz biriyim vahşetim beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı kendime dünyada bir acı kök tadı seçtim yakın yerde soluklanacak gölge bana yok uzun yola çıkmaya - [Yağmurun ellerini](https://erolgoka.net/yagmurun-ellerini/) -  TRT İnsanlık Hali 59. Bölüm'de Prof. Dr. Erol Göka 'nın okuduğu şiir. Gezip görmediğim bir yer, kıvançla ötesinde her yaşantının Gözlerin kendi sessizliğinde En kırılgan duruşunda bir şeyler var beni saran Ya da bir şeyler ki dokunamam, çünkü çok yakınlar En kaçamak bakışın kolayca açar beni Kapamış olsam da kendimi parmaklar gibi - [Affet Beni](https://erolgoka.net/affet-beni/) -  Ümit Yaşar Oğuzcan - Affet Beni şiirine Erol Göka yorumu. Bugün bütün iyi kalpliliğim üzerimde Cümle düşmanlarımı affettim Yediğim meyvalardan Kokladığım çiçeklerden af diliyorum Yerde yürürken gördüğüm Sebebsiz kanına girdiğim Zevk için öldürdüğüm Böceklerden af diliyorum Dağdan, topraktan, taştan Evlattan, akrabadan, arkadaştan Yağan yağmurdan, doğan güneşten Denizlerden, göklerden af diliyorum - [Prof. Dr. Erol Göka - Türk'ün Göçebe Ruhu Konferansı](https://erolgoka.net/prof-dr-erol-goka-turkun-gocebe-ruhu-turing-09-03-2019/) -  - [Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kongresi - Kişilikleri Tanıma](https://erolgoka.net/bezmialem-vakif-universitesi-kongresi-kisilikleri-tanima/) -  BVU Kongre/ Prof. Dr. Erol GÖKA - Kişilikleri Tanıma - [Yüzümüz Konuşur Ama Kime Ne Söyler ?](https://erolgoka.net/yuzumuz-konusur-ama-kime-ne-soyler/) - Yüzümüzün, özellikle gözlerimizin, bakışlarımızın yalan söylemediği, kalbin aynası olduklarıyla ilgili edebiyatta ve hatta felsefede hayli kabarık bir literatür vardır. Filozof Arthur Schopenhauer, “Her insanın yüzü bir hiyerogliftir; yüzümüze şifresinin çözülmesini bekleyen bir alfabe yerleştirilmiştir. İnsanın dilinin ne söylediğinden ziyade yüzünün ne söylediği önemlidir; dil düşüncelerimizi, yüz ise insanın tabiatından kaynaklanan düşünceyi dile getirir.” der. Bir - [İnsanla-âlemle muhabbet içinde bir hayat isterim](https://erolgoka.net/insanla-alemle-muhabbet-icinde-bir-hayat-isterim/) - Prof. Dr. Erol Göka’nın hayat hikâyesinden biraz bahsedebilir misiniz? 60 yaşındayım. Denizli doğumluyum. Çal ilçesinin bir kasabasında geçti ilk çocukluğum. Kasabanın büyük camisinin imamı, ben tanıdığımda gözleri ama olan Mahmut Efendi Hoca, hayatımın ilk ve her zaman en büyük şahsiyetidir. Onun kucağında büyüdüm ama tüm çevrenin olağanüstü saygı duyduğu bu insanı çok geç tanıdım. İstanbul’a medrese - [BUNU KONUŞALIM](https://erolgoka.net/bunu-konusalim/) - Hocam; ilk olarak sosyolojik bir değerlendirme ile başlayalım isterseniz. Malumunuz kurban, toplumdaki kaynaşmanın ve kardeşliğin en önemli sağlayıcılarından bir tanesi. Özellikle kurban etinin üçte ikisinin dağıtılması bu dayanışmayı nasıl etkiler? Her iki tarafta nasıl izler bırakır?“Kurban”, temelinde Yahudi-Hristiyan geleneğinin bulunduğu Batı’dan kaynaklanan modernliğin tüm diğer kültürlere hâkim olduğu yaşadığımız zamanlarda, manasının anlaşılması oldukça zorlaşmış, neredeyse - ['Türk Grup Davranışı' Kitabı üzerine](https://erolgoka.net/turk-grup-davranisi-kitabi-uzerine/) - SUNUŞ Kamuoyunda entelektüel ilgileriyle tanınan Doç. Dr. Erol Göka, ülkemizin ve kültürümüzün problemlerine karşı bir aydın duyarlılığı gösteriyor. Kendisi tıp eğitimi almış olmasına ve psikiyatri uzmanı olarak klinik çalışmalarını sürdürmesine rağmen bu ilgisi doğrultusunda araştırmalarını ve değerlendirmelerini sürdürüyor. Son olarak üzerinde uzun süredir çalıştığını ifade ettiği biz Türklerin Orta Asya’dan beri sürdürdüğümüz davranış kalıplarımızın neler - [‘Bir çevre gezintisi yapmadan, kişilik kalesine girilmez’](https://erolgoka.net/bir-cevre-gezintisi-yapmadan-kisilik-kalesine-girilmez/) - 2009 yılında meslektaşınız Murat Beyazyüz ile birlikte TRT Ankara Radyosunda gece programı yapmışsınız. Bu kitabın ortaya çıkması konusunda da temellerin atıldığı bir dönem gibi gözüküyor bu dönem. Yollarınız nasıl birleşti? 2009 yılında Dr. Murat Beyazyüz ile TRT Ankara Radyosu’nda dinleyiciyle sohbet etmeye dayalı bir gece programı yapmaya başladık. Hangi konuyu ele alsak ve sohbete koyulsak, - [Türk’ün Göçebe Ruhu](https://erolgoka.net/turkun-gocebe-ruhu-2/) - Psikiyatrist Erol Göka psikiyatrinin sosyal bilimler ve felsefeyle ilişkisine dair çalışmaları ile tanınan bir yazardır. Göka, uzun süredir büyük grupların davranışlarına ve bu davranışların tarihsel kökenlerine dair yaptığı araştırmalarıyla Türkiye’deki tarihsel psikoloji çalışmalarına önemli katkılar yapmaktadır. Bu yazıda değerlendirilen Türkün Göçebe Ruhu isimli kitabında yazar Türklerin uzun tarihsel dönemlerde değişmediğini ileri sürdüğü bazı davranışları göçebelik - [Sakin kalmak bağışıklık hücrelerinin daha sağlıklı çalışmasını sağlıyor](https://erolgoka.net/sakin-kalmak-bagisiklik-hucrelerinin-daha-saglikli-calismasini-sagliyor/) - Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği Başkanı Prof. Dr. Erol Göka, koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede moral ve motivasyonu yüksek tutmanın vücuda ve bağışıklık sistemine ne gibi katkılar sağlayabileceğini AA muhabirine anlattı. Hastalık tehditi karşısında kişinin kaygılanmasının doğal olduğunu, bunun kişiyi gerekli önlemleri almaya ittiğini belirten Göka, bu nedenle, endişelenmekten ve kaygı duymaktan korkmamak gerektiğini söyledi. Göka, hafif ve orta - [Aşk herşeyi affederse kitabı üzerine](https://erolgoka.net/ask-herseyi-affederse-kitabi-uzerine/) - Bu dünyanın neresinden bakarsanız bakın, değişmeyen ve çok net bir şekilde fark edilen özellik, aşkla ahlakın bağının kopması. İçi boş ve hakimiyet mücadelesine dönüşen kadın-erkek ilişkileri yaygınlaşıyor. Erol Göka’nın “Aşk Her Şeyi Affederse” adlı kitabı bize teknomedyatik dünyanın bir tablosunu sunuyor. Dünyanın neresinden bakarsanız bakın, değişmeyen ve çok net bir şekilde fark edilen özellik, aşk - [Bir ruh yolculuğu bizimki](https://erolgoka.net/bir-ruh-yolculugu-bizimki/) - Erol bey ilk olarak size Kemal Sayar’ı soralım. Nasıl tanıştınız? O yıllarda öğrenci olan Sayar’ın hangi yönleri dikkat çekiyordu? EROL GÖKA: Ben Bitlis’te pratisyen hekim olarak mecburi hizmet görevimi tamamladıktan sonra 1985’te Ankara’da Psikiyatri asistanlığına başladım. 1987’de de Zaman gazetesini Nabi Avcı ve ekibi Ankara’da çıkarmaya başladı. O ilk ekipte ben de vardım. Müslümanlığa yeni - [Sermaye ve devlet](https://erolgoka.net/sermaye-ve-devlet/) - Kapitalizm ve tüketim toplumunda yaşarken hepimizin iç dünyasında bize tuzaklar kurup duran tamahkarlıkla baş edebilmek hayli zor. Neyi nasıl yapacağımızı bilmek, yol haritamızdaki koordinatları belirlemek zorundayız. Öncelikle temel çıkış noktamızın ahlaki olması gerektiğinde anlaşmalıyız. Tefeciliğe, faize, istifçiliğe karşı kanaatkarlıktan ve infaktan yana tavır takınmalıyız. Bunlar çok önemli; dönüp dönüp konuşmamız, hatırlamamız, hatırlatmamız gerekli. Konuşmamız gereken - [Sait Başer’in düşünce dünyası](https://erolgoka.net/sait-baserin-dusunce-dunyasi/) - Sait Başer’in düşünce dünyası, şüphesiz tümüyle önemli. İsteyen dilediği yerden dilediğini kadarını almaya azmedebilir. Ben, henüz, genel sistematiğini yakalamaya çalışıyorum ve çok az kimsenin yaklaşmaya cesaret gösterebildiği dil-anlam, akıl-duygu-inanç konularında kafa yormalarında konaklıyorum. Sait Başer ve Türk Müslümanlığı Son dönemde gündemde epey yer tutan “güncelleme” kavramı Sait Başer için hem pratik hayatta hem düşünce hayatında - [Huzursuzluğumuzun Sebebi İnsan Olmak!](https://erolgoka.net/huzursuzlugumuzun-sebebi-insan-olmak/) - Prof. Dr. Erol Göka’nın hayat hikâyesinden biraz bahsedebilir misiniz? 60 yaşındayım. Denizli doğumluyum. Çal ilçesinin bir kasabasında geçti ilk çocukluğum. Kasabanın büyük camisinin imamı, ben tanıdığımda gözleri ama olan Mahmut Efendi Hoca, hayatımın ilk ve her zaman en büyük şahsiyetidir. Onun kucağında büyüdüm ama tüm çevrenin olağanüstü saygı duyduğu bu insanı çok geç tanıdım. İstanbul’a - [Şüphelenmek iyidir!](https://erolgoka.net/suphelenmek-iyidir/) - Hayatımızın her alanında, büyük küçük hepimizin olduğu bir dünya internet. Bu sanal dünya aynı zamanda çok süratli ve değişken. Bu dünya, bazılarımızı çok korkutuyor. Sizin tabirinizle teknomedyatik dünya insanı olmak zararlı bir durum mu? Ve orada yer alan bizler gerçek miyiz? Gerçek, tanımına bağlı olarak değişir. Bir kere hep üstünde durmamız ve netleştirmemiz gereken husus, yeni bir - [Oruçlu İnsan Sürekli Mücadele Hâlindedir](https://erolgoka.net/oruclu-insan-surekli-mucadele-halindedir/) - Ramazan ayı ve kitlesel bir ibadet olarak orucun hem küçük coğrafyalarda hem de ümmet planında toplumsal birlikteliğe sağladığı katkı konusunda neler söyleyebilirsiniz? En belirgin özelliği oruç ibadeti olan Ramazan ayında Müslüman bir kültürde neler olup bittiğine bakarsak gözümüze çarpan ilk olgunun, arzuların gemlenmesi olduğunu fark ederiz. Arzuların gemlenmesi, yalnızca yeme-içme zamanın ayarlanması, cinsel isteklere sınır - [Yeni denizin yeni balıklarıyız!](https://erolgoka.net/yeni-denizin-yeni-baliklariyiz/) - Hayatımız ekranlarla çevrili. Evde TV, işte bilgisayar, her yerde akıllı telefonlar. Yapılan araştırmalar her üç alanda da sorunlu ilişkilerimizin olduğumuzu gösteriyor. TV başında amaçsızca geçirilen uzun vakitler sorunu, şimdilerde PC ve akıllı telefonlara da yansıyarak yayılmış vaziyette. TV, internet ve akıllı telefonlar kadim bilgilenme aracı olan kitapların yerine geçti, gerçek ve sıcak sohbetlerin yerini soluk, - [Taraf olmayan bertaraf olur mu?](https://erolgoka.net/taraf-olmayan-bertaraf-olur-mu/) - Türkiye çok kutuplaşmış bir ülke görünümünde; içinde bulunduğumuz kutup sanki bizim markamız olmuş durumda. Oysa ben markalaşmak isteyen ama belli bir kutupta yer almak istemeyenlerdenim; taraf olmayan bertaraf olur mu? Berlin Duvarı yıkıldığında, iki kutuplu dünya ortadan kalkıyor, tüm dünyaya demokrasi ve barış gelecek diye çok sevinmiştik. Meğer bilemediğimiz, belki de hiç bilemeyeceğimiz başka şeyler - [Türkiye'nin anketi: Erol Göka](https://erolgoka.net/turkiyenin-anketi-erol-goka/) - Söküğünüzü kendiniz mi dikersiniz? Keşke dikebilseydim, inanılmaz beceriksizim… Babanızdan öğrendiğiniz ev işi var mı? Yemek pişirmek, ortalık toplamak, misafir ağırlamak… Doğrudan babamdan öğrendim, diyebilir miyim bilmiyorum çünkü yetiştiğim evde üç erkek kardeştik ve bir biçimde hepimiz her ev işini yapar hâle geldik. Annem, babam, biz çok küçükken yurt dışında çalışmaya gittikleri ve bakımımızı üstlenen babaannem - [Markayı yeniden düşünmek](https://erolgoka.net/markayi-yeniden-dusunmek/) - Moda hakkında konuşunca mutlaka gündeme gelmesi gereken kavramlardan birisi de “marka”. Ancak öncelikle şu belirlemeyi yapmakta fayda var. Georg Simmel’in geçen yüzyılın başında yazdığı zamanlardan beri, büyük bir sektör olması ve kitleselleşmesi dışında, modanın karakteristiklerinde hemen hiç değişiklik olmadı ama “marka” anlayışımızda epeyce değişti. Zira modernlik de ona can suyu veren kapitalist sistem de kendini - [Hipertansiyon](https://erolgoka.net/hipertansiyon/) - Reel siyasetten bir süreden beri hayli uzaklaştığım doğru ama hayır, hayır, artık tıbbi yazılar yazmaya karar vermedim. “Hiper” başlıklı son yazımın devamı niteliğinde bu okuduğunuz yazı. Modern yaşam tarzının yaşantılarımızı nasıl etkilediği, psikolojik ve bedensel sağlığımızı nasıl bozuğu üzerinde biraz daha duralım istiyorum. Günümüz toplumunu en iyi analiz eden felsefecilerden Byung Chul Han, depresyon, borderline - [Fanatizm](https://erolgoka.net/hello-world/) - * Soru sormaya tersten başlayalım, sizce kim fanatik değil? “Aşırılık”, “dışlayıcılık”, “karşıtlık” ve “dogmatizm” şeklinde özetlenebilecek bu olgular demetine davranışlarında büyük ölçüde yer vermemeyi başarabilen bir insan fanatik değildir. Sağlıklı insan, düşüncelerini mutlak zıtlıklar üzerine bina etmez; sorgulamadan, körü körüne bağlı olmaz, hep eleştirel bir parantez açar, başkalarının da haklı olabilecekleri ihtimaline imkân verir *İnsan - [Geçimsizler](https://erolgoka.net/gecimsizler/) - Türklerin kimliği ve psikolojisine de geleceğiz ama önce ‘Geçimsizler’i, geçimsizliklerimizi sebebini ve kaynağını konuşalım. Psikolojik hastalıkların ya da yatkınlığın çocuklukta yaşananlar ve kalıtımla direk alakalı olduğunu ifade ediyorsunuz. Kişilik dediğimiz şey ister hastalıklı, ister sağlıklı olsun, insanın kalıtımsal olarak devraldıklarıyla ve yetiştiği ortamla alakalıdır temel olarak. Kişiliğimizin kabaca yüzde 80’i böyle oluşur. Huy dediğimiz kısımları - [Gençler ve Depresyon](https://erolgoka.net/gencler-ve-depresyon/) - 1) Depresyon, üzerine şarkılar yazılmış ve insanların diline pelesenk olmuş bir kelime. Fakat “hakkında çok konuşulan kavram, bilinmeyen kavramdır” şeklinde düşünmekteyim. Bu anlamda, hakikati sizin katkınızla bulmak maksadıyla soruyorum: Depresyon nedir ve depresyon ile genç olmak arasında bir orantı kurmak mümkün müdür/ilişki var mıdır? Depresyon “ruhsal çökkünlük” ile seyreden bir ruhsal rahatsızlık. Her insan zaman - [Hip-Hop Kültürü ve Gençliğimiz](https://erolgoka.net/hip-hop-kulturu-ve-gencligimiz/) - Sorular.. Anadolu’da ve varoşlarda yavaş yavaş arabeskin yerini hip hop’ın almasının sebepleri sizce nelerdir? Bu durum gençler üzerinde pozitif bir etki yaratır mı? Son zamanlarda özellikle ABD’den gelen hip hop bombardımanını nasıl değerlendirmeliyiz? Hip hop endüstrisini de düşünürsek sebepler arasında bunun rolü ne kadardır? Hip hop psikolojik olarak gençlerde nasıl bir tatmin yaratıyor sizce. Türkiye’deki - [Kanaat ekonomisi](https://erolgoka.net/kanaat-ekonomisi/) - Mustafa Kutlu ağabeyin, “Kalbin Sesi: Bir Hicret Risalesi” adlı kitabında sadeleştirerek önümüze koyduğu gerçeğe tüm kalbimle katılıyorum. Bence de kapitalizmle ve tüketim toplumu ile mücadele sırasında kanaatkar olmak ve infak etmek kavramlarına dayanmak, her işin başı ve inancımızın da temeli. O yüzden zenginliği, istifçiliği dinen mubah, meşru ve hatta pek lazımmış gibi göstermek, istisna olanı - ['Benden nefret et ama bana acıma!'](https://erolgoka.net/benden-nefret-et-ama-bana-acima/) - Son zamanlarda bizde de “acıma”nın, karşımızdakine ilişkin olumsuz bir hissiyat olduğuna dair bazı kullanımlar var. Mesela “benden nefret et ama bana acıma!” sözünde olduğu gibi, acımanın bir insana karşı duyulabilecek en berbat his olduğu intibaını uyandıran ifadeler dolanıyor ortalıkta. İnsan ilişkilerinde ölümcül bir narsistik rekabetin geçerli olduğunu anlatmaya çalışan bu tür söyleyişlerin oldukça yeni ve - [İnsan ve seçimleri](https://erolgoka.net/insan-ve-secimleri/) - ''Seçim” dediğimizde artık demokrasinin gereği olarak belli aralıklarla önümüze konan sandığı ve o sandıkta yaptığımız bizi kimlerin yöneteceğini ilişkin kararımızı anlıyoruz. Referandum gibi özel seçimlerde seçimin muhtevası belli bir konu hakkındaki fikrimizi belirtme şeklinde değişebiliyor. Kimi zaman yaşama tarzı, giyim kuşam, yeme içme, aile biçimi gibi alanlarda yaptığımız tercihleri de “seçim” kapsamına aldığımız oluyor. Şüphesiz - [Balkon](https://erolgoka.net/balkon/) - 31 Mart Yerel Seçimleri’nin en belirgin özelliği, çeşitli ve zıt yorumlara müsait olması… Bir ölçüde uygulanan ve ittifaklara imkân veren seçim sistemindeki alternatiflerin çokluğundan kaynaklanıyor bu durum. Bu karışıklık nedeniyle tanınmış bir araştırma şirketi, seçimden önce “Nasıl değerlendirilmesi gerektiğini bilmediğimizden seçim tahmin anketi yayınlamıyoruz” demek zorunda kaldı. Doğrudur; her seçimin çoklu yoruma müsait farklı boyutları - [Cumhurbaşkanı'nda arayacağımız vasıflar](https://erolgoka.net/cumhurbaskaninda-arayacagimiz-vasiflar/) - Gençliğimde daha çok sızlanırdım yaşadığımız dünyadan. Karşılaştığımız her kötülükten modern zamanları sorumlu tutar, her fırsatta canını yakmaya çalışırdım modernliğin. Modernlik aşağı modernlik yukarı... Sonradan hoşuma gitmedi bu halim. Hem sürekli eleştirel konumda kalmayı sevmedim hem de her zamanın kendine göre olumlu ve olumsuz yanları, riskleri ve fırsatları var diye düşünmeye başladım. Yaşadığımız teknomedyatik dünya, bilgiyi - [Kurban](https://erolgoka.net/kurban/) - Bugün sadece Müslümanların yaptığı bir ritüel olarak bilinse ve anlaşılsa da kurban, tüm zamanlar boyunca ve günümüzde de birçok inanış ve kültürde değişik biçimlerde hayata geçirilen bir ibadet. Kurban kesmenin sosyopsikolojisinde çok sayıda etmen göze çarpıyor. Toplumsallaşma için vazgeçilmez bir şart olan “insan kardeşini öldürmeyeceksin, etini yemeyeceksin” kuralının kültürleşmesi sırasında ortaya çıkan bir kutsallık tezahürü - [Nefs ve ruh (II)](https://erolgoka.net/nefs-ve-ruh-ii/) - İçine doğduğumuz ve irademizle pek müdahil olamadığımız anlam ağlarının gergefini dönemler, kültürler oluşturuyor. Dilin okyanusuna batmış anlam ve değerler, arada bir kelimelerin salına binerek nefes alıp veriyorlar. Biz Türklerin ruh ve nefs kavramlarına verdiğimiz anlamlar hem İslam-öncesi hem İslamiyet tarafından besleniyor. Ölümle ve matemle ilgili yazmış olduğum “Hoşçakal” kitabında eski Türklerin ölüm inançları hakkında da - [Nefs ve ruh (I)](https://erolgoka.net/nefs-ve-ruh-i/) - İnsanlık tarihi ve diller, ne kadar zengin ve girift; bazılarımızın zihni ise ne kadar tekdüze ve yeknesak. Sanıyorlar ki, kelimelerin, kavramların dümdüz tek bir anlamları var. Kelime fakiri, sığ düşünce dünyalarında her şeyi açıklayıveriyorlar. Oysa yaptıkları sadece tarihin ve hayatın inanılmaz genişlikteki anlam dünyasını kendi küçücük sandıklarına tıkıştırmak, böylece onlara hâkim olduklarını sanmak. Elinde sadece - [Bilgi](https://erolgoka.net/bilgi/) - Bilgi” tek başına bir kavram olarak ele alındığında aleyhinde bir söz söylemek zor; tıpkı “akıl” gibi, “özgürlük” gibi. Haklı olarak cahillik, cehalet, en kınanan insanlık hallerinden biri olmuş hep. Bilgi ve bilmek, sürekli övülmüş. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı, bilginin iktidar demek olduğu gibi sözler söylenip durmuş. Son zamanlarda bu övgüyü edinilecek bilginin özelliklerinin - [Değerler ve garibanlar unutulursa!](https://erolgoka.net/degerler-ve-garibanlar-unutulursa/) - İnsan” kolay olunmaz. “Beşer” olmakla insan olmak aynı şey değil. “Beşer” olmaktan “insan” olmaya yükselebilmemiz için uzun bir yol kat etmemiz, bu yolculuğun sonunda bireysel psikolojimizde, hırs ve menfaatten ayrı olarak bir de “başkalarını gözeten” bir yanın gelişmesi gerekiyor. Psikoloji dilinde ruhsal aygıtımızdaki bu katmana “süperego”, “vicdan” gibi adlar veriyoruz. Ruhsal aygıtımızdaki bu katman, aile - [Ayrıntılı biçimde konuşmalıyız!](https://erolgoka.net/ayrintili-bicimde-konusmaliyiz/) - İnsanın nasıl bir varlık olduğunu ayrıntılı biçimde konuşmalıyız. Varoluşumuzda yaşamımızı, yaşama tarzımızı belirleyen birbirine zıt iki kaynak var. Bunlardan birisi, haset, tamahkârlık ve açgözlülükle kendini ortaya koyan güç istemi tarafımız. Bu yanımız, hal ve hareketlerimize hâkim olmak, her şeyi ele geçirmek, başkalarına hiç yer bırakmamak ya da onları baskı altında tutmak istiyor. Buna bağlı olarak - [Duygu ve mantık birbirine zıt mıdır?](https://erolgoka.net/duygu-ve-mantik-birbirine-zit-midir/) - Müfredat tartışmaları için şimdilik tek önerim, ne yapıp edip orta öğrenime kelimelerin, kavramların da bir etimolojisi ve tarihi olduğu bilgisini yerleştirmek; “akıl”, “kalb”, “nefs”, “ruh”, “bilim” kavramları özelinde bunu ortaya koymak… Akıl, insani varoluşun temellerinden ve elbette vazgeçilmez önemde. Ama bilmeyiz ki, modernlik öncesi zamanlarda “akıl”ın manası, modern çağın bireysel akla olan inancından farklıydı. Her - ['Algı yönetimi ve manipülâsyon'](https://erolgoka.net/algi-yonetimi-ve-manipulasyon/) - Psikolojik Danışma ve Rehberlik hocalarımızdan Mücahit Gültekin’in “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” (Pınar Yayınları) adlı çok emek verilmiş bir kitabı var. Kitabın ilk üç bölümü, günümüz dünyasında algı yönetiminin çeşitli alanlardaki işleyişinin Müslüman bir akademisyen tarafından nasıl görüldüğüyle ilgili fevkalade önemli tespitler içeren bir deneme niteliğinde. Uzun çabaların ve arşivlemenin ürünü olan bu bölümlerden her okuyucu - ['Düşünen şehir'](https://erolgoka.net/dusunen-sehir/) - Görünen köy kılavuz gerektirmiyor. Belediyeciliğimizde, şehirleşmemizde, şehirliliğimizde büyük dertler var. Gelenek, modernlik, kültür ve medeniyet bağlamlarını bir türlü oturtabilmiş ona uygun bir yol haritası oluşturabilmiş değiliz. Lakin birçok belediyemiz, sadece yaptığı hizmetlerin tanıtımına neler başardıklarına odaklanıp dertleri görmezden geliyor. Sorsanız eleştirilecek hiçbir yanları yok, neye ellerini atmışlarsa fevkalade işler çıkarmışlar. Yapılanları takdir etmek, başarıları göstermeye - [Yorgunluk toplumu](https://erolgoka.net/yorgunluk-toplumu/) - Yaşadığımız tuhaflıklarla dolu zamanı ve toplumu tanımlama gayretleri sürüyor. Bunlardan kısa ama dişe dokunur nitelikte bir çalışma, Kore kökenli Alman felsefe profesörü Byung-Chul Han’dan geldi: Yorgunluk toplumu... “Her çağın nevi şahsına münhasır hastalıkları vardır” diyor doktorasını Heidegger üzerine yapmış olan Han. Ona göre bu çağı, bir önceki gibi bulaşıcı olanlar değil sinirsel dediği hastalıklar belirliyor: - [Yaşasın Türkiye-Kosova kardeşliği](https://erolgoka.net/yasasin-turkiye-kosova-kardesligi/) - Geçen hafta sonu 9. Mamuşa Domates Festivali’ne katılmak için Yunus Emre Enstitüsü’nün ve Mamuşa Belediyesi’nin davetlisi olarak Kosova’daydım. Kendilerine teşekkür ederim. Ama asıl teşekkür Kosova-Türkiye kardeşlik ilişkilerinin ve sorunların kardeşlik temelinde çözülmesi için çaba sarf eden her iki ülkenin hükümet yetkililerine, kurumlarına ve halkına... Sayelerinde Kosova’yı paha biçilmez bir hisle geziyor, insanlarla etkileşimde bulunuyorsunuz. Türkiye’nin - ['Kenti dinlemek'](https://erolgoka.net/kenti-dinlemek/) - Bir medeniyet iddiamız ve siyasetimiz olduğundan bahsediyorsak mutlaka değişmeyen gündem konularımızdan birisi şehirlerimiz ve şehirliliğimiz olmalı. Türlü bahanelerle bu görevden kaytarsak bile, tarih ve tabiat bizi mecbur kılıyor, dur, düşün, gerektiğinde korkmadan özeleştiri yap diyor. Geçenlerde Doç. Dr. Alev Erkilet’in “Kenti Dinlemek” adında çok önemli bir kitabı yayınlandı. Çoğumuzun demek istediklerini büyük ölçüde içeren bu - [Adalet ve kötülük problemi](https://erolgoka.net/adalet-ve-kotuluk-problemi/) - Adalete dair yapılan her düşünme, ister istemez, mutlaka “adli ilahi”, (teodise) diye bilinen “kötülük problemine de uzanıyor. Yaşadığımız dünyanın adil olup olmadığını, kötülüklerin kaynaklarıyla birlikte sorguluyoruz. Sağlıklı bir düşünce işleyişinde bu, bırakın sakıncalı olmayı gerekli ama elbette tutarlı, sağlıklı bir çizgide ilerliyorsa… 1820 yılında en zengin ve en yoksul ülke arasındaki fark 3’e 1 oranında - [Başarılı darbeler dönemi bitti!](https://erolgoka.net/basarili-darbeler-donemi-bitti/) - 15 Temmuz gecesi olan biteni darbe olarak nitelemekte ve direniş çağrısı yapmakta erken davrananlardanım. Zira muhalefetin siyaset üretemediği, FETÖ’nün giderek sıkıştığı şartlarda darbe çılgınlığını göze alabileceklerini hep düşünüyordum. 28 Mayıs 2015’teki “Batı'ya rağmen demokrasi” yazımda Batılı talancıların Türkiye’de demokrasinin gelişmesini asla istemediklerine dikkat çektim: “Uzun zamandır Erdoğan’ı diktatörlükle, Ak Parti iktidarını ise IŞİD destekçiliğiyle özdeşleştirmeye - [Darbeciliğin psikolojisi](https://erolgoka.net/darbeciligin-psikolojisi/) - Toplum olarak bir türlü başımızı kurtaramadığımız darbecilik, cumhuriyetimizin vesayet sistemi olarak kurulmasıyla yakından bağlantılı. Darbecilerin psikolojisini de vesayet sistemi belirliyor. Cumhuriyetimizin meşruiyeti kesinlikle tartışmasızdır. Ama bu gerçek, kuruluş felsefemizde bir açmaz olduğunu söylememize mani değil. Bir yandan hem egemenliğin kayıtsız şartsız milletle olduğu ileri sürülüyor bir yandan da vesayetçi bir sistem öngörülüyor, cumhuriyetin ancak asker-sivil - [O bazıları](https://erolgoka.net/o-bazilari/) - Kahpe felek sana nettim neyledim/ Attın gurbet ele parelerimi/ Akıbeti beni sılamdan ettin/ Kestin mümkünümü çarelerimi” diyen Âşık Veysel’imize ne sözümüz olabilir? “Güvenemem servetime malıma/ Ümidim yok bugün ile yarına/ Toprak beni de basacak bağrına/ Adaletin bu mu dünya?/ Ne yar verdin ne mal dünya/ Kötülerinsin sen dünya/ İyileri öldüren dünya...” Halk ozanı Ali Ercan’ın - [Yine adalet](https://erolgoka.net/yine-adalet/) - Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor” (Nisa/58). “…Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (Nisa/135). “…Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever” (Maide/42). “Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, - [Adalet](https://erolgoka.net/adalet/) - Adalet, ahlak ve siyaset anlayışımızın olmazsa olmazı… Adalet olmadan ahlaktan da mutluluktan da bahsetmemiz imkânsız. O yüzden her fırsatta şu minvalde sözler söyledik: “Eflatun’a göre, insanda akıl, öfke ve şehvet olmak üzere üç meleke ve her bir melekeye karşılık gelen bir erdem var. Aklın erdemi bilgi, öfkenin erdemi yiğitlik, şehvetin erdemi ise iffet… Bu üç - [Bize özgü bir münevver tipi](https://erolgoka.net/bize-ozgu-bir-munevver-tipi/) - ''Elinizdeki kitap büyük ölçüde bize özgü bir aydın tipinin fevkalade çabasıyla sizlere ulaştı. Bu kadar eşine ender rastlanan özellik gösterince, şüphesiz başka kitaplardan bazı farkları da olacak. En büyük farkı, dili ve tarzı. Akademik desen akademik değil, siyasi desen siyasi değil… Bazılarınız anlatım tarzını ve dili kullanma becerisini yeterince başarılı da bulmayabilir; kitabın bölüm yapısı, - [Psikolojide affetme](https://erolgoka.net/psikolojide-affetme/) - Affetme konusuna psikolojide ve din psikolojisinde son zamanlarda bir ilgi artışı var (Ali Ayten; “Erdeme Dönüş: Psikoloji ve Mutluluk Yolu”, İz Yayıncılık), affetmek değişik yönleriyle ele alınıyor. Affetme, insanın kendisi için, başka kişi ve gruplar için, bir durum için söz konusu olabiliyor ama en çok başkalarına yönelik olan boyutuyla incelenmiş. Kuşatıcı ve açıklayıcı bir affetme - [Affedebilen](https://erolgoka.net/affedebilen/) - Affeden insan, karşısındaki hak etmiş olan cürüm sahibine acı çektirme, cezalandırma hislerini durdurabilen kimsedir. Ne ki affedebilmek için başka erdemlerin de yardımı lazım. Bir başka deyişle affedebilen insanın başka erdemlerinin de bulunması gerekli. Bunlardan birisi, anlayışlı olabilmek… Dilimiz ne güzel! Davranışlarımızın nedeninin karşımızdaki tarafından anlaşılmasını isteriz. “Beni hemen yargılama”, “Bana karşı önyargıyla hareket etme” deriz. - [Affetmenin psikolojisi](https://erolgoka.net/affetmenin-psikolojisi/) - Günah”, “suç”, “ayıp”, kavramlarının sınırlamaları ve kısıtlılıkları olmasaydı toplumsal hayat söz konusu olamazdı. Bazılarında birbirleriyle çok sıkı biçimde iç içe, bazılarında içlerinden birisi daha öne çıkmış halde olsa da her toplumda bu üç kavram, önemli bir rol oynuyor. Devletin kurum ve kuruluşları, onları temel alarak şekilleniyor. Akademide esasen günahla ilahiyat, suç ile hukuk, ayıp ile - [Cevdet Said’in hümanizmi aşırı mı?](https://erolgoka.net/cevdet-saidin-humanizmi-asiri-mi/) - Pek beğendiğim, okuduğumda içimi ferahlatan, günümüzde Müslümanlara unutturulmaya çalışılan barış ve sevgiyi esas alan yorum ve değerlendirmelerde bulunan, halen ülkemizde muhacir olan Çerkes kökenli bir Suriyeli âlim var, Cevdet Said. Geçenlerde (12 Mayıs) Diriliş Postası’nda “Onlar sizi sevmediği halde siz onları seviyorsunuz” başlıklı bir makalesinin Fethi Güngör tarafından çevirisi yayınlandı. “Düşünce sağlığı bozuk bir insanı - [Şükür ve psikoloji](https://erolgoka.net/sukur-ve-psikoloji/) - İnsan ilişkileri sırasında görülen bir iyiliğe karşılık olarak iyilik sahibini şereflendirmek için duyduğumuz his ile bize bir ömür bahşeden Yaratıcımız'a karşı hissettiğimiz duygu temelde aynı. Kimi diller bunlar arasında bir ayrım yapıyor, kimisi ise yapmıyor. Arapça'da “minnet” ve “şükran” çok yakın manalar taşıyor. Dilimize her iki kelime de bu arada “teşekkür” ve “şükür” de geçmiş - [Şükür](https://erolgoka.net/sukur/) - Minnet ve şükranın psikolojimizdeki derin kökleri üzerine epeyce konuştuk. Asıl şükran duyulacak makamın Yaratıcımız olduğuna getirdik bağladık sözü. Bu nokta, çok önemli... Potansiyel olarak sevgiye, şükran hislerine yatkın bir psikolojiye sahip olma noktasında aynı öze sahip olmamıza rağmen hepimiz farklı aileler içinde dünyaya geliyoruz. Nasıl biyolojik olarak her birimiz farklı isek aynı aileye doğan kardeşlerin - [Minnet, bizi insan kılan](https://erolgoka.net/minnet-bizi-insan-kilan/) - Hasedin tam karşısında yer alan hissi duruşumuz, minnet ve şükrandır. Her ikisi de Arapça'dan dilimize geçmiş olan minnet ve şükranı bir arada kullanıyorum ama anlatmak istediğim olgu aynı. Arapça'da minnet, iyiliği hayrı çoğaltmak, şükran ise yapılan bir iyiliğe karşılık vermek, teşekkür etmek manasına geliyor. Minnetin zıddı nankörlük, şükranın zıddı ise küfran yani ret ve inkâr… - [Açgözlüler daha başarılı ve mutlu mu?](https://erolgoka.net/acgozluler-daha-basarili-ve-mutlu-mu/) - Açgözlüler daha başarılı ve mutlu mu? Hasedin kökenlerinin ilk bebeklik yıllarımızda olduğundan hareketle yola çıktık. İleride sağlıklı bir kişilik gelişimi için sağlam bir zemin hazırlamak istiyorlarsa anneye, bebeğe bakım verenlere düşen ilk işin bu hasedin sevgiyle yatıştırılması olduğunu belirttik. Çocuklukta yatıştırılamayan hasedin en menfi sonucu, tamahkârlık ve açgözlülük... Tamahkârlar ve açgözlüler, isteklerine sınır koyamayan, sürekli - [Hasedin panzehiri sevgi](https://erolgoka.net/hasedin-panzehiri-sevgi/) - Psikanalist Melanie Klein'ın hasedin kökenlerini bebekliğimizin ilk zamanlarına kadar götürdüğünden bahsetmiş, ileride çocuğunun psikolojik sağlığı ve kişilik olgunlaşmasına sağlam bir zemin hazırlamak için annenin birinci vazifesinin bebekteki bu haset hissiyatını yatıştırmak olduğunu söylemiştik. Haset, gibi yıkıcı bir kelimeyle bebek gibi neredeyse melek yerine koyduğumuz insan yavrusunu aynı cümle içinde telaffuz etmek bile insana tuhaf geliyor. - [Minneti anlamak için hasedi bilmek şart](https://erolgoka.net/minneti-anlamak-icin-hasedi-bilmek-sart/) - Mesleki bilgi ve tecrübem, bir kimsenin psikolojisine normal, kişiliğine sağlıklı diyebilmemiz için onda, belli ölçülerde şükran duygusunun, minnet hissinin gelişmiş olmasını şart koşuyor. Kendisine bahşedilen hayat nedeniyle Yaratıcısına samimiyetle şükreden, başka insanlardan, diğer canlılardan gördüğü iyilikler karşısında içtenlikle teşekkür edebilen kimse hakkında içiniz büyük ölçüde rahat olabilir.” Minnete gerek ahlaki bir erdem gerek psikolojik bir - [Köşe yazıları da değişmeli!](https://erolgoka.net/kose-yazilari-da-degismeli/) - 16 Nisan Halkoylaması'yla onay verdiğimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sosyopsikolojimize tesir edecek yanları da var. Mesela Cumhurbaşkanımız'ın olağanüstü kongre konuşmasında da vurguladığı gibi, artık her siyasi parti, hedefini toplumun çoğunluğunun oyunu almaya göre ayarlamak dolayısıyla söylemlerine, tavırlarına dikkat etmek zorunda. Sadece kendisine oy veren veya vermeye yakın kesimlerin gönüllerini kazanmaya, var olan destek kitlesini pekiştirmeye dönük - [Erdoğan ve 15 Temmuz ruhu](https://erolgoka.net/erdogan-ve-15-temmuz-ruhu/) - Hakkındaki mahkeme kararı nedeniyle 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili olamayan Erdoğan, yasal bir düzenlemeyle engelin kalkması üzerine 9 Mart 2003'te Siirt ili milletvekili yenileme seçimine katıldı. Oyların %85'ini alıp 22. Dönem Siirt Milletvekili olarak parlamentoya girdi. 9 Mart, Erdoğan'ı bekleyen, ona umut bağlayan kitlelerle kavuşma günüydü. Psikolojik zaman, çok yavaş akar ve kolektif hafıza, benzerliklere - [Şehir tutulması](https://erolgoka.net/sehir-tutulmasi/) - 16 Nisan halkoylaması sonuçları üzerine, gençlerin sergilediği istisnai tablo haricinde mutlaka bir alanda daha ayrıntılı sosyopsikolojik değerlendirme yapılmalı. Başta üç büyük şehir olmak üzere batıdaki büyük şehirlerde ve bazı ilçelerde “Evet” oylarının AK Parti'nin 1 Kasım oylarına kıyasla düşük çıkmasına kayıtsız kalınamaz… Çok dikkat çekici bu tablo üzerine bugüne kadar birçok görüş öne sürüldü. Hepsinin - [Gençlerin 'hayır' tercihi](https://erolgoka.net/genclerin-hayir-tercihi/) - 16 Nisan halkoylamasında en yoğun “Hayır” verecek kesimin 18-24 yaş grubu olduğunu birçokları gibi ben de seziyordum. Buna rağmen sandık çıkışı sonrası araştırma sonuçlarını gördüğümde (elbette doğruysa tabii) çok şaşırdım. IPSOS araştırmasında gençlerin hatırı sayılır bir kısmının (18-24 yaş grubundakilerin %54'ü, ilk kez oy kullananların %58'i) 'Hayır' tercihine yönelmiş göründükleri söylendi ve şöyle yorum yapıldı: - [Kendi insanından hazzetmeme](https://erolgoka.net/kendi-insanindan-hazzetmeme/) - Devletin hepimizin devleti olduğuna yönelik algıda ve milli hassasiyetlerde, bazı kesimlerde bir zayıflama olduğundan bahsettiğim yazım üzerine akademik çevreden bir dostum aradı. Sosyal medya gruplarında, orada yaşayan Türklerin Avrupa'dan atılması gerektiğine ilişkin faşizan söylemlere bile destek veren hocalar bulunduğunu, üstelik kendi insanına yönelik bu nefret dilini pek bir eğlenceli biçimde ifade ettiklerini söyledi. “Kendi insanından - [15 Temmuz’un psikolojisi](https://erolgoka.net/15-temmuzun-psikolojisi/) - 15 Temmuz'u çokça konuşmalıyız, hiç hatırımızdan çıkarmamalıyız. O gün sadece bir darbe girişimi atlatılmadı, iç savaş tuzağı bozuldu. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, belki yüz binlerce vatan evladının hayatlarını kaybedecekleri bir felaketi engellediler. Konuşmak, hatırlamak yetmez, akademinin de 15 Temmuz ile ilgili araştırmalar yapması gerekli. Geçen hafta “Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi”nde “15 Temmuz'un Psikolojisi” başlıklı bir konferansla bir - [Terörist ve hayatın anlamı](https://erolgoka.net/terorist-ve-hayatin-anlami/) - Geçen hafta “Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi”ndeydim. Prof. Dr. Kazım Yazıcı ve Prof. Dr. Medaim Yanık'ın yönettiği “Şiddet ve terörün psikodinamikleri” panelinde Prof. Dr. Kemal Sayar ve Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar ile birlikte ben de konuşmacıydım. “Terörist ve hayatın anlamı” başlıklı bir konuşma yaptım. Yine aynı kongrede “15 Temmuz'un psikolojisi” üzerine, o gece TRT'nin önünde yaşadıklarımızın - [Hepimizin devleti](https://erolgoka.net/hepimizin-devleti/) - İki dünya savaşının öncesi zamanları andırıyor dünyamızın hali. Tüm ülkeler yeniden saflaşıyor. Batı'da, ABD ve Avrupa'da seçimler, öyle eskisi gibi sessiz sedasız olmuyor; ipi göğüslemek için taraflar canhıraş biçimde çabalıyorlar. Belli ki bir güç mücadelesi var ve küreselleşmenin pek tabii bir neticesi olarak her şey birbirine bağlı. Hükümetlerden ziyade devletlerarası bir mücadele olduğu besbelli… Ülkemiz - ['Batı Batı dedikleri'](https://erolgoka.net/bati-bati-dedikleri/) - Doğu ve Batı ayrımı, düşünce tarihinde her zaman önemli oldu. İnsan, toplum, üretim tarzı, devlet ve din temalarının Doğu ve Batı'ya göre büyük değişiklikler gösterdiğinden yola çıkılarak birçok fikir üretildi. Bu konuda ülkemizde de özellikle Marksistler arasında tartışmalar yapıldı. “Asya tipi üretim tarzı” ve “Milli demokratik devrim” tezlerine taraf ya da karşıt olmak, ülkemizdeki Marksistleri - [AK Parti, MHP ve Güneydoğu oyları](https://erolgoka.net/ak-parti-mhp-ve-guneydogu-oylari/) - Türk milliyetçiliğinin tabiatı icabı ırkçı nitelikte olmadığını hep savundum. Türklerin psikolojisini anlatan kitap ve yazılarımda bunun tarihsel ve sosyopsikolojik nedenlerini anlatmaya çalıştım. Sağduyulu Türk milliyetçilerine güvenimi hiç yitirmedim. Milliyetçi düşünür Sait Başer'in şu ifadesine ve başkalarının benzer değerlendirmelerine katıldığımı belirttim: “Osman Turan'ın önünde saygı ile eğilerek bir yanlış anlamasını düzeltmek durumundayız. O, Türk devletinin idealini - [Muhafazakâr vicdan](https://erolgoka.net/muhafazakar-vicdan/) - Türkiye, çok önemli bir halkoylaması yaptı. Toplumumuz, demokrasinin, hür iradesiyle kullandığı oyun kıymetini bildiğini, vakarla sandığa koşarak bir kez daha gösterdi. “Evet” diyerek büyük değişimi onayladı ve altına imzasını attı. Her seçimi, esasen kendi içinde değerlendirmek gerekiyor. Seçim tarihimiz bunu bize defalarca gösterdi. Ama böyle yapmak yerine, önceki seçim sonuçlarından yola çıkarak değerlendirmeler yapıyoruz. Bu - [Minnet](https://erolgoka.net/minnet/) - ''Minnet” diyor Andre Comte-Sponville, “erdemlerin en hoşudur ama en kolayı değildir.” Bu etkileyici cümleden, bizim hep psikolojik bir kavram olarak ele aldığımız “minnet”in aynı zamanda bir erdem olduğunu, hoş olmakla birlikte pek de kolay olmadığını öğreniyoruz. Comte-Sponville, devamında minnetin bir “haz” olduğunu da söyleyerek psikolojik bakışa yaklaşıyor. Ona göre minnet, “hissedilen sevincin yankısı olan bir - [Sağlıklı psikolojinin işaretleri](https://erolgoka.net/saglikli-psikolojinin-isaretleri/) - İyilik ve gördüğümüz iyiliğe verdiğimiz cevap olan minnet hakkında konuşmaya başlamıştık. Gönülden minnet duygusu, şükran hissi yaşayabilmenin ve onu dile getirebilmenin, yani teşekkür edebilmenin psikolojik sağlığımızla ilgili sağlam bir gösterge olduğu üzerinde durmuştuk. Minnet duygusunun neden bu kadar önemli olduğuna geçmeden önce, şu meşhur “psikolojik sağlıklılık” mevzuunda biraz konaklayalım. “Meşhur” demem sözün gelişi, psikoloji ve - [İyilik dünyayı kurtarabilir mi?](https://erolgoka.net/iyilik-dunyayi-kurtarabilir-mi/) - Pek kıymetli Alev Alatlı Hanımın zihnimize yerleştirdiği “Dünyanın iyiliği için Türkiye” ifadesi, bana “İyilik et denize at” sözümüzü, oradan da “Her iyiliğin her iki cihanda karşılığı vardır” fikrini çağrıştırdı. Bakmayın çağrıştırdı dediğime aklımızın bir bölümü zaten buna benzer temalarda olduğunu müdavim okuyucularımız bilirler. İyilik ve kötülük nedir? İyiliğin ve kötülüğün, tarihteki ve insanın psikolojisindeki kaynakları - [Millete değil darbecilere karşı çıkabilseydiniz!](https://erolgoka.net/millete-degil-darbecilere-karsi-cikabilseydiniz/) - Bazıları, ne kadar sakin; ne 15 Temmuz'da bir darbe girişimi travmasına maruz kaldığımız ne de tehdidin sürdüğü umurlarında… Ama insanımızın kahir ekseriyeti, her Cuma günü teyakkuzda epeydir. Bu, kanlı bir darbe girişimi yaşamış, 250 şehit yüzlerce yaralı vermiş, sözüm ona iç savaş kışkırtma senaryolarının hep gündemde olduğu bir toplum için anlaşılabilir bir durum. Geçen hafta - [Gençlerine güvenmeyen gelecekten bahsedemez](https://erolgoka.net/genclerine-guvenmeyen-gelecekten-bahsedemez/) - Engellilerimizin, kadınlarımızın milletvekili olmalarının önünde hiçbir mani olmamasını, bir türlü Meclis'te yeterli sayıda temsil edilmelerini sağlayamasak da sevgiyle, sevinçle, takdirle karşılıyoruz. İyi de yapıyoruz, bir an önce Meclis'imizde engellilerimizin ve kadınlarımızın artması için gerekli tedbirleri de almalıyız. Ama aynı hissiyat ve düşünceleri 18-25 yaş arasındaki gençlerimiz için dile getiremememiz, onların seçme ve seçilme haklarının anayasal - [600 tane 18 yaşındaki genç Meclis’i doldursa!](https://erolgoka.net/600-tane-18-yasindaki-genc-meclisi-doldursa/) - 16 Nisan halkoylamasının en çok tartışılan konularından birisi de seçilme yaşının 18'e indirilmesi. 18 yaş mevzuunda belli bir direnç ortaya çıkacağını biliyordum ama gerek kendi gözlemlerim gerek yaşayanların aktardıkları, direncin tahmin edilenden daha fazla olduğuna işaret ediyor. Oysa kolaylıkla kabul gören, özellikle gençler tarafından alkışlarla karşılanan bir madde olmalıydı. Nedenlerini mutlaka konuşmalıyız. Seçilme yaşının, tıpkı - ['Söz uçar sızı kalır'](https://erolgoka.net/soz-ucar-sizi-kalir/) - Çalışkanlığının yanısıra Allah vergisi okuyup yazma yeteneği olanlardan Tanıl Bora. Yine kallavi bir kitap çıkardı, “Cereyanlar: Türkiye'de Siyasal İdeolojiler” adında. Geç Osmanlı Zihniyet Dünyası, Batıcılık, Kemalizm, Milliyetçilik, Türkçülük ve Ülkücülük, Muhafazakârlık, İslâmcılık, Liberalizm, Sol, Feminizm ve Kürt Siyasal Hareketi başlıklarıyla ele alıyor ülkemizdeki ideolojik cereyanları. “Sadece başı sonu belli metinlere değil, sözlere ve jestlere de - [Lider ve milli demokrasi](https://erolgoka.net/lider-ve-milli-demokrasi/) - Erdoğan, ideolojik tartışmalar yerine siyasetin merkezine 'insan'ı ve 'hizmet'i yerleştirir. Kimlik siyasetinin 'biz ve diğerleri' ayrımı yapan ayrıştırıcı ve çatışmacı tarzını kabul etmeyerek, her kesimi kucaklamaya çalışan bir birlik siyaseti ortaya koyar. Milli Görüş çizgisini, onun cemaatimsi parti yapılanmasını ve belli kesimleri hedef alan kimlik siyasetini aşar, yeni bir siyasi kimlik ve hareket inşa eder. - [Milli demokrat](https://erolgoka.net/milli-demokrat/) - Pek kıymetli Alev Alatlı'nın Milli Kültür Şurası'ndaki “Dünyanın iyiliği için Türkiye” sözü, duyduğumdan bu yana kulaklarımda çınlıyor. Şiarı ilk kez duyuyorduk ama gönlümüze aşinalığındandı bu denli etki etmesi. Hep insanlığın esenlik ve adalet yurdu olmaya çalışan bir devlet ve millet anlayışını savunduk. Türkiye, elbette “milli çıkar”ları için çabalayacaktı ama tüm mazlumların varlığına güvendikleri, dilediklerinde sığınabileceklerini - ['Tabibe Lokman’a benzersin turnam'](https://erolgoka.net/tabibe-lokmana-benzersin-turnam/) - Lokman Hekim” de “Hızır” gibi İslamlaşma sonrası Türk halk inançlarının ve Türklerin psikolojisinin kurucu ad ve kişiliklerinden. Türklerin psikolojisini belirleyen dinamikler içinde önemli bir yer tutuyor; önce “ölüme çare”, sonra “derde derman” ile özdeşleşmiş, sağlık problemi olan ondan umar bekliyor. “Hızır”dan farklı olarak “Lokman” adı, Kur'an-ı Kerim'de geçiyor, hatta 33. Surenin adı Lokman… İslam-öncesi Arap - [Tamam, muhabbet ehliyiz ama…](https://erolgoka.net/tamam-muhabbet-ehliyiz-ama/) - III. Milli Kültür Şurası'nda “Kültür Politikaları Komisyonu”nda çalıştım. “Göçebe ve sözlü kültür mirasının Türk modernleşmesi açısından mahzurları” başlıklı bir konuşma yaptım. Geçenlerde yazdığım “Şehirciliğimiz” ve “Şehirliliğimiz” başlıklı yazılarda göçebelik mirasımızın etkilerini ele aldığım için bu konuşmanın, özellikle sözlü kültürle ilgili ana hatlarını sizlerle de paylaşmak istiyorum. Türklerin tarihsel ve toplumsal psikolojisini ana hatlarıyla ortaya çıkarmaya - [Milli Kültür Şurâsı](https://erolgoka.net/milli-kultur-surasi/) - II. Milli Kültür Şurası, 27 yıl aradan sonra 3-5 Mart tarihleri arasında İstanbul'da yapıldı. Çalışmalar, her biri 10 kişiden oluşan 17 komisyon halinde sürdürüldü. Açılış konuşmasında Bakan Avcı, kültürel alandaki faaliyetlerini anlatırken medeniyet mirasımızın nesillere aktarılmasının önemini vurguladı. Bakanlığın 15 yılda yaptıkları, önceki dönemlerle karşılaştırıldığında gerçekten alkışlanacak nitelikteydi. Yıllar sonra şuranın nihayet akla gelmesi de zaten - [Karizmaya fırsat kurumsallaşmaya imkan](https://erolgoka.net/karizmaya-firsat-kurumsallasmaya-imkan/) - Bir biçimde modernleşme sürecine dahil olmuş ama kurumsallık ve iş tanımlarında sorunu olan toplumlarda karizmatik liderlik daha önemli. Çünkü böyle toplumların kurumsallığın eksikliğinden kaynaklanan dertlerini yatıştırabilmesi, güvenli bir biçimde yoluna devam edebilmesi için kendi arzu ve ihtiyaçlarını temsil eden başarılı kişileri öne çıkarması ve onlara kurtarıcı, karizmatik özellikler bahşetmesi şart. Bu ilk tespitimizi bir yere - [İki sandık!](https://erolgoka.net/iki-sandik/) - İlk Rahmetli Özal “tartışalım” dediğinde, enine boyuna araştırdım ve başkanlık sisteminin demokrasi için en iyi model olduğuna ikna oldum. En iyi model, çünkü demokrasinin olmazsa olmazı, kuvvetler ayrılığının en iyi biçimde uygulandığı sistem. En iyi model, çünkü etkin bir yürütme, en iyi temsil ve denetim başkanlık sistemiyle mümkün. Ama o sıralarda “Türkiye için en iyisi - [Karizmatik liderlik](https://erolgoka.net/karizmatik-liderlik/) - Tarihsel gözlemler ve bilimsel çalışmalar, liderliğin insanın toplumsal davranışının vazgeçilmez özelliklerinden biri olduğunu gösteriyor. Kimi ütopyalarda eşitlik idealleri, liderliğin olmadığı bir insan ilişkileri ağı biçimine kadar genişletiliyor lakin tarih, henüz lidersiz gruplara, toplumlara tanık olmadı. Lidersizlikten değil de olsa olsa liderliğin (demokratik, otokratik vs. gibi) biçimlerinden veya başarılı ya da başarısız liderliklerden söz edilebilir. Ama - ['15 Temmuz’un eleği'](https://erolgoka.net/15-temmuzun-elegi/) - 15 Temmuz, siyasi tarihimiz açısından gerçek bir milat. Öyle ki, o tarihten beri siyasi görüşümü, “15 Temmuz Hareketi'ndenim” diye ifade ediyorum. “15 Temmuz” gözönünde bulundurulmadan artık hiçbir siyasi analiz yapılamaz. Bazıları çok rahatsız oluyor bu gerçekten, hızla geçiyor, üzerini örtmeye, göstermemeye çalışıyorlar ama ne yapsalar boş. Milletimiz 15 Temmuz 2017'de halk hareketleri tarihinde eşine ender - [Psikanaliz ve liderlik](https://erolgoka.net/psikanaliz-ve-liderlik/) - 6 Nisan'da yapılacak referandumda cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili değişiklik tekliflerini oylayacağız. Toplum olarak tartışarak birbirimizi ikna etmeyi pek becerdiğimiz söylenemese de bir biçimde süreç ilerliyor. Kendi adıma referanduma giden süreç boyunca, bildiğim konularda söz almaya çalışacağım. Dilerseniz, bugün psikanalizden liderliğe, lider-toplum ilişkisine nasıl bakıldığından yola çıkalım. Psikanalizin kurucusu Freud, toplum psikolojisini ve liderliği ele alırken - [Konuşmaya liderlikten başlayalım mı?](https://erolgoka.net/konusmaya-liderlikten-baslayalim-mi/) - Cumhurbaşkanlığı sistemi için referanduma doğru yol alırken, özellikle parlamenter görünümlü eski düzen savunucuları konuyu asıl mecrasından saptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. “Cumhuriyet” rejiminde, toplumun hemen tamamının karar kıldığı apaçıkken türlü çeşit kaygı ve beklentilerle ortalığı velveleye veriyorlar. Mevcut sistemimiz, yetince işlevsel mi ve bize uygun mu, “bize uygun bir sistem” kavramı doğru mu, hem cumhuriyeti - [Tüketim toplumunda dini değerler](https://erolgoka.net/tuketim-toplumunda-dini-degerler/) - Tüketim olgusu, modern hayatın her cephesine sirayet etmiş vaziyette. Bu, modernliği geçmiş toplumlardan ayıran temel özellik… Tüketimi, malların, alınış ve kullanılış biçimlerini ve bu süreçte ortaya çıkan değerler sistemini de kapsayan bir olgu olarak tanımladığımızda, yaşadığımız toplumu daha iyi anlayabiliriz… Zaten antropologlar, kültür araştırmacıları ve birçok düşünür, tüketimi, statülerin, hiyerarşilerin, sembol ve göstergelerin kullanımına dayalı - [Şehirliliğimiz](https://erolgoka.net/sehirliligimiz/) - Arkeolojik çalışmalar, henüz “İslam-öncesi Türk şehri”nin ayrıntılarını ortaya koyabilmiş değil… Karşılaştığımız Çin, Hint, İran medeniyetlerinin her birinden elbette etkilendik ama bize en çok uyan ve en kolay benimsediğimiz, bize en çok katkısı olan, bizim de canla başla katkıda bulunmaya çalıştığımız medeniyet, İslam idi. İslam'la şereflendikten sonra birçok alanda olduğu gibi şehircilikte de çok ileri adımlar - [Şehirciliğimiz!](https://erolgoka.net/sehirciligimiz/) - Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Şehircilik Şurası'nda yaptığı konuşmada şehirleşme konusunda yaşadığımız sıkıntıların bize mahsus olmadığını, dünyada 10 milyonun üzerinde 34 şehir bulunduğunu ve hızla yenilerinin geldiğini, ülkemizde de şehirlerde yaşayanların %90'lara ulaştığını söyledi. Şu çok önemli tespitleri yaptı: “Medeniyet kavramının insanların bir arada yaşadıkları şehirleri ifade eden geniş bir anlam dünyası vardır. Bizim medeniyetimizde şehirler, - [Moby Dick ve Trump](https://erolgoka.net/moby-dick-ve-trump/) - Donald Trump'ın Amerikan siyasi tarihinde neyi temsil ettiği ve yerinin tam olarak neresi olduğunu daha çok tartışacağız. Ama maalesef Trump'ın siyasi söylemi, diğer her şeyi gölgelediğinden ayrıntılı ele alınamıyor. ABD'nin tartışmasız egemenliği, “tek kutuplu dünya” ve “imparatorluk” analizleri gibi başlıkları konuşurken, hazırlıksız yakalanan entelektüeller ne diyeceklerini bilemiyorlar. Kendi adıma, Trump (ve zaferi) vakasını, küreselci sermaye - [Çığ gibi üzerimize gelen dünya](https://erolgoka.net/cig-gibi-uzerimize-gelen-dunya/) - Geçenlerde vefat eden büyük düşünür Bauman, “Akışkan Aşk” kitabında ömrünün sonuna gelmiş bir ebeveynin kaygısıyla modern ilişki tarzını acımadan eleştirdi. Bunlar düzelsin, hayatlarımız daha insana yakışır bir hal aslında istiyordu ama elinde, sözlerinden başka bir silahı yoktu. Söze yüklendi, gözlemlerini, uyarılarını aktardı. Modern zamanlar boyunca mahremiyet suları hızla soğudu, evlerimiz yumuşacık mahremiyet adaları, aşkın ve - [Bu dünyadan Bauman geçti](https://erolgoka.net/bu-dunyadan-bauman-gecti/) - Geçenlerde vefat eden büyük düşünür Zygmunt Bauman, ahlaktan küreselleşmeye, özgürlükten ölüme, tüketimden ütopyaya, entelektüellerden müphemiyete birçok kapıdan girdi günümüz dünyasına. Her ne gördüyse teker teker, olabildiğince sade bir dille bize anlatmaya çalıştı. “Akışkan” adını verdiği modernliğin bu son evresinden pek de hoşnut değildi, hayatımızın insanileşmesi için elinden gelen çabayı gösterdi. Topluma olduğu kadar yaşanılan hayata - [Empati iyi hoş da!](https://erolgoka.net/empati-iyi-hos-da/) - Birbirimizi anlama çabamızın, anlaşılmış olma hissimizin, “empati” diye anlatmaya çalıştığımız becerinin bilim dünyasında incelenmesini büyük bir takdir ve saygıyla karşılıyorum. Gerçekten de bu konuda çok çaba sarf ediliyor. Son zamanlardaki araştırmalar, empati becerisinin beyindeki karşılıklarını ortaya çıkarmaya yönelik. Bu konuda çok sayıda adım atılıyor. Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) tekniği aracılığıyla empati kurduğumuz sırada beynimizin - [Empati beceriniz ne kadar?](https://erolgoka.net/empati-beceriniz-ne-kadar/) - Empati, sağlıklı insan ilişkilerinin mayası, temeli. Onun sayesinde birbirimizi gerçekten anlayabiliyoruz. Bir ilişkide karşılıklı empati varsa, iletişimimiz su gibi akıp gidiyor. İki taraf da anlaşılmanın ve önemsenmenin hiçbir şeye değişilmez tadını fark ediyor, insan kardeşinin anlayışı sayesinde gerilimden kurtulabiliyor. İnsan ilişkilerinde, birbirimizle iletişimimizde böylesine önemli olan empati yeteneği, maalesef hepimize doğuştan eşit ölçüde dağıtılmamış. Aramızdan - [Sempati değil empati](https://erolgoka.net/sempati-degil-empati/) - Öteki”nin, “başkası”nın kimliğimizin oluşumunda, hayatımızda ve insan ilişkilerimizdeki rolü üzerinde çok konuştuk. Bu konuda bir fikir birliğimiz var artık. Ama pratikte bunun nasıl olacağı konusunda kafamız karışık. “Ötekinin filozofu” diye bilinen Emanuel Levinas'ın Sabra ve Şatilla katliamlarını adeta destekleyen bir tavır alması; “Sevginin Bilgeliği” kitabıyla tanınan, tilmizi Alain Finkielkraut'un ultra-islamofobik tutumları, uygulamada işlerin pek öyle - [Kahraman](https://erolgoka.net/kahraman/) - Vatan, kahramansız olmaz. Ortak vatanımızın bizi birbirimize güçlü bir şekilde bağlayabilmesi için, buradaki birbirinden farklı ama bir arada yaşamaktan memnun insanların üst-ideallerinin atfedildiği kahramanlar olması gerekir. Kahramanın toplum psikolojisine katkısı, bir bakıma karizmatik lidere benzer. Toplum, nasıl istek ve ideallerini liderin karizmasına atfeder ve onu karizma halesiyle diğer insanlardan ve sıradan hayattan ayırırsa, aynı durum - [Yaşadığımız terör, yaklaşan dünya savaşı](https://erolgoka.net/yasadigimiz-teror-yaklasan-dunya-savasi/) - İnsan, varlıkların en şereflisi tahtına oturmuşsa, bunda hür irade sahibi olmasının payı büyük. O yüzden her fırsatta “hür irade”yi alkışlıyor, modernlik eleştirimizin başına iradeyi itibardan düşürmesini koyuyoruz. Ama hürriyetimizin birçok bakımdan sınırlandığını, rahmetli Ali Şeriati'nin ifadesiyle, insani varoluşun zindanlar içinde olduğunu belirtmeyi de ihmal etmiyoruz. Hür irademiz var evet ama genetik yapımıza, içine doğduğumuz ailenin, - [Ah şu on sekiz yaş!](https://erolgoka.net/ah-su-on-sekiz-yas/) - Meclis Anayasa Komisyonu'nun, seçilme yaşını on sekiz yapan maddeyi kabul etmesi üzerine sosyal medyada süren tartışmalar, bu konuda kafamızın epeyce karışık olduğunu gösteriyor. Bugün doksan, yüz hatta yüz on yaşında bir büyüğümüzün vekil olmasına bir mani yok ama buna rağmen o yaştakiler meclisimizi doldurmuyorlar. On sekiz yaşa seçilme hakkı verilmesine de öyle bakmamız gerekiyor. Ama - [Toplumsal halimizi gösterse bir araştırma](https://erolgoka.net/toplumsal-halimizi-gosterse-bir-arastirma/) - Toplulukları incelerken benim dikkatim, daha ziyade en derine demirlemiş, değişmesi çok zor olan, dile kazınmış psikolojik yapıya yönelmiştir. Türklerin tarihsel psikolojisi üzerine olan çalışmalarım, bu bakışın sonucunda ortaya çıktı. Ama şüphesiz her toplumun zamanla mukayyet, şartlara bağlı olarak değişen davranış kalıpları da var. Ne yazık ki akademide bu tür çalışmalar, sadece Batı toplumuyla sınırlı. Batı - [Mehmet Akif ve Necip Fazıl](https://erolgoka.net/mehmet-akif-ve-necip-fazil/) - Birçokları gibi ben de Aliya İzzetbegoviç ve Nurettin Topçu arasındaki benzerlikleri görmüş, bunun üzerine bu köşede “İzzetbegoviç ve Topçu” başlıklı yazıyı yazmıştım. Gerçekten de “Doğu ve Batı Arasındaki İslam” ve “İsyan Ahlakı” arasında, “özgürlük”, “irade” ve “sorumluluk” vurgusu anlamında müthiş bir benzerlik vardı. Benzerliğin nedeni, aynı batılı kaynaklardan beslenmelerinden ziyade, varoluşsal tavırlarını belirleyen ortak İslami - [Yine sözüm sana ey ebeveyn!](https://erolgoka.net/yine-sozum-sana-ey-ebeveyn/) - Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'a suikast düzenleyen saldırgan, Ankara Çevik Kuvvet'te görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş. 1994 yılında Aydın Söke'de doğan Altıntaş, 2014'te İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu mezunu. Aydın Söke Özel Körfez Dershanesi'nin öğrencisi. 4 Ekim'de açığa alınmış, 14 Ekim'de göreve iade edilmiş. Saldırıdan hemen sonraki saatlerde öğrendiğimiz bu bilgiler, alçak intihar eylemcisinin, - [Pennsylvania: Penn’in ormanı](https://erolgoka.net/pennsylvania-pennin-ormani/) - Şöyle bir zihnimi yokladım. ABD'de dini oluşumların toplum hayatındaki rolüyle ilgili olarak ilk kez yıllar önce asistanlığım sırasında modern psikiyatri tarihi çalışırken karşılaşmıştım. 18. Yüzyıl sonlarında akıl hastalarının zincirlere bağlandıkları tımarhanelerden kurtulmalarında “Quaker” denilen, gnostikler (Hıristiyanlık'ta Hz. İsa'nın Tanrı'nın bilgisi olduğuna inanma; diğer dinlerde batınilik) içinde sınıflanan kimseler başı çekiyordu. ABD'de cezaevlerinin ıslahı gibi modernliğin - [Canlı bombanın psikolojisi](https://erolgoka.net/canli-bombanin-psikolojisi/) - Alçak olmaya gör, eylemlerinin gerekçesini de bulunduğun aşağılık konuma göre ayarlıyorsun. Kandırdığın, tuzakladığın insanların kendini patlatmalarını sağlayıp, cinayetlerinin adını “feda eylemi” diye koyuyorsun. Dünya kamuoyunun bu iğrençliğe tavır alacağını bildiğin için, sırf bu tür eylemler için yeni bir örgüt adı uyduruyorsun. İnsanlığı ve yaşatmayı hedefleyen bir kuruluş gayesiyle hareket etmediğin için ne hukuk ne nizam - [Sistemi içeriden değiştirmek…](https://erolgoka.net/sistemi-iceriden-degistirmek/) - Geçen Çarşamba günü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan “15 Temmuz Işığında Türkiye Sempozyumu”nda, “Tarihi Bir Kırılma Anını Okumak: 15 Temmuz Şanlı Direnişinin Anlamı” oturumundaki konuşmamızda 15 Temmuz'un dünya mazlumları nezdindeki algılanışının da çok mühim olduğu tespitinde bulunduk ve şunları söyledik: Şüphesiz Millî Mücadele'den önce de (bir kısmı bizzat Osmanlı topraklarında olmak üzere) bir takım “ulusalcı” gayretler olmuştu - [Mazlumların sessiz kalmama ihtimali](https://erolgoka.net/mazlumlarin-sessiz-kalmama-ihtimali/) - Dün, 7 Aralık Çarşamba günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde “15 Temmuz'un Işığında Türkiye Sempozyumu” yapıldı. “Tarihi Bir Kırılma Anını Okumak: 15 Temmuz Şanlı Direnişinin Anlamı” başlıklı ilk oturumu, Burhanettin Duran yönetti. Halil Berktay, Bekir Berat Özipek ve Hüsamettin Aslan hocalarla birlikte ben de bir bildiri sundum. Yazımın başlığı, sunduğum bildirinin başlığı. İzin verirsiniz, görüşlerimi sizinle de paylaşmak - [Cehalete değil çoğunluğa karşısınız!](https://erolgoka.net/cehalete-degil-cogunluga-karsisiniz/) - Otorite” ile “otoriteryenlik” arasındaki ayrımı bilmeden demokrasiden bahsetmenin bir manası bulunmuyor. “Otorite”nin baskı ve zorbalıkla yönetim demek olan “otoriteryanizm”le bir ilişkisi yok. Otorite, düşünce, bilgi, tecrübe, yetenekten kaynaklanan yetki ve itibar ile bağlantılı, karşı tarafta saygı ve minnet hissettiriyor ve hak ediliyor. Otoriteryanizm ise körü körüne itaat ve bağnazca bağlanma istiyor, baskıyla tehdit ediyor, akıl-dışı - [Bazı Fransızlar neden Erdoğan’a oy verir?](https://erolgoka.net/bazi-fransizlar-neden-erdogana-oy-verir/) - Avrupa'da ve şimdi de Trump'ın gelip çatmasıyla ABD'de, popülist hareketlerin yükselişi, birçokları tarafından Batı dünyasını saran siyasi krizin başlıca nedeni olarak görülüyor. Bu görüşe göre -en iyileri hırslı demagoglar, en kötüleri ise faşistler olmak üzere- utanmaz politikacılar, belli insanların ve grupların önyargılarına, irrasyonel korkularına ve hayal kırıklıklarına berbat basitleştirici yanıtlar vererek, yalanlar söyleyerek karşılık veriyor - [Yabancılaşma, maveradan uzaklaşmadır!](https://erolgoka.net/yabancilasma-maveradan-uzaklasmadir/) - Yabancılaşma” diye ifade etmeye çalıştığımız her ne varsa, “öz”ümüzden yitirdiğimizi sandıklarımızla alakalı. Bu yitiriş, modernleşmeyle çok arttı. Modern felsefe ve psikolojide kendini gösteren “varoluşçuluk” tepkisinin zuhuratı da buna bağlı. Varoluşçu düşüncenin kurucusu Sören Kierke­gaard, akılcılığa isyan ederken, bizi yabancılaştıran kopuşun kaynağına işaret ediyordu: “Yabancılaşmanın temel problemi, anlamsızlık ve umutsuzluğun hüküm sürdüğü bir dünyada, insanın kendi - [‘Bize bir şey olmaz!’ mı dediniz?](https://erolgoka.net/bize-bir-sey-olmaz-mi-dediniz/) - Yabancılaşma” kavramının dal budak salmasının, her köşe başını tutmasının baş nedeni, böyle bir şey olduğuna inanmamız. Yabancılaştığımıza inanıyorsak, onun arkasında başka bir “asıl” halimiz bulunduğunu da kabul ediyoruz demektir. Evet, öyle… İster insan teki ister toplum olsun bizi var eden bir “öz” olduğuna ve o özden bir biçimde uzaklaştığımıza dair bir inanç var, hemen hepimizde. - [Bu devirde gel de yabancılaşma!](https://erolgoka.net/bu-devirde-gel-de-yabancilasma/) - Yabancılaşmanın ne olduğunu açıklamak için birçok görüş öne sürüldü ama kabul etmek gerekir ki, üzerinde en çok çalışılanı Karl Marx'ınki oldu. Marx, yabancılaşmanın yaşanılan toplum düzeniyle bağına işaret ettikten sonra, konu, birçok izleyicisi tarafından ele alındı. “Ne yazık ki bizimki kadar çok yöntemle mistifiye edilmiş, mesajlarla ve bilgiyle, pek çok mistifikasyon aracılığıyla doyurulmuş bir toplum - [Konuşabileceğimiz bir başlık kaldı mı?](https://erolgoka.net/konusabilecegimiz-bir-baslik-kaldi-mi/) - Farklı kültürlerden, farklı siyasi anlayışlardan insanların acaba oturup konuşabilecekleri, ama sahiden konuşabilecekleri bir konu başlığı kaldı mı diye düşünüyorum. Sahiden konuşabilecekleri derken, kafalarını sadece karşıdaki insanı anlamaya ve onu söyleyecekleri konusunda samimiyetle ikna etmeye çalışacakları bir hali kast ediyorum. Sadece ideolojiler, dünya görüşleri ve yaşam tarzlarımızda değil farklılığımız, parçalanmamız… Gündelik hayatın içinde işlevsel olan, tanımlarında - [Ütopya çökmesi](https://erolgoka.net/utopya-cokmesi/) - Son üç yazım, “insan-sonrası” diye adlandırılan fikriyatla ilgiliydi. Bu köşede daha ayrıntılı bir biçimde konuyu gündeme getirmeme imkân yok. Meselenin önemini ve yazılar boyunca belli ettiğim itirazlarımı netleştirerek, konuyu toparlamaya çalışacağım. Birçoğunuza “insan-sonrası” düşüncesi, ilk bakışta dikkate değmeyecek kadar eksantrik ve sıra-dışı gelebilir. “Hoca, sen de amma taktın bu ipe sapa gelmez fikirlere!” diyebilirsiniz. Ama - ['İnsan-sonrası (posthuman) manifesto'](https://erolgoka.net/insan-sonrasi-posthuman-manifesto/) - İslamofobi niye Batı'da kendisine bu kadar kolay alıcı bulabiliyor? Irkçılık; yoksul Güney'in sorunlarına, Ortadoğu'da çıkar için olduğu besbelli olan savaşlara, mültecilerin yaşadığı trajediye kayıtsızlık, nasıl bu düzeye gelebilir? Bu tür soruları hepimiz soruyoruz. Cevaplardan bir tanesi, emperyalist hırs ve açgözlülük, Batı'nın ikiyüzlü ahlakı… Bu cevap doğru ama tek başına tüketici değil. Batı'da, kim ne derse - [İnsan-sonrası, insan-ötesi…](https://erolgoka.net/insan-sonrasi-insan-otesi/) - Yaşadığımız zamanlara “insan hakları çağı” denmesine, temel haklar mefhumunun “insan” terimi etrafında oluşturulmasına itiraz ediyor “İnsan Sonrası” kitabının yazarı Rosi Bradiotti. Dur bakalım! Önce “insan” dediğiniz şu varlık kimdir, neyin nesidir? Bir konuşalım diyor. “İnsan-sonrası” (posthuman) fikriyatında olanlara göre hayvanlar dünyasındaki türler içinde bir tür olan insanın, kendisi kutsallaştırarak tarihin ve âlemin merkezine yerleştirmesi, hem - [İnsanlık bizde kalsın!](https://erolgoka.net/insanlik-bizde-kalsin/) - Bilim ve teknolojiye insana ve insanlığa, daha iyi bir dünya adına katkı sağlayacaksa kim itiraz edebilir? Ama “insan-ötesi" (transhuman) ve “insan-sonrası" (posthuman) adı altında bizzat insanın ontolojik varlığına müdahaleler olacaksa, “Durun bakalım, neler karıştırıyorsunuz orada siz!" demek hakkımız. “Transhumanizm'i merak eden ordu" başlıklı bir haberde yazılanlara bakalım önce, çünkü kavramları bir netliğe kavuşturmaya ihtiyacımız var: - ['İnsan ötesi geleceğimiz'](https://erolgoka.net/insan-otesi-gelecegimiz/) - Geçenlerde çocuklarla çizgi film izlerken fark ettim, bizi öylesine savaşlarla, mağduriyet ve madunlukla, kısacası can derdiyle baş başa bırakıyorlar ki, sanatta, bilimde, düşünce dünyasında neler olup bitiyor dönüp bakamıyoruz bile. Çocuk çizgi filmleri, öylesine başarılı, öylesine sürükleyici ve çocuklar o kadar çok bunlarla haşır neşirler ki, asıl insan mühendisliği buralarda yapılıyor, göremiyoruz. Televizyon programları reyting - [Gizli örgütün cazibesi ve suç ortaklığı](https://erolgoka.net/gizli-orgutun-cazibesi-ve-suc-ortakligi/) - Soruşturmalar, yapısı ve işleyişiyle ilgili daha çok öğrenmemizi sağladıkça, mesela ByLock programı üzerinden haberleşmeyi ve hiyerarşik örgütlenmeyi tanıdıkça, FETÖ'nün yöntemleri arasında terör de bulunan bir “gizli örgüt” olduğu aşikâr hale geliyor. Şüphesiz, bu örgütün uluslararası derin yapılarla ve çıkar şebekeleriyle bağlantısı, her şeyden önce de sözüm ona dünya egemenliğini amaçlayan sapkın ideali, gizliliği temellendiriyor. Spritüel - [Sanal cemaat](https://erolgoka.net/sanal-cemaat/) - Yaşadığımız modern zamanlarda hakiki arkadaşlıkların sayısı da derinliği de azaldı. Tamam, bunu görüyoruz ama internet sayesinde ortaya çıkan yepyeni etkileşim imkânlarını, sanal dostlukları nereye koyacağız? Teknomedyatik dünyada insan gibi toplum da çok değişti. Bazı düşünürler, yaşadığımız toplumu, en iyi “ağ” sözünün tanımladığı kanaatinde; “ağ toplumu” diyorlar. Kavramın mucidi Samuel Castells'e göre küresel bir köyde değil, - [Din mühendisliği](https://erolgoka.net/din-muhendisligi/) - Güç istemi”, insanın en belirgin dürtülerinden birisi… Kimisi parada ve servette, kimisi fiziksel ve cinsel kuvvet de, kimisi kılıçta ve silahta, kimisi etrafında sadakat bildirenlerin sayısında somutlaşan ve öne çıkan bir biçimde güç talep ediyor. “Güç bendeeee!” diye bağırmak, en erişilmez güç tahtına geçip kurulmak istiyor. Modern zamanlarda ise güç istemi, kendisini daha ziyade “bilgi” - [Arkadaş](https://erolgoka.net/arkadas/) - Her şey gönülde cereyan ediyor. Ve insanlar, biz zannediyoruz ki, hâl-i cimâ'dan doğuruyorlar. İnsanlar hâl-i cimâ'dan doğmuyorlar. İnsanları gönül döllüyor. Gönül çocukları onun için ayrı oluyor. Ve gönül çocuklarının çoğu onun için 'yol evlâdı' oluyor, 'bel evlâdı' olmuyor. Tasavvufta, yol oğlu olmak, bel oğlu olmaktan; yol evlâdı olmak, bel evlâdı olmaktan onun için mukaddemdir… Peygamber-i - [‘Mutsuz Olmak’ ve ‘Ruhun Yalnızlığı’](https://erolgoka.net/mutsuz-olmak-ve-ruhun-yalnizligi/) - Aslında tam ilahiyat, felsefe ve edebiyat okuma, düşünme zamanları. Ama ne ki, alçaklar hiç boş durmuyorlar. Bu insan ve insanlık düşmanlarının dünyamızı kan ve vahşet arenasına çevirmesi karşısında bu konular “hafif” kalıyormuş gibi hissediliyor, vicdanı suçluluk duygusu dolduruyor. Endişe, düşünceye rahat vermiyor; yapacak bir iş, eksik bıraktığımız bir şeyler olmalı diye kıvranıp duruyoruz. Varoluşumuz, hayat - [Komplo(cu)nuz paranoyak mı?](https://erolgoka.net/komplocunuz-paranoyak-mi/) - Bu başlığı, “Aşk Her Şeyi Affederse” kitabımdan aldım. Arada bir mutlaka bu bahsi açmak gerekiyor. Zira yaşadığımız dünyadaki en mühim vazifelerden birisi, sağlıklı şüphe ile paranoyak hezeyan arasında ayrım yapabilmek. Nasıl yiğitlik ve cesaret ile psikopatlık arasında bir ayrım gerekiyorsa, şüphe ve hezeyan ayrımı da en az onun kadar lüzumlu. Haklı olarak “bu ayrımı biz - [Uygarlık görünümlü barbarlık](https://erolgoka.net/uygarlik-gorunumlu-barbarlik/) - Yaşadığımız zamanlara bir “uygarlık” adını vermek çok zor, hatta imkânsız. Halep'te Rus ve rejim uçaklarının sivil halka karşı yaptığı bombardımanları bir katliam partisi yaparak kutlayan zulüm taraftarlarını görünce diliniz tutuluyor, aklınız başınızdan gidiyor. “Barbarlık bu yaşananlar” diyorsunuz “barbarlık! Ne uygarlığı…” “Uygarlık kısmı, yukarıda zengin Kuzey'de yaşanıyor, bu söylediğiniz barbarlık manzaraları ise Ortadoğu'ya ait. Orada Müslümanlar - [Komplo teorisi ama çok ikna edici](https://erolgoka.net/komplo-teorisi-ama-cok-ikna-edici/) - 17. Yüzyıl'dan 20. Yüzyıl'a miras kalan entelektüel serüvenin rotası belirsizlikten kesinliğe doğrudur. “Kesinlik arayışı”, Otuz Yıl Savaşları'nda somutlaşan politik, sosyal ve teolojik kaosa bir yönelik bir güven ve istikrar arayışıdır. Galileo, Descartes ve Bacon tarafından yön verilen bilimsel devrim, bundan sonra gündeme gelmiştir… Organik, canlı, hiyerarşik ve ruhani bir evren anlayışının yerini matematik yasalara göre - [AB bir karar vermek zorunda](https://erolgoka.net/ab-bir-karar-vermek-zorunda/) - İngiltere'de yapılan bir kamuoyu araştırması, Haziran referandumunda AB'den çıkışı (Brexit) seçen İngiliz halkının, en çok Müslüman göçmenlerin ülkeyi istilasından korktuğunu ve bu istilanın Türkiye'den gelmesini beklediklerini ortaya koydu. Anket sonucuna göre, İngilizlerin yüzde 70'i son yıllarda olağanüstü bir göçmen akınına uğradıklarını ve bunun endişe verici olduğunu düşünüyor. İngilizlerin göçmen tercih ettiği ülkelerin ilk onu sırasıyla - [Avrupa’daki olumsuz Türk algısı ve…](https://erolgoka.net/avrupadaki-olumsuz-turk-algisi-ve/) - Avrupa'da genel olarak, her zaman “Türk”e karşı şüpheci, ürkek, tereddüt dolu ve dostane olmayan bir bakışın mevcut olduğunu yapılan araştırmalar gösteriyor. (Biz de “İnsan Kısım Kısım” kitabımızda Avrupalının Türklere bakışının sosyopsikolojisi hakkında ayrıntılı bir makale yayınlamıştık.) Bu bakış, bugün tüm Avrupa'da gerek toplumsal gerekse politik alanlarda apaçık biçimde hissediliyor. Türk'e karşı bu bakış, aslında Avrupa'daki - [Avrupa karşısında Türkler](https://erolgoka.net/avrupa-karsisinda-turkler/) - AB üyeliği müzakereleri çerçevesinde olsun ya da olmasın, Avrupa ve Türkler mevzuu üzerine kafa yormamız gerekiyor. Avrupa'da yükselen İslamofobi ve ırkçılık, niye bunların olduğunu ve bundan böyle nasıl bir arada yasayabileceğimiz konularını düşünmemizi zorunlu kılıyor. Kardeşim İbrahim Kalın'ın muhteşem eseri “Ben, Öteki ve Ötesi” buna vesile olabilir. Kitabı bitirdiğinizde, son paragrafındaki ne yapılması gerektiğine ilişkin - [İşe yaramaz tartışmalardan bıktıysanız](https://erolgoka.net/ise-yaramaz-tartismalardan-biktiysaniz/) - Gelin gerçek sorunlarımızı konuşalım. Burada asıl mücadele, hala milletin demokrasi güçleri ile despotik vesayetçi-darbeci devlet anlayışı arasında. 15 Temmuz ihanetinin aktörleri, birinci değil ikinci kesime ait; millet düşmanı FETÖ'cü hainler, önceki darbecilerle aynı kumaştan dokunmuşlar, uluslararası destekçileri ve dayanakları da aynı… Bu nedenle FETÖ'ye karşı mücadele, sadece dindar görünümlü sapkın bir külte değil, aynı zamanda - [Kurucu değerler ve cemaatler](https://erolgoka.net/kurucu-degerler-ve-cemaatler/) - Hakimiyet-i Milliye, Müdafaa-yı Hukuk, Memalik-i Müttehide ve İstiklâl-i Tam… I. Meclisin kurucu değerleri bunlardır ve özünde milletin ruh kökündeki Müslüman şuuru vardır... Bu ilkeler şu demektir: Siz milleti tek ve gerçek bir hakem ve hâkim yapamazsanız ülkeyi, vatanı birleştiremezsiniz. Milletin topyekûn bütününün hukukunu savunmaz ve devleti de bu hukukun muhafızı yapmazsanız devletinizin meşruiyeti kalmaz. Eğer - [Nerde o eski solcular?](https://erolgoka.net/nerde-o-eski-solcular/) - Evvel zaman solcularını görünüşte de olsa halktan yana; sözlerini nispeten makul kılan şey, ezilenlerden tarafında olduklarını söylemeleri, emperyalizme karşı mazlum milletlerin mücadelesinden yana saf tutmalarıydı. Berlin Duvarı ve Sosyalist Blok ile birlikte onların devleti “egemen sınıfların baskı aygıtı” olarak gören tezleri de yıkıldı. Tamam başlı başına amaç haline getirmenin, kutsallaştırmanın alemi yoktu ama devletin büsbütün - [Gelmekte olan dünyadan haberin yoksa …](https://erolgoka.net/gelmekte-olan-dunyadan-haberin-yoksa/) - Geçen yazımızda günümüzde aile kavramı çerçevesinde ortaya çıkan devasa değişimin nedenlerini anlayabilmek için devletler sistemi ile finans kapitalin tek dünya yönetimi arzusu arasındaki çelişkiyle işe başlamak lazım geldiğinden bahsetmiştik. Bu konuyu ikna edici biçimde dile getirebilmenin zorluğundan bahisle, stratejist ve sosyal medya uzmanı Abdullah Çiftçi’nin hayli net ve köşeli tezlerinden yararlanacağımızı söylemiştik. Çiftçi, 20.YY’da komünizmle - [Küreselciler aileye karşı](https://erolgoka.net/kureselciler-aileye-karsi/) - Günümüz toplumu ve aile yapısındaki hayli girift değişimlerin nedenlerini tartışabilmek için tezlerini anlatmaya çalıştığımız Abdullah Çiftçi, Küreselciliğin insana bakışında da çok radikal değişiklikler olduğunu öne sürüyor. Ona göre küreselciler, “Genetik çalışmalar, LGBT, DNS ile oynanmış insan ve yeni bir ‘zihin’ inşası” peşindeler ve “projenin görünen yüzlerinden biri Ray Kurzweil... Kurzweil, Google’nin üst düzey yöneticisi. ‘Tanrı - [Küreselcilik ruhlarımızı da değiştiriyor?](https://erolgoka.net/kureselcilik-ruhlarimizi-da-degistiriyor/) - Küreselleşme ile toplumda, aile yapısında ortaya çıkan, daha da çıkacak olan değişimleri tartışabilmek için şart olarak gördüğümüz nedenleri dostum Abdullah Çiftçi’nin tezleri sayesinde ele aldık. Şu ortaya çıktı: Küreselleşmeden bahsederken, mutlaka (kimilerinin uluslar arası finans kapital veya mali oligarşi olarak gördüğü) muharrik güçlerden, küreselleşmecilerden de bahsetmek zorundayız. Aksi halde sürecin ana parçası eksik kaldığı gibi, - [Küreselleşme yoksulların canına okuyor!](https://erolgoka.net/kuresellesme-yoksullarin-canina-okuyor/) - Küreselleşmenin insani yüzünden, giderek berrak biçimde görülen insandaki, ailedeki ve toplumdaki değişimlerden söz ediyorduk. Bu amaçla geçen yazımızda 20 yıl önce bu konuda yazdığımız bir makaledeki tespitlerin bugün aynen geçerli olduğundan bahsetmiştik. Dilerseniz aynı yöntemi izleyerek devam edelim, ama bu kez sadece 20 yıl önceki tespitlerle yetinmeyelim, uygun yerlerde son yıllarda oluşan değişiklikleri de ilave - [Tercih senin menü küreselciliğin!](https://erolgoka.net/tercih-senin-menu-kureselciligin/) - Küreselleşme, tarafsız olmadığı gibi sadece zengin Kuzey’in ve bir avuç zenginin lehine işleyen eşitsiz bir süreç. Dünyanın siyasal ve ekonomik sahnesinde küreselleşmeyle birlikte özellikle iki güç, büyük bir gerileme halinde. Bunlar, milli-devletler ve yoksul Güney ülkeleri. Bir takım tartışmalar olmasına rağmen genel olarak milli devletlerin ve özel olarak sosyal refah devleti anlayışının büyük ölçüde kan - ['Apartman bir sefer tası'](https://erolgoka.net/apartman-bir-sefer-tasi/) - Bir medeniyet iddiamız varsa, değişmeyen, değişmemesi gereken gündemlerimizden birisi de şehirlerimizin hali, şehirciliğimiz ve şehirliliğimiz olmalı. Bu alanda kayda değer ne bulsak, birbirimize aktarmalı, tartışmayı canlı tutmalıyız. Lacivert Dergi Eylül ayındaki 38. sayısında alana öyle bir müdahalede bulundu ki, onun için “kayda değer” nitelemesi az gelir. “Apartman, bir sefer tası” başlığıyla çıkmış bu fevkalade sayının - ['Aile' derken neyi kastediyoruz?](https://erolgoka.net/aile-derken-neyi-kastediyoruz/) - Küreselleşen, giderek daha çok “teknomedyatik” hale gelen dünya, artık bildiğimiz eski dünya olmayacak. Birçok kişi, yeni durumu ve ortaya çıkacak sorunları görüyor, çözümler üretmeye çalışıyor. Geleneğin, ailenin, milli devletin, sosyal politikaların geriletildiği ama servet ve gelir dağılımdaki adaletsizliğin arttığı böyle bir dünyada çareyi “üçüncü yol”da, “sosyal sorumlu küreselleşme”de arayanlar var. Sanıyorum çareleri konuşmadan önce, hangi - [Tamam, bizde aile güçlü ama…](https://erolgoka.net/tamam-bizde-aile-guclu-ama/) - Günümüz Batı toplumunda aile yaşamının keskin bir şekilde değişmesinin sonuçlarından birisi de “ölüm ayırana dek tek-eşli evlilik” rüyasının bittiğine inanılması. Güvenilir bir uzman (Paul Verhaeghe), Batıda ailenin yerini “seri monogami” aldı diyor. Batı toplumunda şimdi “çift” dendiğinde kendi cinsinden olanlarla birlikte olmayı ve yaşamayı tercih edenlerin de kastedildiğini, enteresan biçimde onların evliliği daha çok isteyip - [Aile ölüyor mu?](https://erolgoka.net/aile-oluyor-mu/) - Modern hayatın içinde yaşayıp giderken bizi hakikatten uzaklaştıran, ilk anda fark etmediğimiz birçok çeldirici var. İdeolojiler, siyasi farklılıklar, reklamlar, zihin mühendisleri… Bu çeldiriciler nedeniyle, burnumuzun dibindeki hakikati göremiyoruz. Uzak bir gelecekte, diyelim ki elli yıl sonra bizi birbirimizden ne ayıracak, diye düşündüğümde, hayata ona göre baktığımda ilk bakışta göze çarpmayan bir kriterin belirleyici olacağını seziyorum. - [Aileye siper olmalıyız!](https://erolgoka.net/aileye-siper-olmaliyiz/) - Dinin dünya hayatındaki amacının insanı, aileyi ve toplumu iyi ve iyilik doğrultusunda dönüştürmek olduğunu düşünürüm. Ne ki arzu edilen dönüşümün olabilmesi için bu üç ontolojik yapının (ve elbette bu arada tabiatın) korunması lazım gelir. Bir süredir bu üç yapının tamahkâr küreselci talepler tarafından tehdit altında olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ailenin, toplumun, insanın küreselci kapitalizme karşı korunma - [İnsan dünyaya ‘aile’ olarak geldi!](https://erolgoka.net/insan-dunyaya-aile-olarak-geldi/) - Aile, tarih boyunca insanın temel varoluş formlarından birisi. Ailesiz bir toplum yok; değişik toplumların değişik aile tipleri var. İnsanın ve toplumun olduğu her yerde bulunan ailenin vazgeçilmez niteliğini hakkıyla konuşabilmek için tarih boyunca değişen görünümlerine rağmen değişmeden kalan temel niteliklerini anlamaya çalışmalıyız. Ailenin her toplumda yerine getirdiği temel işlevlere dikkat kesildiğimizde, onun olmazsa olmaz niteliği - ['Uyandım ben ıpıssız bir tokatla': Yalnızlık](https://erolgoka.net/uyandim-ben-ipissiz-bir-tokatla-yalnizlik/) - Bir gün bizim de kalemimizin yalnızlık mevzuuna uğrayacağı kesindi. Değil mi ki, günümüz varoluşçuluğunun üstatlarından Irvin Yalom, yalnızlığı, “ölüm”, “özgürlük” ve “anlamsızlık” ile birlikte insanın temel açmazları arasında sayıyordu, bize de bizim buralarda, Müslüman diyarlarda bu konuya nasıl bakıldığı hakkında birkaç kelam etmek düşerdi. Ancak yalnızlık meselesinin burada o kadar aciliyet kesbetmediğini düşünerek beklemeye almıştım. - [Yalnızlık ve mızmızlanması](https://erolgoka.net/yalnizlik-ve-mizmizlanmasi/) - Modern zamanlar, modern insan deyince hemen yanına iliştiriverdiğimiz, birlikte düşünmeye alıştığımız kavramlardan birisi de yalnızlık. Şüphesiz toplumsal hallerin sürüklediği bir yalnızlık olgusu var modern toplumda, özellikle Batı’da. Modern toplumda kimsenin semtine uğramadığı insanlar da kalabalıklar içinde yapayalnız olanlar da pek çok. Onu ayrıca ele almak lazım. Ama başka bir durum daha var; bir yalnızlık mızmızlanmasıdır - [Yalnız olabilir mi, insan?](https://erolgoka.net/yalniz-olabilir-mi-insan/) - Tamam, bu dünyada el uzatmamız gereken, başkalarıyla bağlarını her nasılsa yitirmiş insanlar, kimsesizler var, elbette onlar için uğraşıp didinelim ama bir de şu yapış yapış “yalnızlık edebiyatı” var… Yıllardır yalnızlığın berbat bir durum olduğu fikri pompalanıp duruyor zihinlerimize. Yalnızlığın böylesine kötü bir propagandaya maruz kalmasında onu içlerindeki “boşluk duygusu” ile bir tutarak sızlananların payı büyük. - [Yalnız kovboy](https://erolgoka.net/yalniz-kovboy/) - İnsan ayrıca medeniyyün bi’t-tab’dır. Yani yalnız yaşayamaz. (Yalnızlık Allah’a mahsus). Bir aileye, bir kavme, bir cemiyete, bir millete kendini ait hissetmek bu çerçevede doğaldır” diye yazdı geçenlerde Mustafa Kutlu ağabey. Biz de bu minval üzere analizler yaptık. İnsanın varoluşundan yola çıkarak yaptığımız önceki analizler kulağa hoş, akla yatkın geliyor ama yaşadığımız dünyada “yalnız hisseden” insanların - [Yalnızlığa yatkın psikolojiler](https://erolgoka.net/yalnizliga-yatkin-psikolojiler/) - ''Gece tek başına acile giden hastayla/Kendisine hiç el sallanmayan yolcu, aynı insandır aslında.” Böyle diyor genç şairimiz Zeynep Tuğçe Karadağ ‘Acile Tek Giden’ adlı şiir kitabında. Yalnızlıkla, bir topluluk içinde yaşamak, sanki kalbin çarpışları gibi… Kalbin gevşemesi, kalabalıklardan biraz sıyrılarak nefes alma, sessizliği ve yalnızlığı arzulamamıza benziyor bir süre sonra sevdiklerimizi, insanları özlememiz onlara doğru - [Sorularla yalnızlık](https://erolgoka.net/sorularla-yalnizlik/) - *Yalnızlık her haliyle kaçınılması gereken bir hal mi? Yoksa yalnızlığın iyi tarafları da var mı? İnsan olarak kendisiyle, tabiatla ve başka insanlarla sürekli biçimde ilgilenmeye mecbur bir yapıda dünyaya geliyoruz. Arada bir bu yanlardan birisiyle olan ilgimiz daha öne çıkabilir. Bazen kendi kendimizle daha çok ilgilenebiliriz. Arada bir yapmak, sürekli olarak kendimize çakılı kalmamak şartıyla - [Ailede roller değişirken](https://erolgoka.net/ailede-roller-degisirken/) - Birisi bize üçüncü dünya savaşının çoktan başlamış olduğunu söylese, şaşırmayacak kadar kaotik bir dünyada yaşıyoruz. Kendi adıma 15 Temmuz 2016’da aynı zamanda dünyayı alt-üst edecek bir dehşetengiz olaylar serisinin fitilinin ateşlendiğine inanıyorum. Böyle zamanlarda, doğru bilgiye ulaşan ve ona göre düşünceler geliştirenlerin dışındakilerin susması ve herkesin vatanı için kenetlenmesi ve bildiği işi en iyi biçimde - [Kadın çalışınca aile yıkılır mı?](https://erolgoka.net/kadin-calisinca-aile-yikilir-mi/) - Modernliği aile hayatında yol açtığı sorunlar nedeniyle şiddetle eleştirenler kadar kazanımlarında da söz edenler var. Elbette, modernliğin kazanımlarından bahsedenler deyince, tüm geleneksel değerlere ve bu arada aileye de karşı olacak kadar ileri giden marjinalleri kast etmiyorum. Aileyi ve aile değerlerini sahiplenmekle birlikte modern hayatın geleneksel dünyaya göre birçok kolaylık sağladığını, özellikle kadınları çalışma ve kamu - [Cumhurbaşkanımız ve 15 Temmuz ihtilali](https://erolgoka.net/cumhurbaskanimiz-ve-15-temmuz-ihtilali/) - Ülkemiz Türkiye'yi tek bir beden, milletimizi orada ikamet eden tek bir insan olarak tasavvur etsek ve kendimizi onun yerine koysak şunları hissederdik: 15 Temmuz'da mazlumlara misal olacak bir direniş ortaya koyduk. Yıllar boyu hatırlanacak bir tarih yazdık. Burayı, bizi, FETÖ alçakları nezdinde birliğimize kem gözle bakan herkese karşı koruyacağımızı tüm dünyaya gösterdik. 15 Temmuz bir - ['Müslüman ailenin direnme gücü…'](https://erolgoka.net/musluman-ailenin-direnme-gucu/) - Müslüman toplumlarda kadınların durumunun hiç de iç açıcı olmadığı birçok sefer olduğu gibi, geçenlerde yine en yetkili ağızdan, bizzat Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından dile getirildi. Cumhurbaşkanımız, “Müslümanların ihmal ettikleri durumların başında kadınların geldiğini” bir kez daha ifade etti. “İslam, Allah’tan başka hiçbir gücün kulluğuna izin vermeyerek, insanı özgürleştiren ve zincirlerinden kurtaran bir dindir. Kadın eli değmeyen - [Çocuk yetiştirme tarzımız ve dünyanın geleceği](https://erolgoka.net/cocuk-yetistirme-tarzimiz-ve-dunyanin-gelecegi/) - Freud ve Jung’tan sonra psikanalizin üçüncü büyük ismi olarak bilinen Alfred Adler, zor bir çocukluk geçirdi. 2 kız 6 erkek 8 kardeşi vardı, kardeşlerinden birisi gözlerinin önünde vefat etti, kendisi de raşitizm denen bir kemik hastalığından mustarip büyüdü, 4 yaşındayken zatürree nedeniyle ölümden döndü. Annesini hep ağır hasta olarak hatırlayan ve sokaklarda büyüyen Adler’in temel - [15 Temmuz'da ölümü göze aldık, çünkü…](https://erolgoka.net/15-temmuzda-olumu-goze-aldik-cunku/) - Niye 15 Temmuz bizi böylesine birleştirdi, niye o gün hain darbecilere karşı, sonumuzu düşünmeden, öfkeyle ve hınçla kendimizi yollara attık, şehitler, gaziler verdik?” Sorunun öneminin herkes farkında; araştırmalar, anketler yapılıyor. Cevaplar, tahmin edeceğimiz gibi: “Vatan, millet için”, “din için”, “devlet için, bayrak için”, “demokrasi için”, “Cumhuriyet için”, “Reis için”… Bazı ifadeler ve yorumlar ise doğrudan - [Niye tv’deki berbat şeyleri izleriz?](https://erolgoka.net/niye-tvdeki-berbat-seyleri-izleriz/) - Uzunca bir süreden beri, televizyondan, akıllı telefonlardan, internetten söz edildiğinde, bunlarla ilgili bir soru sorulduğunda “teknomedyatik bir dünyanın içinde yaşıyoruz, bu deniz içre balığız” diye söze başlıyorum. Yepyeni bir insanla, yepyeni bir insanlıkla, yepyeni bir zihinle karşı karşıyayız ve içine düştüğümüz bu yeni durumla ilgili hemen hiçbir şey bilmiyoruz! Nasıl geleneksel dünyada nasıl ruhumuzu tabiat, - [Travmanın ihanet boyutu](https://erolgoka.net/travmanin-ihanet-boyutu/) - Türkiye, gerek doğal afetler gerek insan eliyle meydana gelenler çerçevesinde tam bir travma ülkesi. Sürekli travmalara maruz kalmaktan olsa gerek, bağışıklandığımızı ve bize bir şey olmayacağını öne süren bir sözümüz bile var. “Acı patlıcanı kırağı çalmaz!”… Keşke bu sözümüz doğru olsaydı ama değil. Travma araştırmaları tam tersini gösteriyor. Ne kadar çok travmayla, acıyla karşılaşıyorsak her - [Unutulan umut psikolojisi](https://erolgoka.net/unutulan-umut-psikolojisi/) - Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öylece korkunuz.”(Al-i İmran/ 102) “Sizden öncekilere de, size de Allah’tan korkmanızı tavsiye ettik.” (Nisa/ 131)… “Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin; çünkü kâfirlerden başkası, Allah’ın rahmetinden umudunu kesmez.” (Yusuf/ 87)… “De ki: Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok - [15 Temmuz: Travmadan zafere](https://erolgoka.net/15-temmuz-travmadan-zafere/) - 15 Temmuz'da ne olduğunu tam olarak değerlendirebilmek için yeteri kadar mesafe açıldı. Olayların sıcaklığından bir nebze olsun uzaklaştık. 15 Temmuz'da devlet-toplum ilişkilerini kökünden değiştirecek, kaderimizi ve bundan sonraki gidişatımızı derinden etkileyecek, yıllar yıllar boyu konuşacağımız bir halk ihtilali olduğu artık daha net görünüyor. İhtilali başlatan, özellikle Ankara ve İstanbul'da ciddi bir travmatik etki yapan paralel - ['Ben, öteki ve ötesi: İslam-Batı'](https://erolgoka.net/ben-oteki-ve-otesi-islam-bati/) - Millet ve Türkiye düşmanı FETÖ'nün alçak planlarından birisi de, ülkemizi dış kamuoyunda DAEŞ ile özdeş haline getirirken, kendisini “İslam'ın güler yüzü, Batı dostu, dinler arası diyalog yanlısı” olarak sunmaktı. Türkiye'nin DAEŞ'le bırakın özdeşliği ufacık bir benzerliği olduğu bile katışıksız yalandı. DAEŞ'le ve oluşturduğu sahte-İslam algısıyla başından beri samimi biçimde mücadele ediyordu. “Dinler arası diyalog” denilen - [İlahiyat yayınları yerlileşmeli!](https://erolgoka.net/ilahiyat-yayinlari-yerlilesmeli/) - Evet; FETÖ, İslam diniyle alakalı ve bağlantılı bir oluşumdan ziyade, spritüel cinneti içinde barındıran militan bir ezoterik yapı, türedi bir modern kült… Ne ki Müslüman toplumlarda bu tür yapıları, tasavvufi geleneğe dayanan veya inanç mücadelesinin tarihinde meşruluk bulan sahih topluluklardan ayırt etme kriterleri ilahiyatçılar tarafından ortaya konmuş değil. Kendisine sık referansta bulunduğumuz, üretken ve çalışkan - [Modern bir kült olarak FETÖ](https://erolgoka.net/modern-bir-kult-olarak-feto/) - Başımıza gelen bunca bela kuruntulu yaptı bizi” diyor ya şair, biz de millet düşmanı FETÖ ihanetinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra haklı olarak endişe ediyoruz. FETÖ ihanetini doğrudan doğruya “laik eğitim”e sıkıca sarılmamaya bağlayanlar, fırsat bu fırsat deyip her türlü cemaat yapısına saldırıyorlar. Bunlarla asla aynı yerde tasnif etmesek de “Kur'an İslamı” merkezli düşündüğünü söyleyenler - [Spiritüel cinnet örgütü, dini bir cemaat mi?](https://erolgoka.net/spirituel-cinnet-orgutu-dini-bir-cemaat-mi/) - Militan ezoterizme dayalı spritüel cinnet örgütünün işleyişini anlayabilmek için dini grupların işleyişiyle ilgili gözlemler işe yarar mı? Bu konuda bizim saptayabildiğimiz en kapsamlı makalelerden birisi, Usul Dergisi'nde 2007 yılında yayınlanmış olup Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara'ya ait. “Dinî grup yapılarında dine ilişkin muhtemel anlama ve temsil sorunları” adlı makalesinde Büyükkara Hoca, ilgili literatürden de yararlanarak - [Sorumluluktan kaçamazsın Ey ebeveyn!](https://erolgoka.net/sorumluluktan-kacamazsin-ey-ebeveyn/) - Baba ile evlat arasındaki hayal kırıklıklarıyla dolu taşlı sokağa girmeyi, mahremiyeti ihlal etmeyi olağan şartlarda hiç düşünmezdik. Ama onlar, trajedilerini kamuoyu önünde sahnelemeyi tercih edince, sözlerinden alıntı yapmakta bir beis kalmadı. Bir süredir, basketbol hayatını ABD'de sürdüren Enes Kanter'in, FETÖ liderine dönük sevgi ve bağlılık ilanları gündemde. Son olarak oğlunun kandırıldığını iddia eden baba Mehmet - [Spiritüel cinnet örgütünün hezeyanları](https://erolgoka.net/spirituel-cinnet-orgutunun-hezeyanlari/) - FETÖ tipi örgütlerde, başka topluluklarda göremeyeceğimiz istisnai haller ve davranış kalıpları ortaya çıkar. Dünyevi çıkar ile uhrevi kurtuluş ideali öylesine iç içe geçer ki, birbirlerini kollamak için her türlü hukuksuzluk ve ahlaksızlığı mubah hale getirirler. Ortak grup yaşantısı ve aynı lidere tapınma, üyeleri yüz ifadeleri, jest ve mimikleri açısından bile giderek birbirlerine benzeştirir ama aynı - [Umut, fakirin değil hepimizin ekmeği](https://erolgoka.net/umut-fakirin-degil-hepimizin-ekmegi/) - Umut, Türkçe “um” fiilinden türetilmiş, Dede Korkut Kitabı’nda dahi görülen bir kelimemiz. Farsçası, ümit; iki kelimenin benzerliği, aralarında güçlü bir etkileşimi akla getiriyor ama henüz ispat edilmiş değil. Günümüz Türkçesinde hem umut hem ümit yer alıyor. Umudun Arapça karşılığı ise dilimize çok şık biçimde “rica” olarak ve biraz anlam kaymasına uğrayarak alınmış olan “reca”… Rica’nın - [Militan ezoterizm veya spiritüel cinnet](https://erolgoka.net/militan-ezoterizm-veya-spirituel-cinnet/) - Mevcut psikiyatri, psikolojik ve sosyal bilimler literatüründe “fanatizm”, “fundamentalizm”, “mesiyanik seçilmişlik hissiyatı” ve bu çerçevede ortaya çıkan gruplara, topluluklara ilişkin az da olsa bir bilgi dağarcığı var. Bir insan ve/veya çevresi durup dururken niye kendisini seçilmiş birisi olarak hisseder, niye bazıları ona tutkal gibi yapışır ve bu tür yapılar nasıl işlerler sorularına cevaplar verebiliyoruz. Biz - [Umudunu kesme!](https://erolgoka.net/umudunu-kesme/) - ''Çıkış yolu olmayan durumların üzerinde yer alan bir köprü” benzetmesi (Maria Zambrano), umudun güzel anlatımlarından biri. “Köprüde, göz olarak da adlandırabileceğimiz kemerler vardır. Kemerler, birbirlerini taşır ve geçişe izin verir, yapıyı açık kılarlar. Bir köprünün gözlerinin arasından gördüklerimiz, birbirinden kopuk ve derli toplu durur: Örneğin bir parça toprak, gökyüzü ve seçkin taşlar görürüz… Umudun kendi - [Mazlumlara misal olmak](https://erolgoka.net/mazlumlara-misal-olmak/) - Alman yetkililerin 31 Temmuz'da Köln'deki darbe karşıtı gösteri için çıkardığı zorluklar yetmiyormuş gibi, Cumhurbaşkanımızın telekonferansla katılmasına dahi izin vermemeleri, aklın alacağı bir karar değildi. 2011'de yine Köln'de yapılan bir festivale terör örgütü elebaşlarına bile bu imkân tanınmıştı. Sicilleri zaten kötüydü. İnsan haklarından ve demokrasiden anladıklarının, “çıkar”larına göre muhteva kazandığını biliyorduk. Emperyalist-sömürgeci tarihleri ve kötü şöhretli - [Menderes’in idamına sessiz kalanlar](https://erolgoka.net/menderesin-idamina-sessiz-kalanlar-2/) - Bu, aynı başlığı taşıyan ikinci yazım. İlkini 21 Mayıs 2015'te yazmış, Menderes'in idamına niye sessiz kalındığını açıklamaya, bu “alçak girişim günümüzde yapılsa, yani bir darbe ile Erdoğan iktidardan indirilmeye ve katledilmeye çalışılsa sonuç ne olur?” sorusunu cevaplamaya çalışmıştım. “Halkı küçümseyen, onu 'cehalete batmış, kolay kandırılan, korkak ve çıkarcı' (!) diye niteleyenlere göre, Demokrat Parti'ye verilen - [Kenan Evren olacak mısın?](https://erolgoka.net/kenan-evren-olacak-misin/) - Darbenin yöneticisi mevkiindeki bir alçağın, o akşam Genelkurmay Başkanı'na yönelttiği bu soru, çok mühim. Belli ki, 15 Temmuz darbecileri, kendilerini 12 Eylül darbecilerinden hiç de farklı görmüyorlar. Yayınladıkları sözüm ona darbe bildirisinde de bu bağlantı bariz. Biliyorsunuz geçen yasama döneminde TBMM'de çalışan komisyonlardan birisi, “Darbeleri araştırma” idi. O komisyona biz de bir rapor sunmuş, darbeciliğin - [İyimserlik umut değildir!](https://erolgoka.net/iyimserlik-umut-degildir/) - İyimserlik, genelde işlerin iyi gittiği inancına ve dünyayı pembe gözlüklerle görmeye, sürekli her durumdan hoş sonuçlar beklemeye dayanır. Gerçekliği esas alan, yapılması gerekeni anlamaya çalışan, gayret gerektiren bir sorumluluğu içermemesi nedeniyle umutla aynı şey değildir. Elbette iyimserliğe bir neşe, kötümserliğe ise kederli görünüm eşlik eder ama en nihayetinde ikisi de başlarına geleceklerden emin olma noktasında - [İlk Haşhaşilerin akıbeti](https://erolgoka.net/ilk-hashasilerin-akibeti/) - Maneviyatı kullanarak örgütlenen ve asıl amaçları iktidarı ele geçirmek olan Mesiyanik yapıları çok iyi tanımak, onlarla mücadele edebilmenin ilk şartı. “Haşhaşilik”, bu tür yapıların işleyişlerini ve toplumsal psikolojilerini çok iyi özetliyor. Sözüm ona manevi amaçlı bu cinnet oluşumlarının hangisine baksak, benzer özellikler görüyoruz. Bunların en eskilerinden birisi, 2500 yıl önce Yunanistan'da ortaya çıkan Pisagorculuk (Pythagorascılık). - [Her bekleyiş umut taşımaz](https://erolgoka.net/her-bekleyis-umut-tasimaz/) - Biz umut üzerine düşüncelerimizi paylaşırken, ülkemiz üzerine yaptıkları kumpaslar yetmiyormuş gibi bir de ABD’nin meşum Kudüs kararı çıkageldi. Aktüel olandan biraz kopup daha meslekî denilebilecek yazılar yazmaya koyulduğumuzda gerekçemizi, dünyanın içinde bulunduğu kaotik durum diye açıklamıştık. Böyle zamanlarda ülkemizden ve mazlumlardan yana saf tutmanın haricinde, fitneye mani olmak için, sadece kendi alanımızda, verimli düşüncelere yol - [İlk Haşhaşiler](https://erolgoka.net/ilk-hashasiler/) - Ülkemize büyük geçmiş olsun. Çok şükür, millet düşmanı fitnenin beli kırıldı, darbeci teröristler püskürtüldü. Şimdi hepimize barış ve demokrasinin temini, kardeşliğin sağlam bir biçimde tesisi için görevler düşüyor. Halkına ateş açacak kadar gözü dönmüş, hastalıklı bir yapının nasıl bünyemizi baştan aşağı sarıp, en mahrem yerlere kadar hulul etmeyi başarabilmiş olduğu üzerine düşünmek de görevlerimizin arasında. - [Umut, diğer tüm arzulardan farklı](https://erolgoka.net/umut-diger-tum-arzulardan-farkli/) - Umut da arzu da hâlihazırda mevcut olmayan ama ileride gerçekleşme ihtimali bulunan bir kazanıma yani geleceğe yönelik. Gelecekte bir şeyin olmasını ummak ile dilemek aynı manaya gelebilir. Umut, bir arzu türü ama diğer tüm arzulardan da farklı… Umudu anlayabilmek için bu fark üzerinde biraz düşünmeliyiz. Umudu, diğer arzulardan ayırt ettiren, onun daha şiddetle arzulanması, yani - [İnsanla oynayan oyun: Pokemon GO](https://erolgoka.net/insanla-oynayan-oyun-pokemon-go/) - Klinik psikolog Gökhan Ergür kardeşim, çok çarpıcı tespitlerlePokemon GO çılgınlığını analiz etti (www.kulturgundemi.com). Pokemon için yollara düşenlerin çoğunun, 25 yaşın üzerindeki kimseler olduğundan yola çıkıyor. Onların çocukluklarında zararlı etkilerinden dolayı yasaklanan Pokemon'larla oynayamayan, arzuları içlerinde kalmışlar olduklarından bahsediyor. “O dönemin çocukları Pokemon'a karşı bu özlem, birikmiş anılar ve ani kaybın oluşturduğu duygusal birikimle bugüne geldiler.” diyor. - ['Ne umabilirim?'](https://erolgoka.net/ne-umabilirim/) - Umudu mevsimlerden bahar ile kasveti, umutsuzluğu ise kış ile anlatmaya çalışıyor sanat erbabı. “Kış, örterek yeryüzünü unutkan karla,/ Azcık yaşamı kuru yumrularla besleyerek/ Bizleri sıcacık tuttu.” diyen T. S. Eliot’un, “En zalim aydır Nisan” demesi boşa uyandırdığı umutlar nedeniyle olsa gerek. Sanatla umudu bir arada düşünmek güzel; üstelik şiir dizeleriyle hem umuda yol açmak hem - [Tatilleri birleştirmenin sakıncaları](https://erolgoka.net/tatilleri-birlestirmenin-sakincalari/) - Kanıksayınca, tartışmıyoruz. Hele bazen topluluk ruh hali, öyle zarif ve gönül çelici biçimde tırpanlanıyor ki, yaşadığımız hoşnutluk sayesinde, ne yapıldığını, enine boyuna düşünmüyoruz bile. Özellikle medyanın gıdıklamalarıyla hoşumuza gidiyor bu uygulama. Tatillerin artık adet haline gelen birleştirilmesinden bahsediyorum. Her yılın ilk gününün gazetelerinde “bu yıl kaç gün tatil olacağı ve medyamız ve hükümetimiz sayesinde bu - [Sizi gidi taklitçiler!](https://erolgoka.net/sizi-gidi-taklitciler/) - Teknolojinin ve giderek dijitalleşen medyanın, gerçeklik ve iletişim tanımlarımız başta olmak üzere zihinlerimizi, hayat tarz ve ritimlerimizi belirlediği yenidünyayı anlamak için başvurmamız gereken düşünürlerden birisi de Jean Baudrillard (1927-2007). Özellikle Oğuz Adanır Hoca'nın dilimize kazandırdığı çeviri ve söyleşileriyle ülkemizde de tanınıyor ama hayli zor. Gençliğinde Marksist olan düşünür, daha sonra bu bakışın Batı toplumunun günümüzdeki - [Umutsuzluk öncesi sessizlik can sıkıntısı](https://erolgoka.net/umutsuzluk-oncesi-sessizlik-can-sikintisi/) - Hep umuttan söz ettik, iyi de ettik, umudu bilmek, içimizdeki umut pınarını hep canlı tutmak zorundayız. Lakin hayat hep umutlu ve mutlu seyretmiyor, varoluşsal umut pınarımız canlı kalsa bile umutlarımızın boşa çıktığı, çabalarımızın hüsranla sonuçlandığı zamanlar hiç de az değil. Umut, varoluşumuzdan geçici olarak da olsa, çekilince, duruma göre, çoğu zaman şu sırayla, önce can - [Mutluluk (bize haram!)](https://erolgoka.net/mutluluk-bize-haram/) - DAEŞ belası, zehir etmemiş olsaydı, bir bayram yazısı vardı zihnimde. “Zaman atının terkisindeyiz. Günler günleri kovalayıp durur. İşte bir bayrama daha kavuştuk. Kutlu olsun, Allah sağlıkla ve huzur içinde nice bayramlar daha görmeyi nasip etsin” dedikten sonra şunları söylemeyi planlıyordum: Gündelikten, aktüel ve medyatik olanın cazibesinden kurtulmak gibi bir fayda gördüğüm için bir süredir çok - [Depresif umutsuzluk](https://erolgoka.net/depresif-umutsuzluk/) - Umut üzerine birçok yazı yazdık, onu iyimserlikten, diğer bekleyişlerden, arzulardan nasıl ayırt edeceğimizi inceden sürmeye ele aldık, inceledik. Bu kadar ince eleyip sık dokumamızın nedeni, zihnimizin modern yanının umudun varlığını kabul etmeye direnmesi. Umut hakkında her söylenene mutlaka takacak bir kulp bulunuyor. Spinoza’dan Nietzsche’ye umut ve umutlanan insan aleyhine yazan, umudu Marx’ın din için yaptığı - [İnsan unutur, sen de unutursun!](https://erolgoka.net/insan-unutur-sen-de-unutursun/) - Yakın zamanlara kadar, hafızamızın tüm yaşantılarımızın beynimizde bıraktığı izler şeklinde depolanmasından oluştuğuna, bunama gibi hastalıklar olmadığı sürece mutlak unutmanın gerçekleşmediğine, yeri geldikçe eski anıların hatırlandığına inanılıyordu. Hafızamız, sanki bütün yaptıklarımızın siluetlerinin, banyo yapılmamış fotoğraf kâğıtları gibi asıldığı bir galeri gibi tasavvur ediliyordu. Bu anlayış, hiçbir delile dayanmadığı halde bilim dünyasında, akademikler arasında bile etkisini sürdürdü. - [Müsrif](https://erolgoka.net/musrif/) - Nasıl cimrilik ve para hırsı, modern para ekonomisinde hem bambaşka bir hal almış hem de palazlanmışsa, aynı sonuç cimriliğin tam karşı kutbundaymış gibi görünen, insanın bir başka tavrı ve kişilik özelliği olan müsriflik için de geçerli. Hesapsızca tüketme, har vurup harman savurma, israf etme, modern para ekonomisinde yepyeni bir anlam ve aura kazanıyor, palazlanıyor. Tıpkı - [Patron, psikolojik sermayen iyi mi?](https://erolgoka.net/patron-psikolojik-sermayen-iyi-mi/) - Son zamanlarda psikolojik bilimlerle ilgili akademik çalışmalarda eskisinden farklı ve öne çıkan bir anlayış ve kavram var mı diye sorarsanız, cevabım hazır: “Pozitif Psikoloji”… Pozitif Psikoloji anlayışı ve bu anlayıştan kaynaklanan yeni kavramlar, araştırmalarda bariz biçimde öne çıkmış durumda. Psikolojik bilimler, önceleri psikanalizin karamsar ve olumsuz insan anlayışının da etkisiyle daha çok başarısızlık, patoloji, tükenmişlik - [Güzel atlar ülkesi ve kültür turizmi](https://erolgoka.net/guzel-atlar-ulkesi-ve-kultur-turizmi/) - Nevşehir, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın doğduğu yer olan Muşkara köyünün gelişmesiyle oluşmuştu ve bu bölge Karamanoğulları Osmanlı idaresine girene kadar Karamanoğulları Beyliği'ne aitti. Karamanoğulları Osmanlı idaresine girdikten sonra bu bölgeden İstanbul’a toplu bir nüfus nakli yapılmıştı. Muşkara köyü Niğde sancağının Ürgüp kazasına bağlı Uçhisar nahiyesinin köyleri arasındaydı. İbrahim Paşa, doğduğu köye 1720 yılından itibaren - [‘DAİŞ, 3. Dünya Savaşı’nın Deşifresi’](https://erolgoka.net/dais-3-dunya-savasinin-desifresi/) - Elbette Türkiye boyun eğmeyecek, elbette toplumumuz teröre teslim olmayacak! Bu gerçeği bizim kadar onlar da biliyorlar ama varoluşlarının gereğini yapıyorlar. Onlar, başkalarına çektirdikleri acıları görmeksizin çıkarları peşinde koşuyorlar. Bölgedeki devletleri, toplulukları birbirilerine düşürerek, bölüp ayrıştırmaya çalışarak, kendi fideliklerinde özel olarak besleyip büyüttükleri terör örgütleri aracılığıyla vekâlet savaşı sürdürmek onların varlık nedeni. Kendi aralarında amansız bir - [Bir devrin sonu](https://erolgoka.net/bir-devrin-sonu/) - Siyasi iktidarı destekleyen kesimlerin hayata bakış tarzlarını, iktidarın icraatlarının toplumsal kültürde yol açtığı ve açacağı değişiklikleri eleştirmek adına en çok kimler söz alıyor? Belki en çok konuşan diyemem ama bu alanda medyada, sosyal medyada en etkili sözlerin sahiplerinin çoğunlukla eski İslamcı (mesela Ahmet Hakan, Levent Gültekin, İhsan Eliaçık, Edip Yüksel, Dücane Cündioğlu) kısmen de eski - [Cimri](https://erolgoka.net/cimri/) - Altın ve gümüşü biriktirip de bunları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele! O gün… 'Bunlar biriktirdiğiniz altın ve gümüşlerdir, şimdi biriktirdiklerinizin azabını tadın bakalım' denir” (Tevbe/34-35). “Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasındalar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır.” (Ali İmran/180) - [Her zaman her yerde adalet!](https://erolgoka.net/her-zaman-her-yerde-adalet/) - Dört yılı aşan zamandan beri büyük bir şevkle sürdürdüğüm Yeni Şafak köşe yazarlığım boyunca şüphesiz en çok tekrar ettiğim kelime, “adalet”… Adalet Bakanlığımız tarafından Ankara’da bir “Adalet Şurası” toplanıyor. Dün Cumhurbaşkanımız'ın açılışını yaptığı şura bugün de devam ediyor. Çok önemli birçok tebliğin yanısıra bu sabah, “Adalet Sosyolojisi, Adalet Psikolojisi” oturumunda benim de bir tebliğim olacak. - [Psikolojimiz ve ekonomi politik](https://erolgoka.net/psikolojimiz-ve-ekonomi-politik/) - Birçok yorumcu, insanın yaratılışıyla ilgili Kur'an-ı Kerim'de (Secde/7-9) geçen “kuru çamurdan suretlenmiş balçık” ve “kendi ruhundan üfleme” kavramlarını insana dair diğer anlatımların temeli olarak değerlendirir. Bir yanda ahsen-i takvim üzere yaratılmış, emaneti üstlenecek kadar cesur, varlıkların en şereflisi, meleklerin secde ettiği, yeryüzünün halifesi bir varlık; diğer yanda kan dökücü, bozguncu, sabırsız, tamahkâr, doyumsuz, nankör, aciz, - [İnsan, tamahtan mı ibaret?](https://erolgoka.net/insan-tamahtan-mi-ibaret/) - Goethe, Faust'unda, Şeytan'la anlaşma olarak gördüğü kâğıt para ekonomisinin geleceği kapsayacağını ve eski düzenin sonunu getireceğini fark etmişti. 17. Yüzyıl'ın ikinci yarısından itibaren birçok düşünür, bu yeni gelen para ekonomisini meşrulaştırmaya yarayan düşünceler ürettiler. Zenginleşme, ailenin ve devletin en ulvi amacı haline geldi; “ekonomi politik”, “mal edinmenin ve zenginleşmenin bilimi” olarak tarif edildi. Fizyokratlar, Montesquieu - [Vicdan ve İlahi Adalet](https://erolgoka.net/vicdan-ve-ilahi-adalet/) - Geleneksel dünyada erdemlerden, erdemli bir hayat tarzından apayrı bir biçimde düşünülen mutluluk fikri yoktur. Mesela Eflatun, insanda “akıl, öfke ve şehvet” olmak üzere üç meleke ve her bir melekeye karşılık gelen bir erdem olduğu fikrindedir. Aklın erdemi bilgi, öfkenin erdemi yiğitlik, şehvetin erdemi ise iffettir ona göre. Adalet de temel erdemler arasındadır ama onu tarif - [Para ve saadet](https://erolgoka.net/para-ve-saadet/) - Para ekonomisinin olumlu yanları da var. Her şeyden önce para, insanın amaçlarına yönelik aletler yapmaya muktedir bir canlı olduğunun en açık kanıtı. Alet, insan dehasını sembolize eder, iradesinin ihtişamını ve aynı zamanda sınırlarını canlandırır veya içerir. Para sayesinde çok fazla insanla ilişki kurabiliriz. Birbirimize karşı yükümlülüklerimizi özel hizmet ve ürünlerle sınırlayabiliriz, diğer ekonomik sistemlerde olmayan - [Adalet ve sömürgeci Batı’nın bilinçdışı](https://erolgoka.net/adalet-ve-somurgeci-batinin-bilincdisi/) - Adaletin kökeninde kamu yararının olduğunu ileri süren David Hume (1711-1776), bu görüşünü ispatlamak için ilginç bir yöntem seçer. Ona göre aşağıdaki beş halden birinin sağlanması durumunda, adalete lüzum kalmayacak, pekâlâ adalet olmadan da yaşanabilecektir. Beş halden birincisi, “mutlak bolluk” durumudur. Herkesin dilediğini dilediğince alabileceği bir toplum olmuş olsaydı, adalete de lüzum kalmazdı. Mülkiyet ihlali, hırsızlık - [‘Şehrin insanı’](https://erolgoka.net/sehrin-insani/) - Para ekonomisinin doğal bir uzantısı, dünyanın büyük kentlerindeki insan manzaraları... Georg Simmel, 1900'lerin başlarında anlatmaya çalışmış metropol insanını ama tespitleri bugün için de ayniyle vaki. Modern metropol insanı asabidir. Kent hayatının uyaran bombardımanı altında kaldığından, toplumsal ve fiziksel çevresiyle arasına mesafe koymaya çalışır, nevrastenik bir kişiliğe bürünür. Kasabada yaşayan insan, hemen herkesi tanır ve olumlu - [Örgütlü manevi topluluklar ve demokrasi (I)](https://erolgoka.net/orgutlu-manevi-topluluklar-ve-demokrasi-i/) - Müslüman bir toplumda demokrasi inşasının zorluklarından birisi, belki de en önemlisi, örgütlü manevi toplulukların yeri ve sınırlarını belirlemek noktasında ortaya çıkıyor. Zira bizim tarihimizde ve siyasi kültürümüzde, din-devlet ilişkileri Batı'dan çok farklı nitelikler taşıyor. Batı'daki demokrasi tecrübesinde sivil toplumun konumuyla ilgili bilgi, bu noktada pek işimize yaramıyor. Sadece o değil, Batı literatüründe “cemaat” (community) ve - [Değiştirir insanları bir anda, para](https://erolgoka.net/degistirir-insanlari-bir-anda-para/) - Paranın tarihte tam olarak nerede ve nasıl ortaya çıktığını saptamak imkânsız… Her dönemde ve toplumda mübadele için kullanılan para diyebileceğimiz nesneler var. Yüzyıllar boyunca sadece tüketime dönük kullanılan ve ticarette de temel olmayan paranın üretime de dâhil olarak ekonominin ve ülkelerin gücünün belirleyeni haline gelmesi, ancak 18. Yüzyıl'da gerçekleşti. Milli devletlerin, faize izin veren Protestanlığın, - [Örgütlü manevi topluluklar ve demokrasi (II)](https://erolgoka.net/orgutlu-manevi-topluluklar-ve-demokrasi-ii/) - Kendi düşünce serüvenimden yola çıkarak modern toplumda örgütlü maneviyat olarak karşımıza çıkan yapılarla ilgili olarak, demokratik tavrın nasıl olması gerektiğini tartışıyordum. 2008’e kadar hakiki bir demokrasi için örgütlü manevi yapıların yumuşak bir biçimde tasfiyesinden yana olan bir tavır içindeyken daha sonra bu tavrımın cemaatler ve demokrasi lehine değiştiğinden söz etmiş, 2012’deki bir yazımdan örnek vermiş, - [Asrın idraki ve para](https://erolgoka.net/asrin-idraki-ve-para/) - Dünya durdukça, insanın, tabiatın, hayatın, cümle âlemin varlık yapısı (ontolojisi) aynı kaldıkça, kıyamete kadar geçerli olacak söz, kutsal kitabın sözüdür. Müslümanlar için bu nitelikleri haiz kitap, Hz. Muhammed'e (sav) indirilmiş Kur'an-ı Kerim'dir. Kur'an-ı Kerim kökenli, Fıkıh, Tefsir gibi ilimlere Nakli veya Şer'i İlimler denir. Nokta. Yapısı öyle belirlendiği, tayin edildiği için varlıklar âlemi, mütemadiyen bir - [Kimler psikolojik bakımdan sağlam?](https://erolgoka.net/kimler-psikolojik-bakimdan-saglam/) - Farklı kültürlere, sosyoekonomik durumu farklı ailelere doğuyoruz, bunlar asla bizim elimizde değil. Kabul etmek ve katlanmaktan, bir an önce eski halimize gelip hayat mücadelesini sürdürmekten başka elimizden bir şey gelmeyen yaşam olayları var bir de. Elbette kimi hadiseler, ister istemez bizi bir parça ürkütüp geriletebilir. Önemli olan, oradan kendimize bir esneme payı çıkartıp psikolojik bütünlüğümüzükorumamız, - [Paranın felsefesi](https://erolgoka.net/paranin-felsefesi/) - Yaşadığımız modern zamanlarda paranın bize olan tesirini, girdabına alıp bizimle nasıl kedinin fareyle oynadığı gibi oynadığını, yani paranın felsefesini ve psikolojisini konuşacaktık. Ama önce bir hakkı teslim etmek gerekiyor. Bu konuda kim ne söylerse söylesin, diyecekleri Alman sosyolog Georg Simmel'in yazdıklarına dipnot düşmekten ibaret kalacaktır. Bizimki de öyle… Simmel, akademi dünyasında hakkı yenmiş dehalar arasında - ['Taş olsaydım erirdim toprak idim…'](https://erolgoka.net/tas-olsaydim-erirdim-toprak-idim/) - Psikolojik sağlamlıktan, menfi birçok hadiseyle karşılaşmalarına rağmen yıkılmayıp ayakta kalma becerisi gösterebilen güçlü insanlardan konuşuyorduk. Böyle insanların hangi durumlarda ortaya çıkma ihtimalinin arttığını veya azaldığını ele aldık. Bir de bu kişilerin hayat hikâyeleri gözden geçirildiğinde karşılaşılan özellikler var. Bakalım. Mesela psikolojik bakımdan sağlam kimseler, çocukluklarında, daha yaşamlarının ilk zamanlarından itibaren kendisine bakım verenlerde müspet bir - [Paradan ve bize tesirinden konuşacağız ama](https://erolgoka.net/paradan-ve-bize-tesirinden-konusacagiz-ama/) - Helal rızık için çalışanlar, gayretleriyle insanlara iş imkânları açanlar, yanlarında çalışanların emeğinin hakkını verenler, kazandıklarından ihtiyaç sahiplerinin, devletin ve toplumun hakkını ayıranlar, onlara ne sözümüz olabilir duadan başka. Onlar, ülkemizin de toplumumuzun da gücüdürler. Allah onların sayılarını da, kazançlarını da çoğaltsın. “Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka bir şey değildir” - ['Hak bildiğin yolda yalnız da olsan…'](https://erolgoka.net/hak-bildigin-yolda-yalniz-da-olsan/) - Psikolojik bakımdan sağlam insanların hayat karşısında taş gibi değil toprak gibi durduklarını, yaşadıkları her olayı duyguca sindirdiklerini cesur ve kabullenici oluşlarının yanı sıra başlarına gelen zorlayıcı yaşam olaylarını kişiselleştirmeden, genelleştirmeden, felaket tellallığı yapmadan salim kafayla düşünüp üstesinden gelmeye çalıştıklarını söyledik. Bir kez daha vurgulayalım. Yeterince sağlamlık gösteremeyen kimseler ise asla bu becerileri haiz değiller. Her - [‘Zenginlik, lüks, israf’](https://erolgoka.net/zenginlik-luks-israf/) - Pek kıymetli Hayrettin Karaman Hocam, 2015 sonunda “Zenginlik, lüks ve israf” başlıklı yazısında kendisine yöneltilen şu soruyu köşesine taşıdı: “Eşim (karım), bahçeli ve havuzlu büyük bir ev almam için ısrar ediyor, ben ise böyle fazlalıkların, lüks eklentilerin bulunmadığı mesela üç artı birlik bir dairede oturalım diyorum. Ne yapmam gerekiyor. Eşimi zühde (dünyadan asgari nasiplenmeye) zorlayamam, - [Psikolojik sağlamlıktan fazlası, hasbilik](https://erolgoka.net/psikolojik-saglamliktan-fazlasi-hasbilik/) - Psikolojik bakımdan sağlam insanların önde gelen bir özelliği de yaşanan olayları değerlendirirken tek bir yoruma saplanıp kalmamaları, başka bakış açılarının mümkün olduğunu kavramaları. İnsanın başına birçok menfi hadise gelebilir, kimi zaman felaket felaketi çağırabilir ama her zaman “şerrin içinde hayır”, “kötünün içinde iyi”, karanlığın içinde bir umut ışığı bulunabilir. Psikolojileri sağlam olanlar en zor zamanlarda - [Padişahların simaları ve karakterleri](https://erolgoka.net/padisahlarin-simalari-ve-karakterleri/) - Nitelikli yayın politikasıyla ve kitaplara dijital dokunma imkânı veren 3. Göz uygulamasıyla dikkat çeken Yazıgen Yayıncılık, “Dile Gelen Tarih” serisinde, Seyyid Lokman Çelebi’nin meşhur “Kıyafetü’l-İnsaniyye fi Şemaili’l- Osmaniyye” kitabını “Padişahlar ve Fizyonomi” adıyla günümüz Türkçesiyle okuyucuya sundu. II. Selim tarafından saraya ve Enderun’a hoca ve III. Murat tarafından şehnameci olarak atanan Seyyid Lokman Çelebi, fizyonomilerini - [İslam ve Batı, Şerif ve Derrida](https://erolgoka.net/islam-ve-bati-serif-ve-derrida/) - Bugün her şeyden önce ilerlemeyi vadeden bir devrimin hatta birçok devrimin; tehditlere ve kişilikleri yok eden politikalara dönüştüğünü gördüğümüz için, ayrıca bizim insan tanımımızın tamamen göz ardı edilmesinden dolayı hayrete düşmüş durumdayız… Evrensel demokrasi ve diyalog kavramları güçlü olanlar tarafından mide bulandıracak kadar çok tekrarlandı ve artık anlamını yitirmeye mi başladı?... Farklılıklar ilkesi ve başkalığa - [Fizyonomi İslam dünyasına nasıl girdi?](https://erolgoka.net/fizyonomi-islam-dunyasina-nasil-girdi/) - Seyyid Lokman Çelebi’nin meşhur kıyafetnamesinin Yazıgen Yayıncılık tarafından “Padişahlar ve Fizyonomi” adıyla, günümüz Türkçesiyle ve bizim fizyonomi konusundaki eleştirel sunuşumuzla birlikte yayınlanması üzerine yazdığımız yazıyla ilgili sorular soruluyor. Yanlış anlamalardan kaçınmak için müsaadenizle 2012 sonunda Doç. Dr. Murat Beyazyüz ile birlikte yazdığımız “Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar mı? (Batı, İslam ve Bilim Dünyasında) Kişiliğini İnsanın Yüzünden - [İnternet gençlerin hayal gücünü azaltıyor mu?](https://erolgoka.net/internet-genclerin-hayal-gucunu-azaltiyor-mu/) - Ortalık “yaratıcılık”, “inovasyon”, “girişimcilik” sözlerinden geçilmiyor. Her sabah kalktığımızda yaşam çevrelerimizde o kadar çok “onlardan” görüyoruz ki… Eskisiyle kıyaslanmayacak bir hızda tamamlanan inşaatlar, yollar; reklam panolarında sürekli bizi kendisine çağıran albenisi yüksek ürünler, televizyonu, akıllı telefonumuzu, tabletimizi her açtığımızda önümüze zıplayıveren kışkırtıcı yenilikler… Bu yenilikler, başta dijital medya olmak üzere hep teknolojiye dair… Teknolojiye yön - [İnternet gençleri sığlaştırıyor mu?](https://erolgoka.net/internet-gencleri-siglastiriyor-mu/) - Teknomedyatik dünya, kimlik alanında gençlerin önüne birçok fırsat çıkardığı gibi, hayatın gerçeklerini, sınayarak öğrenmeye vakit ve heves kalmadığından kimlik duygusunun yoksullaşmasına da neden olabilir. Buna dikkat etmemiz gerektiğini artık biliyoruz. İşin bir de mahremiyet, kişisel yakınlık boyutu var; gençlerimizin bu açıdan neler yaşadıklarına da bakmalıyız. Artık aynı anda çok sayıda insana, mesafe tanımaksızın, çok kolayca - [İnsan sarrafları](https://erolgoka.net/insan-sarraflari/) - Fizyonominin Batı’dan İslam dünyasına geldiğini Doç. Dr. Murat Beyazyüz ile birlikte yazdığımız “Gerçek İnsanın Yüzünde Yazar mı? (Batı, İslam ve Bilim Dünyasında) Kişiliğini İnsanın Yüzünden Tanımak” (Timaş Yayınları) kitabında göstermeye çalıştık. Ele aldığımız konulardan biri de bugün bilim dünyasında meselenin nasıl görüldüğüydü. İnsan, başlı başına muamma ve biz insan ilişkisine mecburuz. İnsan ilişkisi çok zor, - ['Bitik erkekler'](https://erolgoka.net/bitik-erkekler/) - Yaşadığımız teknomedyatik dünyanın ve dijital teknolojilerin gençlerimizin hayatlarını nasıl etkilediğini hem bu köşede hem de “İnternet ve Psikolojimiz: Teknomedyatik Dünyada İnsan” kitabımızda uzun uzun incelemeye, anlatmaya çalıştık. Gençlerimizi artık yeni bir uzuvları haline gelen ellerindeki akıllı telefonların nasıl hazır lopçu hale getirdiğinin, empatiden yoksunlaştırıp fanatikleştirdiğinin, hayatın uzağına düşürdüğünün üzerinde durduk. Bu konu birçok batılı araştırmacının, - [Bu erkekler, bildiğimiz erkekler mi?](https://erolgoka.net/bu-erkekler-bildigimiz-erkekler-mi/) - Ünlü psikolog Philip Zimbardo “Bitik Erkekler: Teknoloji Erkekliği Nasıl Sabote Etti?” (Pegasus Yayınları, Temmuz 2017) kitabında Batı'da özellikle genç erkekler için duyulan kaygıların alarm düzeyine geldiğini söylüyor. Eğitimdeki büyük hayal kırıklığını ve iş dünyasında erkekler aleyhine ortaya çıkan gelişmeleri, artık erkeklerin çalışmak da istemediğini kanıt olarak gösteriyor. Akıllı telefonlar sanıldığı gibi hafızamızı ve aklımızı artırmıyor. - [İnternet ve gençlerimizin kimlik sorunları](https://erolgoka.net/internet-ve-genclerimizin-kimlik-sorunlari/) - Çocuklarımız artık teknomedyatik dünyanın içine doğuyorlar ve bu dünya ile ilişkileri bizlerden çok farklı. Bunu hepimiz görüyor, tedirgin oluyoruz, kimimiz gençlik elden gidiyor diye bağırırken kimimiz de yasakçı tedbirler alsın diye devleti yardıma çağırıyoruz. Akıllı telefonlarını, tabletlerini ellerinden bırakmayan, “app kuşağı” olan gençlerimizin halini kara kara düşünüyoruz. “Kara kara düşünmek” deyimindeki düşünmek öylesine söylenmiş, aslında - [Gençlerimizi anlamıyoruz zira onlar ‘app kuşağı’](https://erolgoka.net/genclerimizi-anlamiyoruz-zira-onlar-app-kusagi/) - Gençlerimizin yaşadıkları hayatın güçlükleri yetmiyormuş gibi bir de tüm toplumsal sorunların yükünün onların üstüne boca edilmesine ve adeta “yetişkinlerin ötekisi” haline getirilmelerine hep karşı çıktım. Kendilerini toplumun bir parçası olarak görmeleri, dertlerini dile getirmeleri için asıl görevin yetişkinlere düştüğüne inandım. Toplumsal meselelerin çözümünde gençlerin yüksek fiziksel enerjileri ve hızlı zihin işleyişlerinin şart olduğunu, gençlere 18 - [İnternette duygusal alışveriş yalnızlığı alır mı?](https://erolgoka.net/internette-duygusal-alisveris-yalnizligi-alir-mi/) - Hala öyle mi bilmiyorum, 10 yıl önce psikoloji profesyonelleri olarak en çok karşılaştığımız problemlerden birisi, internetteki “chat” (Türkçeye “sohbet” diye çevriliyor ama ben farkını ortaya koymak için “mohbet” diyordum) sitelerindeki sanal iletişim sırasında ortaya çıkan duygusal sorunlardı. O zamanlar internette, sosyal medya, fotoğraf ve video yayınlama, görüntülü görüşme imkânı çok sınırlıydı. Mohbetler daha çok yazılı - [İnternette neden kavgaya kolay tutuşuyoruz?](https://erolgoka.net/internette-neden-kavgaya-kolay-tutusuyoruz/) - İnsan, bir tekniği uygularken ister istemez kendi etkinlik sınırlarını da çiziyor. Etkinlik dediysem sadece kol, kas hareketlerini değil insanın psikolojisini, bilincini de kast ediyorum. Bu durumu en iyi, “insan oyun oynarken oyun da insanla oynar” sözü, açıklayabilir. Modernlikle birlikte teknik, giderek insandan ve hayattan özerkleşti, sistematik bir hal aldı teknolojiye dönüştü. Modernlikte “araçsal aklın öne - [Sanal âlem, psikolojimize benziyor](https://erolgoka.net/sanal-alem-psikolojimize-benziyor/) - Teknomedyatik dünyanın taşıyıcısı, enformasyon teknolojileri, dümeni de bu teknolojiyi tasarlayan, kuran, yayan mühendisler ve dev şirketler. Bu teknolojilerle adeta hayat klonlanmaya, yetmez, dilendiği gibi büyütülüp küçültülebilen bir oyun sahnesi haline getirilmeye çalışılıyor. Amaç bu; peki, başarılı mı? Hem evet hem hayır… Hayattan istenilen bölümleri filme almak, kaydetmek, nakletmek anlamında başarılı ama hayatı birebir taklit etmek - [Hunhar yeni dünya](https://erolgoka.net/hunhar-yeni-dunya/) - Banka, ihtiyaç sahipleri arasında basit bir aracı olarak ortaya çıktığı ilk zamanlarda mali oligarşiye dayalı yenidünya sisteminin habercisi olduğunu kimse anlamamıştı. Kökenleri, matbaa, telefon ve fotoğraf makinesinin icadına kadar giden bilgisayarın keşfiyle müthiş bir ivme kazanan gelişmelerin teknomedyatik dünyayı kuruyor olduğunu sezmek de pek kolay değildi. Bir süreden beri, artık eski kavram ve anlayışlarla anlayamayacağımız - [Yağma yok!](https://erolgoka.net/yagma-yok/) - Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği'nin (OHSAD) Sağlıkta Ortak Çözüm Toplantıları Kurultayı'nda konuşan SGK Başkanı Selim Bağlı'nın sözleri belki malumun ilamıydı ama yetkili bir ağızdan ifade edildiği için etkili bir gündem oluşturdu. Haberi aynen aktaralım: “Hâkimlik ve hekimlik mesleğinin yolsuzlukla yan yana gelmemesi gerektiğine vurgu yapan SGK Başkanı Bağlı, 'Parayla bir hekimin çok fazla ilişkisi - [İnternette hayat klonlanıyor!](https://erolgoka.net/internette-hayat-klonlaniyor/) - Son çeyrek yüzyılın en belirgin ve belirleyici görünümü enformasyon teknolojilerindeki gelişmeler… “Teknolojik ilerleme”, “devrim” gibi tanımlar artık neredeyse sadece bu alana has olarak kullanılıyor. 4,5 G'den sonra ileride birçok başka G'ler geleceğinden, son sürümüne henüz ulaştığımız teknolojinin zaman geçtikçe yeni sürümlerinin ortaya çıkacağından adımız gibi eminiz. Enformasyon teknolojilerindeki mühendislerin, süreci yöneten firmaların ellerine bırakmış durumdayız - [İnsan, hala sosyal ilişkileri toplamı mı?](https://erolgoka.net/insan-hala-sosyal-iliskileri-toplami-mi/) - Bakmayın sızlanıp durduğumuza teknomedyatik dünyadan memnun olmalıyız ki, her geçen gün bu denizin diplerine doğru yol alıyoruz. Sanallık, en birinci gerçekliğimiz olmak üzere. Trenin, otomobilin, uçağın hayatımıza ilk girdikleri zamanlardaki gibi tepkiler veriyoruz, enformasyon teknolojilerindeki devasa gelişmeler, en açık olanlarımızda bile yenilik korkusuna yol açıyor. Yarın bu korkularımıza gülüp geçecek ya da bu hallerimizi unutup - [İnternet hayatımızı değiştiriyor peki bizi?](https://erolgoka.net/internet-hayatimizi-degistiriyor-peki-bizi/) - Her şey gibi psikoloji teorileri de eskidi. Zaten insanı anlama konusunda pek sorunluydular, iyice işlevlerini yitirdiler. Günümüz insanını anlamakta giderek daha da yetersiz kalıyorlar. Bugüne kadar psikoloji teorilerinin üzerine bina olduğu insan ilişkileri anlayışı, yüz yüze iletişimi esas alıyordu. Oysa siber alandaki iletişim biçimi bundan çok farklı; bu farklılık ölçüsünde biz de farklılaşıyoruz. Mesela aynı - [Burası dünya, buradan çıkış yok!](https://erolgoka.net/burasi-dunya-buradan-cikis-yok/) - Yanınızda sadece cep telefonunuz varsa bile kırlara, dağlara, öbür ucuna dahi gitseniz dünyanın hep içinde, orta yerindesiniz. Eskiden nereye gitsek kendimizi de götürüyorduk şimdi koca dünya bizimle geliyor. O her şeyiyle, her zaman yanı başımızda artık. Yeter ki bağlanalım yeter ki “online” olalım. Burası dünya, buradan çıkış yok! Teknoloji ve medya tarafından belirlenmiş ve çerçevelenmiş - [Mücadelemizin aslı esası](https://erolgoka.net/mucadelemizin-asli-esasi/) - Burada işlerinin hep kolay olacağını sandılar. Burada, buralı olmayı kimliklerinin nişanesi haline getirmiş insanların yaşadığını ve insanlığın geleceği adına müdafaa edilecek köklü bir gelenek olduğunu hesaba katmadılar. Oyunlarını fark eden ve kendisi oyun kurmaya girişen Rahmetli Menderes, Özal gibi büyük siyasetçiler çıktığında bir biçimde etkisizleştirerek, olmadı öldür(t)erek, yollarına devam edeceklerini düşündüler. Bu kadar rahat olmalarının - [Kötülük problemi](https://erolgoka.net/kotuluk-problemi/) - Tevafuk oldu, bir süreden beri bu köşede irade problemini tartışırken güzide dergilerimizden Hece de Mart sayısında, “kötülük sorunu ve edebiyat” temasını ele aldı. Bu sayıda, Turan Koç, İlhami Güler ve Ejder Okumuş hocalar ile birlikte uzunca bir söyleşi yaptık. Bu söyleşiyi ısrarla öneririm. İrade bahsinin bilinç, arzu ve özgürlüğün yanı sıra mutlaka birlikte değerlendirilmesi gereken - [Özgürlük sorumsuzluk değildir!](https://erolgoka.net/ozgurluk-sorumsuzluk-degildir/) - Hukukçular bireyin özgürlüğünün sınırlarını bir başkasının özgürlük alanına girilmesi diye tarif ederler ama bu tanım adı üstünde hukuki. Özgürlüğümüzün gerçek sınırı, fiziki ve akli gücümüzle yapabileceğimiz her şey. Özgürlüğümüzün sınırı, fiziki ve akli potansiyelimiz ama bu madalyonun bir yüzü yalnızca. Öbür yüzde özgürlüğümüzün ilerleyebileceği yol hattını, rotasını belirleyen psikolojik organizasyonumuz, vicdanımız var. Vicdan, fiziki ve - [TRT’nin önünden geçmem ama…](https://erolgoka.net/trtnin-onunden-gecmem-ama/) - Eğer korkunç olayların kendisi, bizlere haz verecek tarzda işleniyorsa ya da bizzat bu işlenişe konu olan imajlarla birey, her gün karşılaşa karşılaşa artık ondan haz duymaya başlıyorsa, artık etik olarak tartışılabilecek bir alan da kalmamış demektir.” Etiğin kendisinin bile eğlencelik materyal haline gelmesi, 1980'li yıllardan beri (ki post-modern denilen zamanlara tekabül eder) değişen televizyon yayıncılığıyla - [Beşer müsveddeleri!](https://erolgoka.net/beser-musveddeleri/) - Darbelerle ve darbecilikle mücadele etmenin hala ilk vazifemiz olduğunu konuşmalıydık o gün, zira bir gün önce, 12 Mart faşizminin 45. yıldönümüydü. Ya da insan sağlığının önemini, yeni anayasada sağlık sistemimizin nasıl olması gerektiğini, konuşmalıydık, zira bir gün sonra 14 Mart Tıp Bayramıydı. Milli Mücadele'de sağlık çalışanlarımızın önderlik rolünü üstlenmesinin aziz hatırası önünde eğilmeye hazırlanmalıydık. Alçakların - [Cenneti aramak!](https://erolgoka.net/cenneti-aramak/) - Freud, Kopernik Devrimi ile âlemin merkezinin dünya olmadığını; Darwin'in evrim teorisiyle kendisinin canlılar silsilesinin devamından ibaret sıradan bir varlık olduğunu gören insanın narsisizminin büyük darbe aldığını söyler. Ona göre psikanalize olan tepkiler de aynı narsisizmden kaynaklanıyordu. Ama gelin görün ki, modern bilimin ve teknolojinin mucidi insan, kasım kasım kasıldığı, narsisizmini doruğa çıkarma zevkine bu zamanlarda - [Kuşlardan bile hürüz!](https://erolgoka.net/kuslardan-bile-huruz/) - İrade” konusunda her fırsatta konuşmalıyız. “Hayatın Anlamı Var Mı?” kitabımızda söylediklerimizden de yardım alarak birlikte düşünelim. Varlığımızın bir bölümü biyolojik; bu yanımızla, yani bedenimizle tabiatın bir parçasıyız. Tamamen tabiat kanunlarına tabiyiz. Ama varlığımızın diğer bölümü ruhsal. Bu ruhsallığın adı, irade… İrademiz, bedenimiz gibi değil hür ve onun sayesinde biz de hürüz. Ne ki unutmamalı: Âlemin - [Hor görme iradeni, o sensin!](https://erolgoka.net/hor-gorme-iradeni-o-sensin/) - Haydi, tamam, dünyaya gelmeye ben karar vermedim; çocukken kendimi aileme, devlete emanet etmiştim, 'sol hareket' içinde yer almam bana değil mahalleden peşlerine takıldığım ağabeylere bağlı bir durumdu; gideceğim üniversiteyi de kendim seçmedim ama hep böyle savrulup gitmedim ki günlerin rüzgârında! Mesela psikiyatri alanında uzmanlaşmaya ben karar verdim. İstanbul'un ürkütücü kaosundansa sisli, puslu ama nasılsa güvenli - [‘İrade’ derken…](https://erolgoka.net/irade-derken/) - Hayatın en iyi öğretmeni, yine hayat… Psikiyatri hekimliği mesleğimden hayatıma o kadar çok katkı var ki… Kitaplardan okuyup öğrendiklerimden ziyade, hocalarımdan, meslektaşlarımdan, bir sorunu nedeniyle birlikte çalıştığımız insanlardan… Onlarla olan diyaloglarımızdaki ufuk kaynaşması sayesinde, anlamanın, anlaşmanın ne demek olduğunu, insanın iç dünyasının enginliğini öğrendim. Hayat bilgim sayelerinde biraz olsun arttı, bir insanın ömrünü neye vermesi - [Siyasi muhafazakârlığın kısa hikayesi](https://erolgoka.net/siyasi-muhafazakarligin-kisa-hikayesi/) - Toplumsal dünyadan köklü bir uzaklaşma veya kargaşa, birey için oldukça güçlü bir tehdit oluşturur. Birey bu gibi durumlarda yalnızca duygusal tatmin bağlarını yitirmekle kalmaz, hareket halindeki istikametini dahi kaybeder... Bu kaos ne pahasına olursa olsun uzaklaştırılmalıdır... Her toplum, üyelerine realite-merkezli kalmaya ve realiteye dönmeye yardım edecek yöntemler geliştirir...” Bu sözler sosyolog Peter Berger ve Thomas - [Sahih muhafazakârlığa doğru](https://erolgoka.net/sahih-muhafazakarliga-dogru/) - Her toplum, insanının omurgasını bir arada tutan, muhafaza etmek istediği ana değer hattına sahip. Bu ana değer hattı, hayatın olağan akışı, toplumsal, siyasal ve manevi alanların etkileşimi içinde, kendiliğinden bir tarzda oluşuyor. Toplumun içindeki insanların büyük çoğunluğunun birbirleriyle ilişkilerini, hayatın ve olayların algılanma biçimini bu hat belirliyor. Toplumun ana değer hattına uygun biçimde yaşantılarını düzenleyen - [Türkiye vardır!](https://erolgoka.net/turkiye-vardir-2/) - Ak Parti hükümetleri süresince toplumumuz, her alanda büyük bir değişim yaşadı, yaşıyor. Bu değişimin ana yönünün ve genel hatlarının olumlu olduğunu düşünenlerdenim. Ama elbette herkes benim gibi düşünmüyor, düşünmek zorunda da değil. Çoğunlukta olmasalar da süreçte yaşananları onaylamayanlar da hayli yekûn teşkil ediyor. Bürokratik oligarşinin etkisi kırılıyor. Karar verme mekanizmalarında, seçilmişler lehine büyük bir ağırlık - [Size muhafazakâr diyorlar aslı var mı?](https://erolgoka.net/size-muhafazakar-diyorlar-asli-var-mi/) - Muhafazakârlık” kavramı, felsefedeki üç ana akım olan hayat, toplum ve siyaseti aynı anda kavramaya yeltendiği gibi bir de pratik siyasetteki bir anlayışa ad olmak istiyor; zorluk da karışıklık da bu yüzden çıkıyor. Bir hayat ve toplum felsefesi olarak muhafazakarlık üzerine literatür, onun yalnızca geçmişe değil geleceğe de (maziye de atiye de) bakan, geleneğin sürekliliğine olduğu - [Milletin kendiliğinden muhafazakârlığı](https://erolgoka.net/milletin-kendiliginden-muhafazakarligi/) - Edmund Burke, Aydınlanma'nın ve devrim fikirlerinin en etkili ve kalıcı eleştirisini yapan düşünür. Onun temel eseri “Fransa'daki Devrim Üzerine Düşünceler”, 226 yıl sonra, Okan Arslan tarafından, güzel bir tercümeyle Türkçe'ye kazandırıldı. 2004 yılından beri, “Muhafazakâr Düşünce” dergisi ile birlikte, muhafazakârlıkla ilgili temel eserleri yayınlama gayreti içinde olan Kadim Yayınları arasından çıktı. “Fransız Devrimi dünyada bugüne - [Genç erkeklerin yeni utangaçlığı](https://erolgoka.net/genc-erkeklerin-yeni-utangacligi/) - Gençlerin, özelikle son iki yazıda odaklandığımız genç erkeklerin yeni tip bir derdinden bahsediyor araştırmacılar. Sözünü ettikleri sorun, utangaçlık. Üstelik eskisinden hayli farklı bir utangaçlık şekliyle karşı karşıyayız. “Utangaçlık eskiden otoriteler veya karşı cins üyeleri gibi belli grup ya da bireylerin karşısında, etkilenmeye çalışılan kişilerin nazarında toplumsal olarak kabul görmekten duyulan kaygıyı, bir reddedilme korkusunu ifade - [Uyuşturucu esaretinde gençler](https://erolgoka.net/uyusturucu-esaretinde-gencler/) - Alkol ve madde bağımlılığı, insanlığın karşılaştığı en büyük dertlerden birisi ve bu dert, özellikle genç erkekler için şimdi devasa bir yükselişte… Bu öyle bir yükseliş ki, esrar (marihuana) kullanımını birçok batılı ülke, bir yolunu bulup meşrulaştırma, normalleştirme çabası içinde. “Birçok genç erkek, uyarıcı ilaç alsın ya da almasın, kafayı rahatlatmak için marihuana içiyor. Ayrıca marihuana - [Ortak yaşama kültürü ve felsefesi](https://erolgoka.net/ortak-yasama-kulturu-ve-felsefesi/) - Genel olarak doğu kültürlerinin, özellikle İslam medeniyetinin daha hoşgörülü olduğu tarihi bir vakıa. Batı dünyasında, İslam, kılıç ve savaş ile özdeşleştirilmesine, Hıristiyanlık sevgi dini sunulmasına rağmen, tarihi olaylar tam aksinin gerçek olduğunu gösteriyor. Bana yaşadığımız haldeki perişanlıklarımızı, birbirimizi vahşice katledip durmalarımızı gösterirseniz elbette çok utanırım, yüzüm kızarır, sesim soluğum kesilir. Ama kendimi toparlar toparlamaz, “Bakmayın - [Asla gençlerden umudumu kesmem!](https://erolgoka.net/asla-genclerden-umudumu-kesmem/) - Bir süredir, ünlü psikolog Zimbardo’nun “Bitik Erkekler” kitabından yola çıkarak yazdığım yazıları ve “İnternet ve Psikolojimiz” kitabımda ilk defa günümüz gençliği için “app kuşağı” tabirinin kullanılabileceği sözümü görenler, “Ne o hocam, siz de mi gençlere karşı saf tutuyorsunuz?” diye soruyor. Önce hemen cevap vereyim, asla umutsuz olmam, gençlerden umudumu hiçbir zaman kesmem. Gençlerden umutlu olmam, - [Hoşgörü, toplumsallaşmış nezaket değildir!](https://erolgoka.net/hosgoru-toplumsallasmis-nezaket-degildir/) - Bir süredir “hoşgörü” gözden düştü “öteki” modası başladı. “Öteki” aşağı, “öteki” yukarı… Neymiş, hoşgörü, tolerans gibi kavramlar, liberal hegemonyanın belirleyici olduğu günümüz atmosferinde bir tuzak içeriyormuş, öteki'yi ve farkı esas alan, herkesin herkesten sorumlu olduğu bir etik kavrayış geliştirmek mümkünmüş. Yüz yüze iletişimdeki etik temel keşfedildiğinde, “ben” yerine “öteki”, “aynı” yerine “başka” öne çıkarıldığında, “ben” - [Biz iyi olursak gençlerimiz iyi olur!](https://erolgoka.net/biz-iyi-olursak-genclerimiz-iyi-olur/) - 12 Eylül” diye bilinen meşum zamanlarda, sağ-sol çatışması içinde gençliğini yaşamış kayıp bir kuşaktan geliyorum. Tam bir safdillik ve vatanseverlikle siyasetle ilgilenmenin bazı hoşlukları dışında gençlerimize “bizim zamanımızda...” diye başlayan güzel hiçbir cümlem yok. Nasıl olsun, ne darbeci alçakların planlarını anlayabildik, ne milletimizin değerini bilebildik, acımasızca kıydık birbirimize. Bakmayın onları zaman zaman sert biçimde eleştirdiğime, - [Hoşgörü konuşmanın sırası mı?](https://erolgoka.net/hosgoru-konusmanin-sirasi-mi/) - Ne doğuştan getirdiğimiz zekâ, güzellik gibi biyolojik özellikler, ne içine doğduğumuz aile ve toplum ne de sonradan edindiğimiz eğitim, meslek, makam, kazanç gibi hususlar, bizi başkalarına üstün kılar. Şüphesiz her birimiz, apayrı ve biriciğiz, farklı imkân ve koşullara sahibiz ama hepimiz, Yaratıcımız karşısında eşitiz; üstünlüğümüz ancak takva ile… “Şüphesiz, Allah katında en değerliniz, O'na karşı - [Kanaat Bakkaliyesi](https://erolgoka.net/kanaat-bakkaliyesi/) - Elbette tüketim olacak, toplumsal iş bölümü neticesi ortaya çıkan ürünlerden ihtiyacımız karşılayacağız. Elbette insan arzusu, beğenisi ve kazancı farklı olduğu sürece ürünlerde ve kalitede çeşitlilik olacak. Ama ne dersek diyelim yaşadığımız dünyadaki hırs ve tamahkârlığı, durmaksızın artan ürün çeşitliliğini ve her seferinde bunların vazgeçilemez ihtiyaçlarımız gibi sunulmasını açıklayamayız. Besbelli ki kapitalizmin oyununa geldik. Kapitalizmin hayatlarımızı - [Tamam, akıllısınız ama aklınız başınızda mı?](https://erolgoka.net/tamam-akillisiniz-ama-akliniz-basinizda-mi/) - Elbette bugün psikiyatride ve psikolojik bilimlerde, bazı testlerle ölçmeye çalıştığımız, insanın var kalma mücadelesini sürdürebilmesi için zorunlu olan algılama, basit değerlendirme ve durumun gereğini yapmaya yönelik bir beyin işlevi var. Buna “zekâ” diyoruz. Nasıl bazılarımız fiziki bakımdan diğerlerinden üstünse, zekâ açısından da kimimiz daha iyi kimimiz ise ciddi sorunlar yaşıyoruz; hatta bazı kardeşlerimiz bu işlevlerini - [Cahillerle tartışmayın!](https://erolgoka.net/cahillerle-tartismayin/) - Geçenlerde sosyal medya akışında gördüğüm bir sözü beğendim ve başkaları da görsün istedim, paylaştım: “Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle savunursunuz.” Aslında sözün sahibi, pek de hazzetmediğim Bertrand Russell olduğu için içime sinmemişti. Bir saat kadar düşündükten sonra, paylaşımımın altına şu cümleleri yazmak zorunda hissetim kendimi: “Bu söz yanlış anlamaya çok müsait, şiddete - [Enayi](https://erolgoka.net/enayi/) - Hayvanlar da tıpkı biz insanlar gibi acıkırlar ama açgözlülük sadece bize mahsus... Bu açgözlülük mevzuunu aydınlatmadan mutluluk meselesine ışık düşürmemiz mümkün değil. Zira açgözlülük doyurulamaz. Göz açlığının doyurulamaması, açgözlülerin asla kanaatkâr insanlar gibi mutlu olamayacakları anlamına gelir. Onların yıldızları ancak çok kısa sürelerle parlayabilir ama yeni bir açgözlülük atağına hazırlanabilmek için kendi ışıklarını bir süre - [Müslümanlardan da Müslüman](https://erolgoka.net/muslumanlardan-da-musluman/) - Neredeyse tüm Fransız cihatçılar, çok belirgin iki kategoriye girerler: ya Fransa'da doğmuş veya buraya çocukken gelmiş 'ikinci kuşak'tırlar, ya da sonradan Müslüman olmuşlardır (bunların sayıları zamanla artmaktadır, ama 1990'lı yılların sonuna doğru radikallerin %25'ine ulaşmışlardı zaten). Bunun anlamı, radikaller arasında pek 'birinci kuşak' yeni gelmiş göçmen işçiler bile olmaması, 'üçüncü kuşak'tan ise hemen hiç kimsenin - [Kıskanç](https://erolgoka.net/kiskanc/) - Dilimiz Türkçe, haset ve ondan köken olan, onunla bağlantılı insan hissiyatını en iyi ifade eden dillerden. Birçok dilde tek bir kelimeyle ifade edilen ve söyleyiş bütünlüğü içinde anlamı şekillenen kavram, dilimizde ince ince işlenmiş. Haset ve gıpta etmek, garez Arapça, imrenme ve kıskanmak Eski Türkçe, kin ise Farsça kökenli... Türkçe, bir takım anlam kaymalarıyla hepsini - [İslamofobi artacak mı?](https://erolgoka.net/islamofobi-artacak-mi/) - İslamofobi ve İslam düşmanlığının, neden iki kutuplu dünyanın ortadan kalkmasını simgeleyen Berlin Duvarı'nın yıkılmasını takiben gündeme geldiğini genel hatlarıyla önceki yazılarımda ortaya koymaya çalıştım. Şüphesiz bu yazıları okurken bazılarınız “Peki, bu süreçte Müslümanların hiç mi kabahati yok?” diye sordunuz haklı olarak. Bana göre Müslümanlar, bırakın kendi başlarına gelenleri, dünyanın başına gelen tüm musibetlerden belli ölçülerde - [Seven kıskanır mı?](https://erolgoka.net/seven-kiskanir-mi/) - Hem evet, hem hayır bu sorunun cevabı… Evet, çünkü duygusal kıskançlıkta kişinin eşiyle gerçek ya da hayali rakibi arasındaki romantik ilişkinin doğurduğu tehdit söz konusu… Tehdit ya da kaybetme ihtimali duygusu, ilişkinin niteliğine ya da kişinin benlik saygısına ve varoluşuna karşı bir yaşantı olarak algılanıyor ve hayli rahatsızlık oluşturuyor. Tüm bunlar sevdiğini kaybetmek istememenin tezahürleri - [Militan ateizm ve DAEŞ](https://erolgoka.net/militan-ateizm-ve-daes/) - Müslümanların seküler modern dünyanın “öteki”si haline gelmesinin Batılı bilinç için arzu edilir olmasının bir nedeni de, bu sayede, kendi kimlik çatışmasının önüne geçebilecek bir imkân ortaya çıkması. Sözünü ettiğimiz kimlik çatışması, kimliğin inanç unsuruyla ilgili. Modernliğin sıkıntıları sayılırken çoğu kere batılı düşünürlerin gözden kaçırdıkları, kim bilir belki de sakladıkları bir unsur bu. Batı toplumu üzerine - [‘İnsanlık hali’](https://erolgoka.net/insanlik-hali/) - Belki aranızda bileniniz, izleyeniniz vardır. Bir süreden beri, TRT Haber’de cumartesi geceleri 23.00’te kardeşim, meslektaşım Prof. Dr. Kemal Sayar Hoca ile birlikte, usta sunucu Seval Çöpür’ün moderatörlüğünde “İnsanlık Hali” adında bir program yapıyoruz. Yaşadığımız toplumsal ve psikolojik sorunları dilimizin döndüğünce konuşup dertleşmeye çalışıyoruz. İnsanlık Hali’nde “teknoloji çağında ana babalık”, “kanaatkârlık”, “çocuğu güçlendirmek”, “bolluk çağında mutsuzluk”, - [Günahlardan arınma aracı olarak İslamofobi](https://erolgoka.net/gunahlardan-arinma-araci-olarak-islamofobi/) - İslamofobi ve İslam düşmanlığının, günümüzde yeniden güçlü bir biçimde ortaya çıkışının nedeni, iki kutuplu dünya sonrası, modern Batı için “öteki” ihtiyacını karşılayabilmek içindi. Bu yeni “öteki” sayesinde, iki dünya savaşında birbirini yiyen Batılıların artık iç mücadelelerini vekâlet savaşları aracılığıyla Müslüman coğrafyalarda sürdürebilmesi de imkân dâhiline giriyordu. Lakin İslamofobi ve İslam düşmanlığının modern Batı için sağladığı - [Psikopat](https://erolgoka.net/psikopat/) - Ahlak, enikonu diğer insanlara, canlılara, tabiata, kısacası ötekine ne yapacağımızla ilgili kurallar bütünüdür. Ahlaklı olmaya müsait bir yapıyla dünyaya geliyoruz. Ötekini, içine doğduğumuz aileyi, yaşadığımız toplumu gözeten, merhamete, şefkate yatkın ahlaki bir koreografi bulunuyor yaratılışımızda. O yüzden olsa gerek büyük filozof, Batı’daki adamımız İmmanuel Kant, göklerdeki yıldızların yanı sıra ve içimizdeki ahlakın düzenini Yaratıcı’nın varlığına - [Niye Müslümanlara düşman oldular?](https://erolgoka.net/niye-muslumanlara-dusman-oldular/) - İslamofobinin ve İslam düşmanlığının nedenlerini ele alırken, İslam'ın doğuş ve hızlı yayılış dönemlerine kadar gitmek mümkün. İslamiyet'in şaşırtıcı bir hızla yayılması sırasında, bundan en çok zarar gören ve bağlılarını bu son dine kaptıran Hıristiyanlık'tı. Yine aynı şekilde Ortaçağ sancılarıyla kıvranan Hıristiyan dünyasının, Endülüs ve Osmanlı karşısında her alanda uzun yıllar yaşadığı mağlubiyet hissinin ve Haçlı - [Toplumumuz yaşlanıyor hazırlanıyor muyuz?](https://erolgoka.net/toplumumuz-yaslaniyor-hazirlaniyor-muyuz/) - 1900 yılından itibaren ortalama insan ömründe büyük artışlar olmuş ve bu eğilim hala sürüyor. Nedenleri arasında modernleşme ile birlikte hijyenik şartlardaki düzelme, aşılar, antibiyotikler, çocuk ölümlerinin azalması, tansiyon ve kalp hastalıklarının tedavisinde sağlanan başarılar gösteriliyor. Bugün dünya nüfusunun %8,7’sini yaşlı nüfus oluşturuyor. Japonya’da bu oran %27, yani her dört kişiden biri 65 yaşın üzerinde ve - [Genç kalmanın yüceltilme çağında yaşlılık](https://erolgoka.net/genc-kalmanin-yuceltilme-caginda-yaslilik/) - Bugün yaşlılığı, tevellüde bakarak tanımlıyoruz. 65 yaşını geçmiş olanlara yaşlı diyoruz. Son zamanlarda 85 yaşın üstündekileri diğer yaşlılardan ayırt etmeye çalışan bilimsel girişimler yapılıyor. Ama konu sanıldığından da karışık, yaşlılığın daha tanımında bile sorunlar bulunuyor. Çocuklarda olduğu gibi değil yaşlılarda durum, yaşlılar arasında benzerliklerden daha çok farklılıklar var. Takvim yaşı, çoğu zaman ortak noktaları saptamada - [Yaşlılar için hayat giderek zorlaşıyor mu?](https://erolgoka.net/yaslilar-icin-hayat-giderek-zorlasiyor-mu/) - Bu soruya, ayrıntılı düşünmeden, hele hele dünyanın durumunu, zengin Kuzey-yoksul Güney farkını belirtmeden “evet” ya da “hayır” diye cevap vermek doğru değil. Dünyamız yaşlanıyor, yaşlılar büyük bir toplumsal katman ve politik güç oluşturuyor. Bir yandan böyle bir değişim olurken, bir yandan da gençliği, dinçliği, beden güzelliğini ön planda tutan bir narsisizm kültürü serpilip gelişiyor. Gençliğin - [Yaşlılık artık bilgelik manasına gelmiyor](https://erolgoka.net/yaslilik-artik-bilgelik-manasina-gelmiyor/) - Yaşlılar için hayat giderek zorlaşıyor mu?” diye sormuş, dünyanın durumunu, zengin Kuzey-yoksul Güney farkını belirtmeden “evet” ya da “hayır” cevabı vermek mümkün değil demiştik. Sonra da zengin Kuzey ülkelerinde yaşlıların durumlarının önceki zamanlarla kıyaslandığında pek de fena görünmediğinden, eleştiri oklarını aile içindeki ve kuşaklar arasındaki etkileşimlerin ve insan ilişkilerinin niteliğine doğru çevirmek gerektiğinden bahsetmiştik. Devam - [Sizce şimdi en çok hangi kuşak zorda?](https://erolgoka.net/sizce-simdi-en-cok-hangi-kusak-zorda/) - Yaşlılıkla ilgili düşüncelerimizi bizim yaşlılarımızın durumu ve ne yapmamız gerektiğiyle sürdürmek istiyoruz ama belirtilmesi gereken birkaç husus daha var. Tüm dünyada ortalama yaşam süresinin uzamasının getirdiği bir sonuç da birçok ebeveynin kendi çocuklarıyla birlikte yaşlanması. Emekli olan ve kendi çocuklarını evlendiren ebeveyn, aynı zamanda kendi ana babalarına bakmak durumunda kalıyor. Bu, “orta yaş sıkışması” adı - [Yaşlı hizmetleri genel müdürlüğü](https://erolgoka.net/yasli-hizmetleri-genel-mudurlugu/) - Dünyadaki değişimin etkisi hızla ülkemize de yansıyor. Henüz Batılı ülkeler düzeyinde olmasa da ortalama yaşam süresi, insan ömrü, ülkemizde de yüksek bir ivmeyle artıyor. Pek yakında gelişmiş ülkeler düzeyini yakalayacağız. Rakamlarda bu durum açık seçik görülüyor. Doğum oranlarının giderek düşmesini engelleyebilirsek, diğer toplumlardaki olumsuz demografik görünümün burada da ortaya çıkmasına mâni olma şansımız hala var. - [İş kazalarına sıfır tolerans!](https://erolgoka.net/is-kazalarina-sifir-tolerans/) - Soma maden faciası, tüm ülkeyi yasa boğdu. Travma ve hüzün tarihimize kocaman bir çentik açtı. Ateş düştüğü yeri yakmakla, geride bu olayın etkisini ömürleri boyunca taşıyacak, "maden", "kömür" "kara" dendiğinde acıları tazelenecek, rüyalarında dahi özlemlerin, hıçkırıkların tekrar edip duracağı yetimler, eşler, analar, babalar, akrabalar, hısımlar, dostlar bırakmakla kalmadı. Feryadı duyan, faciaya bir biçimde tanık olan - [Sait Başer ve Türk Müslümanlığı](https://erolgoka.net/sait-baser-ve-turk-muslumanligi/) - Türk-İslam sentezi” başlığı altında, 12 Eylül’ün hem görmeyi engelleyen hem pis kokan sisinin içinde konular, öyle çok ve kötü tartışıldı ki! Birçok imkân heder edildi… “Türk Müslümanlığı” başlığıyla meseleye yaklaşan Sait Başer’in yazıları ve nihayet “Kök Tengri” (1991), “Yahya Kemal’de Türk Müslümanlığı” (2005) kitapları önceki benzerlerinden çok farklı bir bakışa sahipti. “Toplumsal Aklı Anlamak” (2006) - [Gençlerimiz deist mi oluyor?](https://erolgoka.net/genclerimiz-deist-mi-oluyor/) - Deizm tartışmalarını bir köşeden izliyordum. Benim gözlemlerime göre, gençlerimizde altı çizilerek, “yükseliyor!” diye feryat edilecek yeni bir inanç arayışı falan yoktu. Üstelik akademideki modernlik-sonrası (post-modern) teorilerinin ardından insan-sonrası (post-human) teorilerinin parlatılmasına ve “Homo Sapiens”, “Homo Deux” gibi doğrudan doğruya Deizme yol açan, nispeten popüler hale gelmeyi başarmış kitaplara rağmen… Tamam, çok kıymetli İhsan Fazlıoğlu Hocanın - [Deizm tartışmalarını bırak, gençlerine iyi bak?](https://erolgoka.net/deizm-tartismalarini-birak-genclerine-iyi-bak/) - Gençlerimiz arasında “Deizm yükseliyor!” diye bir kaygı taşımadığımızı, gençlerde kimlik arayışının gayet normal olduğunu, dini söylemin ve dindarlığın kamusal alanda daha görünür hale gelmesi, mütedeyyin ailelerin çocuklarının söz ile eylemin birbirini tutmaması hallerine tepki vermesinin olağan ve sağlıklı diye değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki görüşlerimiz malum. Emeti Saruhan’ın bizim görüşlerimize de yer vererek konuyu fevkalade bir biçimde - [Yalnızlık ve özlem](https://erolgoka.net/yalnizlik-ve-ozlem/) - Modern zamanlardaki maruz kalınmış yalnızlık, gerçekten çok büyük bir sorun. Yalnızlığa yapı olarak yatkın psikolojiler, haller, kişilikler ve yalnızlığın kaçınılmaz olduğu kader zamanları var… Kendi hayal dünyalarıyla yetinen şizoidler, şizofrenler, otistikler var. Yalnızlık kuyusuna düşmüşler, depresifler, sosyal fobikler, çekingenler var… Başkalarının alkışları olmadan, sahne almadan yaşayamayanların ürpertici yalnızlık hisleri var… Yakınlarını kaybedenler, tutunamayanlar, hastalar, sahipsiz - [Anne ne yaptın?’](https://erolgoka.net/anne-ne-yaptin/) - İnsan psikolojisiyle ilgili rehberlik vazifesi üstlenen uzmanlar olarak bıktırırcasına anneliğin önemini vurgulayıp duruyoruz. Kadınlar, iyi “ama niye tüm yükü bizim sırtımıza yüklüyorsunuz?” diye itiraz ederken hiç de haksız değiller. Evet, bu yük çok fazla ama bizim hele hele biz erkek evlatların da annemizden başka gideceğimiz kimimiz var? “Ağlarsa anam ağlar/ Gerisi yalan ağlar” sözünü tarih - [Yalan söyleme!](https://erolgoka.net/yalan-soyleme/) - Her devirde yalan ve yalancılar vardı ama günümüzde söz iyice ayağa düştü. Sözün düştüğü, gerçeğin görme duyusuna indirgendiği, ağzı olanın keyfince konuştuğu, hakikat iddiasında bulunduğu bir çağdayız. Algı yönetimi ve manipülasyonun nerdeyse bilim derekesine yüceltildiği, gerçekliğin sanal biçimde sunulmasının mümkün hatta geçerli hale geldiği, söz vermenin, sözünde durmanın anlamını yitirdiği bu dünyaya “hakikat-sonrası çağ” diyorlar. - [Büyük deveran ve umut](https://erolgoka.net/buyuk-deveran-ve-umut/) - Genel olarak “anlam”, özel olarak “hayatın anlamı” konusu, modern psikolojik bakışın sessiz (çaresiz mi demeliydim) kaldığı noktalardan birisi. Alfred Adler ve Viktor Frankl gibi anlam konusunu önemseyenler varsa da “anlamsızlık” olağan kabul ediliyor. Freud, hayatın anlamını soran hastadır diyor mesela. Yatıp kalkıp “hayatın anlamı”nı soran birisinde maraz aramakta haklı lakin onun bu sözü söylemekten muradı, - [Yaşadığımız dünyada hayatın anlamı](https://erolgoka.net/yasadigimiz-dunyada-hayatin-anlami/) - Marksist olduğu halde dine uzak olmayan, “sol” bir ilahiyatın olabileceğine inanan, bu amaçla yapılmış çalışmaları ve “Azizler ve Âlimler” adında dilimize de çevrilmiş bir kitabı bulunan Terry Eagleton, benzerlerinde rastlanmadık biçimde hayatın bir anlamı olduğunu düşünüyor. “Hayatın Anlamı” adlı kitabında, hayatın anlamını sorgulayıp durmamızı, insan hayatını korkunç derecede değersizleştiren bir çağda yaşamamıza bağlıyor. Ona göre - [Maneviyat ve hayatın anlamı](https://erolgoka.net/maneviyat-ve-hayatin-anlami/) - Marksist olduğu halde yaşadığımız dünyada giderek artan bir anlam sorunu olduğunu kabul eden Terry Eagleton’un modern gündelik hayat eleştirisini alkışlıyorum. Hayatın anlamı sorununu ciddiye almasını ve kendi zaviyesinden cevap aramasını takdirle karşılıyorum. Lakin pek doğal olarak kendisine katılmadığım birçok nokta var. Hem gerçeği yeterince iyi göremiyor hem de gördüklerini gerçeğin tamamı sanıyor. Onun nispi ufuksuzluğu, - [Hoşçakal](https://erolgoka.net/hoscakal-3/) - Ramazan ayı boyunca kendimi, önceki zamanlara göre daha çok ölüm üzerine düşünürken yakalıyorum. Bu nedenle olsa gerek 2015 Ramazan’ında Yeni Şafak yazılarımın tamamını ölüm mevzuuna ayırmıştım. Şüphesiz payı vardır ama sadece yaşımın ilerlemesi ile ilgili bir hal değil bu. Oruç ibadetinin ilk bakışta fark edilmeyen hikmetlerinden birisi, fanilik bilincimizin artması… İftarı beklerken Yaratıcı’nın ezeli ve - [Narsist](https://erolgoka.net/narsist/) - Narsisizm ya da narsizm, dilimize iki şekilde de geçmiş olan bu kavram, bir ara “özseverlik” diye tercümeedildi ama bence olmadı. Zira her insan özünü yani kendisini sever, bunun bırakın hastalıklı olmayı olumsuz bir manası bile yoktur. Oysa narsisizm- de söz konusu olan, kendine çakılma, kendine tapınma, sevmeyi bilmeme… Erken çocukluk yaşantılarındaki güçlüklerden kaynaklanan insanı da - [Özgüvenli kişi narsist değildir!](https://erolgoka.net/ozguvenli-kisi-narsist-degildir/) - Narsisizm ve narsistler üzerine konuşacağız. Ortada ciddi bir kavram kargaşası olduğu için öncelikle narsistik kişiliği nelerden ayırmamız, nelerle karıştırmamız gerektiğini açıklamaya çalışarak yola koyulduk. “Narsist”e karşılık olarak “özsever” demek hatalı, çünkü her kişi, her öz kendini sever, bunda bir beis yok dedik. Burası bir kez daha vurgulanacak kadar önemli. Yazılarımızda insanın mükerremliği diyebileceğimiz hususu sık - [Özgüven başkalarına saygıya mani değil](https://erolgoka.net/ozguven-baskalarina-saygiya-mani-degil/) - Başarısızlık ve travmalar karşılaşıldığında ne yaptıkları narsist ile özgüvenli insanı ayırt etmede çok önemli bir ölçüt. Narsistik kişinin, adeta bedeninde cildi yoktur. Bünyesi yaralanmalara, zedelenmelere, enfeksiyonlara karşı savunmasızdır. Çok kolay incinir, alabildiğine kırılgandır ama onu kıran şeyler daha ziyade beğenilmemek, dikkate alınmamakla ilgilidir. Oysa özgüvenli kişi, hayat olayları karşısında psikolojik olarak sağlam, dayanıklı ve azimli - [Bağımlılık](https://erolgoka.net/bagimlilik/) - Önceleri “bağımlılık” başlıklı bir yazı gördüğümüzde, tam neyle ilgili olduğundan emin olmayabilir, aklımız daha ziyade milletçe istiklali hür olmanın kastedildiği milli bağımsızlık, kısmen de insan ilişkilerinde bağımlı kişilik yapısı mevzuuna giderdi. Oysa bir süreden beri “bağımlılık” dendiğinde kahir ekseriyetle alkol ve madde bağımlılığını ve son zamanda gündeme gelmeye başlayan, teknoloji, yeme, alış-veriş bağımlığı gibi davranışsal - [Bağımlılıkla mücadele gerçek vatanseverliktir](https://erolgoka.net/bagimlilikla-mucadele-gercek-vatanseverliktir/) - Bağımlılık en nihayetinde bir beyin hastalığı, aynı zamanda ömür boyu devam eden, tekrarlamalarla seyreden, tedavisi zor bir hastalık... Hem genetik yatkınlık söz konusu hem de alınan madde bağımlının beyni ve kişiliği bozuyor. Aile, hem maddeye başlamada hem madde bağımlılığının sürmesinde çok önemli… Ailede birinin madde kullanması, sorunların anlatılamadığı, yardım alınamayacak, iletişim sorunlarıyla dolu bir aile - [Zor seçim ama yine…](https://erolgoka.net/zor-secim-ama-yine/) - Seçimlere ramak kaldı. Meydanlarda, ekranlarda, afişlerde, billboardlarda, broşürlerde, kimi zamanda çat kapı karşımızda farklı siyasi eğilimler, vaatlerini sıralayarak desteğimizi istiyorlar. Öncelikle söylemeliyim ki, çok hoşuma gidiyor bu manzara, ülkemle, devletimle, insanımızla övünüyorum. Pazar günü, dünya demokrasileri arasında en yüksek seçim katılımını sağlayan toplumlardan birisi olduğumuzu bir kez daha gösterdiğimizde bu övüncüm daha da artacak. Sorunlar, - [Milletimizin istikbali, ülkemizin bağımsızlığı için](https://erolgoka.net/milletimizin-istikbali-ulkemizin-bagimsizligi-icin/) - Bugün büyük gün, seçim var. Bugün millet konuşacak, iradesini söze vuracak ve geri kalan herkes, özellikle siyaset sınıfı susacak, sonuca rıza gösterecek. Ülkemize fitneden fesattan, hileden hurdadan, şaibe ve tuzaktan ırak, huzurlu bir seçim diliyorum. Bu yazıyı oyunu kullanmadan okuyanlara, haddim olmayarak, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını değil milletimizin istikbalini, ülkemizin bağımsızlığını düşünerek sandığa gitmelerini öneriyorum. Milletimizin iradesinin - [24 Haziran’da millet ne söyledi? (I)](https://erolgoka.net/24-haziranda-millet-ne-soyledi-i/) - Bazı çokbilmişler, sandıkta tek başımıza oy kullandığımız için seçimleri bireysel tercihlerin toplamı sanıyorlar, topluluk ruhuna millet iradesine inanmıyorlar. Keşke bu bahtsızların bir grup psikoterapisi seansı izleme şansı olsaydı, topluluğun da nasıl ayrı bir canlı varlık olduğunu idrak etselerdi! İnsan ilişkilerinde 1+1=2 değil, 3 tür, zira bir de toplam hâsıla vardır. Mesela aile, anne, baba ve - [24 Haziran’da millet ne söyledi? (II)](https://erolgoka.net/24-haziranda-millet-ne-soyledi-ii/) - Vesayetçilerle milletin demokratik güçleri arasındaki kıyasıya mücadele, 1 Kasım 2015’ten sonra bugüne kadar sürdü, sürüyor. Referandum, bu şartlarda kazanıldı, yeni sistemin startı bu şartlarda verildi, vesayetçi medyanın taşları bu şartlarda söküldü. Uluslararası sistem ve beşinci kolları FETÖ, vesayetçiler; Kürt etnikçiliğini, laikçi mağduriyet psikolojisini kullanmakta ustalaştılar, MHP’yi bölmeyi başardılar. Her şey milletin gözü önünde oldu, kamusal - [24 Haziran’da millet ne söyledi? (III)](https://erolgoka.net/24-haziranda-millet-ne-soyledi-iii/) - 24 Haziran’da milletin ağzından ilk çıkan cümle, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güveniyor, söylediklerine inanıyorum” idi. Küreselleşmenin tek bir siyasi idare iddiasına dönüştüğü dünyada, ülkesinden ve bu coğrafyada üretilen inanç ve değer sisteminden yana olanların yani toplumsal merkezin fikriydi bu. Ama bu fikir sahiplerinin az da olsa bir kısmı, Erdoğan’ın kendisi değil ama partisi hakkında endişe dile getirdiler. - [Böyle bir dünyada merhametten bahsetmek](https://erolgoka.net/boyle-bir-dunyada-merhametten-bahsetmek/) - Thomas More, 500 yıl önce içimizdeki hayvanın tamamen ehlîleşeceği, evcilleşeceği, herkesin birbirine medenice davranacağı ütopik bir toplum tasarladı. Norbert Elias, “Uygarlık süreci” eserinde, Avrupa’nın kaba sabalıktan nasıl kurtularak incelik ve zarafeti hakim kıldığını analiz etti. Batı tasavvuru, şiddet ve saldırganlıktan arındırılmış bir tablo, yani bir dünya cenneti hayalini ciddi ciddi kurdu. Onların hayalleri, bize ve - [Merhamet medeniyeti](https://erolgoka.net/merhamet-medeniyeti/) - Küreselleşen ve tek başına kurtuluşun imkânsız hale geldiği bir dünyada, insanlığa kavramlarımızı yeniden hatırlatmak ve geleneğin ihyası için bir teklif götürmek lazım gelir dedik ve son dönemde Pozitif Psikoloji merkezli olarak parlayan bir kavram olan merhameti örnek verdik. Merhameti doğru anlamamız gerektiğinden bahsettik. Çalışalım. Pozitif Psikolojinin dilimize “merhamet” diye tercüme edilen kavramı tam da bizim - [15 Temmuz’da seyirci olanlar, bu yazı size!](https://erolgoka.net/15-temmuzda-seyirci-olanlar-bu-yazi-size/) - Gerçek yaşamda, asla birbirlerinden uzun süre ayrı düşmeyen ve çoğu kez birbirinin sıcaklığıyla faydalı kucaklayışını arayan şeyler: İlki ‘kötülük yapmak’, ikincisiyse kötülüğe karşı gelmekten yahut yapılmasını engellemekten imtina etmek… (Kötülüğün asıl faillerini seyircilerden ayırmak lazım geldiği, üzerinde çokça durulmuş bir konu. Bu fark, yasaların cezalandırabileceği eylemler ile yasalarda bahsedilmeyen sadece ahlaken utançla damgalanacakları ayırt etmek - [‘İnsan insanın kurdudur’](https://erolgoka.net/insan-insanin-kurdudur/) - Tecessüsle izlediğim, her fırsatta cumburlop daldığım tartışmalardan birisi, “doğa durumu” diye de bilinen, insanın doğasına ilişkin olanı. Teoloji çevrelerinde tartışma, “kötülük problemi” (teodise) başlığı altında sürdürülüyor. İnsan nedir? İnsanı meleklerden ve diğer canlılardan ayırt eden hususlar nelerdir? İnsanın doğuştan getirdiği potansiyeller var mıdır? İnsan fıtraten iyi midir yoksa kötü mü?.. Bu sorular, gerçekten de kışkırtıcı - [Acizlik endişesi salgını](https://erolgoka.net/acizlik-endisesi-salgini/) - ''Avrupalıların ‘bir tehdit altında ama riski olmayan bir dünyadan, tehdidi kalmamış ama riskli bir dünya’ dönemine girdiğimizi anlamaları için acaba daha kaç yıl geçmesi gerekecek? Düzensizliği meydana getiren çok sayıda unsur var. Felaketlerin hepsi tabii ki aynı anda gelmeyecek, pek çoğu mantıksal bir zincir gibi belki birbirine bağlanmayacak ama geleceği tehdit ederek ve asgari bir - [Veba](https://erolgoka.net/veba/) - Tarihin hemen her döneminde olan ve seyrine çok önemli etkide bulunan olaylardan birisi de büyük salgınlar. Mesela Osmanlı’nın Avrupa’daki ilerleyişini biraz da veba salgını nedeniyle Avrupa’nın yaşadığı siyasi ve toplumsal felç haline bağlar bazı tarihçiler. Büyük salgın zamanları, insanların, toplumların nasıl davrandıklarını, insanın doğasının gerçek yüzünü görmek açısından da eşsiz veriler sunuyor. Yaşadığımız zamanları “Ortaçağ”a - [Niye artık 'sınıf meselesi'nden bahsedilmiyor?](https://erolgoka.net/niye-artik-sinif-meselesinden-bahsedilmiyor/) - ''Evvel zaman solcuları görünüşte de olsa halktan yanaydı. Sözlerini nispeten makul kılan şey, ezilenlerin tarafında olduklarını söylemeleri, emperyalizme karşı mazlum milletlerin mücadelesinden yana saf tutmalarıydı. Berlin Duvarı ve Sosyalist Blok ile birlikte onların devleti “egemen sınıfların baskı aygıtı” olarak gören tezleri de yıkıldı. Tamam, başlı başına amaç haline getirmenin, kutsallaştırmanın âlemi yoktu ama devletin büsbütün - [Vatan, millet sözlerinden hazzetmeyenler](https://erolgoka.net/vatan-millet-sozlerinden-hazzetmeyenler/) - Zgmunt Bauman, 2002’de “Kuşatılmış Toplum” kitabını yazdığı sırada, ulus-devletin iş dünyası karşısında hayli zor durumda bulunduğu hem yukarıdan hem aşağıdan sıkıştırıldığı kanaatindedir. Şunları söyler: “Masao Miyoshi’nin yakın dönemin küresel gelişmelerini taradıktan sonra belirttiği üzere, ulus-devletler ‘artık işlemez durumdadır; bütünüyle ulus-üstü şirketlerin eline geçmişlerdir.’ Ulus-üstü şirketler de ‘milliyetçi yüklerden kurtulmuşlardır... Küresel ölçekte seyahat etmekte, iletişim kurmakta, - [Etnikçilik, milliyetçilik değildir!](https://erolgoka.net/etnikcilik-milliyetcilik-degildir/) - Beşeri bilimlerin en zorlu konularından birisi kimlik meselesi… Hem kişinin bireysel kimliğini hem toplulukların kolektif kimliklerini araştırmak, hayli güç, birçok bilim dalının işbirliğini gerektiriyor. Psikoloji, toplum, siyaset, dünya hali, hepsi kimlik meselesinde buluşuyor. Bu çetrefil konuda meslek hayatımızın, Türklerin tarihsel psikolojisine olan akademik ilgimizin ve siyasi fikriyatımızın gereği olarak biz de okumaya, düşünceler geliştirmeye, yazmaya - [Kimlik politikaları](https://erolgoka.net/kimlik-politikalari/) - Donald Trump’ın nasıl olup da ABD Başkanı seçildiğine ve seçimlerin ardından tırmanan tahammülsüzlük artışına ilişkin tartışma, nihayet sorulması gereken soruların sorulduğu bir boyuta gelebildi. The Guardian’da 14.07.2018 tarihinde, Barnard College siyaset bilim profesörü Sheri Berman tarafından kaleme alınan analizin (https://www.theguardian.com/commentisfree/2018/jul/14/identity-politics-right-left-trump-racism) başlığındaki böyle bir soru mesela: “Neden kimlik politikaları soldan çok sağın İşine Yarıyor?”… Elbette Berman’ın - [Düşüncede yerlilik mümkün mü?](https://erolgoka.net/dusuncede-yerlilik-mumkun-mu/) - Yalnızca mümkün değil aynı zamanda kaçınılmaz. Ufkumuz, büyük ölçüde içine doğduğumuz geleneğin, ana dilimizin imkânlarıyla sınırlı. Elbette başka kültürlerle, dillerle etkileşebilir, onlardan yararlanabilir, imkânlarımızı genişletebiliriz ama bu, esas niteliğimizi değiştirmez. İnsanın kendi tarihinden ve bir parçası olduğu milletinin tarihinden kaçma şansı olmadığı gibi, varoluşunun hakkını vermesi, ufkunu genişletmesi, kendini aşması, ancak geleneğinin künhüne vakıf oldukça - [Tatil endişesi ve tatil sonu depresyonu](https://erolgoka.net/tatil-endisesi-ve-tatil-sonu-depresyonu/) - Sıkıntılı günlerdeyiz. Böyle zamanlarda yapılacak iki şey var. Birincisi, işi ehline, eleştirileri sonraya bırakmak ve dayanışmaya odaklanarak kendi işine yoğunlaşmak… İkincisi ise kriz yönetimine yardımcı olabilmek amacıyla, sanki hiçbir şey olmamış, olağan zamanlarda yaşıyormuşuz gibi ve hatta mümkünse her şey fevkalade yolundaymış gibi düşünmeye, yaşamaya devam etmek… Bu nedenle izninizle, bugün, uzun bayram tatilinin hemen - [Tatile şüphesiz evet ama…](https://erolgoka.net/tatile-suphesiz-evet-ama/) - Ne dinlenmeye, yazın tadını çıkarmaya ne gezip görmeye, eğlenmeye, yemeye içmeye karşıyım. Sıla-i rahimi, akraba, eş-dost ziyaretlerini; bilerek, bilgimizi arttırmak, bilincimizi sıçratmak gayesiyle yapılan seyahatleri, sonuna kadar destekliyorum. Ama bu tür uğraşlar, önümüze konulan yaşam menülerinden birisini seçmeye zorlanarak yapılıyor, bizi hayat muhasebesinden alıkoyuyor ya da “işte hayat bu, varsa yoksa dolçe vita, gerisi boş!” - [Kurbanın olalım…](https://erolgoka.net/kurbanin-olalim/) - Kabul etmek zor ama öyle; kurbanın manasını anlamanın giderek daha da güçleştiği zamanlarda yaşıyoruz. Neredeyse hayvanlara zulmetmeyle özdeş hale getirilmeye çalışılan, üzerinde sürekli kara propaganda yürütülen bir ibadet kurban. İslamofobinin dayandırılmaya çalışıldığı gerekçelerden bir tanesi… Oysa kurban, tüm ibadetler gibi her düşünüşte bize bambaşka ufuklar açan, yenilenen, gürleşen birçok anlam katmanına sahip. Ne ki akletmek, - [Merhametçi](https://erolgoka.net/merhametci/) - Evet, bugün dünyanın şiddetten ve kirlerinden arındırılabilmesi, bir barış ve esenlik bir yurdu olabilmesi için “acıyı ortaklaşmak” manasında bir merhamet anlayışına, bir merhamet medeniyetine lüzum var. Merhamet, insanın fıtratında kökleşmiş bir halde (Rum/21) zaten bulunuyor. Çocuklar önceleri merhameti bilmiyor sanılır, merhametin yavaş yavaş öğrenildiğine inanılırdı ama son araştırmalar, bu fikrin insana ve yavrusuna menfi bir - [Güzel](https://erolgoka.net/guzel/) - Batı’yı eleştirilerimizin çoğunda haklıyız elbette ama yiğidi öldürüp hakkını teslim etmek gerekli. Üstelik eleştirip durduğumuz Batı’nın birçok yanıyla benzerliklerimiz varsa daha da temkinli olmalıyız. Modernliğin ve kapitalizmin şu anda tüm dünyada hükümferma olması, gündelik hayatımızdan giyim kuşamımıza kadar her şeyi belirlemesi şurada dursun, asıl problem zihniyetteki benzerliklerde. Zihniyetimiz de birçok bakımdan modern batılının ki ile - [Depresif](https://erolgoka.net/depresif/) - Endişe ve umut arasında sürdürüp gidiyoruz hayatımızı. Arzu akışımız, bizi yaşama bağlıyor, bu sayede yaşadıklarımızdan, yediğimiz içtiğimizden zevk alarak, belli bir heves ve azimle, ilgi alakayla ömrümüzü ifa ediyoruz. Her birimizin kendimize özgü kişilik özelliklerimiz, duygusal tonusumuz ve ritmimiz var. Arzu ve umut arasındaki bağlantı ve denge, çeşitli tıbbi durumlar ve yasam olayları, döngüler, geçiş - [Mutsuzlar](https://erolgoka.net/mutsuzlar/) - utluluk üzerine asırlar boyunca pek çok felsefi söz söylendi. Doğu’da da Batı’da da hakiki mutluluğun erdemli bir hayattan ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı hep. Bugüne kadar biz de mutluluk üzerine epeyce yazdık, Batı ve İslam düşünce tarihindeki değerlendirmeleri sıkça köşemize taşıdık. (Meraklısı özet için bakabilir https://www.yenisafak.com/yazarlar/erolgoka/enayi-2044896.) Ama “mutluluk” kavramı, gündelik hayatın içinde felsefi mülahazalardan biraz değişik bir - [Siyasetçi, hangi köşe yazarını okuyor?](https://erolgoka.net/siyasetci-hangi-kose-yazarini-okuyor/) - Bu ülkede edebiyat daha çok mizah ve şiir demektir... Varsa yoksa mizah ve şiir! Genellikle kitleler halindeyken sağlanan beğeni; kısa ve ani kahkaha ve ışıltılar. Cümbüş. Karnaval. Ağdalı söz. Retorik. Hayranlık ve alkış. Sükut, sabır, ince ve derin düşünce, yoğun akıl; aman onlar uğramasın semtimize! Kabileler halinde, birbirimize verdiğimiz destekle yaşarız. Uzayan kol bizden olsun - [Beşer olmak, insan olmak…](https://erolgoka.net/beser-olmak-insan-olmak/) - Beşer ile insanı ayıran bir bakışa sahibim; kişisel olgunlaşmayı, “beşerlikten insanlığa yükselme” diye tarif etmeye çalışıyorum. Hepimiz, elimizde olmayan, bizim belirlemediğimiz şartların, bir ailenin, bir toplumun, bir dilin, bir geleneğin, bir tarihin içine doğuyoruz. Kişiliğimizin bir kısmı dâhil, birçok özelliğimizin ebeveynimizden tevarüs eden bir genetik denetim altında olması yetmiyormuş gibi, hamurumuza eğitimle şekil veriliyor. Hür - [Osmanlı kapitalizme karşıydı, ya biz?](https://erolgoka.net/osmanli-kapitalizme-karsiydi-ya-biz/) - Delil olarak gösterebileceğimiz belirli bir belge olmasa da Osmanlı'nın “Başlangıcından beri sosyal ve iktisadi alanlardaki düzenlemeleri oluştururken dikkate aldıklarını ifade ettikleri bir genel ilke vardır. Buna göre herhangi bir düzenlemenin benimsenebilmesi; devlete faydalı olması, halka faydası olması ve kimseye de zararlı olmaması şeklinde özetlenebilecek üç şarta bağlı idi... Allah'ın emaneti olarak gördükleri halkın her unsuruna, - [Dindar görüntü, sağlam kişiliği garanti etmez!](https://erolgoka.net/dindar-goruntu-saglam-kisiligi-garanti-etmez/) - Önceden de bilenlerimiz biliyordu ama özellikle 17 Aralık sürecinde yaşadığımız olaylar, kişilerin dindar görünmelerinin de onlara güvenmek için yeterli olmadığını ayan beyan ortaya koydu. Görünüşe kanmamalı, insan ve ahlaki gelişim üzerine daha çok düşünmeli, karşımızdaki insanın kişiliğine bakmanın yollarını bulabilmeliyiz. Tek çaremiz, bu. Başkalarını gözetme, haksızlık ve adaletten olabildiğince ayrılmama yani ahlaklı bir varlık olma - [Mezhep kavgası ve demokrasi](https://erolgoka.net/mezhep-kavgasi-ve-demokrasi/) - İnsan, özellikle grup halindeyken, kitle özelliği gösteriyorken "akıllı" bir varlık olmaktan hemen vazgeçmeye teşne. Birlik ve beraberliği ne kadar vurgularsak vurgulayalım, farklılaşmaya, çeşitlenmeye yol açan dinamizm, topluluk yaşantısının yapısında var. Sanki "anti-grup" diyebileceğimiz bir madde yemeğimize karıştırılıyor, bizi zehirleyip birliğimizi dağıtıyor. İnançlar, ideolojiler, dünya görüşleri, ilk ortaya çıkış zamanlarındaki birlik ve beraberlik hallerini ila nihai - [Dostum, dostum, dostum](https://erolgoka.net/dostum-dostum-dostum/) - Doğrudur inanç, tekeden süt çıkartır ama aklınızı kullanır, hangi değişimin ne gibi sonuçlar doğuracağına kafa yorarsanız. Yoksa var olan teke de elden çıkar gider haberiniz dahi olmaz. Başınızı duvarlara vursanız da çare yoktur, iş işten geçmiştir. Mesela modernleşeceğiz diye bunca gayret gösterir, insanımızı büyük şehirlere doldurur ama neler olacağını hesap edip ona göre önlem almazsanız, - [Haarlem’li Murat Reis’i tanıyan var mı?](https://erolgoka.net/haarlemli-murat-reisi-taniyan-var-mi/) - Jean-Paul Roux, 'Dinlerin Çarpışması' kitabında 1600'lerde Akdeniz'deki korsan savaşlarını anlatırken, Avrupalı korsanların çokça başvurdukları “düşman kampa geçme” yönteminden bahsediyor, örnek olarak, İslamiyet'e geçen ve Murat Reis adını alacak olan Hollandalı dönme Jan Jansz'ı veriyordu. Bu Murat Reis'in 1627'de İzlanda kıyılarına saldırdığını ve Reykjavik'i, 1631'de ise İrlanda kıyılarını yağmaladığını, 1655'te de Thames Nehri'nin kıyılarına ilerlemiş ve - [Kesinlik arayışı ve kesin inançlılar](https://erolgoka.net/kesinlik-arayisi-ve-kesin-inanclilar/) - Keşke ülkemizdeki ve diğer Müslüman coğrafyalardaki fanatizm üzerine yazılmış neşriyatı temel alarak sürdürebilseydik tartışmayı. Ama ne yeterli kaynağımız ne de sağduyulu bir tartışma geleneğimiz var. Elimizden Batı’daki tartışmayı aktarmaktan, bunlar üzerine fikir yürütmekten ve meraklısının buradan kendimize özgü sonuçlar çıkarmasını arzulamaktan başka bir şey gelmiyor. “Amerikalı liman işçisi ve amatör filozof Eric Hoffer, 1951 yılında, - [Eleştiri ve özeleştiriyle yürümeli!](https://erolgoka.net/elestiri-ve-ozelestiriyle-yurumeli/) - İki yüz yıldır devam eden kendine özgü modernleşme sürecimiz, sancılı olduğu kadar da öğretici. Bir medeniyetin bir başkasıyla karşılaşması, tıpkı iki insanın karşılaşması gibi, önceden tahmin edilmesi nerdeyse imkânsız sonuçlara gebe... Daha dikkatli yürümek, her adımımıza dikkat etmek ve çokça düşünmek zorundayız. Bu süreç boyunca Batı'yı aynen taklit etmenin ve tıpkı onlar gibi olmanın gerektiğine - [Alkol ve madde bağımlılığı](https://erolgoka.net/alkol-ve-madde-bagimliligi/) - Dünya Sağlık Örgütü, Türkiye'nin geçen yıl başlattığı, sekiz bakanlığın ortak çalışmasıyla yürütülen “uyuşturucuyla mücadele acil eylem planı”nı model olarak üyelerine tavsiye etme kararı aldı. Her yıl düzenlenen “Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi”nin 9.'su bu hafta Edirne'de yapıldı. Kime sorsak alkol ve madde bağımlılığının ülkemizin önde gelen problemlerinden olduğunu kabul ediyor ama ilgililer dışında, bu - [Mutsuzluk çocuklukta başlar](https://erolgoka.net/mutsuzluk-cocuklukta-baslar/) - Mutsuz insanların en belirgin özellikleri kendilerini olumsuz algılamaları… Olup bitenlere, haksızlıklara karşı öfkelenmek, tepki vermek yerine enteresan biçimde olumsuz olaylarda hep kendilerine bir pay çıkarmaya çalışmaları, kendilerini suçlamaları... Sanki bütün kabahat onundur, biraz daha dikkat etse bütün bunlar başına gelmeyecekti kalıp fikriyle hareket ederler. Onlar hep hatalı, eksik ve yetersiz, diğerleri mükemmel ve fevkaladedir. Yaşanan - [Mutsuzlara yardım kılavuzu (1)](https://erolgoka.net/mutsuzlara-yardim-kilavuzu-1/) - Depresyon hastalığına yakalanmadığı halde, kişilik yapısı, hayat stili olarak depresif görünen “mutsuzlar”dan bahsediyorduk. Bu tip insanların ülkemizde çok olmasının, çocuk yetiştirme pratiklerimiz sırasındaki kimi hatalı tutumlardan kaynaklanıyor olabileceğini söyleyerek, yakınlarımızdaki mutsuzlara nasıl yardım edebileceğimize gelmiştik. Doç. Dr. Murat Beyazyüz Hoca ile birlikte yazdığımız “Geçimsizler: Kişilikleri Tanıma ve Geçinmeyi Kolaylaştırma Kitabı”ndan aktararak öncelikle mutsuz kimsenin sizi - [Mutsuzlara yardım kılavuzu (II)](https://erolgoka.net/mutsuzlara-yardim-kilavuzu-ii/) - Mutsuz insanlar, çoğu zaman dertlerinden uzun uzun bahsederler ama sizden ne istediklerini dile getirmez, bunu sizin anlamanızı beklerler. Onu seviyor, ona değer veriyorsanız o söylemeden sizden beklentisini anlamanız gerekir diye düşünürler. Oysa en yetenekli olanlarımız bile karşısındaki açıkça söylemeden onun kendisinden ne beklediğini anlamaya her zaman muktedir değildir. Mutsuz yakınınız sizden isteğini açıkça söylemez siz - [Meğer yalnızlık çekmiyorlarmış!](https://erolgoka.net/meger-yalnizlik-cekmiyorlarmis/) - Özellikle Batı dünyasında baş gösteren “yalnızlık” üzerine çokça konuşuluyor, sızlanılıyor, çareler düşünülüyor. Zaman zaman bu köşede biz de yalnızlığı konu ediniyor, nasıl ele alınması gerektiğiyle ilgili fikirlerimizi dile getiriyoruz. Nihayet beklediğim oldu; “Batı’nın yalnızlık diye bir derdi yoktur, uydurmayın!” diyen ve mevcut durumu savunan birisi meydana atıldı. Norveçli filozof Lars Svendsen, yalnızlık üzerine bugüne kadar - [Modernlik oyun değil arkadaş!](https://erolgoka.net/modernlik-oyun-degil-arkadas/) - Norveçli düşünür Lars Svendsen’in yalnızlık hakkında tüm bilinenleri reddeden kitabı “Yalnızlığın Felsefesi” (Redingot yayınları, Çev. M. Erşen, 2018) hakkında konuşuyorduk. Modernliği, günümüz hayatını ve liberal bireyi savunmak adına neler demiyordu ki… Çağdaş edebiyatın modern liberal bireyin yalnızlığa, yabancılaşmaya, kaygıya ve depresyona duçar olmuş işkence gören bir ruh olduğu izlenimi vermesine sinir oluyor Svendsen. Beşerî bilimlerde - [İyi bir modernlik rehberi: Zygmunt Bauman](https://erolgoka.net/iyi-bir-modernlik-rehberi-zygmunt-bauman/) - Modernliğin insanlık tarihinde hem bir devamlılık ama aynı zamanda bambaşka bir durum, önceki zamanlardan birçok alanda kopuşlar içeren bir hal olduğunu anlayamayan Norveçli düşünür Svendsen’in “Yalnızlığın Felsefesi” kitabını meraklılarına havale ederek artık bir kenara bırakalım. Bize modernliğin, özellikle son dönemdeki boğucu, karmaşık, akışkan siberaleminde kaybolmadan ilerleyebilmek için tefekkürden vazgeçmeden kalabilmiş hakiki rehberler lazım. Yaşadığımız dünyada, - [Yalnızlık zamanında aşk](https://erolgoka.net/yalnizlik-zamaninda-ask/) - Yalnızlık konuşurken, günümüz toplumunda ailenin durumu ve ilişkilerimiz hakkında psikanalist Paul Verhaeghe’nin “Yalnızlık Zamanında Aşk” (Encore Yayınları, 2003, Çeviri: E. C. Ertem, M. Öznur) kitabındaki saptamaları, es geçilecek türden değil. Özetleyerek aktaralım. Yaşadığımız dünyada, özgürlükçü gibi görünen, politik ve ideolojik totaliterliğe karşı olduğunu söyleyen bir söylem ağı hâkim. Oysa özgürlük sadece görünüşte, gerçekte insanlık tarihi - [Mahremiyetin dönüşümü](https://erolgoka.net/mahremiyetin-donusumu/) - Önde gelen sosyologlardan Anthony Giddens, modernliği anlamamızda birçok katkı içeren analizlerinin yanı sıra, siyasi tavır alışlarıyla da bilinir. Tony Blair’e danışmanlık yapmış, “Üçüncü Yol” adı altında alternatif bir siyasi tarz da önermiştir. Onun “Mahremiyetin Dönüşümü: Modern Toplumlarda Cinsellik, Aşk ve Erotizm” (Ayrıntı Yayınları, Çeviren: İ. Şahin) kitabı, modern toplumda sözünü ettiği alanlar üzerine analizlerin yanı - [İkili ilişkilerde terörizm](https://erolgoka.net/ikili-iliskilerde-terorizm/) - Günümüz Batı toplumunda evlilik ve aile yapısındaki tüm geleneksel sınırlar “özgürlük” nidalarıyla tuz buz oluyor; duygusal alanda, kadın-erkek ilişkilerinde yeni normlara ulaşabilmek için denemeler yapılıyor. Olup bitenleri A. Giddens gibi destekleyenler de var Z. Bauman ve psikanalist P. Verhaeghe gibi felakete gidiş olarak değerlendirip şiddetle karşı çıkanlar da… Kültürel iklimin rengini daha çok İslam inancının - [Ruh sağlığı](https://erolgoka.net/ruh-sagligi/) - Dün “Dünya Ruh Sağlığı Günü” idi. Bugün, bu vesilesiyle, 25 yıl önce genç bir hekimken, “Dünya Ruh Sağlığı Günü”nde, meslektaşlar topluluğuna yaptığım konuşmayı aktaracağım: “Ruha sahip olan yalnızca biz insanlar değiliz; zamanın da bir ruhu var. Zamanın ruhundan bahsetmek, bireyin tarih ve toplum tarafından kuşatılmış olduğunu, bu cendereden kolayca çıkamayacağını söylemek demektir... Her tarihsel dönemin - [Taveo ya da iyilik kazanacak](https://erolgoka.net/taveo-ya-da-iyilik-kazanacak/) - Kadim dünyada, âlimler, hâkimler, arifler vardı; bilgi ve marifet sahibi insanlar, günümüzün entelektüellerinden hayli farklıydılar. İnsanlar hayatlarını ortak bir yaşam kültürünün içinde sürdürürlerdi. Sanat ve zanaat ayrımı pek keskin değildi; anlatı ustaları daha çok sözlü kültür dairesinde hareket ederlerdi. Şiir ve musiki hep vardı ama geleneksel zamanlarda işlevleri bugünkünden hayli değişikti. Modernlikle birlikte önce batıdan - [Temel güven](https://erolgoka.net/temel-guven/) - Güven, bir his, bir algı, bir inanç ve bir ilişki veya davranış olarak birçok biçimde tarif edilebilir. Bunların her biri güvenin bir veçhesini yansıtıyor. Kanaatimce güvenin farklı veçheleri arasında bazı ortak yanlar bulunuyor. Bunlar, sözünde durmak, bilerek kimseye zarar vermemek ve emanete hıyanet etmemek... Güven, birçok dilde esasen iki büyük anlam öbeğini barındırıyor. Onunla hem - [Güvendiğimiz dağlar](https://erolgoka.net/guvendigimiz-daglar/) - Güven konusunda konuşuyorduk. Annenin başrolde olduğu temel güven ortamının işlevini daha sonra devletin üstlenmek durumunda olduğunda, bu tespitin devletin ortaya çıkışını ve işlevini izah ederken işe yarayabileceğinde kalmıştık. Evet, devletin ortaya çıkışı da, işleyişi de güvenle çok alakalı. Ama güvenin ne odluğu ve nasıl algılandığı da toplumsal kültürle sıkı sıkıya bağlantılı. O yüzden doğrudan, kestirme - [Güvenle özgürlük arasında insan](https://erolgoka.net/guvenle-ozgurluk-arasinda-insan/) - ''Dostlarından kuşkulanmak onlar tarafından aldatılmaktan daha utanç vericidir. Başkalarına duyduğunuz güvensizlik onların sizi aldatmasına haklılık kazandırır.” Böyle diyor La Rochefoucauld. İnsanı can evinden vuran cümleler bunlar. Tamam, insanlara, bilhassa dostlarımıza güvenelim ama bu devirde insanın hakkında kuşku duymaktan utanacağı dost bulmak öyle kolay mı? Fukuyama, en güvenilir toplumların refah toplumları olduğunu söyleye dursun, kimileri gerine - [Kozmik korku, ontolojik güven](https://erolgoka.net/kozmik-korku-ontolojik-guven/) - Biz insanlar ne tam olarak umduğumuzu bulabiliyor ne de tamamen umudumuzu kesebiliyoruz; umarak, hayal ederek, hayallerimizin gerçekleşeceğine inanarak yaşayıp gidiyoruz. “Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür” diye boşuna dememişler. Birbirine güvenen insanlar, birbirine güvenen insanlardan müteşekkil bir toplum hayali güzel ama bilfiil gerçek haline dönüşmesi neredeyse imkânsız. Hele ki bu devirde… Kaldı ki bir insana - [‘Kan: Bir Hristiyanlık eleştirisi’](https://erolgoka.net/kan-bir-hristiyanlik-elestirisi/) - Bütün hayatımı teorilere harcadım ama artık teorilerden, bu pratikten bağımsız çalışan uğraşlardan usandım (...) Bu sebeple, sıradan şeylere kafa yormak istedim” demiş meşhur sosyolog Richard Sennett. Haklı... Çünkü hayat hiçbir teoriye sığmayacak kadar derin ve çok boyutlu. O yüzden gündelik olanı önemsemek, olabildiğince somut ve anlaşılır olmak da lazım. Uzun zamandır bu ilkeye uygun biçimde - [Sermaye devlet katarından ayrılınca](https://erolgoka.net/sermaye-devlet-katarindan-ayrilinca/) - Görüşleri çok mühim olduğu halde çoğu zaman anlaşılmadan kalmış düşünürlerden birisi de Alman sosyolog Ulrich Beck’tir. Dilimize en önemli iki kitabı “Risk Toplumu” ve “Siyasallığın İcadı” çevrilmiş bulunan Beck, genellikle son dönem modernliğinde risklerin artışı tespitine indirgenir ve onunla anılır. Oysa O, yaşadığımız zamanları anlayabilmemiz için çok özgün bir bakış açısı sunmuştur. 2015 yılında vefat - [Akıllı aygıtların elinde tutsak gençlerimiz (I)](https://erolgoka.net/akilli-aygitlarin-elinde-tutsak-genclerimiz-i/) - Modern zamanlar, hem bir yaşa bağlı toplumsal bir alt-kimlik olarak gençliği ortaya çıkardı hem de hayatı gençler için en sıkıntılı hale getirdi. Genç bir toplum olmamızla övünelim ama bunları da bilelim. Övüncümüzün haklı bir zemine yerleşebilmesi için gençlerimizi asla ihmal etmeyelim. Yöneticilerimiz, bilim insanlarımız, ebeveynimiz onların dertleriyle, sıkıntılarıyla ilgilenmeli. Yetmez; nasıl ilgileneceğini yani gençlik döneminin - [Akıllı aygıtların elinde tutsak gençlerimiz (II)](https://erolgoka.net/akilli-aygitlarin-elinde-tutsak-genclerimiz-ii/) - Batıda gençlerin durumlarının pek iç açıcı olmadığını söylüyor araştırmalar. Ama hiç değilse onlar durumun farkında, araştırıyor, önlemler düşünüyorlar. Son olarak ünlü “Ben Nesli” ve “Asrın Vebası: Narsisizm İlleti” kitaplarının yazarı psikolog J. W. Twenge de, araştırma verilerinin ışığında “İ-Nesli” (Türkçesi: O. Gündüz, Kaknüs Yayınları, 2018) kitabını yayınladı. Gördükleri ve istatistiklerin değerlendirilmesiyle ulaştığı sonuçlar hayli şaşırtıcıydı. - [Akıllı aygıtların elinde tutsak gençlerimiz (III)](https://erolgoka.net/akilli-aygitlarin-elinde-tutsak-genclerimiz-iii/) - “İ-Nesli” kitabında Twenge, 1995 sonrası doğanların oluşturduğu bu neslin tipik özelliklerini anlatmaya çalışıyor. Bunu sadece kendi çıplak gözlemlerine dayandırmıyor psikolog Twenge, tezlerini ülke çapında gençlerin davranışlarını izleyen bazı kuruluşların verilerinden elde edilen parametrelere bağlıyor. Mesela bunlardan bir tanesi, ABD’de, 1975’te Michigan Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülen her yıl en az 14-18 yaş grubundan 50 bin öğrencinin inanç, - [Akıllı aygıtların elinde tutsak gençlerimiz (IV)](https://erolgoka.net/akilli-aygitlarin-elinde-tutsak-genclerimiz-iv/) - İ-Nesli” yazarı J. M. Twenge, 1995’ten sonra doğan ve akıllı telefonların dünya çapında yaygınlık kazandığı 2012 yılında ergenlik döneminde bulunan gençlerin özelliklerini saptamaya odaklanıyor. “İ-Nesli”nin bir özelliği de hayli hassas, kırılgan ve kaygılı oldukları için güvenli bir alanda durmaya, sıkıntılı-gerilimli olaylara hiç karışmamaya dikkat etmeleri… İlk bakışta olumluymuş gibi görünen bu özellikleri, gençleri sosyal alandan - [Hepimiz ‘zamane’ miyiz?](https://erolgoka.net/hepimiz-zamane-miyiz/) - Beşeri bilimler ve psikoloji alanında yapılmış bir çalışma eğer günümüzün, modern zamanların önceki devirlerden farkını dikkate almıyorsa benim için hemen değerini kaybeder. Teknolojiyi dipten temele esaslı bir sorgulamadan geçirmek yerine, “o tarafsızdır, iyiye de kullanılabilir kötüye de hayra da yarayabilir şerre de” diyen bir bakışa sahip bir çalışmayı çok vakit kaybetmeden eler geçerim. Böyle düşünmemde - [Zamanın kokusu](https://erolgoka.net/zamanin-kokusu/) - Zamandan bahsediyorduk; bilimin, felsefenin, ilahiyatın temel kavramlarından biri olan, içinde mi dışında mı olduğumuzu bilmeden ömrümüzü tüketen zamandan. Zamanla uğraşmamızın nedeni, kültürün “vakit”ten başlayarak algı sistemimizi belirlediğini, dolayısıyla modernliğin sanılandan çok daha köklü bir değişiklik getirdiğini vurgulayabilmek. Bunu anlayamamışsak insana ve hayata dair yaptığımız yorumların çoğunun beyhude olacağının altını çizebilmek… Zaman konusunda kıymetli bir eser, - [Müslüman saati ve melankoli](https://erolgoka.net/musluman-saati-ve-melankoli/) - Şimdi bana açık gelen şu: Ne gelecek var ne geçmiş. Kesinlikle ‘geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman diye üç zaman var’ demek de yerinde olmaz. Belki de ‘Üç zaman vardır: geçmiştekilere ilişkin şimdiki zaman, şimdikilere ilişkin şimdiki zaman ve gelecektekilere ilişkin şimdiki zaman’ demek daha doğru olurdu. Çünkü bu üç çeşit zaman zihnimizde vardır, onları başka - [Modern insanın belalısı: Can sıkıntısı](https://erolgoka.net/modern-insanin-belalisi-can-sikintisi/) - İnsanı insan kılan, onu diğer canlılardan ayırt ettiren, tanımlayıcı vasıflarından birisi “anlam üreticisi” olması. Bir anlam ağının içine doğuyor, kendimiz başta olmak üzere karşılaştığımız her insana, canlıya, her nesneye, yaşadığımız her olaya bir anlam veriyoruz. Anlam üreticisi olması gibi canının sıkılması da insana özgü ve bu iki özellik birbiriyle yakından bağlantılı… Canlılar içinde canı sıkılan, - [Çocuklarla iletişim nasıl kurulmalı?](https://erolgoka.net/cocuklarla-iletisim-nasil-kurulmali/) - Bir ruhiyatçı, bir ebeveyn ve zaman zaman medyada görüşlerini dile getiren birisi olarak hem en çok karşılaştığım sorular hem de en çok görüş bildirmek istediğim konular, çocuklarla iletişim hakkındadır. Buna rağmen çocuklarla iletişim hakkında çok az söz alırız. Bunun bir nedeni, (her ne kadar ortak eğitim alanlarımız olsa da) çocuk psikolojisi ve psikiyatrisinin, pedagojinin ayrı - [Böyle nezaketten uzak nereye?](https://erolgoka.net/boyle-nezaketten-uzak-nereye/) - Gündelik hayat sırasında, toplumsal ilişkilerimizde gördüğümüz kaba sabalıklar hepimizi canımızdan bezdiriyor, inancımız ve medeniyet mirasımız adına utanıyoruz. “Bizim inancımız, başkalarına böyle davranmayı men ediyor.” “Atalarımız, medeniyetimizin sadece güçlü koruyucusu, zırhı değil aynı zamanda nezaket timsaliydiler” diye haykırmak istiyoruz ama nafile… Birbirimize karşı sergilediğimiz kaba sabalıklar ve nedenleri üzerine birçok söz söylenebilir lakin bunların her birini - ['Tek dişi kalmış canavar' mı?](https://erolgoka.net/tek-disi-kalmis-canavar-mi/) - İbrahim Kalın’ın “Barbar, Modern, Medenî” kitabı, “içinde bulunduğumuz durumu tasvir etmeyi amaçlıyor. Bugün barbarlığı, modernliği ve medeniliği aynı anda tecrübe ediyoruz. İstediğini zorla ve rasyonel ahlaki olmayan yöntemlerle elde etme çabası olarak barbarlık, farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor. Modernlik, ilerleme, kalkınma, ulusal çıkar, uluslararası düzen, ekonomik fayda ve verimlilik vs. adı altında insana ve tabiata - [Günümüz Müslümanlarının estetik kaygıları?](https://erolgoka.net/gunumuz-muslumanlarinin-estetik-kaygilari/) - Geçenlerde özellikle Müslüman dünyada olmak üzere dünyamızda derin düşünce ve estetik yargının giderek irtifa kaybettiğinden oysa Kur’an-ı Kerim’de sanata ve güzelliğe verilen önemden bahsetmiştik. Buradan sözü Immanuel Kant’ın estetiğe Kur’ani bakışı andıran anlayışına getirmiş ve yazımızı “Müslüman düşünürler de sanat ve güzelden bahsederken hep temaşa, seyir zevki ve gördükleri, duydukları karşısında şaşkınlık, hayret, acz ve - [Biraz da caz!](https://erolgoka.net/biraz-da-caz/) - Müzik için Allah vergisi bir yetenek ya da çok çalışıp çabalamak gerekiyor. Her ikisi de kahir ekseriyetimizde bulunmuyor. Sıradan bir dinleyici olarak kalmakla iktifa ediyoruz. Zamanımıza haksızlık etmek istemem, müziğin en yaygın biçimde icra edilip dinlendiği bir tarih diliminde yaşıyoruz. Zira “güzel sanatların en çok maruz kaldığımız, en az anladığımız, üretilmesi en zor, yayılması en - [Azim ve sebat, hırs ve tamahkârlık değildir](https://erolgoka.net/azim-ve-sebat-hirs-ve-tamahkarlik-degildir/) - Ne zaman azim ve sebattan bahsedilse, mutlaka hangi işimizde azimli ve sebatlı olmamız gerektiğini belirlemeliyiz. İyiliğe yol açması istenen, buna niyetlenmiş yani hayırlı işlerimizde azimli ve sebatlı olmaktır, temennimiz. Gayrisi tam tersi etki yapar, hayrımıza değildir. Günümüzde en hatalı biçimde kullanılan, dolayısıyla aşındırılan kavramlardan birisi de “başarı”… “Başarı” dediğimizde bir bağlamdan bahsetmemiz gerekirken, artık hangi - [Rüya](https://erolgoka.net/ruya/) - Baştan söyleyeyim; görme engelli kardeşlerimizin nasıl rüya gördüğü üzerine kafa yormamışsanız, rüya konusundaki bilgileriniz hayli yetersiz ya da ezbere dayalıdır. Rüya konusunda konuşabilmek için bugünkü bilimsel bilgimize göre ikinci bir soruya da akla yakın bir cevabınız olması gerekir. O da hayvanların rüya görüp görmediği hakkındadır. Merak etmeyin bu konuda bilimsel epey yayın var. Bilimsel bilgilerimizi - [Siyaset hayattan bir cüzdür!](https://erolgoka.net/siyaset-hayattan-bir-cuzdur/) - Lütfen kusuruma bakmayın, bugün kendi hikâyemi anlatacağım. Bir muradım var; yoksa bu köşeyi kişisel bir anlatı mekânı haline getirmeyi asla düşünmem. 17-22 yaşlarım arasındaki hayat dilimimde, Marksist olduğumu söylerdim. Şüphesiz o sıralarda ülkemizde Marksist olmanın olmazsa olmazlarından birisi de materyalist olmaktı. Manevi isyanım gecikmedi. Maneviyatımı kuşatma altında tutmak isteyen materyalist zarı yırtıp atmam pek zor - [Tüm zamanların en zamansız zamanı](https://erolgoka.net/tum-zamanlarin-en-zamansiz-zamani/) - Zaman algımız, yaşadığımız kültürün kodlarına, yaşımıza ve o sıradaki halet-i ruhiyemize bağlı. Modernliği ve kadim zaman algımıza ne yaptığını hep konuşuyoruz, konuşacağız. Yaşlıyken genel olarak zaman çok hızlı geçer. Bunda menzili maksuda yaklaşmış olmamızın yanı sıra, yaşadığımız pek çok olayın, sürdürdüğümüz bağlılık ve ilişkilerin fazlalığının payı var. Gençlerde ise zaman, çoğunlukla geçmek bilmez. Bunun nedeni - [İnsanlık küreselleşerek can çekişirken…](https://erolgoka.net/insanlik-kureselleserek-can-cekisirken/) - Bakmayın psikolojiyle meslek olarak ilgilendiğime, 35 yaşıma kadar hasta ve mezar ziyareti yapamadım. Yakınları vefat eden insanlara baş sağlığı dileyemediğim için onlardan uzak durmayı yeğledim. Bunları başarabilmem için çok çabalamam gerekti. Baştan sona acılarla, ölümle ve matemle uğraşan “Hoşçakal” kitabını yazmak da bu çabanın ürünüydü. Benzer bir güçlüğü 20 yıldan beri giderek yoğunlaşan mülteci (vatanlarından - [Duygu duygu dedikleri](https://erolgoka.net/duygu-duygu-dedikleri/) - Bugün modern psikolojik bilimlerde duyguların genel ifadesi olarak “emosyon”, bir insanın o an için gösterdiği emosyonel duruma “duygulanım” (affection), son zamanlarda kendisini nasıl hissettiği konusunda bize söylediklerine “duygudurum”, “mizaç” (mood) diyoruz. Biz psikiyatride dikkatimizi daha çok duygulanım ve duygudurumun niceliksel bozukluklarına ve uygunsuzluklarına çeviriyoruz. Şüphesiz bunlar çok önemli, bu sayede duygu alanı ileri derecede bozulmuş - [Fanatizm ve rölativizm arasında kıvranırken](https://erolgoka.net/fanatizm-ve-rolativizm-arasinda-kivranirken/) - Biz Müslüman bir coğrafyada henüz uzanıp alıverecek kadar yakınımızda duran gelenek mirasına sahipken pek fark etmiyor olabiliriz. Bugün başta Batı olmak üzere dünyamızı, daha doğrusu zihinlerimizi iki büyük düşünme biçimi işgal etmiş vaziyette. Bunlardan birincisi fanatizm, diğeri ise “her şey gidercilik” yani rölativizm… Gerek “Yedi Düvele Karşı: Türklerde Liderlik ve Fanatizm” gerek “Mutedil Müslümanların Günümüzdeki - [Şüpheden şüphelenmek](https://erolgoka.net/supheden-suphelenmek/) - Özellikle çeşitli -izm’lere bağlı insanların ideolojilerine fanatik bağlılıklarından yola çıkan Peter L. Berger ve Anton C. Zijderveld’e göre günümüzde adeta çok-tanrılı (politeist) devir, yeniden yaşanıyor. Dini çoğulculaşmayı bir yere kadar makul görmek mümkün ama ahlaki alanda büyük bir tehlike var diyorlar. Ortaya çıkan rölativizm ahlakın temelini oluşturan değerler alanında da ortaya çıkarsa ne yaparız diye - [Zihnimiz dalgalanır](https://erolgoka.net/zihnimiz-dalgalanir/) - “Pirene dağlarının bir tarafındaki hakikat diğer tarafında yanılgı olabilir.” Pascal’ın bu sözü, hakikatin, sürekli olarak şüphe ve belirsizlik tarafından gölgelendiğini ima eder. Hakikat ile ilgili bu gerçek, yani onun çürütülmeye açık olması, ‘hiç şüphe götürmez’ hakikatlerin olmadığı anlamına gelmiyor elbette. Başka türlü, inancımıza bir temel bulamaz, şüphe ve belirsizlik içinde yüzerdik. Oysa dindar olalım olmayalım - [Son güzel adamlardan biri](https://erolgoka.net/son-guzel-adamlardan-biri/) - Sanki önceleri çok daha fazlaydı batılı güzel adamlar. İslamofobi dalgası onları da aldı götürdü, derin sularda kayboldular. Bulduklarımı anlatmaya çalışıyorum. Bu köşede Fransa’dan çıkmış son güzel adamlardan diye en son Paul Ricoeur’dan bahsettim. (https://www.yenisafak.com/yazarlar/erolgoka/musluman-ailenin-direnme-gucu-2041107) 2005’te vefat eden Ricoeur, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un da hocasıydı. Şimdi herkes harıl harıl Macron’un politikalarına hocasının etkisi olup olmadığını tartışıyor. - [Önyargının kaçınılmazlığı hoşgörünün mecburiyeti (I)](https://erolgoka.net/onyarginin-kacinilmazligi-hosgorunun-mecburiyeti-i/) - Toplumun kahir ekseriyetini canından bezdiren fanatizm, bazılarının düşünce ve davranış sisteminin ana çerçevesini oluşturuyor. Bu hastalıklı ruh hali, kişinin önyargılarıyla arasına asla mesafe koyamamasından ve onları daha da keskinleştirerek sokağa savaş mızraklarıyla çıkmasından kaynaklanıyor. Fanatizmin sağlıklı insan ilişkisini dinamitlemesine rağmen gündelik hayatta böyle sık karşımıza çıkmasının birçok nedeni var. Ama en birinci neden, zihin işleyişimizde - [Önyargının kaçınılmazlığı hoşgörünün mecburiyeti (II)](https://erolgoka.net/onyarginin-kacinilmazligi-hosgorunun-mecburiyeti-ii/) - “Ağız ve diş yapımızın mikropların birikmesine uygun bir vasat olduğunu bilmemiz nasıl ağız ve diş sağlığımız için çabamızı artırıyorsa, önyargıların zihnimizde hep bulunduğunu, her an zihnimizi etkileyebileceğini bilmemiz de onları ıslah etmemizin yollarını aramamıza neden oluyor…” Önyargıların kaçınılmazlığını anlatma, dolayısıyla vicdanımızda bir erdem olarak hoşgörüye yer açma çabamız sürüyor. Ama bir maruzatım var. Maruzatım, “hoşgörü” - [Kendimizi başkasının gözünden görmek](https://erolgoka.net/kendimizi-baskasinin-gozunden-gormek/) - Hoşgörünün, kabahati ve suçu meşrulaştıran bir bakış değil, bizden farklı olanlarla varoluşumuzdan kaynaklanan bir uzlaşma imkânı olduğunu dile getirip duruyoruz. Sanıyorum, Sovyetler Birliği döneminde yetişmiş ve günümüz düşünce hayatı ve beşeri bilimler üzerinde etkili olmuş yegâne düşünür olan Mikhail Bakhtin’in görüşlerini anlatırsak bu tezimiz iyice pekişecek. Önce ele alacağımız düşünürün kim olduğu üzerinde kısaca duralım. - [İnsan elma ağacı değildir!](https://erolgoka.net/insan-elma-agaci-degildir/) - Birkaç yıl önce, büyük bir gazetemizin reklamı beni çok güldürmüştü. “Başka dilde doğabilirim” diye başladığı saçma ifadelerine, “Ben bir ağaç olabilirim” diye devam ediyor, aklınca özgürlükçü bir çizgide olduğunu anlatmaya çalışıyordu. Oysa bunlar varoluşsal bakımdan tamamen saçma ifadelerdi. Varlıkların ontolojik tecellileri ortaya çıktıktan sonra, hangi varlık kategorisine dâhil iseler varoluşlarını onun somut bütünlüğü gereğince sürdürmeleri - ['Sadelikte asalet, tevazuda hikmet var!'](https://erolgoka.net/sadelikte-asalet-tevazuda-hikmet-var/) - Mütevazılık, sürekli hale gelmiş bir özeleştiri kabiliyetidir. İnsanın kendinden kuşku duyabilme, haddini hududunu bilip kendi sınırlarına çekilme becerisidir. Bazı doğu inançlarından yayıldığı gibi kendini küçümsemek, nefsini tümüyle yok etmek, hazzı ve mutluluğu kendine yasaklamak, hak etmeyen karşısında alçalmak değil ne olduğunu ne olmadığını bilmek ve kendini öylece kabul etmektir. Alçaklık, aşağılık olmak, kendini olduğundan daha - [Liyakat](https://erolgoka.net/liyakat/) - Pek kıymetli düşünürümüz Alev Alatlı, Anadolu Ajansı’na verdiği mülakatta, “Liyakat sorunu çözüldüğünde Türkiye şahlanır” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bir kere, eğitimden adli sisteme, imardan enerjiye, tarımdan basına hemen her alanda gözlemlediğimiz o müthiş savurganlığın sonu gelir. Zor kazanılmış birikimlerimizi rasyonel yatırımlara dönüştürme imkânı doğar. Zaman yönetimi mümkün olur. Bir günlük işi bir aya yayıp - [Her şeyi görenler varsa, mahremiyet hakkı ne ola?](https://erolgoka.net/her-seyi-gorenler-varsa-mahremiyet-hakki-ne-ola/) - İyi mi kötü mü bilmiyorum. Marx’tan burjuvazinin “özgürlük” nidalarını yükselterek alttan alta kendi sömürüsü için ne cinlikler yaptığını öğrendiğim gençlik günlerimden beri, her parlatılan kavramın arkasında çevrilen işlere bakmak gibi bir huy edindim. Son yıllarda medyada ve akademide “mahremiyet” söyleminin öne çıkarılması karşısında da “Ne yapmak istiyor yine bunlar?” diye şüpheciliğim beni kışkırtıp duruyor. Elbette - [Bir direniş hattı: Mahremiyet](https://erolgoka.net/bir-direnis-hatti-mahremiyet/) - Mahremiyet çok önemli zira doğrudan doğruya insanın hür ve iradi bir varlık oluşunun tasdiki, insanın her alanda kendi sınırlarını çekmeye ehil olduğunun kabulü anlamına geliyor. İnsan haklarının temeli ve vazgeçilmezi olan mahremiyet maalesef günümüzde büyük bir saldırı altında! Saldırının kaynağını günümüz egemen sisteminin insanı hür ve iradi bir varlık olarak değil de yönlendirilebilir bir arzu - [Türk Ocakları’ndan Halk Evleri’ne](https://erolgoka.net/turk-ocaklarindan-halk-evlerine/) - Büyük şairler, zihnimize kazıdıkları dizeleriyle hatırlanırlar. Kimimiz şu kimimiz bu dizesini söyler dururuz. Büyük düşünürler de zihnimize attıkları çentiklerle, fikir dünyamıza yaptıkları katkılarla… Aynı ana dile doğmaktan gurur duyduğum insanlardandı Karpat Hoca. Kitaplarını milletine bağlı, derinden anlamaya ve anlaşılabilir biçimde anlatmaya bir münevverden öğrenmenin şevkiyle okudum. Türk kimliğiyle ilgili bir fikri vardı ki, ilgi alanlarımız - [Batı toplumunun ölümcül sessizliği](https://erolgoka.net/bati-toplumunun-olumcul-sessizligi/) - Batılıların sadece artan ırkçılık ve İslamofobi karşısındaki umursamazlıkları Ortadoğu’da olup bitenlerden tutun da Akdeniz’de mültecilerin yaşadığı güçlüklere kadar hemen her durumda sessizliğe gömülmeleri karşısında hepimiz düşünüyoruz. Benzeri bir şaşkınlığı yakın geçmişte Sosyalist Blok’un sessiz sedasız yıkılması karşısında genellikle siyasetin Sol’unda yer alanlar hissetmiş, sosyalizmin içine doğmuş, ona uygun eğitim almış nesillerin nasıl böylesine suskunlaştıklarını travma - [Duyguötesi toplum](https://erolgoka.net/duyguotesi-toplum/) - Batı toplumunun dünyada olup biten haksızlıklar, adaletsizlikler karşısındaki ölümcül sessizliğini açıklamaya çalışırken Mestroviç, Hocası David Riesman’ın tezlerinden yararlandı. Riesman daha 1950’ler Amerika’sında yalnız ve yabancılaşmış bir insan tipinin bir psikolojik rahatsızlığı değil neredeyse tüm Amerikalıları kapsayan bir olgu olduğundan bahsetmiş, onları tarif etmeye çalışmıştı. Kitabına verdiği isim bile “Yalnız Kalabalık” oldu… Riesman, Batılı insanın Rönesans’a - [Kaygı insanın özüdür ama…](https://erolgoka.net/kaygi-insanin-ozudur-ama/) - Renata Saleci’nin “Kaygı Üzerine” (Metis Yayınları, Çev. B. E. Aksoy, 2004) kitabını bitirdiğimde, “Aydınlanma, korkuya çözüm bulmak yerine aslında korkuyu radikalleştirmiştir” (s.140) ifadesi kulağımda çınlıyordu. Gerçekten de öyleydi, korku ve kaygının cehaletten ve bilinemezden kaynaklandığını sanan Aydınlanma düşünürleri, insan bilgisiyle doğaya hâkim oldukça ve dizginleri eline aldıkça yersiz korku ve kaygılardan kurtulacağını ileri sürüyorlardı oysa - [Kaygının çeşitli halleri](https://erolgoka.net/kayginin-cesitli-halleri/) - İnsan, zamanın çocuğu... İçine doğduğumuz zaman diliminde kelimeler hangi manada kullanılıyorsa, öncesine, kökenine bakmaksızın biz de o anlam ağı içinde nefes alıp veriyoruz. Ama bu durum, kelimelerin bir ortaya çıkış anları ve kök anlamları olduğu gerçeğini değiştirmiyor. İngilizce’de bir şeyden dolayı endişelenmek, tasalanmak anlamında kullanılan “worrying” fiili, Eski İngilizce’de boğarak öldürmek anlamına gelen “wyrgan” fiilinden - [Yeni Zelanda cuma katliamı zihnimi de sarstı!](https://erolgoka.net/yeni-zelanda-cuma-katliami-zihnimi-de-sarsti/) - Yeni Zelanda cuma katliamı herkes gibi beni de derinden sarstı. Müslüman kardeşlerimin ibadet sırasında vahşice katledilmeleri karşısında sarsılan sadece psikolojim değildi, önceki düşüncelerim de yerinden oynadı. Kardeşlerimi ahrete uğurlamanın matemi, acılarını aynı şekilde hissetmenin yakıcılığı, bir şey yapamamanın inanılmaz çaresizliği ve hüznü hemen hepimizi allak bullak etti. Gerek vahşi terör eyleminin bilgisayar oyunlarından kopyalanmış canlı - [Dünyada İslam karşıtlığı artacak mı?](https://erolgoka.net/dunyada-islam-karsitligi-artacak-mi/) - Sosyolog Stjepan G. Mestrovic’in son 30 yıldır Batı toplumunun haleti ruhiyesini tanımlamak için “duyguötesi toplum” kavramını kullanıyor ve şunları söylüyor: “Batılıların zalimlikleri televizyondan izlemekle yetinip ‘zarif’ bir üslupla açıklama yapmaları duyguöteci sistem nedeniyledir. Herkesten ‘zarafet’ beklenen ve konuşma ve davranışın politik doğruculuk tarafından kodlandığı duyguöteci toplumda, bütün katarsis yolları fiilen tıkalıdır.” Mestroviç’e göre batıdaki duyguötesi - [Türklerle ilgili konuş ama atıp tutma!](https://erolgoka.net/turklerle-ilgili-konus-ama-atip-tutma/) - Ayaklı kütüphane geleneğimizin günümüzdeki temsilcilerinden birisi de Eskişehir’de ikamet eden Hazar kardeşim. Daha çok yabancı kitap, dergi ve gazeteleri takip eder, önemli bulduklarını benim de içinde olduğum bir dost çevresine aktarır. En sevmediği şeylerden birisi, derya deniz olduğuna ve insanlığın kurtuluşunun saklı bulunduğuna inandığı kültürümüze yapılan saldırılar ve ona ilişkin cahilane değerlendirmelerdir. Mesela geçenlerde Açık - [Ak Parti ve kadın seçmen](https://erolgoka.net/ak-parti-ve-kadin-secmen/) - Epeydir tartışılıyor; bunca kadın düşmanı uygulama ve söze rağmen nasıl oluyor da kadınlar AKP’nin belkemiği oluyor? Rakam ortada. Seçimden seçime bazı farklar olsa da, AKP’nin oylarının yarıdan biraz fazlası kadın oyları. Özellikle ev kadınlarının, küçük şehirlerde yaşayan orta ve alt-orta gelir gruplarından kadınların yüzde 53-55’inin oyu bu. Öyle kocalarının, ailelerinin baskısıyla da değil üstelik, kadınların - [Siyasetsizlik, eylem fideliğidir](https://erolgoka.net/siyasetsizlik-eylem-fideligidir/) - Kendinize faydalı bir meşgale arıyorsanız hemen söyleyeyim. Dilimize yenilerde ilave olmuş “eylem” sözcüğünün nereden türetildiğini, Osmanlıca'daki ve diğer dillerdeki muhtemel karşılıklarını araştırın. Bir süre sonra kendinizi uçsuz bucaksız bir söz ve anlam sahrasında bulacak, “eylem” fidanını dikebilmek için kaç tarihi-dev ağacı katlettiğimizi göreceksiniz. Biz şimdi, “eylem” sözünün “hareket”, “davranış”, “iş”, “faaliyet”, “icraat”, “muamele” gibi anlamlarıyla - [Eylemine tapınmak!](https://erolgoka.net/eylemine-tapinmak/) - Olayların seyrinden anlaşılıyor ki, Haziran seçimine doğru ilerlerken etrafımız iki alanda eylemselliklerle kuşatılmaya çalışılacak. Bu alanlardan birincisi olan etnik gerilim hattına zaten aşinayız. Bir yandan Çözüm Süreci’ne bağlıymış gibi yapılırken bir yandan da Cizre merkezli nasıl tehlikeli hesaplar içine girme planları olduğunu Başbakan Başdanışmanı, gazetemiz yazarı Hatem Ete’nin analizlerinden anlıyoruz. Şüphesiz samimiyetle sulh sükûn isteyenler - [Çözüm süreci ve Türk milliyetçileri](https://erolgoka.net/cozum-sureci-ve-turk-milliyetcileri/) - Çözüm süreci, kurulan bunca tuzağa, patlatılan mayınlara rağmen milletimizin engin basiret ve ferasetine dayanarak ilerliyor. Süreci yıkmaya, ülkemizi kan gölüne çevirmeye ahdedenler var ama gönüllerin sulh-sükûndan yana olduğu kesin. Bakışımızı siyasi söylemlerle, münferit olayların menfi yankılarıyla sınırlı tutmadığımızda, Türk milliyetçilerinin sağduyusunun da son tahlilde sulh-sükûn lehine işlediğini görürüz. Bu sağduyu olmasa, sürecin tıkanması, akamete uğraması - [Türk tipi başkanlık sistemi](https://erolgoka.net/turk-tipi-baskanlik-sistemi/) - TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in Hürriyet Gazetesi’nde 29 Aralık 2014’te Cansu Çamlıbel ile söyleşisi hakkında bu güne kadar çok konuşuldu, epeyce değerlendirme yapıldı. Değerlendirmeler, daha ziyade Dinçer’in paralel yapıya sıkı sıkıya sahip çıkması, muhataplarının Cumhurbaşkanı değil Başbakan olduğu temalarında odaklanmıştı. Dinçer’in “Türk tipi bir başkanlık sistemi”ne karşı olduklarını, Türkiye’ye en uygun sistemin parlamenter sistem olduğunu söylemesi, - [Manevi topluluk, gizli örgüt değildir!](https://erolgoka.net/manevi-topluluk-gizli-orgut-degildir/) - Maneviyat topluluklarında psikolojik sağlık açısından tehlike sinyali olarak değerlendirilebilecek işaretlerden ikisini (fanatik ideoloji ve lidere tapınma) geçen yazımızda ele aldık. Werner Gross, bu ikisi haricinde, manevi topluluklarda bulunması halinde dikkatli olunmasını gerektiren dört madde daha sıralıyor. Dilimiz döndüğünce, köşemiz elverdiğince onlardan bahsedelim. Manevi topluluğun grup yapısı, bir seçkinler, seçilmişler topluluğu olma özelliklerini taşıyorsa, grup üyeleri - [Kendini tanı ama önce camianı bil!](https://erolgoka.net/kendini-tani-ama-once-camiani-bil/) - Manevi topluluklarda psikolojik sağlık açısından sorun ve tehlike teşkil edebilecek özellikleri konuşuyorduk. Alman psikolog Werner Gross, bu konuda yol gösterici olabileceğini düşündüğü bazı kriterler belirliyor. Gross, manevi topluluklarda yıkıcı etki yapan hususların başında “ideolojik söylem”i sayıyor ve şunlara özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor: a) Öğretileri sayesinde kısa sürede dünya cenneti kuracaklarına ya da “yeni insan”ı - [Cehennemin kaldırımları](https://erolgoka.net/cehennemin-kaldirimlari/) - Benim ve meslektaşlarımın en sık karşılaştığımız sorular arasında, genel olarak toplumun veya bir topluluğun psikolojik sağlığının bozulup bozulmadığı ya da ne durumda olduğu tartışmasız biçimde en ön sırada. Oysa bu soruya kesin bir cevap verebilmemiz imkânsız. Toplumun, toplulukların davranışlarındaki sağlıksız yanlar (psikopatoloji), akademideki bilgi dallarından hiçbirisi tarafından tam manasıyla konu edinilmiyor. Psikanalizin ve grup psikoterapisinin - [Manevi topluluklar ve psikolojik sağlık](https://erolgoka.net/manevi-topluluklar-ve-psikolojik-saglik/) - Hala hatırladıkça gülümserim. Elbette acemiliğimin payı çok büyüktü, şimdiki aklım olsaydı asla böyle bir ifade kullanmazdım ama oldu işte, ağzımızdan bu soru cümlesi çıktı. Çok zaman önceydi, 1990’ların başındaydık. Yeni psikiyatri uzmanı olmuştum. Daha asistanlığımda derdimizi anlatma merakımız baş gösterdiğinden, yazmaya başlamıştık. Yazdıklarımız daha ziyade modern psikiyatrinin insanın uçsuz bucaksız psikolojik varlığını asla tamamen tüketemeyeceğine, - [Arap baharı ve Türkiye modeli](https://erolgoka.net/arap-bahari-ve-turkiye-modeli/) - Yazının başlığını görünce, bazıları “Hoca uyan, Üsküdar’da sabah oldu” demiş olabilirler. Canları sağ olsun. “Bugün için Arap Baharı ve Türkiye modeli kavramlarının bir değeri kalmamış mıdır?” Konuya sadece aktüel siyaset açısından bakanlar, belki bu soruya “evet” diye cevap verebilirler ama siyaseti güçlü toplumsal dinamiklerin yansıması olarak ele alanlar, modası geçmiş gibi dursa da böyle bir - ['Değer'li miyiz?](https://erolgoka.net/degerli-miyiz/) - Yöntemi konusunda farklı düşüncelerimiz olabilir ama değerler eğitiminin kendisine karşı çıkmak, pek akıl karı değil. Muhtemelen psikoloji mevzularında anlama ve anlaşılmanın zorluğuna mesleki aşinalığımdan olsa gerek, benim için asıl karışıklık, değerler eğitiminin lüzumunda, hatta hangi değerlere eğitimde öncelik verilmesi gerektiği hususunda anlaştıktan itibaren başlıyor. Değerler eğitiminin ne zaman ve nasıl verilmesi gerektiği sorusunun cevabını, çok - [Değerler eğitimi ve Müslümanlar](https://erolgoka.net/degerler-egitimi-ve-muslumanlar/) - Geleneksel dünya, teknoloji bakımından zayıf ama değerler ve onların nesilleri aktarımı açısından zengindi. İnançlar, değer oluşumuna yol açacak insanların kana kana içebilecekleri pınarlar sunuyorlardı. Teknomedyatik dünya, birçok alanda insanlığa gelişmeler kaydettirdi ama toplumsal dokumuzu ve psikolojilerimizi altüst etme pahasına. Geçen yazımızda “değerler eğitimi”nin neden böylesine güçlü bir tarzda birden bire ortaya çıktığını anlatabilmek için teknomedyatik - [Nedir şu değerler eğitimi?](https://erolgoka.net/nedir-su-degerler-egitimi/) - Son zamanların gözde kavramlarından birisi de “değerler eğitimi.” “Nasıl oluyor da, bilim ve tekniğin bu denli ilerlemiş olduğu dünyamızda, şiddet normal kabul ediliyor? Çocuklarımız doğruyu yanlıştan ayırt edemiyorlar, değil topluma, anne ve babalarına bile saygı göstermiyorlar; paylaşma, sabır, şefkat, hoşgörü, sorumluluk erdemlerinden uzaklar, bencil, umursamaz, doyumsuzlar. Dürüstlük yerini yalan ve rüşvete; sevgi, nefret ve kıskançlığa; - [Ak Parti’nin alternatifi](https://erolgoka.net/ak-partinin-alternatifi/) - 26 Ağustos 2011 tarihinde M. Selim Bağlı kardeşimle yazdığımız bir yazı, “Muhalefet boşluğu ve ihtiyacı” üzerine idi. Her şeyin zıddıyla kaim olduğundan bahisle, yolumuzdan emin olmamız için mutlaka bir “öteki”ne ihtiyacımız bulunduğunu söylüyorduk. Totaliter ve otoriter rejimlerde bile iktidarların, toplumsal muhalefeti gözlemleyebilmek ve yönlendirebilmek için, gerektiğinde sanal düşmanlar icat ettiklerinden; demokrasilerin ise varlıklarını, ihtilafta hayır - [İngilizce herkesin resmi dili olurken](https://erolgoka.net/ingilizce-herkesin-resmi-dili-olurken/) - Hazır ortalık sakinlemiş, siyaset katarı “olağan” diyebileceğimiz bir ritimde yoluna devam ediyordu. Biz de fırsat bu fırsat diye, kimlik ve dil meseleleriyle ilgilendik. “Kimlik ve dil meseleleri, yeni anayasa ana amaçlarından birisi olan bir ülkede, çok sıkı biçimde siyasetle bağlantılıdır, sakın ülke gündeminden kopuyorum diye üzülme” diye de avutmaya çalıştık kendimizi. Anayasa Mahkemesi cenahından parlamentoya - [Hakikat ana dilde parıldar](https://erolgoka.net/hakikat-ana-dilde-parildar/) - Yahya Kemal Beyatlı’ya “Ne zaman şair olduğunuza inandınız?” diye sorulduğunda, “Türkçe'yi hissettiğim zaman” diye cevap vermiş. Bu sözün hikmeti kendisini hemen ele vermiyor. Artık biliyoruz, bir ana dil, diğerlerine üstün değil, diller de insanlar gibi eşit. Her dilde konuşmak, iletişim kurmak nasıl mümkünse, (bilimsel, felsefi, teolojik) düşünmek, hayal kurmak, rüya görmek, edebiyat yapmak velhasıl dille - [Ana dilimiz, kavmimiz](https://erolgoka.net/ana-dilimiz-kavmimiz/) - Dil bilincim, ilginç denilebilecek bir gelişim çizgisi izledi. İlk gençlik yıllarımda, resmi ideolojiyle alakasız görünen bir ideolojik akımın peşi sıra giderken, anti-emperyalistliğini gerekçe gösterip bana okullarda öğretilen dil anlayışını savundum. “Dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarma” gailesiyle yeni Türkçe kullanabilmek için azami özen gösterdim. Bakmayın azami özen gösterdim dememe, söz dağarcığım da zaten büyük ölçüde bildiğim - [Örgütsel yapılarda kimliklenmek](https://erolgoka.net/orgutsel-yapilarda-kimliklenmek/) - Kimlik meselesinde ulaştığımız sonuçların başında, insanın adeta ruhsal derisi durumundaki kimliğin kolektif boyutu hakkındaki tespitler geliyor. Kolektif kimliğimiz, özellikle aşağılanma, horlanma, yok sayılma hallerinde, uğrunda ölümü göze aldıracak kadar üzerimizde etkili. Kolektif kimliğin en güçlü unsurlarını etnik ve dini kimlikler oluşturuyor. Milli kimlik ise, aynı devlet içinde yaşamakla alakalı... Hem nispeten geç ortaya çıkması hem - [Kimlikler arasında kaybolan birey](https://erolgoka.net/kimlikler-arasinda-kaybolan-birey/) - Etnik, dini ve ulusal bileşenlerden oluşan kolektif kimlikler, ruhsal derimiz olan kimliğimizin en dış katmanını oluşturuyorlar. Ama en hassas olan, kimliğimizin sinir uçlarının toplandığı yer de bu dış katman. Oraya bir saldırı olduğunda, özellikle aşağılanma, yok sayılma gündeme geldiğinde kendimize yapılmış en ağır hakaretlerden birisi olarak kabul ediyor ve hareketleniyoruz. Gerekirse kimliğimizin diğer bireysel ve - [Kimlik ve demokrasi](https://erolgoka.net/kimlik-ve-demokrasi/) - Demokrasinin işleyişinde kişilikten ziyade kimlik daha önemli... Her ne kadar tüm beşeri bilimler tarafından çokça kullanılsa ve pratik siyasetin temel direklerinden olsa da kimlik kavramı, esasen psikolojiye ait ve fazlasıyla psikolojik. Herkes bir kimliğe mecbur, insan için en imkânsız şey, fark edilmeden bir kenarda yaşamak. Hep kim olduğumuzun, kendimizi nasıl sunacağımız cevabının peşindeyiz. Kimlik, uzun - [Kişilik ve demokrasi](https://erolgoka.net/kisilik-ve-demokrasi/) - Demokrasilerde bireyin ve cemaatlerin konumunu, rolünü layıkıyla konuşabilmek için, işe kimlik ve kişilik gelişiminden başlamak zorundayız. Kişilik ve kimlik, çok yakın anlamlara sahip, aralarında ayrım yapabilmek hayli zor. Hele bir de bunlara karakter, huy, mizaç, fıtrat, benlik gibi diğer akraba kavramları eklediğimizde tablo karman çorman, içinden çıkılmaz bir hale geliyor. Neyse, biz şimdilik sadece kişilik - [Liberal](https://erolgoka.net/liberal/) - Geçenlerde Liberal Düşünce Topluluğu"nun düzenlediği kongredeydim. Çok önemli müzakereler, saygı sınırları aşılmadan, ölçülülük, anlayış ve verimlilik içinde sürdürüldü. "Birey-cemaat-demokrasi" başlıklı oturumda ben de bir bildiri sundum. Konuşmamı, Etyen Mahcupyan"ın 6-8 Ekim Olayları için yaptığı analizdeki bir tespitten yola çıkan bir tema etrafında geliştirmeye çalıştım. Mahcupyan, 6-8 Ekim Olayları"nda, bizim deyimimizle "çılgın bir vahşet" sergileyen PKK - [Ulusal kimlikten milli kimliğe](https://erolgoka.net/ulusal-kimlikten-milli-kimlige/) - İnsanlığın büyük tarihsel dönüşümünde en temel evreler kadim, modernite, küreselleşme aşamalarından geçen evrelerdir. Kadim topluluklar, çoğulcu şehir, mahalle, sokak yapılarına sahip olan ve harmanlanarak bugüne kadar gelmiş çok köklü tecrübelerin birbirleriyle etkileşimleri üzerinde doğmuş bir birikim... Modernite, bu birikim üzerinde daha çok daha homojen ulusçu anlayışlarla tek tipe daha yatkın, ama vatandaşlık hukukuyla da tahkim - [Tarihdaşlık ve vatandaşlık](https://erolgoka.net/tarihdaslik-ve-vatandaslik/) - Yeni Türkiye"de kimlik konusu çok mühim, çok konuşmamız lazım dedik. Konuşmayı sürdürüyoruz. Kemal Karpat, Türkiye Cumhuriyeti"nin kuruluşundaki kimlik tercihini akademik literatürdeki genel geçer bakıştan çok farklı bir biçimde açıklıyordu. Eğer 1932"deki sapma olmamış ve demokrasiye yönelinmiş olsaydı, Osmanlı ve Müslüman ile özdeş anlama sahip ve ortak bir sosyolojinin basit bir tasviri olan Türklük kavramının yıpranmasının - [Tarih konuşurken 'keşke' denmez!](https://erolgoka.net/tarih-konusurken-keske-denmez/) - Yeni Türkiye"de vatandaşların aynı coğrafyada, vatanda yaşamak dışında kolektif kimliklerindeki ortak noktaların neler olması gerektiğini konuşmak zorundayız. Geçen yazımızda konuşmaya başladık. "Ulusal kimlik" sorunu diye adlandırılan bu konuya, akademik literatürde nasıl bakıldığıyla ilgili genel geçer bilgiyi özetle naklederek bir girizgâh yaptık. Açıkça görülüyor ki, ulusal kimlik sorununa yerleşik akademik bakış, oldukça sorunlu ve indirgemeci. İmparatorluk - [Yeni Türkiye'de kimlik sorunu](https://erolgoka.net/yeni-turkiyede-kimlik-sorunu/) - Türkiye düşmanları, görevlerini yerine getirmeye devam ediyorlar. Demokrasisini güçlendirmeye, çözüm sürecini başarıya ulaştırmaya çalışan Türkiye"nin önüne geçmek için döşedikleri mayınları birer birer patlatıyorlar. Tuzaklarının boşa çıkacağından, heveslerinin kursaklarında kalacağından eminiz. Çünkü Yeni Türkiye mücadelesine omuz verenler onlardan daha çok çalışıyorlar ve onlar gibi çıkar çevrelerine değil bizzat milletin kendisine dayanıyorlar. Kervanımız yürüsün, onları kötü emelleriyle - [Çözüm sürecinin şimdiki aşamasında…](https://erolgoka.net/cozum-surecinin-simdiki-asamasinda/) - Geçen hafta Başbakan Davutoğlu"nun Akil İnsanlar Heyeti"ni çağırdığı toplantının yankıları sürüyor. Heyette ve toplantıda yer alan arkadaşlar, sürekli medyaya davet ediliyor. Dilimizin döndüğünce ve kendi üslubumuzca konuştuklarımızı anlatmaya, Başbakan"ın bizden beklentilerini ifade etmeye çalışıyoruz. Şu açıkça ortaya çıktı ki, Başbakan"ın bizi çağırma nedeni, tek başına meşum 6-8 Ekim olayları değil. Kendisi bizzat tecrübeli bir kriz - [Çözüm süreci emin ellerde](https://erolgoka.net/cozum-sureci-emin-ellerde/) - Bir buçuk yıl önce çözüm sürecinin bir parçası olarak kurulan "Akil İnsanlar Heyeti"ne çağrılınca koşa koşa gittim. Başka bir iktidar da "kan dursun istiyoruz" deseydi yine aynı şevkle giderdim; zira çağrıdaki amaç, çağrıyı yapanın kim olduğundan daha önemliydi. Nasıl hukuk, tek başına insan ilişkilerinin kalitesini sağlayamıyor bunun için ayrıca iç dünyamızda başkalarını da gözeten ahlaki - [Bunlar mı yeni Türkiye'yi kuracak?](https://erolgoka.net/bunlar-mi-yeni-turkiyeyi-kuracak/) - Ülkemizde hemen her alanda büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Büyük dönüşümün içinde sadece bir "fasıl" olan "çözüm süreci" dahi, başka toplumların "devrim" diye nitelendirdiği alt-üst oluşları, zihin değişimini içeriyor. Eski Türkiye"nin karakteristiği, vesayetçi asker-sivil aydın zümrenin yukarıdan aşağıya despotik bir modernleşme arayışıydı. Yeni Türkiye ise, aşağıdan yukarıya, millete dayalı, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasisiyle tanınma gayreti içinde. - [Çılgın vahşet ve liderlik](https://erolgoka.net/cilgin-vahset-ve-liderlik/) - 7-8 Ekim Olayları, gündemimizi doldurmayı sürdürüyor. Konjonktür, uluslararası güç mücadelesi başta olmak üzere birçok boyutuyla olaylar irdelenmeye çalışılıyor. Geçen yazımızda olayların sosyopsikolojisi hakkında konuşmaya, Etyen Mahcupyan"ın fevkalade değerlendirmesiyle başlamıştık. Mahcupyan, Kürt siyasi hareketindeki çocuksuluğa, ayrılıkçı fikirlerle beslenen genç sempatizanların çözüm sürecini algılayamadıklarına, Rojava mitolojisiyle yetiştikleri için Türkiye"nin IŞİD"e yardım ettiğine hiç sorgulamadan inandıklarına vurgu yapıyordu. - [Çılgın vahşetin emrinde](https://erolgoka.net/cilgin-vahsetin-emrinde/) - Artık bir de "7-8 Ekim Olayları"mız var, senelerce neden ve nasıl olduğunu, sorumlularını konuşacağımız. Son günü zehir edilen bayram… İnsanın kan dökücü zalimliğinden sergilenen örneklerle utancımızın üzüntümüzü geçtiği saatler. Bu topraklarda misali pek az olan yağma ve talanın sıradanlaştığı zaman dilimi. Bayrak, büst gibi simgelerin üzerinde yoğunlaşan hınç çıkartma ayinleri. Her çılgın vahşete mutlaka eşlik - [Psikolojik bakımdan 'normal' misiniz?](https://erolgoka.net/psikolojik-bakimdan-normal-misiniz/) - Aklımızın, psikolojimizin muazzam bir basınç ve gerilim altında yaşadığı günlerdeyiz. Bilhassa Müslüman dünyada ne olup bittiğine ve doğal olarak ne yapmamız gerektiğine hüküm vermemiz pek zor. Kalplerimizin birlikte akledip çarptığına inandıklarımızla aynı hizaya geçmeye çalışıyoruz. Yarın, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü. Gelin bu vesileyle, dünyada olup bitenler hakkında ahkâm kesmektense biraz psikolojilerimizden bahsedelim. Hepimiz - [Kurban ibadetinin psikolojik analizi](https://erolgoka.net/kurban-ibadetinin-psikolojik-analizi/) - Modern zamanlarda, "doğal" olmaya övgüler yağdıran, "doğal"lığa davet eden bir anlayışa sahibiz. Doğa, "tabiat ana", elbette başımızın tacı ama bu "doğallık" da ne demek oluyor? Doğanın canına okuyan, çevre kirliliğinden, küresel ısınmadan, nükleer tahribattan, canlı türlerinin yok edilmesinden birinci derecede mesul olan modern uygarlığın ferdi olmanın paradoksu... Avını yerken göz yaşlarını tutamayan timsahlara benziyoruz. Modernlik, - [Yeni denizin balıklarıyız](https://erolgoka.net/yeni-denizin-baliklariyiz/) - Teknomedyatik dünyada yaşıyoruz. Dört bir yanımız teknoloji ve medya. Artık bu yeni denizin balıklarıyız. Ne yapsak ne etsek kaçıp kurtulmamız mümkün değil. Elimizden gelen; yeni denizi tanımak, nereye, nasıl kulaç atacağımızı, hangi sahillerde dinleneceğimizi, kaç metre derinlikteki mercan kayalıklarını seyirle oyalanacağımızı kararlaştırmak sadece... Teknomedyatik dünyanın en temel özelliklerinden birisi sanallık, şeylerin ve ilişkilerin (insan-insan ve - [Yerel yönetimler, gençler ve eğitim](https://erolgoka.net/yerel-yonetimler-gencler-ve-egitim/) - Hayatın zenginliği karşısında şaşırıp kalmamak çok zor… Sürekli bir dinamizm, biteviye bir kendini yenileme. Daha geçenlerde şu kavurucu sıcaklar geçsin diye yakarırken şimdi soğuğa karşı giysilerimize sarılıyor, dökülen hazan yapraklarına bakıp şairane bir haleti ruhiyeye bürünüyoruz. Bırakın yarını, bir an sonra bile ne olacağını tam olarak kimse bilmiyor. Bugünün kazancı yarının sorunu, bugünün derdi yarının - [Hem fitneci hem kendini haklı sanıyor](https://erolgoka.net/hem-fitneci-hem-kendini-hakli-saniyor/) - Yangın yerine dönen güneyimizdeki komşu ülkelerden sınırlarımıza on binlerce mazlum akın ediyor. Ergün Yıldırım Hoca"nın ifadesiyle: "Anadolu toprakları iki yüzyıldır muhacirlerin barış adası... Herkes buraya koşuyor... Hz. Muhammed"in asırlar öncesinde Medine"de kurduğu Muhacir ve Ensar kardeşliği bu defa bu topraklarda tesis oluyor." Anadolu, her defasında olduğu gibi yine muhacirleri yüce gönlüyle karşılıyor. Irkına, dinine, mezhebine - [Ayağımıza dolanan sosyopati](https://erolgoka.net/ayagimiza-dolanan-sosyopati/) - Dertlerimize mazeret bulmak istersek, ondan kolay ne var; çektiğimiz tüm çileleri "geçiş toplumu" olmamıza bağlarız olur biter. Nasıl olsa iki yüz yıldır bir yerden bir yere geçip duruyoruz. Son olarak da vesayet sisteminden gerçek demokrasiye doğru yürüyoruz. "Yol uzun, geçitler dar, köprüler kıldan ince kılıçtan keskin" der kurtuluruz. Lakin böyle yapmayalım, dertlere doğru teşhis koyalım - [Büyük dönüşüm zamanları](https://erolgoka.net/buyuk-donusum-zamanlari/) - İnşaat metaforu, ülkemizdeki, "sessiz devrim" adı verilen büyük dönüşüm sürecini anlatmak için gerçekten de çok uygun. İnşaatın niteliğine, şimdi hangi aşamasında olduğumuza dair farklı görüşlere sahip olabiliriz. Bunlar hakkında uzun uzadıya verimli tartışmalar yapabiliriz. Önemli olan, henüz tamamlanmamış, özellikle toplumsal-kültürel alanda, ince işlerde çok fazla sorunla yüz yüze kalmış bir inşanın sürdüğü fikrinde ittifak etmemiz. - ['Tarihin Sessiz Dili Damgalar'](https://erolgoka.net/tarihin-sessiz-dili-damgalar/) - Sosyolog Mustafa Aksoy"un 18 yıl emek neticesi ortaya çıkmış dev eseri, "Tarihin Sessiz Dili Damgalar". Aksoy, bozkır Türk kültürünün temellerinden olduğunu söylediği damgaların mezar taşlarındaki, balballardaki, kaya resimlerindeki, halı-kilimlerdeki, kadın el işlerindeki, evlerin dış duvarlarındaki, at koşum takımlarındaki otantik ve stilize şekillerinin izini sürebilmek için Tuva"dan Kosova"ya kadar olan geniş coğrafyada oradan oraya koşmuş. Antropoloji, - [Tarihte Türkler ve damgaları](https://erolgoka.net/tarihte-turkler-ve-damgalari/) - Bilimsel tecessüs, araştırmacının peşine asla bırakmaz. Bir zamanlar soru olarak aklına düşmüş konular, ilgisinin yoğunlaştığı alanlar, rüyalarında bile onunla birliktedir. Bakmayın siz değişik mevzularda, hele hele siyasetle ilgili kalem oynatıp durduğumuza, bizim de aklımız her daim, psikolojik sağlıkla ilgili meselelerde, cevabını arayıp durduğumuz bilimsel sorularda. Bilen bilir, yıllardan beri "Türk grup davranışı" veya "Türklerin psikolojisi" - [Erdemini arayan siyaset](https://erolgoka.net/erdemini-arayan-siyaset/) - İçselleştirilmiş bir ahlak olmadan siyaset olmaz, siyaset erdem niteliği taşıyamaz! diye geçen Salı günü ilk grup konuşmasında haykıran Başbakanımız Davutoğlu, yüreğimize bir kez daha su serpti. Bu sözler, millet iradesine karşı hoyratça davranan CHP"li bir vekile söylenmiş basit bir ifade değil, modernliğin dejenerasyonuna karşı bir manifesto niteliği de taşıyor. Yaşadığımız amacından, idealinden kopmuş zamanlara düşünürler - [Dünyanın da ihtiyacı yeni Türkiye](https://erolgoka.net/dunyanin-da-ihtiyaci-yeni-turkiye/) - Başbakanımız Davudoğlu"nun kongre konuşmasında sıraladığı ve hükümet programında yinelediği 9 maddelik manifesto da ortaya koyuyor ki, Yeni Türkiye"nin inşası için daha çok eksiğimiz, gidilecek çok uzun bir yolumuz var. Tabii ki, ömür biter yol bitmez. Umudu teşvik etmek, yapılabilecek olanı yapmak için yola koyulmak esastır. Biz siyasetin pratisyeni değiliz, eleştirilerimizi, düşüncelerimizi, hatta hayallerimizi, rüyalarımızı anlatırız. - [Milletin adamı'ndan 'Milletin aydını'na](https://erolgoka.net/milletin-adamindan-milletin-aydinina/) - Modern uygarlığın meydan okumasına karşı bugüne kadar izlediğimiz yollara dışarıdan bakan, tarafsız bir gözlemci üç ana istikamet görecektir. Aynı şekilde son iki asrımız temelde üç dönemden oluşuyor diyebiliriz. Bu üç dönemde üç istikamet belirleyici lider ortaya çıktı. Bu dönemleri (Dr. M. Selim Bağlı ile birlikte), Osmanlı modernleşmesi, Kemalist sistem ve post-Kemalist model diye adlandırıyor ve - [28 Ağustos 2014](https://erolgoka.net/28-agustos-2014/) - Bugün. Yaşadığımız hengâmenin tozu dumanı, törenlerin "mevzuat gereği" hissiyatı içinde belki fark edilmeden geçebilir. Geçmesin. Seçilmiş Cumhurbaşkanımızın göreve başladığı bugün, modernliğin meydana okumasıyla karşılaşmamızdan beri milletimiz için en kritik virajlardan birisinin daha dönülmek üzere olduğu tarihi bir gün. Bu üçüncü viraj. Tarihe "keşke" diye yaklaşamayız, olanı biteni eleştirip muhalif olabiliriz ama artık müdahil olma şansımız - [Yeni Türkiye'de siyaset](https://erolgoka.net/yeni-turkiyede-siyaset/) - Anadolu Platformu, sivil toplumumuzun en etkin yapılarından... Her yıl düzenlediği Anadolu Buluşmaları"nın 9."su bu yıl "Siyaset, Ahlak ve Cemaatler" üst başlığı ile Kuzuluk"ta yapıldı. Ülkemizin her yanından gelen bin platform gönüllüsünün aktif katılımıyla 6 gün süren toplantıların "Yeni Türkiye nedir?" başlıklı oturumunda ben de "Yeni Türkiye hayal mi, gerçek mi?" başlıklı bir bildiri sundum. Hayal - [Taşlaşma](https://erolgoka.net/taslasma/) - Ağaçlar, ormanı görmemize mani olmamalı. Kim ne derse desin, millet olarak çok büyük sınavlardan başarıyla geçiyoruz. Yeni cumhurbaşkanımızı yerel seçimlerin ardından gelen zorlu bir seçim koşusuyla belirledikten sonra bugün yeni başbakanı tartışıyoruz, yarın yeni hükümeti ve yaklaşan seçimleri konuşmaya başlayacağız. Siyasi zaman, çok hızlı ülkemizde; baş döndürücü bir süratle ilerliyor olaylar. Şüphesiz bizim tarihimizde de - [Recep Tayyip Erdoğan](https://erolgoka.net/recep-tayyip-erdogan/) - Etkisi giderek güçlenen bir rüzgâr olduğunu artık tüm dünya biliyor, hissediyor. Köhnemiş olanı yıkarken yeni dünyalar inşa eden, toprağa serptiği tohumları getirdiği yağmurlarla besleyip büyüten bir rüzgâr... Tanınmaya başladığı 30 yıl öncesinde, bugünleri görebilen birisi olduğunu sanmıyorum. Hele benim gibi rüzgârı da, etkisinin kalıcılığını da çok sonradan anlayanlar... Önce müthiş başarısını selamlayıp bir özeleştiri yaptıktan - [Adaylar bana dediler ki:](https://erolgoka.net/adaylar-bana-dediler-ki/) - Recep Tayyip Erdoğan: Beni tanıyorsun. Uzun yıllardır, icraatlarımla, parti yöneticisi, belediye başkanı, başbakan olarak karşındaydım. Söyleminde dini bakışın öne çıktığı, Milli Görüş hareketinin içinde siyasete başladım. Milletin ideallerinden, uzak hedeflerinden yola çıkmak, oradan dünyanın ve ülkenin gerçeklerine doğru gelmek, bana da, giderek sayıca büyük kitlelere dönüşen seslendiğim topluluklara da iyi geldi. İnançlarımdan asla geri atmadım - [Çözüm süreci ve cumhurbaşkanlığı seçimi](https://erolgoka.net/cozum-sureci-ve-cumhurbaskanligi-secimi/) - Ak Parti, milletin demokrasi mücadelesinin Demokrat Parti ve Anavatan Partisi"nden sonra yeni, büyük siyasi temsilcisiydi. Vakit nihayet tamam olmuş, vesayet sistemini tasfiye etme misyonu, onun omuzlarına yüklenmişti. O da bu vazifeyi başarıyla yerine getiriyordu. Sistemin demokratikleşmesi mücadelesi, AB uyum yasaları ve uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde ilerledikten sonra, doğal olarak asıl mecrasına, her alanda söz ve - [Mısır"dan gelen âlim-siyasetçi](https://erolgoka.net/misirdan-gelen-alim-siyasetci/) - Ne çok derdimiz var ama bunları hak ettiği ölçüde ciddiye alıp çözmeye çalışan düşünce insanlarımızın gözle görülür bir gayretleri yok diye hayıflanırken, Tezkire Dergisi yeniden yayınlanmaya başladı. 2007 yılında yayın hayatından çekilmesi, bize o sıralarda, "İslamcı aydınlar, eleştirel aydınlatma görevlerinden firar ettiler" dedirten nedenlerden bir tanesiydi. Çok şükür, kimse bir yere firar etmemiş, eski muhalefet - [Mücadele ve teslimiyet, hem de aynı anda!](https://erolgoka.net/mucadele-ve-teslimiyet-hem-de-ayni-anda/) - Bugün arife, yarın bayram. Şairin "bayramlar bayram ola" demesi boşuna değil. Bayram günümüz bile zehir olabiliyor. "Bayram gelmiş neyime" benzeri ne çok türkümüz var. İçimiz keder dolu ama yine de bayramın bayram gibi yaşanmaya çalışılması lazım. Bayram belli, belirli günler. Oysa yaşadığımız her gün yarının arifesi. Her sabah yepyeni bir dünyaya uyanıyoruz. Tanıdığımız ama ihtimallerini - [İnsanlığımızın gözetlendiği kule: Gazze](https://erolgoka.net/insanligimizin-gozetlendigi-kule-gazze/) - İnsanlık lafzının iki manası var. İlki, "tüm insanlar" demek oluyor, "yaşadığımız modern zamanlarda insanlığın hali pür melali" dediğimizde bu manayı kast ediyoruz. Yaratılması sırasında meleklerin bile Allah"ın halifesi olduğunu kabul edip secde ettikleri varlığın temel olumlu potansiyelleri, insanlık lafzının ikinci manası. "Bunları yapanlar insan olamaz" derken bu ikinci manadan hareket ediyoruz. En güzel şekilde yaratılmışız. - [Sartre"ın yanılgısı](https://erolgoka.net/sartrein-yanilgisi/) - Hayatı sahici bir biçimde, halisane yaşayalım" sözü kulağa hoş geliyor. Kimileri de "hayatı dolu dolu yaşamak"tan bahsediyor. Hayat hakkında hep böyle cümleler kuruyoruz muhtevalarını fazlaca düşünmeksizin. İnançlardan bağımsız bir hayat anlayışı imkânsız... İster halisane, sahici, ister dolu dolu yaşayalım, inançlarımız hayat tarzımızı belirleyecektir. İki insan düşünelim: Birisi, kendisini dünyaya düşmüş, fırlatılmış hisseden, dolayısıyla bu dünyada - [Kötülüğün sıradanlığı](https://erolgoka.net/kotulugun-siradanligi/) - Rahmetli Cahit Zarifoğlu, ''Filistin bir sınav kâğıdı / Her mümin kulun önünde'' diyor 1980''lerde. Müslümanlar olarak Filistin meselesinde sınıfta kaldık. Müslüman toplumlar birbirlerine karşı kin ve gareze ayırdıkları enerjilerinin onda birini olsun Filistin konusunda dayanışma konusunda sarf edebilselerdi, şüphesiz bu durumda olmazdık. Şimdi yine Filistin ateş altında, pervasızca bir saldırıyla karşı karşıya, yine elimiz böğrümüzde - [Hayatı sahici yaşamak](https://erolgoka.net/hayati-sahici-yasamak/) - ''Bir insan ömrünü neye vermeli?''sorusuna cevap ararken insanın hem kendini haklı gören hem de sorgulayan varlık olma yanına dikkat çekmiştik. Tasavvuf''taki ''hal'' kavramını, biraz da endişeyle, konunun içine dercetmiş, kendimizi gözlemleyen, sorgulayan, yaşadığımız hayatın zilletini fark eden yanımızı ''hal'' diye nitelemiştik. Elbette Tasavvuf''un dili, söylemi, eylemi, izleyicisinden beklentisi çok farklı... Biz kendi sınırlı, mütevazı bilgi - [Dini inanç ve hayatın anlamı](https://erolgoka.net/dini-inanc-ve-hayatin-anlami/) - ''Hayatın anlamı var mı?" sorusu, yaşayıp giderken, bir uğraşın içindeyken hele şu mübarek Ramazan"da aklımızın köşesinden bile geçmez. Ama başta gençlerimiz olmak üzere bazılarımızın başlarının belasıdır. Bu soru, çoğu kez sıkıntılar bir çığ gibi insanın üzerine düştüğü vakitlerde akla düşer, lakin her şeyin yolunda sanıldığı sıralarda, hatta tatil için boşaltılan zamanlarda da çıkıp gelmesi nadir - [Oruç mücadeledir](https://erolgoka.net/oruc-mucadeledir/) - Nihayet işte Ramazan... Bu ay boyunca, gündem müsaade ettiği sürece insanın manevi tabiatı üzerine yazmaya çalışacağım. Bizimkisi elbette psikolojiye odaklanmış bir bakışla yaptığımız değerlendirmeler olacak. Lütfen içinize sinmeyen, özellikle dinen hatalı olabilecek ifadelerimiz olduğunda bize bildirin, birlikte yeni baştan düşünelim. Oruç bahsiyle başlayalım izin verirseniz. İbadetleri derin varoluşsal anlamlarından koparıp basit işlevlerle açıklamaya kalkmanın sakıncaları - [Demokrasi sandıktan ibaret değildir!](https://erolgoka.net/demokrasi-sandiktan-ibaret-degildir/) - Böyle dediniz hep. Tartışmasız doğru bir cümlenin arkasına gizlemeye çalıştınız hinliklerinizi. Lakin uzun, çok uzun gölgeniz çuvala sığmadı, sizi hep ele verdi. Varlığını, devlete zeval gelmesin diye en sessiz biçimde, sandıkta göstermeyi yeğleyen millete ve iradesine karşıtlığınızı saklayamadınız. "Demokrasi sandıktan ibaret değildir!" dediğinizde sahiden genelin çıkarlarından, bireysel hak ve özgürlüklerden yana olduğunuzu aklımızın ucundan bile - [Kuantum dış politika ve zombiler](https://erolgoka.net/kuantum-dis-politika-ve-zombiler/) - Güvenilir kalemler, Suriye ve Irak"ın yakın gelecekte üçe bölünmesinin gündemde olduğu bir sürecin içinde bulunduğumuzu yazıyor. Zaman, ne kadar hızlı akıyor: Daha dün Arap Baharı"ndan bahsediyorduk, bir anda nereden geldik buraya? IŞİD hangi vakitte bu kadar güçlendi? Saddam"ın ruhu meğer Sünni Irak"tan hiç çıkmamış mı? Dahası nereye gitti dünya sistemi, tüm bunlara ses çıkaracak bir - [Baba](https://erolgoka.net/baba/) - İster anne ister baba, ebeveyn olmanın başta gönüllülük ve fedakârlık olmak üzere birçok ortak noktası var. Şüphesiz istisnalar olabilir ama çocuğun dünyasında tuttukları yer ve toplumsal değerler açısından anne olmak ile baba olmak, birbirleriyle kıyas dahi kabul etmez. Anne olmak, geniş ve çok bağlı taraftar kitlesine sahip büyük bir takıma, baba olmak ise pek seyircisi - [Arzın merkezinden kutuplara](https://erolgoka.net/arzin-merkezinden-kutuplara/) - Acayip kutuplaşmışız, parçalanmamıza, Allah göstermesin, birbirimize girişmemize ramak kalmış gibi kerameti kendinden menkul analizlerden gına geldi artık. Sanırsınız ki, memleketin merkezinde birbirimize zamkla yapıştırılmış bir haldeydik de, Ak Parti politikaları yüzünden yarımız kuzeye, yarımız güneye, kutuplara savrulduk. İnsanların ve toplumların haleti ruhiyelerinden biraz anlayan birisi olarak kutuplaşma analizleri yapanlara hep şaştım kaldım. Onlarla aynı ülkede, - [Siyasetin itibarı, hepimizin itibarı](https://erolgoka.net/siyasetin-itibari-hepimizin-itibari/) - Türkiye'de bir kutuplaşmadan bahsedenler, liderlerin birbirlerine karşı kullandıkları dili, sosyal medyadaki bitmek tükenmek bilmeyen didişmeleri ve özellikle Gezi"den sonra ayyuka çıkan, bir kesimin Başbakan"a ve destekçisi halka karşı hınç ve nefretini, Başbakan"ın da onlara verdiği tepkileri gerekçe gösteriyorlar. Tüm bunlar, toplumda bir kutuplaşma olduğunu asla kanıtı olamazlar ama siyasi kültürümüzde bir sorun olduğuna kesinlikle işaret - [Psikoloji mühim, indirgemecilik berbat](https://erolgoka.net/psikoloji-muhim-indirgemecilik-berbat/) - Farklı düşüncelerden, siyasi görüşlerden insanlar olarak demokrasimizin, siyasetimizin dertlerini birbirimizle doğru düzgün konuşamıyoruz. Sağlıklı bir siyasi müzakere atmosferimiz sadece Meclis"te değil hemen hemen hiçbir yerde yok. Hatta müzakere ve karşılıklı anlayış bakımından üniversite ve toplum olarak Meclis"in hayli gerisine düştüğümüz bile söylenebilir. "Diktatör" (!) gelip müzakere ve karşılıklı anlayış ortamlarımızı elimizden aldığından değil biz sağlayamadığımızdan... - [Toplumsal psikolojimiz ve siyaset](https://erolgoka.net/toplumsal-psikolojimiz-ve-siyaset/) - Son iki yazımızda toplumumuzun lider merkezli oluşundan kalkarak, Erdoğan"a yönelik hınç ve nefret gösteren kesimlerin davranışlarını analiz etmeye çalıştık. Ak Parti iktidarlarının "sessiz devrim" diye nitelenebilecek icraatlarıyla toplumun ana gövdesini iktidara taşımayı, umut ve ideal oluşturmayı başarabildiğini belirttik. Ne ki aynı süreç, kimlik savrulmasına uğrayan hınç ve nefret dolu bir kesimin ortaya çıkmasına da neden - ['Demeye dilim varmıyor ama'](https://erolgoka.net/demeye-dilim-varmiyor-ama/) - "Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, -demeğe de dilim varmıyor ama- kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!" Nazım Hikmet"in son dizelerini aktardığımız ünlü "Dünyanın En Tuhaf Mahluku" şiirinde, daha adından başlayarak, onun ideolojisinin peşinden gitmeyen halka yönelik belirgin bir - [Niye bu nefret, neden bu hınç?](https://erolgoka.net/niye-bu-nefret-neden-bu-hinc/) - Toplumumuzu değişik biçimlerde analiz edebilirsiniz. Bir süredir bunlara bir yenisi ilave oldu ve tüm analiz biçimlerinin önüne geçti. Son zamanlarda toplumumuzun halleri üzerine düşünenlerin yazdıklarının çoğu, Erdoğan"ı sevenler ve sevmeyenler diye ayırabileceğimiz kesimler üzerine gözlemler ya da bunlardan üretilen fikirler... Birçok analiz, Erdoğan"a yönelik olumlu ve olumsuz duygusal yatırımların gözleminden kalkarak yapılıyor. Lider üzerinden toplumda - [Maneviyat psikolojisi](https://erolgoka.net/maneviyat-psikolojisi/) - Erciyes Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, çalışkan yöneticisi Mustafa Atak"ın öncü girişimleriyle 13 Mayıs"ta ülkemizde ilk kez Maneviyat Psikolojisi Sempozyumu düzenledi. Psikolojik bilimlerde maneviyat, uzun süre değişik ekoller içinde kendisine yer bulmaya çalıştı. Ve en nihayet 1970"lerden sonra "Ben-ötesi Psikolojisi" diye dilimize çevirdiğimiz "Transpersonal Psikoloji" ekolü, sadece maneviyatın psikolojimizle olan ilişkisine - [Din zenginliğe yol açar mı?](https://erolgoka.net/din-zenginlige-yol-acar-mi/) - 17 Aralık sonrası ülkemizde oluşturmaya çalışılan havadan nasıl etkilendiğinizi ölçmeye yarayan psikolojik bir test cümlesi gibi oldu başlığımız ama biz işimize bakalım. Öyle çok meselemiz var ki, aklıselimden, hüsnü zandan ayrılmadan inceden sürmeye düşünülecek... Psikolojik harekâtlarla memleketin havasını, ruh halini değiştirmeye çalışanların tuzaklarına düşmeden yolumuza devam edelim. "Din zenginliğe yol açar mı?" diye düşünürümüz Ömer - ['Din ekonomisi'](https://erolgoka.net/din-ekonomisi/) - 1 Mayıs ile Regaip Kandili"nin aynı günde olması tevafuku, hepimiz gibi benim aklıma da birçok düşünce getirdi. En çok da "din" ve "ekonomi" kelimelerinin yan yana birlikte görüldükleri hallere gitti çağrışımlarım. Kim ne derse desin, tarihin işleyişine din veya ekonomi ya da ikisi birden yön veriyor. Tarihe sınıf mücadeleleri gözüyle bakanın da inanç kavgalarını tarihi - ["İnsana emeğinden gayrisi yoktur"](https://erolgoka.net/insana-emeginden-gayrisi-yoktur/) - Yazımızın başlığı Necm Suresi"nin 39. ayeti. Şüphesiz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı nedeniyle koyduk bu başlığı. Tüm emekçilerin bayramını kutluyorum. Başlığı bir ayet olarak belirleme nedenimiz, 1 Mayıs vesilesiyle insan, emek ve medeniyet üzerine dilimizin döndüğünce söyleşmek. Ayetteki "sae (sa"y)" sözü, tam olarak bugün verdiğimiz manada "emek" ve "emekçi"yi karşılamıyor. "Yürüyüş" manasının dışında "amel" - [Aileye muhtaç çocuklarımız](https://erolgoka.net/aileye-muhtac-cocuklarimiz/) - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, müthiş bir performans gösteriyor. Göreve gelen her bakanımız, selefinin bıraktığı yerden daha bir azimle işine sarılıyor. Belki bu bakanlık performanslarının etkileri, icracı bakanlıklarda olduğu gibi hemen bir anda görülmüyor ama sessiz ve derinden giden çabalar sayesinde toplumumuzun geleceği kuruluyor, kurtarılıyor. Aile içi şiddet, çocuk gelinler, töre cinayeti denilen vahşet, cinsel - [24 Nisan; acılarımız kardeştir](https://erolgoka.net/24-nisan-acilarimiz-kardestir/) - Bugün 24 Nisan, 1915"te İttihat ve Terakki Hükümeti"nin aldığı kararla Ermeni komitelerinin kapatılarak, yöneticilerinin devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklandığı, tutukluların Ankara ve Çankırı hapishanelerine yollandığı günün yıldönümü. Resmi teze göre bu tarihin 27 Mayıs 1915"te çıkarılan "Tehcir Kanunu" ile bir alakası yok. Ama Ermenilerin çoğu, 24 Nisan 1915"i "Büyük Felaket"in başlangıç tarihi olarak kabul - [AK Parti ve Aleviler](https://erolgoka.net/ak-parti-ve-aleviler/) - Toplumumuz hakkında herkesin kimliklerine göre öbekleştiğine dair çok yaygın bir kanaat var. "Biz" duygusunun parçalandığından "biz" dediğimizde yalnızca kendi tarafımızı kast ettiğimizden bahsediliyor. Bazıları, iyice abartıp paramparça olduğumuza, kutuplara bölündüğümüze kadar vardırıyor işi. Benim henüz böyle tespitlerim, böylesine kaygılı düşüncelerim yok. Vesayet sistemini kaldırmayı başardık, adeta sessiz bir devrim yaparak eskiden yeniye yöneldik. Bu süreçte - [Milli Görüş gömlekte değil kalptedir!](https://erolgoka.net/milli-gorus-gomlekte-degil-kalptedir/) - Osmanlı İmparatorluğu, İslam coğrafyası için yalnızca birlik sağlayıcı bir merkez, siyasi bir önderlik değil modernlikle karşılaşmanın ileri ve örnek bir cephesiydi. Modernlik karşısında neler yapılması, nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini Müslümanlar, Osmanlı"ya bakarak anlamaya çalışıyorlardı. 1900"lerin başında Müslüman dünyada, özelikle Orta Asya"da olup bitenleri araştıran Adeep Khalid"e kulak verelim: "İroniktir ki, zayıfladığı dönemde Osmanlı İmparatorluğu - [Hepimiz İhvanız!](https://erolgoka.net/hepimiz-ihvaniz/) - ''Mısır"da Sisi Cuntası, Batılıların demokrasi konusundaki samimiyetlerini sınadıktan sonra, şimdi de 529 idam cezası kararıyla insan hakları ve evrensel hukuka olan inançlarını sıygaya çekiyor. Ülkemiz sosyal medyasında "Mısır"da idam kampanyası bir an önce başlasın kampanyası" açarak "Ne kadar çabuk o kadar iyi… Evet, nefret ediyorum yobazlardan" yazan, bazı kendini bilmezleri gösterip "Sadece Batılılar mı?" diye - [Güven, makarna değildir!](https://erolgoka.net/guven-makarna-degildir/) - Bekir Ağırdır, KONDA"nın genel müdürü. Seçim sürecinde en yakın tahminleri yapan kişi. Gazetemizin Pazar Eki"nde çok mühim tespitlerin yer aldığı bir röportaj verdi. Neden toplumun tercihini son seçimde Ak Parti"den yana kullandığı konusundaki tespitleri özetle şöyle: 1-"Toplum sadece dindar olduğu için Ak Parti"ye oy vermiyor. Seçmen için öncelik hanesinin dirliği ve düzenliğidir. Bunun dört unsuru - ['Refah Partisi'nin yükselişi neden önlenemez'](https://erolgoka.net/refah-partisinin-yukselisi-neden-onlenemez/) - Ak Parti, 30 Mart 2014 seçimlerinde demokrasi tarihimizin en yüksek yerel seçim başarı oranını yakaladı. Üstelik bu başarı, dünya demokrasi tarihinde eşi benzeri görülmemiş saldırı ve tuzaklardan sonra geldi. Tuzak kurucular, bu başarının hikâyesinin onların küçücük havsalalarının alamayacağı kadar köklü bir tarihsel ve toplumsal geçmişe dayalı olduğunu hesaba katamadılar. Ak Parti"nin başarısını hakkıyla değerlendirebilmek için - ["Bir insan ömrünü neye vermeli?"](https://erolgoka.net/bir-insan-omrunu-neye-vermeli/) - Her birimiz farklı dünya görüşlerine, farklı yaşam tarzlarına sahibiz, yetmiyormuş gibi yaşadığımız olaylar da farklı. Hepimiz, parmak izlerimiz kadar kendine özgü kendi kader çizgimiz boyunca ilerliyoruz. Günler günleri, olaylar olayları takip ediyor; hayattan nasibimize düşeni alıyoruz. Buraya kadar bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Aslında var, hem de ciddi bir felsefi problem var. Herkes kendi hayatını - [İslam: Toplumumuzun en bariz gerçeği](https://erolgoka.net/islam-toplumumuzun-en-bariz-gercegi/) - Diyanet İşleri Başkanlığı"nca yaptırılan "Türkiye"de Dini Hayat Araştırması"nın sonuçları yayınlandı. Araştırmayı yapan kurum ve koordinatörlüğünü akademik titizliğiyle bilinen Necdet Subaşı Hoca"nın üstlenmesi, güvenilirliğini artırıyor. Katılımcıların yüzde 99,2"si İslam dinine (yüzde 77,5"i Hanefi, yüzde 11,1 Şafi, yüzde 0,1"i Hanbeli, binde 3"ü Maliki ve yüzde 1"i Caferi. Hiçbir mezhebe mensup olmayanların oranı yüzde 6,3; Ameli mezhebini bilmeyenlerin - [İnanç, ibadetler ve psikolojimiz](https://erolgoka.net/inanc-ibadetler-ve-psikolojimiz/) - İnsan, var olduğunun bilincinde olan, kendi yaşam projesini yapmaya muktedir, yani özgür yegâne varlık. Ne ki özgürlüğümüz, öyle sanıldığı gibi bir hediye değil, bir baş dönmesi, bir bulantı olarak yaşanır çoğu kez. Biyolojimizin, genlerimizin, doğa yasalarının, hukuki ve toplumsal kuralların zindanlarında nasıl özgür olunacağı sorusunu bir kenara bıraksak bile, tam bir sanal durumdur, varla yok - [3. Aralıksız Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri](https://erolgoka.net/3-araliksiz-kultur-sanat-ve-edebiyat-gunleri/) -  Mardin Büyükşehir Belediyesi Gençlik Merkezi’nin düzenlemiş olduğu 3. Aralıksız Kültür, Sanat ve Edebiyat Günlerinde Yazar ve Psikiyatr, Ahmet Tezcan ve Erol Göka gençlerimizle bir araya geldi. - [Seçimin iki büyük sonucu](https://erolgoka.net/secimin-iki-buyuk-sonucu/) - 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri, birçok yönüyle tartışılmayı hak ediyor ve tartışılıyor. Seçimin mutlaka üzerinde durulması gereken ve üstelik siyasi ve sosyolojik önemleri seçimle sınırlandırılamayacak sonuçları da var. Bunlardan birincisi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle ilgili. Kanaatimce bu seçimle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tartışmasız hale geldi. Zira bu sistem hayata geçmesin diye referandum sürecinde canla başla çabalamış, - [“Düşmanıma”](https://erolgoka.net/dusmanima/) - Rahmetli üstat Necip Fazıl Kısakürek’in sadece iki dizelik bir şiirin adıdır yazımızın başlığı. Şöyle der: “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;/ Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..” Aslında bu muhteşem iki dize yetiyor da artıyor bile söyleyeceklerimizi en özet haliyle ifade etmeye. Ama yine de üzerine kelam etmeye değer bir konu, düşmanın iç - [“Geldi geçti ömrüm benim”](https://erolgoka.net/geldi-gecti-omrum-benim/) - Aslında hepimiz filozofuz. Bizi filozof yapan, hayata bakışımız ve algılayışımız. Tamamen kendimize özgü bir yaşam felsefemiz olması hasebiyle filozofuz ve aynı nedenle tüm düşüncelerimizde, yapıp etmelerimizde kendimizi haklı görüyoruz. Kapitalizm bizi tam da iddiamızdan vuruyor. Piyasaya her alanda ürünler sürüyor ve yaşam felsefesini kendi ürünleri arasındaki tercih meselesine çeviriyor. Kapitalizmin denetimindeki teknik akıl, “iyi hayat - [Sıradanlığa övgü](https://erolgoka.net/siradanliga-ovgu/) - Bize armağan olarak verilen, Yaratıcımız’ın lütfettiği ömrü nasıl yaşamak gerektiğinden, otantik (halis, hasbi) insan olmaktan ne kadar bahsetsek az. Birçok boyutu var bu meselenin. Mesela sanatçı ve düşünce insanı olarak otantikliğin ölçüsü nedir? Mutlaka konuşulması gereken bir tema… İnanç ile otantisite bağlantısı, hele hele inançlara göre hasbi bir hayat sürme imkânı gibi bahisler ise bizim - [Sadece boşanma değil yalnızlık oranlarımız da artıyor!](https://erolgoka.net/sadece-bosanma-degil-yalnizlik-oranlarimiz-da-artiyor/) - Beyin incelemelerinin yöntemi ve ulaşılan sonuçlar hakkında öyle çok bilgi var ki, tamamını öğrenebilmek insanın yıllarını alır. Bu durumda ne yapmaları gerektiğini soran genç meslektaşlarıma şöyle bir tavsiyede bulunuyorum. Bir beyin hastalığı mesela alzheimer üzerine yoğunlaşın, teşhisten tedaviye önce temel ilkeleri sonra ayrıntıları ve yeni araştırma bulgularını titizce inceleyin. Bir süre sonra beyin ile ilgili - [Solo yaşamlar](https://erolgoka.net/solo-yasamlar/) - ABD’de 1995 yılının yaz aylarında aşırı sıcaklardan evlerinde ölü bulunan ve günlerce kendilerinden haber alınamayan yoğun bir yaşlı nüfus olduğunu fark ettikten sonra konuyu irdelemeye karar veren sosyolog Eric Klinenberg, 2012 “Solo Yaşam “ kitabını yazdı. O tarihten sonra kavram, yeni bir hayat tarzı dalgasını simgelemek üzere akademi dünyasında hızla yayıldı. Konuyla ilgili görüşlerini Üsküdar - [Modernlik, insan-merkezli mi?](https://erolgoka.net/modernlik-insan-merkezli-mi/) - İslamiyet’in yayılma hızı, çok kısa bir sürede tüm Asya, Afrika ve Avrupa’nın güneyine ulaşması ve birçok kültürel renk farklılığını içeren bir medeniyete dönüşmesi hala şaşkınlık uyandırıyor. Ama kabul etmek gerekir ki, sömürgecilik ve emperyalizm gibi yollara başvursa da modernliğin başarısı da olağanüstü. Üç yüz yıl içinde Avrupa’dan tüm dünyaya yayılma istidadı gösterebildi ve hala artarak - [İnsanı savunmalıyız!](https://erolgoka.net/insani-savunmaliyiz/) - İbrahim Kalın üstadımızın “Barbar, Modern, Medenî” kitabını hayranlıkla ve alkışlarla karşıladım. Modernliğin sıkıntılarını ve onlara karşı yeni bir medeniyet inşa etmenin şart olduğunu, bu vazifenin de Müslümanlara düştüğünü vazıh biçimde ortaya koyan bu eserle ilgili iki yazı kaleme aldım. Başta medeniyet siyasetimizin temelleri ve modernliğin meydan okumalarına karşı nasıl bir etik tutum, estetik ürün ve - [Bu Ramazan fark et, insanlardan bir insan olduğunu](https://erolgoka.net/bu-ramazan-fark-et-insanlardan-bir-insan-oldugunu/) - Şükürler olsun yarın oruç ayı Ramazan başlıyor. Oruç deyince medyada en çok sağlığımız üzerindeki faydaları, sonra sosyal sınıfların birbirini anlamasının zeminini oluşturarak toplumsal dayanışmanın pekişmesi gibi etkilerinden bahsediliyor. Ben Ramazan’ın gelişine en çok zamanın olağan döngüsünün kalplerimizde egemen olma, hiç değilse Müslümanların nezdinde şu berbat dünyanın işleyişine bir aylığına dur denme ihtimali nedeniyle seviniyorum. Doymak - [Kalbimizin marifetleri](https://erolgoka.net/kalbimizin-marifetleri/) - Kalb, bedene kan pompalayan hayati bir organ ama aynı zamanda, hemen bütün dillerde sevgi, şefkat, merhamet, güven ve cesaret, birlik ve beraberlik gibi olumlu duyguların yuvası; aşkın, insaniyetin, dayanışmanın ve vicdanın evi gibi anlamlara sahip bir kavram… “Kalpten sevmek” de, kalbi en mahrem sırların saklandığı beden bölümü olarak anmamıza yol açan “kalbini açma”, “kalbini okumak” - [İnsani varoluşun merkezi: Kalb (Gönül)](https://erolgoka.net/insani-varolusun-merkezi-kalb-gonul/) - Elbette kadim zamanlarda da âlimler göğsümüzün sol yanında sürekli tıp tıp atan, bedenimize ihtiyacı olan kanı pompalayan kalbin bu hayati işlevlerini biliyorlardı. Ama bunun yanında Yaratıcıyla, ruhla, vicdanla, arzu, duygu ve heyecanlarla, niyetlerle, iradeyle, nefs ve kişilikle ilgili bir kalb kavramından da bahsettiler. Geleneksel dünyada, kadim kültürlerde ister organ olarak kalbi her iki görevden de - [Kalbi anlamak için bir adım daha](https://erolgoka.net/kalbi-anlamak-icin-bir-adim-daha/) - Kalb kavramının da kökeninde bulunan K-L-B kökü, Kur’an-ı Kerim’de 30 yerde fiil, üç yerde ismi fail, iki yerde ismi mekân, 132 yerde isim olarak kullanılmış. Kalb kavramı, tüm bunlar ve tekil-çoğul halleri de göz önünde bulundurulduğunda Kur’an-ı Kerim’de 135 yerde geçiyor. Kökün, Kur’an’da geçen fiil kapsamları geriye dönmek, çevirmek, döndürülmek, çevirmek, döndürmek, değişmek, gezip dolaşmak, - [Akleden kalb](https://erolgoka.net/akleden-kalb/) - Kalbin Kur’an-ı Kerim’de yer alan en önemli hususiyetlerinden birisi, akletme istidadına sahip olması. Anlaşılması en zor olan yanı da bu özelliği… Elbette geleneksel zamanlarda da insanın düşünme yetisinin beyne bağlı olduğu biliniyordu. İmam-ı Azam Ebu Hanife gibi âlimler, “akıl kalbte değil, dimağdadır, beyindedir” diye söylüyorlardı. Peki, öyleyse kadim bilgide ve Kur’an-ı Kerim’de niye akletme istidadı - [Kalb, varoluşumuzdaki sadakat limanı](https://erolgoka.net/kalb-varolusumuzdaki-sadakat-limani/) - Kur’an’da “kalb”in tarifi yapılmıyor, “akıl” kavramı isim olarak geçmiyor ama üç yüzden fazla ayette bir biçimde akıl vurgulanıyor, defalarca kalpleriyle akletmekten bahsediliyor. Bunun üzerine Hz. Peygamberin (SAV) hadislerini de rehber alarak Müslüman düşünürler, kalbin ve aklın ne olduğu ve birbirleriyle ilişkilerini anlatan düşünceler geliştirdiler. Kalpten kastın apaçık bedendeki kalb olduğunu söyleyenler de oldu İmam Gazali - [Kalpten kalbe giden yol](https://erolgoka.net/kalpten-kalbe-giden-yol/) - Dost elinden gel olmazsa varılmaz/ Rızasız bahçenin gülü derilmez/ Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez” dedi büyük ozanımız merhum Neşet Ertaş “Gönül Dağı”nda… İnsanlık tarihi boyunca kalb, merhamet ve şefkatin yanı sıra aşk ile sevgiyle birlikte anıldı. Kalbi aklı, kalb gözünü, derini ve batını, marifeti önemseyen hal ehli, kendisini “aşk” ile tanımladı, “âşık” dedi. “Akıl, - [Selim kalb](https://erolgoka.net/selim-kalb/) - Kalb, Kur’an-ı Kerim’de duyguların, aklın, vicdanın, şahsiyet ve ahlakın velhasıl tüm varoluşumuzun merkezi kavramı olarak yer alıyor. Hidayetin, takvanın, imanın köken aldığı odak olarak görülüyor. O yüzden İmam Ebu Hanife imanı “kalb ile tasdik, dil ile ikrar” olarak tanımlıyor. Kalb, vazifesini sağlıklı biçimde yapması halinde Allah’a yöneliyor; Allah’ı andıkça yumuşuyor, hassaslaşıp titriyor. Ama aynı kalb, - [Gönülsüz akıl, akılsız gönül](https://erolgoka.net/gonulsuz-akil-akilsiz-gonul/) - Bir insanın dışarıdan abdest almasıyla temizliği tamam olmaz. İçinde kötü huylar kaldı mı, kötü huylu olması dolayısıyla, makbul bir insan olması mümkün olmaz! Bu neye benzer?.. Bir şişenin içinde içki olsa, bu içki şişesini götürsen, deryanın kenarında on yıl dışını yıkasan, yine temiz olmaz.” Böyle diyor Hacı Bektâş-ı Velî, Makalat’ında. Bence kalb’in ne demek olduğunu, - [Geldi geçti Ramazan](https://erolgoka.net/geldi-gecti-ramazan/) - Bir Ramazan ayı daha geldi geçti. Çok şükür bayrama eriştik. Her yıl Ramazan ayı gerek yaklaştığında gerek bittiğinde diğer zamanlardan farklı bir haleti ruhiye yaşarım. Yaşamakla kalmaz, benzer bir psikolojiyi başkalarında da gözlemlerim. Başkaları derken sadece dindar olanları, Ramazan’ı zaten dört gözle bekleyenleri değil dini hassasiyeti ne olursa olsun hemen herkesi kast ediyorum. Ramazan hemen - [Michel Serres](https://erolgoka.net/michel-serres/) - Hayatım, çalışmalarımı birçok bakımdan etkiledi” diyor, kendisiyle “Umut: Değişim İçin Yeni Felsefeler” kitabında yer vermek üzere mülakat yapan Mary Zournazi’ye Michel Serres ve yaşadığı sürece tanık olduğu olayları sıralamaya koyuluyor. İspanya İç Savaşı, 2. Dünya Savaşı, Avrupa’nın eski sömürgeleriyle yaşadığı koloni savaşları, Nazizm, Faşizm, Stalin ve Mao Zedung dönemleri… Bunların içinde kendisini en çok Hiroşima’ya - [İnanç ve düzen](https://erolgoka.net/inanc-ve-duzen/) - Bizim İsmail Kılıçarslan, son zamanlarda çokça, gelir dağılımındaki büyük uçurumlar, ekonomik adaletsizlikler üzerine yazıyor. Dindar görünüm ile açgözlülük, tamahkarlık arasında, hile-i şeriyye ile halledilmeye çalışılan sorunlara parmak basıyor. Hayranlıkla takip ediyorum. İsmail’in yazılarından ve Lütfi Sunar Hoca’nın yönlendiriciliğinde İLEM tarafından yapılan devasa kitaplar olarak yayınlanmış sosyal tabakalaşma üzerine çalışmalardan hareketle ben de bir biçimde konuya - [Modernleşelim ama kendimizi heder etmeden!](https://erolgoka.net/modernleselim-ama-kendimizi-heder-etmeden/) - Devlet ve toplum olarak kendimize özgü bir modernleşme çabası sürdürüyoruz. Aksamalar, tökezlemeler oluyor ama kervan yoluna devam ediyor. Modern yaşama ve düşünme tarzı bizi de epey zamandır etkisi altına aldı. Modern hayatın vakumu hepimizi içine çekiyor, modernliğin hem sağladığı imkanlarla hem karşımıza çıkardığı sorunlarla biz de yüz yüze geliyoruz. Evet, bu süreç bir yanıyla kaçınılmaz - [İnsan: Her şeyi, kendini bile tüketebilen varlık](https://erolgoka.net/insan-her-seyi-kendini-bile-tuketebilen-varlik/) - Ne tükettiğimize, ne kadar tükettimize ve nasıl tükettiğimize çok dikkat etmek zorundayız. Zira ortada birçok diğer problemin yanısıra ilk bakışta görünmeyen ve diğerlerinden çok daha önemli olan bir kimlik problemi var. Neyi, ne kadar, nasıl tükettiğimiz bizim kim olduğumuzla, inançlarımız ve değerlerimizle de doğrudan ilgili “Tüketim” şu an yaşadığımız toplumun alamet-i farikası. Bizden her şeyi - [Teknoloji, zengin-fakir ayrımını ortadan kaldırıyor mu?](https://erolgoka.net/teknoloji-zengin-fakir-ayrimini-ortadan-kaldiriyor-mu/) - Hepimizin elinde bir akıllı cihaz, kâh yazıyor kâh konuşuyoruz. Akıllı cihaz tuşlarına basmak için işaret parmaklarımızı o kadar çok kullanıyoruz ki, beynimiz bu duruma şaşırıp kalmıştır. Muhtemelen yeni nesillerin beyinlerinde işaret parmağına daha büyük yer ayrılacaktır. Fotoğraf çekmek ve çektirmek, pek sıradan bir faaliyet haline geldi. En az olanımızın dahi, 20 yıl öncesinde hiçbir ünlünün - [Yanlış modernleşmenin bir alameti: Moda](https://erolgoka.net/yanlis-modernlesmenin-bir-alameti-moda/) - Asıl sorunumuzun sanıldığı gibi fiziki bilimler ve teknoloji alanında değil, felsefe ve beşerî bilimler alanında olduğu kanaatindeyim. Bugün modernlik, şehir hayatı, kültür gibi belirleyici konularda izleyici konumundaysak, sadece “fıkhi” alanda sürdürülen değerlendirme ve tartışmaları “dini” diye niteliyorsak ve bir fasit dairenin içinde döneleyip duruyorsak, durumun asıl sorumlusu, beşerî bilimlerde, özellikle sosyoloji ve psikolojide büyük alimler - [Kişiliğimiz ve ahlakımız markamız olsun!](https://erolgoka.net/kisiligimiz-ve-ahlakimiz-markamiz-olsun/) - Yaşadığımız postmodern zamanlarda, kimlik sürekli inşa edilecek bir şey gibi görülüyor; hayat kullanılıp atılabilecek nesnelerle dolu konteynır gibi algılanıyor. Bu yüzden psikanalist Erik Erikson’un on yıllar önce sağlıklı kimlik için sözünü ettiği “aynılık ve süreklilik duygusu” tanımı, artık pek geçerli değil. Zira “aynılık ve süreklilik”, istenen bir duygu olmaktan çıkıyor. Bunun yerine insanlar, bir giysi - [Kişiliği ve ahlakı insanın markasıdır zaten!](https://erolgoka.net/kisiligi-ve-ahlaki-insanin-markasidir-zaten/) - İnsanın seçim yapan varlık olmasının, moda markalar içinden birilerini seçmesiyle alakası yok. İnsan varoluşunda seçim yapılan yer, hayatın karşımıza çıkardığı ihtimallerdir, ki insan içinden kendi kişilik gelişimine, ahlaki olgunlaşmasına onlar içinden bir seçim yapabilsin. Böyle yaptığında, kendi kişiliği, ahlakı onun hakiki markası olsun.” Bu satırları yazdığımdan beri düşünüyorum; güzel, tumturaklı bir ifade oldu ama biraz - [Adam Smith, bir yanlış anlaşılma şampiyonu](https://erolgoka.net/adam-smith-bir-yanlis-anlasilma-sampiyonu/) - Sanıyorum düşünce tarihinin en yanlış anlaşılan kişilerinden birisi Adam Smith’tir. “Liberal” sözü ilk kez kendisinden sonra 1812’de kullanılmış, “Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” mottosunu hiç kullanmamıştır. Özgürlüğe ve tercihe dayalı bir pazarı savunduğunu, amacının devletin ve halkın zenginliğini sağlamak olan bir “ekonomi politik”ten yana olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Okumalarımı ilerlettiğimde şaşkınlığım daha da arttı. Bugün akademide - [İnsanı vampire çeviren tamahkarlık](https://erolgoka.net/insani-vampire-ceviren-tamahkarlik/) - Örnek bir yurttaş olabilirsin, belki de Hayvanları Koruma Derneği üyesisindir ve hatta dindarlığınla da tanınıyorsundur, fakat senin bana karşı temsil ettiğin şeyin göğsünde kalp yoktur. Onda atar gibi görünen şey, benim kendi kalbimin atışıdır. Diğer her satıcı gibi metamın değerini istediğim için, normal bir iş günü talep ediyorum.” (s.231) Bu sözler Karl Marx’ın ünlü Kapital’inden - [Ruhsal Sorunlar Üzerine Söyleşi](https://erolgoka.net/ruhsal-sorunlar-uzerine-soylesi/) -  Prof. Dr. Erol GÖKA ve Mustafa ATAK'ın Ruhsal Sorunlar Üzerine Söyleşi - [İnsanlık Hali 57. Bölüm](https://erolgoka.net/insan-kendine-nasil-yardim-eder/) -  Seval Çöpür moderatörlüğünde, Prof. Dr. Erol Göka ve Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın katılımları ile TRT Haber ekranlarında her hafta cumartesi günleri saat 23:00’da yayınlanan İnsanlık Hali programının 57. bölümünde ''İnsan kendine nasıl yardım eder, kendini nasıl iyileştirir'' konuşuldu. İyi bir yaşam için kendimize nasıl yardım edebiliriz? İyi bir yaşam için iletişim neden önemlidir? İyi - [Mütref](https://erolgoka.net/mutref/) - Ekonomik adaletsizliklerin çözümünde toplumsal ve hukuki mücadelenin yanı sıra maneviyat temelli bir bakış şart. Hem haset, açgözlülük ve tamahkârlığa, israfa, istifçiliğe, faiz ve tefeciliğe karşı mücadelede ahlâkî erdemlere dayanmak hem kanaatkârlığa, infak ve dayanışmaya varoluşsal bir destek sağlamak için maneviyat gerekli. Kur’ân-ı Kerim’deki “mütref” kavramı, sosyoekonomik bir hayat tercihiyle ilgili görünüyor. Tefsir kaynaklarında “mütref”, “bol - [Şair, hikayeci ve ekonomi](https://erolgoka.net/sair-hikayeci-ve-ekonomi/) - Epeydir, tamahkarlık psikolojisinden yola çıkarak sosyo-ekonomik mevzular üzerine yazıyorum. İnsanları ya vampire ya da almakla bir türlü doymayan bir robota çeviren kapitalizm ve tüketim toplumundan çıkış yolları arıyorum. Tamahkarlığın, açgözlülükle sürekli haset ederek kişisel çıkar peşinde koşmanın, tefeciliğin ve faizciliğin, israfın ve istifçiliğin karşısına en iyi biçimde dinimizde bulunan ahlaki erdemlerle karşı çıkmak; bir. Devletin - [En kolay ezberlediğimiz kısaltma: AVM](https://erolgoka.net/en-kolay-ezberledigimiz-kisaltma-avm/) - Madem kapitalizm ve tüketim toplumundan konuşuyoruz sözü mutlaka AVM’lere de getirmeliyiz. Uluslararası Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği’nin (ICSC) tanımına göre, “minimum 5 bin metrekare kiralanabilir alana sahip, en az 15 bağımsız bölümü olan ve tümü tesis olarak yönetilen kurumsal ticari gayrimenkullere” AVM deniyor. Türkiye’de bu tanıma uyan irili ufaklı onlarca AVM var, sayıları da şehirlerimizin - [Niye dolduruyoruz şu AVM’leri?](https://erolgoka.net/niye-dolduruyoruz-su-avmleri/) - Ne zaman AVM’lerle ilgili işe yarar, eleştirel birkaç cümle söyleseniz hemen soru hazır: “Ama insanlar seviyorlar, baksanıza tıka basa dolu hepsi?” AVM’leri doldurduğumuz apaçık bir gerçek. Bir yıl ölçeğinde, ülkemizin her şehri birlikte düşünülüp hesaplandığında yaklaşık 10 milyar insan AVM’lere akıyor. Bir kimsenin bir ay içinde AVM ziyaret etme sıklığı da çok fazla, 10’a yakın. - [Otuz yıl ve çöp](https://erolgoka.net/otuz-yil-ve-cop/) - Epey zamandır, kapitalizm, tüketim toplumu üzerine yazıyorum. Bu konudaki şimdilik şu son yazımda sizi biraz gerilere götüreceğim. Çevre sorunlarının ilk kez gündemimize girmeye başladığı, Yeşiller’in yıldızının ışıltısının henüz uzaktan görüldüğü 1980’li yıllara. O zamanlar kendi adımızla yazmak ne mümkün! Hepimizin birer mahlası var, benimkisi Deniz Gürsel. Gazete ve dergilerde biraz “siyasi” sanılabilecek denemeleri bu imzayla - [“Dini anlama kılavuzu”](https://erolgoka.net/dini-anlama-kilavuzu/) - Birçok kitap oluyor bu köşede sözünü ettiğim, hepsi birbirinden değerli. Bunlardan bazıları da var ki, ayrıca anlatmaya kıyamıyorsunuz, anlatsanız da olmuyor, esas kitabın yerini tutmuyor. Tüm köşeyi kitaba bırakmanın en iyisi olacağına hükmediyorsunuz. Burhanettin Tatar Hoca’nın “Din, İlim ve sanatta Hermenötik” (İSAM Yayınları, 2014) kitabı, benim için öyleydi mesela. “Kur’an’ı anlamak” yazımı tamamen bu fevkalade - [Hiper](https://erolgoka.net/hiper/) - ''Dikkat” sözü, her dilde var ve çok geniş bir kullanım alanına sahip. Sanıyorum, artan bireyselleşmenin bir neticesi olarak son zamanlarda yaygın biçimde kullanılmaya başlanan “kendine dikkat et!” ifadesi, kelimenin geniş kullanım alanına ilave olan son halka. Her işittiğimde gülümsüyorum, “galiba kendimizden uzaklaştıkça, kendimiz ile irtibatımız kesildikçe, böyle ifadelerle avunmaya çalışıyoruz” diyorum. “Dikkat”, aynı zamanda psikolojinin - [Adalet mi merhamet mi?](https://erolgoka.net/adalet-mi-merhamet-mi/) - İlk bakışta, henüz fazla düşünmeden, bu ne saçma bir soru, ikisinden birini seçmek zorunda mıyız diyebilirsiniz. Bu soruyu huy güzelliği mi önemli yoksa fiziki güzellik mi türünden sorulara benzetip tuhaf bulabilirsiniz. Ama biraz derinlemesine düşündüğünüzde, insanın ahlaki gelişiminde, toplum düzeni ve devlet işleyişinde bu soruya verilecek cevaba göre farklı şekillenmeler olacağını anlamak zor değil. Düşündükçe, - [Batı, merhameti biliyor mu?](https://erolgoka.net/bati-merhameti-biliyor-mu/) - Batı düşünce tarihi gerçekten de ilginç ve açmazlarla dolu. Merhamete daha Eski Yunan’dan beri yüz vermiyorlar, onu çoğu zaman bir erdem olarak dahi görmüyorlar. Mesela Aristo, “Acıma, bencillikten başka bir şey değildir. Başkalarının maruz kaldıkları duruma acıma duymamıza yol açan şey, kendimiz için duyduğumuz endişedir” diye söylerken Stoacılar, “bilge kişi acıma duymaz çünkü onun üzüntüsü - [Adalet, merhametten koparsa](https://erolgoka.net/adalet-merhametten-koparsa/) - Sanıyorum Batı tarzı bir eğitim almanın düşünce tarzımdaki en büyük etkisi, “adalet mi merhamet mi daha önceliklidir?” sorusuna, fazlaca düşünmeden hemen “adalet!” diye cevap vermekti. Oysa “ahlak mı önce gelir siyaset mi?” sorusunu kısa bir bocalamadan sonra elbette “ahlak” diye cevaplayabilmiştim. Manevi sezgilerim ahlakın önceliğini fark ediyordu, sorunların çözümü için siyasetin şart olduğunu görüyordum ama - [Merhameti kavramak zordur](https://erolgoka.net/merhameti-kavramak-zordur/) - Adalet mi merhamet mi daha önemlidir?” sorusuna gençliğimden şu son zamanlara kadar tartışmasız biçimde “adalet” diye cevap verdim. Önceleri adaleti devlete, yardımseverliği, merhameti ise sivil topluma ait hasletler olarak görürken bu hatamı düzeltmem uzun sürmedi. Adaletin bireyin içinde kökleşmiş bir erdem olduğunu fark ettim; “adil kişi” olmadan, “adil hâkim”, “adil devlet” ve “adil düzen” olamayacağını - [Merhamet esastır çünkü...](https://erolgoka.net/merhamet-esastir-cunku/) - Bir süredir yazılarımızda adalet mi merhamet mi daha önemlidir konusunu ele alıyoruz. Bu amaçla soruya geçmişten bugüne nasıl cevap verdiğimizi anlatmaya, nedenlerini açıklamaya çalışıyoruz. Son olarak adalettense merhametin daha belirleyici olduğuna kanaatte getirdiğimizi ve bu değişimin nasıl olduğunu anlatma gayreti içindeydik. 2017’deki Adalet Şurası’nda yaptığımız konuşmada fazla merhametin de zararlı olduğunu söylememiz üzerine dinleyicilerden bir - [İşte Psikoloji](https://erolgoka.net/iste-psikoloji/) - “Türklerin Topluluk Psikolojisi Nasıl Analiz Edilir?” başlıklı sunumunuzda hangi konulara değineceksiniz? Yıllarca bilim-felsefe ilişkileriyle ve beşeri bilimlerde yöntem sorunlarıyla ilgilendim. Uzun zamandır da Türklerin tarihsel psikolojilerinin ne olduğu sorusuna cevap arıyorum. Sonunda her topluluğun psikolojik yapısını analiz etmede kullanabileceğimiz bir genel çerçeve bulduğumu sanıyorum. Konuşmamda bu genel çerçeveyi Türklerin psikolojisine uyarlamaya çalışacağım. Türk etnisitesinden insanlara - [İnternet Aşkları](https://erolgoka.net/internet-asklari/) - İnsanlar arkadaş edinmek için neden interneti tercih ediyorlar? Aslında tam olarak öyle mi yapıyorlar bilmiyorum, yani sadece böyle mi yapıyorlar? İnternet, içinde bulunduğumuz dönemin iletişim biçimlerinden bir tanesi haline geldi, giderek gündelik hayatımıza yerleşiyor. Ve insanlar bu yeni iletişim teknolojisiyle tanışır hale geldikçe bir çok insanın ilişkisini biçimlendiren durumlardan bir tanesi internet oluyor. Giderek daha - [İdeolojiler](https://erolgoka.net/ideolojiler/) - -Neden artık ideolojiler, inançlar ve somut olmayan dünyaya ilişkin öğretiler eskisi kadar hayatımızda yer tutmuyor? Modernleşmenin insanlığa birçok katkısı olmuştur ama diğer yüzü, skandallar ve sıkıntılarla doludur. Bilimsel ve teknolojik devrimler iyiydi iyi olmasına ama, dünyanı derin bir ekolojik krizle ve dehşetengiz bir silahlanma yarışıyla yüz yüze getirdi; bir “bilim dini” yaratarak, modernliğin Batı kökenli - [Hayatın Anlamı Var mı?](https://erolgoka.net/hayatin-anlami-var-mi/) - "Hayatın Anlamı Var Mı?"yı bir kitap adı olarak belirlemek ilk aklınıza gelen isim miydi, yoksa sonradan kendiliğinden mi şekillendi? Kafamda varoluşçu yaklaşımın temel kavramları olan “ölüm”, “anlam”, “yalnızlık” ve “özgürlük” başlıklarını ayrı birer kitap halinde çalışma fikri öteden beri vardı. “Hoşçakal” kitabıyla ölümü, “Aşk Her Şeyi Affederse” kitabıyla özgürlüğü yazmaya çalıştım. Sırada anlam vardı, kim - [Türklerin Psikolojisi](https://erolgoka.net/turklerin-psikolojisi/) - - Türklerin Psikolojisi Tarihsel psikolojik bir çalışma. Ama sonuçta ortaya çıkan tabloya bakınca Türklerin savaşçı, göçebe, uygarlık yaratmaktan çok uygarlık taşıyan, itaatkar, gösterişe ve şatafata düşkün bir millet olduğu anlaşılıyor. Biraz olumsuz özellikler değil mi bunlar? (Bir Türk cihana bedel değil mi yoksa?) Sizin baktığınız yerden öyle görünüyor demek ki? Bir de son dönemde Türkler aleyhine - [Gerçek yüzümüzde](https://erolgoka.net/gercek-yuzumuzde/) - 1-Yüzden karakter okuma ihtiyacı nereden çıkmıştır? İnsanın başlı başına muamma oluşu ama insan ilişkisine mecburiyetimiz, karşılaştığımız bir kimsenin kişiliğini tanıyabilecek şifreler aramamız, yüzden kişilik okuma konusunda temel motivasyonu sağlıyor. İnsan ilişki arıyor, mutlaka hayatını başkalarıyla birlikte sürdürüyor ama insan ilişkisi çok zor, her ilişki tuzaklarla dolu. Bu yüzden nasıl geleceğimizi bilmek konusunda müthiş bir istek - [Gençlik ve Ümitvar Olmak](https://erolgoka.net/genclik-ve-umitvar-olmak/) - Genelde yetişkinlerin ne olacak bu gençlerin hali sızlanmalarına karşı siz hep ümitvarsınız. Sizi gençlerle ilgili bu kadar ümitvar kılan sebepler nelerdir? Ümitvarlığım öncelikle inancım dolayısıyla. Ümitvar olmaya mecburuz zira gençlerden umutsuzluk, gelecekten umudu kesmektir ki, bunun da büyük günah olduğunu düşünürüm. Ayrıca gençleri gerçekten seviyor, onlara güveniyorum. Nedense her nesil, kendilerinin en doğruyu, en güzeli - [Empati aile ve sosyal hayat](https://erolgoka.net/empati-aile-ve-sosyal-hayat/) - “Geçimsizler” kitabınıza ilginç bir meseleyle başlıyorsunuz: Sürücü ehliyeti için bile kılı kırk yaran ve bizden birçok şartı yerine getirmemizi isteyen devlet, anne baba olma konusunda hiçbir bir kural koymamış diyorsunuz özetle. Teknik bir konuda gösterdiğimiz özeni hayatımızın en önemli konusu sayılabilecek aile ve sosyal ilişkilerimizde göstermediğimizden yakınıyorsunuz. Şakayla karışık ciddi bir soru soralım bu durumda: - [Batı için üretilen kavramı aynen kabul etmek hatadır](https://erolgoka.net/bati-icin-uretilen-kavrami-aynen-kabul-etmek-hatadir/) - Toplumların nasıl ve neden değiştikleri değil, neden değişmeden aynı kaldıklarına ilişkin sorunsal üzerinden grup-varlık kavramını gündeme getiriyorsunuz. Nedir grup-varlık? Grup-varlık kavramı Amerikalı muhalif meslektaşım, Yeşiller Başkan adayı da olan, Freud, Marx, Hegel ve Heidegger’in tezlerinden yararlanarak yeni bir bakış geliştirmiş Joel Kovel’e aittir. “Sosyallik” dediğimizde insanın varoluşuna ilişkin bir belirleme yapmış oluruz ama topluluk halinde - [Niye dolduruyoruz şu AVM’leri?](https://erolgoka.net/niye-dolduruyoruz-su-avmleri-2/) - Ne zaman AVM’lerle ilgili işe yarar, eleştirel birkaç cümle söyleseniz hemen soru hazır: “Ama insanlar seviyorlar, baksanıza tıka basa dolu hepsi?” AVM’leri doldurduğumuz apaçık bir gerçek. Bir yıl ölçeğinde, ülkemizin her şehri birlikte düşünülüp hesaplandığında yaklaşık 10 milyar insan AVM’lere akıyor. Bir kimsenin bir ay içinde AVM ziyaret etme sıklığı da çok fazla, 10’a yakın. - [‘Yeni Ortaçağ’ ve Kapadokya Üniversitesi](https://erolgoka.net/yeni-ortacag-ve-kapadokya-universitesi/) - “Yeni Ortaçağ: Örgütlü sistemlerin yokluğu, her türlü merkezin kayboluşu, kaygan ve silik dayanışmaların ortaya çıkışı, belirsizlik, rastlantı, bulanıklılık. Yeni Ortaçağ: Zengin toplumların mafyalar ve yolsuzluklarla kemirilmesinden Rus kargaşasına varıncaya dek, her türlü otoritenin dışında sayılan giderek artan ‘gri alanlar’ın gelişimi. Yeni Ortaçağ: Aklın kurucu ilke olarak, uzun zamandan beri kaybolduğu sanılan ilkel ideolojiler, boş inançlar - [Gelmiş Bulundum](https://erolgoka.net/gelmis-bulundum/) -  Edip Cansever - Gelmiş Bulundum - Erol Göka'nın sesinden. Ben mişim---neymiş?---su sesiymiş Oymuş---cam kırıkları gibi gövdemi yakan--- Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan. Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış - [İnsanlık Hali 21. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-21-bolum/) - TRT İnsanlık Hali Programı 21. Bölüm  - [İnsanlık Hali 20. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-20-bolum/) - Gerçek, insanın yüzünde yazar mı? Kişiliği anlamak için hangi çalışmalar yapıldı? Yüzden karakter okumanın bilimsel dünyadaki karşılığı ne?  - [İnsanlık Hali 19. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-19-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, Prof. Dr. Erol Göka, Prof. Dr. Kemal Sayar ve Yazar-düşünür Alev Alatlı'nın yorumlarıyla "Bayramlar ve Önemi" konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 18. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-18-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta "Bağımlılık" konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 14. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-14-bolum/) - İnsanlık Hali 14. Bölüm 12 Mayıs 2018 -Annelik - TRT Haber  - [İnsanlık Hali 13. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-13-bolum/) - İnsanlık Hali 13. Bölüm - 5 Mayıs 2018 - Hayatın Anlamı -TRT Haber  - [İnsanlık Hali 12. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-12-bolum/) - İnsanlık Hali 12. Bölüm 28 Nisan 2018 - Aşk -TRT Haber  - [İnsanlık Hali 11. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-11-bolum/) - İnsanlık Hali 11. Bölüm 21 Nisan 2018 - Kibir ve Büyüklenme (Narsisizm) - TRT Haber  - [İnsanlık Hali 10. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-10-bolum/) - İnsanlık Hali 10. Bölüm 14 Nisan 2018 -Yalan Çağında Hakikat - TRT Haber  - [İnsanlık Hali 9. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-9-bolum/) - İnsanlık Hali 9. Bölüm 7 Nisan 2018 - Yalnızlık Salgını -TRT Haber  - [İnsanlık Hali 8. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-8-bolum/) - İnsanlık Hali 8. Bölüm 31 Mart 2018 - Ailenin İşlevi -TRT Haber Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta; toplumun en küçük birimi olan ''aile'' ele alınıyor. Bir evi yuva yapan; insandan birey, kalabalıklardan ortak değerleri olan topluluklar oluşturan bu kavram, modern zamanlarda nasıl dönüşüyor? Ailenin olumlu ve olumsuz - [İnsanlık Hali 7. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-7-bolum/) - Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta; hem yeryüzünde, hem kalplerimizde tarih kadar eski olan ''iyilik ve kötülüğün amansız mücadelesi'' ele alınıyor. Olumsuzluğun ve yıkıcılığın daha dikkate değer görüldüğü günümüzde, takdir ve şaşaa beklemeksizin; sessiz ve derinden işleyen iyiliği nasıl çoğaltabilir, görünür kılabiliriz? İyilik ve hayır beklentisinde olma yanılgısından - [İnsanlık Hali 6. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-6-bolum/) - Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta; iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakikati yalandan ayırt etmemizi sağlayan ''vicdan''ımız ele alınıyor. Kötülüğün, kirliliğin ve zaafın daim olduğu bir yaşamda; içimizdeki yargıcın sesine kulak vermek neden önemli? Her gün irili ufaklı, sayısız zorlu seçim ve kararla karşı karşıya kalan insan için, kimi - [İnsanlık Hali 5. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-5-bolum/) - Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta; özel hayattan iş hayatına, günlük sevinçlerimizden hayat memnuniyetimize kadar pek çok açıdan bizleri etkisi altına alabilen ''kıskançlık'' duygusu ele alınıyor. Öfke ve korku gibi, insanın en köklü ve kuvvetli hislerinden biri olan kıskançlık, hangi durumlarda mutluluğumuz ve sağlığımız için bir tehdit oluşturuyor? - [İnsanlık Hali 4. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-4-bolum/) - Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta, insanı ve toplumu etkisi altına alan ''mutsuzluk salgını''nı ele alınıyor. Ruhsal bunalımdan amaçsızlığa; tükenmişlikten, kıskançlığa; bencillikten utanç duygusuna, zihinsel ve bedensel sağlığımızı yakından ilgilendiren olumsuzlukların olası nedenleri nelerdir? Duygu ve düşünce durumumuz üzerinde hakimiyetimizi artırmak için neler yapabiliriz? Her Cumartesi 23:00'te, Seval - [İnsanlık Hali 3. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-3-bolum/) - Günümüz insanına, hayatı daha mutlu yaşamanın yollarını hatırlatmayı hedefleyen İnsanlık Hali, bu hafta, çocukların kişilik gelişimlerini desteklemenin, güçlü ve zihinsel dayanıklılığı yüksek bireyler yetiştirmenin sırlarını ele alıyor. Hayata dair tüm endişelerimize karşın çocuklarımızı, potansiyellerine erişebilecekleri, mutlu ve sağlıklı bir yaşama nasıl hazırlarız? Onları bu yolda nasıl güçlendiririz? Her Cumartesi 23:00'te, Seval Çöpür moderatörlüğünde, Psikiyatrist Prof. - [İnsanlık Hali 2. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-2-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta durmaksızın tüketmenin, saplantı halini alan alışveriş davranışının kökenleri ve etkileri üzerine konuştuk. Tüketim kültürünün dayattıklarını reddetme gücünü nasıl kazanırız? Çok Uluslu şirketlerin pazarlama ve reklam stratejilerine karşı farkındalık kazanmak ve çocuklara model olmak neden önemli? İnsanlık Hali, günümüz insanının gündemini, samimi ve derinlemesine bir ilgi ile ele alıyor. Her Cumartesi 23:00'te - [İnsanlık Hali 1. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-1-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta hepimizi doğrudan ve dolaylı olarak etkisi altına alan yeni bir gerçeklikten, ''teknoloji bağımlılığı''ndan, onun bireyler, aile ve toplum üzerindeki etkilerinden bahsettik. İnsanlık Hali, günümüz insanının gündemini, samimi ve derinlemesine bir ilgi ile ele alıyor. Her Cumartesi 23:00'te Seval Çöpür moderatörlüğünde, Psikiyatrist Prof. Dr. M. Kemal Sayar ve Prof. Dr. Erol Göka'nın - [İnsanlık Hali 22. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-22-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta “Depresyon” konusu ele alınıyor. Depresyona yol açan etmenler ne? Depresyonla mücadele nasıl olmalı?  - [İnsanlık Hali 23. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-23-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta “Toplumsal travmayı aşmak” konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 24. Bölüm](https://erolgoka.net/1714-15433-insanlik-hali-24-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta, güzele açılan bir kapı olarak “sanat ve insani arayışlar” konusu ele alınıyor.⠀  - [İnsanlık Hali 25. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-25-bolum/) - İnsanlık Hali’nde "Bilim ahlakı ve tarihimize nasıl bakmalıyız" konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 26.Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-26-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta “Şiddet” konusu ele alınıyor. Şiddet insan ruhunda bir yer işgal eder mi? Şiddetin altında yatan nedenler neler?  - [İnsanlık Hali 27. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-27-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta, “tatil” konusu ele alınıyor. Tatilin bedene ve psikolojiye etkisi nasıldır? Tatil dönüşü psikolojisi nedir?  - [İnsanlık Hali 28. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-28-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta, bayramların güzelliği ve Kurban Bayramı’nın önemi ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 29. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-29-bolum/) - Günümüz insanını, daha iyi bir yaşama sevk etmeyi hedefleyen İnsanlık Hali'nde bu hafta “Nezaket ve İncelik” konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 30. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-30-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, "Eğitim" konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 31. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-31-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta “Uyku ve Rüya” konusu ele alınıyor. Rüya nedir? Neden rüya görürüz? Rüya görürken bilincimiz kapalı mıdır?  - [İnsanlık Hali 32. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-32-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta “güven” konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 33. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-33-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, “Kültür” konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 34. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-34-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, Türkiye’deki dini hayat konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 35. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-35-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, internet ve psikoloji konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 36. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-36-bolum/) - İnsanlık Hali'nin bu bölümünde rüya, rüya tabirleri ve rüyanın evreleri mercek altına alınıyor.  - [İnsanlık Hali 37. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-37-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta dinleme sanatı konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 65. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-65-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, çağımızın en büyük sorunlarından dikkat eksikliği konuşuluyor.  - [İnsanlık Hali 66. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-66-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta geleneksel Türk sanatlarının iki önemli ismi Prof. Çiçek Derman ve Prof. Uğur Derman konuk oluyor.  - [İnsanlık Hali 38. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-38-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta yaşlılık ve yaşlanma dönemi ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 39. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-39-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, kaygı duyusu ve kaygının tanımı konusu ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 40. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-40-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, müzik ve müzik terapisi, Santur tarihi ve şiir konuları ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 41. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-41-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, insanlık ve güzellik duygusu konuları ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali Bölüm 42](https://erolgoka.net/insanlik-hali-bolum-42/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, ön yargı ve ayrımcılık konuları ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 43. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-43-bolum/) - Zaman yönetiminin önemi ve insanda zaman algısı konuları İnsanlık Hali'nde ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 44. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-44-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, şiirin tanımlanması, şiir ve şair ilişkisi konuları ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 45. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-45-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, sosyal medya ve şiddet görüntüleri ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 46. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-46-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, umut ve insan konusu ele alınıyor. İnsan neden ve nasıl umut eder? Umut kıvılcımı yakalamak ne kadar mümkün? Umut mu, iyimserlik mi yoksa hayalperestlik mi?  - [İnsanlık Hali 47. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-47-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, mutluluğun tarifi ve sırrı konuları ele alınıyor.  - [İnsanlık Hali 48. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-48-bolum/) - İnsanlık hali’nde bu hafta “Tevazu” konusu ele alınıyor. Tevazu nedir?.. Mütevazı insanın özellikleri... Tevazu sahibi olmanın değeri... Tevazu göstermenin yeri ve zamanı olur mu? Fazla mütevazılıkta da kibir var mıdır? Sahip olunan imkanlar arttıkça tevazu azalır mı?..  - [İnsanlık Hali 49. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-49-bolum/) - İnsanlık hali’nde bu hafta “Dostluk” konusu ele alınıyor. Dostluğun önemi... Dostluk ile arkadaşlığın farkları... Mesafelerin uzun olmasının dostluğa etkisi var mıdır?... İnsan ve hayvan dostluğu...  - [İnsanlık Hali 50. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-50-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta “Mahremiyet” konusu ele alınıyor. Modern hayatta mahremiyet algısı nasıl değişti? Hangi durumlar mahremiyetin ihlali olur? Neler mahremiyete dahildir, neler değildir? Sosyal medya ve mahremiyet ilişkisi… Mahremiyetin korunması neden gerekli?  - [İnsanlık Hali 51. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-51-bolum/) - İnsanlık Hali'nde bu hafta, "Erkeklik hali" konusu ele alınıyor. Modern hayat, erkeği ve rollerini nasıl tanımlıyor? Günümüzdeki erkeklik krizde mi? Toplumsal cinsiyet araştırmaları erkeği ve rollerini nasıl tanımlıyor?  - [İnsanlık Hali 52. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-52-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta "Affetmek" konusu ele alınıyor. Herkes affedebilir ve affedilebilir mi? Affetmek insanın dünyevi yolculuğunda nerede duruyor? Affetmek öfke yükünün tek ilacı mı? Affın da sınırları var mı? Her şey affedilebilir mi?  - [İnsanlık Hali 53. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-53-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta "Kadınların sorunları" ele alınıyor. Kadın ve kadınlık algısı değişiyor mu? Toplumsal dönüşümler kadınları ne yönde etkiliyor? Kadınlar; aile, annelik, iş hayatı arasında rollerini nasıl yönetiyor? Kadın ve kadınlıkla ilgili konular, kuşaklar arasında nasıl tartışılıyor? Engeller karşısında kadınlar yalnız mı?  - [İnsanlık Hali 54. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-54-bolum/) - İnsanlık Hali’nde bu hafta tıp dünyasındaki gelişmeler ve insanoğlunun tarihten bu yana değişen şifa arayışı konu ediliyor.  - [İnsanlık Hali 55. Bölüm](https://erolgoka.net/insanlik-hali-55-bolum/) - Hayatımızı şekillendirmek elimizde mi? Kimler iyi bir hayat sürebilir? İyi bir hayatın olmazsa olmazları nelerdir? Boşa geçen bir ömür ne demek? Ya da dolu dolu hayat? İnsanlık Hali'nde bu hafta, güzel bir ömür, iyi bir hayat konuşuluyor.  ## Sayfalar - [Biyografi](https://erolgoka.net/biyografi/) - (Eser Türkkan, Şafak Yalçın Şahiner, Elif Tatlıdil Yaylacı, Onur Yirün ile birlikte) 16-20 Nisan 2014, Antalya 6. Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi’nde poster bildiri olarak sunulmuştur. A Suicide attempt, not taking but saving a life. (Eser Türkkan, Elif Tatlıdil Yaylacı, Şafak Yalçın Şahiner, Merve Cingi Külük ile birlikte) 16-20 Nisan 2014, Antalya 6. Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi’nde poster - [Video Tag](https://erolgoka.net/video-tag/) - Erol Göka - [Video Category](https://erolgoka.net/video-category/) - Home » Video CategoryNo categories found - [Search Videos](https://erolgoka.net/search-videos/) - 2 videos found Prof. Dr. Erol GÖKA – Psikoloji Atölyesi “Psikoloji-Varoluş-Maneviyat” 1views deneme 3views - [User Videos](https://erolgoka.net/user-videos/) - 2 videos found Prof. Dr. Erol GÖKA – Psikoloji Atölyesi “Psikoloji-Varoluş-Maneviyat” 1views deneme 3views - [Player Embed](https://erolgoka.net/player-embed/) - [İletişim](https://erolgoka.net/iletisim-2/) - Adınız (gerekli) E-posta adresiniz (gerekli) Konu İletiniz - [İletişim3](https://erolgoka.net/iletisim3/) - [et_pb_section fb_built=”1″ admin_label=”Page Title Section” _builder_version=”3.22″ background_color_gradient_direction=”115deg” background_image=”https://erolgoka.net/wp-content/uploads/2020/04/author_14.jpg” custom_padding=”150px||0px|”][et_pb_row _builder_version=”3.25″ background_color=”#383e59″ background_size=”initial” background_position=”top_left” background_repeat=”repeat” max_width=”960px” custom_margin=”|||0px” custom_padding=”27px|40px||10%” animation_style=”slide” animation_direction=”left” animation_intensity_slide=”2%” border_radii=”||6px|6px|” border_width_right=”30px” border_color_right=”#bdada0″ use_custom_width=”on” custom_width_px=”960px” locked=”off”][et_pb_column type=”4_4″ _builder_version=”3.25″ custom_padding=”|||” custom_padding_tablet=”|||10%” custom_padding_last_edited=”off|desktop” padding_tablet=”|||10%” padding_last_edited=”off|desktop” custom_padding__hover=”|||”][et_pb_text admin_label=”Title” _builder_version=”3.27.4″ text_font=”||||||||” header_font=”Abhaya Libre|700|||||||” header_font_size=”70px” header_line_height=”1.2em” header_4_font=”||||||||” background_layout=”dark” custom_margin=”|||” custom_padding=”|||” header_font_size_tablet=”40px” header_font_size_phone=”” header_font_size_last_edited=”on|tablet”] Get In Touch [/et_pb_text][/et_pb_column][/et_pb_row][/et_pb_section][et_pb_section fb_built=”1″ admin_label=”Get In ## Videos - [Prof. Dr. Erol GÖKA - Psikoloji Atölyesi "Psikoloji-Varoluş-Maneviyat"](https://erolgoka.net/aiovg_videos/prof-dr-erol-goka-psikoloji-atolyesi-psikoloji-varolus-maneviyat/) - [deneme](https://erolgoka.net/aiovg_videos/deneme/) - Rate us Please! Your rating is the simplest way ## Kategoriler - [Yazılar](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/) - [Video](https://erolgoka.net/kategori/video/) - [Röportaj](https://erolgoka.net/kategori/roportaj/) - [Kitap al](https://erolgoka.net/kategori/kitap-al/) - [Deneme](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/deneme/) - [Siyaset](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/siyaset/) - [Konferans](https://erolgoka.net/kategori/video/konferans/) - [Şiir](https://erolgoka.net/kategori/video/siir/) - [Söyleşi](https://erolgoka.net/kategori/video/soylesi/) - [İnsanlık Hali](https://erolgoka.net/kategori/video/insanlikhali/) - [Gündem](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/gundem/) - [Felsefe](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/felsefe/) - [İlahiyat](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/ilahiyat/) - [Eğitim](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/egitim/) - [Sanat](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/sanat/) - [Edebiyat](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/edebiyat/) - [Kültür](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/kultur/) - [Psikiyatri-Psikoloji](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/psikiyatri-psikoloji/) - [Güncel](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/guncel-2/) - [Aktüel](https://erolgoka.net/kategori/aktuel/) - [Medya](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/medya/) - [TV Programları](https://erolgoka.net/kategori/video/tv-programlari/) - [Gazete Yazısı](https://erolgoka.net/kategori/gazeteyazisi/) - [Makale](https://erolgoka.net/kategori/makale/) - [Dediler ki](https://erolgoka.net/kategori/dediler-ki/) - [Milletin Organik Aydını](https://erolgoka.net/kategori/milletin-organik-aydini/) - [Duyuru/haber](https://erolgoka.net/kategori/duyuru-haber/) - [Whatsapp Konuşmaları](https://erolgoka.net/kategori/whatsapp-konusmalari/) - [Hayatın İçinden](https://erolgoka.net/kategori/hayatin-icinden/) - [Hap Yazılar](https://erolgoka.net/kategori/hap-yazilar/) - [Çabuk konuşma](https://erolgoka.net/kategori/cabuk-konusma/) ## Etiketler - [Erol Göka](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka/) - [dünya bülteni](https://erolgoka.net/kategori/dunya-bulteni/) - [röportaj](https://erolgoka.net/kategori/roportaj/) - [söyleşi](https://erolgoka.net/kategori/soylesi/) - [nihayet dergisi](https://erolgoka.net/kategori/nihayet-dergisi/) - [erkeklik](https://erolgoka.net/kategori/erkeklik/) - [Lacivert Dergisi](https://erolgoka.net/kategori/lacivert-dergisi/) - [perihan altınsoy](https://erolgoka.net/kategori/perihan-altinsoy/) - [geçimsizler](https://erolgoka.net/kategori/gecimsizler/) - [depresyon](https://erolgoka.net/kategori/depresyon/) - [genç dergi](https://erolgoka.net/kategori/genc-dergi/) - [gençlik](https://erolgoka.net/kategori/genclik/) - [ümitvar olmak](https://erolgoka.net/kategori/umitvar-olmak/) - [istanbul milli eğitim müdürlüğü](https://erolgoka.net/kategori/istanbul-milli-egitim-mudurlugu/) - [yüzden karakter okuması](https://erolgoka.net/kategori/yuzden-karakter-okumasi/) - [türklerin psikolojisi](https://erolgoka.net/kategori/turklerin-psikolojisi/) - [hayatın anlamı var mı](https://erolgoka.net/kategori/hayatin-anlami-var-mi/) - [tempo dergisi](https://erolgoka.net/kategori/tempo-dergisi/) - [hiphop kültürü](https://erolgoka.net/kategori/hiphop-kulturu/) - [nihayet dergi](https://erolgoka.net/kategori/nihayet-dergi/) - [hoşçakal](https://erolgoka.net/kategori/hoscakal/) - [ideolojiler](https://erolgoka.net/kategori/ideolojiler/) - [turuncu dergi](https://erolgoka.net/kategori/turuncu-dergi/) - [internet aşkları](https://erolgoka.net/kategori/internet-asklari/) - [tempo dergi](https://erolgoka.net/kategori/tempo-dergi/) - [işte psikoloji](https://erolgoka.net/kategori/iste-psikoloji/) - [merhamet](https://erolgoka.net/kategori/merhamet/) - [köşe yazısı](https://erolgoka.net/kategori/kose-yazisi/) - [yeni şafak](https://erolgoka.net/kategori/yeni-safak/) - [köşe yazıları](https://erolgoka.net/kategori/kose-yazilari/) - [TRT insanlık Hali](https://erolgoka.net/kategori/trt-insanlik-hali/) - [alev alatlı](https://erolgoka.net/kategori/alev-alatli/) - [mardin](https://erolgoka.net/kategori/mardin/) - [ahmet tezcan](https://erolgoka.net/kategori/ahmet-tezcan/) - [konferans](https://erolgoka.net/kategori/konferans/) - [şiir](https://erolgoka.net/kategori/siir/) - [edip cansever](https://erolgoka.net/kategori/edip-cansever/) - [korona](https://erolgoka.net/kategori/korona/) - [akşam gazetesi](https://erolgoka.net/kategori/aksam-gazetesi/) - [affet beni](https://erolgoka.net/kategori/affet-beni/) - [yağmurun ellerini](https://erolgoka.net/kategori/yagmurun-ellerini/) - [trt](https://erolgoka.net/kategori/trt/) - [insanlık hali](https://erolgoka.net/kategori/insanlik-hali/) - [sizin hiç babanız öldümü](https://erolgoka.net/kategori/sizin-hic-babaniz-oldumu/) - [mataramda tuzlu su](https://erolgoka.net/kategori/mataramda-tuzlu-su/) - [harita metod](https://erolgoka.net/kategori/harita-metod/) - [tuncay önder](https://erolgoka.net/kategori/tuncay-onder/) - [mustafa çalık](https://erolgoka.net/kategori/mustafa-calik/) - [iyilik hikayesi](https://erolgoka.net/kategori/iyilik-hikayesi/) - [darbeler](https://erolgoka.net/kategori/darbeler/) - [milliyetçiler](https://erolgoka.net/kategori/milliyetciler/) - [mustafa asım kutlu](https://erolgoka.net/kategori/mustafa-asim-kutlu/) - [dergi](https://erolgoka.net/kategori/dergi/) - [türk yurdu](https://erolgoka.net/kategori/turk-yurdu/) - [gençler üzerine](https://erolgoka.net/kategori/gencler-uzerine/) - [dünyabizim](https://erolgoka.net/kategori/dunyabizim/) - [abdullah yalnız](https://erolgoka.net/kategori/abdullah-yalniz/) - [erolo göka](https://erolgoka.net/kategori/erolo-goka/) - [göçebe kültür](https://erolgoka.net/kategori/gocebe-kultur/) - [muhafazakarlık](https://erolgoka.net/kategori/muhafazakarlik/) - [yenilik](https://erolgoka.net/kategori/yenilik/) - [varide](https://erolgoka.net/kategori/varide/) - [dilek gedik](https://erolgoka.net/kategori/dilek-gedik/) - [göçebelik](https://erolgoka.net/kategori/gocebelik/) - [türk davranışı](https://erolgoka.net/kategori/turk-davranisi/) - [nedeni](https://erolgoka.net/kategori/nedeni/) - [handan akdemir](https://erolgoka.net/kategori/handan-akdemir/) - [40ikindi](https://erolgoka.net/kategori/40ikindi/) - [dediler ki](https://erolgoka.net/kategori/dediler-ki/) - [dünya bizim](https://erolgoka.net/kategori/dunya-bizim/) - [muaz ergü](https://erolgoka.net/kategori/muaz-ergu/) - [psikiyatri](https://erolgoka.net/kategori/psikiyatri/) - [entellektüel](https://erolgoka.net/kategori/entellektuel/) - [umut](https://erolgoka.net/kategori/umut/) - [türkler](https://erolgoka.net/kategori/turkler/) - [kürtler](https://erolgoka.net/kategori/kurtler/) - [ev](https://erolgoka.net/kategori/ev/) - [şu yaptınıza bakın](https://erolgoka.net/kategori/su-yaptiniza-bakin/) - [saatler](https://erolgoka.net/kategori/saatler/) - [oynama](https://erolgoka.net/kategori/oynama/) - [bırakabilecekmiyiz](https://erolgoka.net/kategori/birakabilecekmiyiz/) - [başımda duman](https://erolgoka.net/kategori/basimda-duman/) - [ana diller](https://erolgoka.net/kategori/ana-diller/) - [kavga](https://erolgoka.net/kategori/kavga/) - [diyarbakır](https://erolgoka.net/kategori/diyarbakir/) - [tarih](https://erolgoka.net/kategori/tarih/) - [dershane](https://erolgoka.net/kategori/dershane/) - [lazım](https://erolgoka.net/kategori/lazim/) - [sorun çözme](https://erolgoka.net/kategori/sorun-cozme/) - [tartışma](https://erolgoka.net/kategori/tartisma/) - [siyaset](https://erolgoka.net/kategori/siyaset/) - [iki tarzı](https://erolgoka.net/kategori/iki-tarzi/) - [Birikim dergisi](https://erolgoka.net/kategori/birikim-dergisi/) - [yazılar](https://erolgoka.net/kategori/yazilar/) - [içimizdeki devlet](https://erolgoka.net/kategori/icimizdeki-devlet/) - [birikim der](https://erolgoka.net/kategori/birikim-der/) - [hayat yapmak](https://erolgoka.net/kategori/hayat-yapmak/) - [makale](https://erolgoka.net/kategori/makale/) - [endişe partileri](https://erolgoka.net/kategori/endise-partileri/) - [insan](https://erolgoka.net/kategori/insan/) - [seçmen](https://erolgoka.net/kategori/secmen/) - [miting](https://erolgoka.net/kategori/miting/) - [AK Parti](https://erolgoka.net/kategori/ak-parti/) - [coşku](https://erolgoka.net/kategori/cosku/) - [twitter](https://erolgoka.net/kategori/twitter/) - [baba demeyin](https://erolgoka.net/kategori/baba-demeyin/) - [otoriter](https://erolgoka.net/kategori/otoriter/) - [kişilik](https://erolgoka.net/kategori/kisilik/) - [hakimlik](https://erolgoka.net/kategori/hakimlik/) - [adil](https://erolgoka.net/kategori/adil/) - [hekimlik](https://erolgoka.net/kategori/hekimlik/) - [emanet](https://erolgoka.net/kategori/emanet/) - [ehil](https://erolgoka.net/kategori/ehil/) - [gençlerimiz](https://erolgoka.net/kategori/genclerimiz/) - [iyi hissetmek](https://erolgoka.net/kategori/iyi-hissetmek/) - [küçümseyerek](https://erolgoka.net/kategori/kucumseyerek/) - [selam](https://erolgoka.net/kategori/selam/) - [terör örgütü](https://erolgoka.net/kategori/teror-orgutu/) - [uzun yürüyüş](https://erolgoka.net/kategori/uzun-yuruyus/) - [millet](https://erolgoka.net/kategori/millet/) - [devlet](https://erolgoka.net/kategori/devlet/) - [Allah](https://erolgoka.net/kategori/allah/) - [zeval vermesin](https://erolgoka.net/kategori/zeval-vermesin/) - [erdoğan](https://erolgoka.net/kategori/erdogan/) - [sevmiyorlar](https://erolgoka.net/kategori/sevmiyorlar/) - [plan](https://erolgoka.net/kategori/plan/) - [kusursuz](https://erolgoka.net/kategori/kusursuz/) - [işlemedi](https://erolgoka.net/kategori/islemedi/) - [mehdilik](https://erolgoka.net/kategori/mehdilik/) - [iddia](https://erolgoka.net/kategori/iddia/) - [psikolojik sağlık](https://erolgoka.net/kategori/psikolojik-saglik/) - [paranoid](https://erolgoka.net/kategori/paranoid/) - [derebeyler](https://erolgoka.net/kategori/derebeyler/) - [paranoya](https://erolgoka.net/kategori/paranoya/) - [politik](https://erolgoka.net/kategori/politik/) - [maneviyat](https://erolgoka.net/kategori/maneviyat/) - [aydın](https://erolgoka.net/kategori/aydin/) - [vahşetsiniz](https://erolgoka.net/kategori/vahsetsiniz/) - [zalimlik](https://erolgoka.net/kategori/zalimlik/) - [demokrasi](https://erolgoka.net/kategori/demokrasi/) - [müslümanlar](https://erolgoka.net/kategori/muslumanlar/) - [modernlik](https://erolgoka.net/kategori/modernlik/) - [aydınlatmazsa](https://erolgoka.net/kategori/aydinlatmazsa/) - [kutupsallaştırma](https://erolgoka.net/kategori/kutupsallastirma/) - [panzehir](https://erolgoka.net/kategori/panzehir/) - [kutuplaşma](https://erolgoka.net/kategori/kutuplasma/) - [köşe yazılar](https://erolgoka.net/kategori/kose-yazilar/) - [fanatik](https://erolgoka.net/kategori/fanatik/) - [tanıma](https://erolgoka.net/kategori/tanima/) - [kılavuz](https://erolgoka.net/kategori/kilavuz/) - [psikoloji](https://erolgoka.net/kategori/psikoloji/) - [karizma](https://erolgoka.net/kategori/karizma/) - [kayıp yıllar](https://erolgoka.net/kategori/kayip-yillar/) - [milletimiz](https://erolgoka.net/kategori/milletimiz/) - [milli görüş](https://erolgoka.net/kategori/milli-gorus/) - [özal](https://erolgoka.net/kategori/ozal/) - [sosyal atom](https://erolgoka.net/kategori/sosyal-atom/) - [parçalandı](https://erolgoka.net/kategori/parcalandi/) - [ahlak](https://erolgoka.net/kategori/ahlak/) - [devrimci](https://erolgoka.net/kategori/devrimci/) - [yargıç](https://erolgoka.net/kategori/yargic/) - [diktatörlük](https://erolgoka.net/kategori/diktatorluk/) - [taassup](https://erolgoka.net/kategori/taassup/) - [kollektif fanatizm](https://erolgoka.net/kategori/kollektif-fanatizm/) - [maveraünnehir](https://erolgoka.net/kategori/maveraunnehir/) - [taksim anıtı](https://erolgoka.net/kategori/taksim-aniti/) - [sessizlik](https://erolgoka.net/kategori/sessizlik/) - [üniversite](https://erolgoka.net/kategori/universite/) - [Zenbilli](https://erolgoka.net/kategori/zenbilli/) - [ali efendi](https://erolgoka.net/kategori/ali-efendi/) - [şeyhülislam](https://erolgoka.net/kategori/seyhulislam/) - [sultan](https://erolgoka.net/kategori/sultan/) - [haklıydı](https://erolgoka.net/kategori/hakliydi/) - [islam](https://erolgoka.net/kategori/islam/) - [batı](https://erolgoka.net/kategori/bati/) - [adalet](https://erolgoka.net/kategori/adalet/) - [nakli](https://erolgoka.net/kategori/nakli/) - [akli](https://erolgoka.net/kategori/akli/) - [ilimler](https://erolgoka.net/kategori/ilimler/) - [çatışır mı](https://erolgoka.net/kategori/catisir-mi/) - [islam alimi](https://erolgoka.net/kategori/islam-alimi/) - [derdim var](https://erolgoka.net/kategori/derdim-var/) - [derman](https://erolgoka.net/kategori/derman/) - [değişmem](https://erolgoka.net/kategori/degismem/) - [ilk adım](https://erolgoka.net/kategori/ilk-adim/) - [atmalıyız](https://erolgoka.net/kategori/atmaliyiz/) - [kimlik](https://erolgoka.net/kategori/kimlik/) - [hakim parti](https://erolgoka.net/kategori/hakim-parti/) - [hakem](https://erolgoka.net/kategori/hakem/) - [seçim](https://erolgoka.net/kategori/secim/) - [sonuç](https://erolgoka.net/kategori/sonuc/) - [en önemli](https://erolgoka.net/kategori/en-onemli/) - [mücadele](https://erolgoka.net/kategori/mucadele/) - [ne için](https://erolgoka.net/kategori/ne-icin/) - [değer](https://erolgoka.net/kategori/deger/) - [uğrunda yaşamaya](https://erolgoka.net/kategori/ugrunda-yasamaya/) - [sırp](https://erolgoka.net/kategori/sirp/) - [zulmü](https://erolgoka.net/kategori/zulmu/) - [Aliya](https://erolgoka.net/kategori/aliya/) - [nimet](https://erolgoka.net/kategori/nimet/) - [yalanlamayan](https://erolgoka.net/kategori/yalanlamayan/) - [izzetbegoviç](https://erolgoka.net/kategori/izzetbegovic/) - [psikobiyografi](https://erolgoka.net/kategori/psikobiyografi/) - [travma tarihi](https://erolgoka.net/kategori/travma-tarihi/) - [kara gün](https://erolgoka.net/kategori/kara-gun/) - [7 haziran](https://erolgoka.net/kategori/7-haziran/) - [ders](https://erolgoka.net/kategori/ders/) - [sosyal devlet](https://erolgoka.net/kategori/sosyal-devlet/) - [özgürlükçü](https://erolgoka.net/kategori/ozgurlukcu/) - [kürt](https://erolgoka.net/kategori/kurt/) - [gençler](https://erolgoka.net/kategori/gencler/) - [yakasından](https://erolgoka.net/kategori/yakasindan/) - [düşün](https://erolgoka.net/kategori/dusun/) - [y](https://erolgoka.net/kategori/y/) - [z](https://erolgoka.net/kategori/z/) - [kuşağı](https://erolgoka.net/kategori/kusagi/) - [kurban](https://erolgoka.net/kategori/kurban/) - [teslimiyet](https://erolgoka.net/kategori/teslimiyet/) - [despotik](https://erolgoka.net/kategori/despotik/) - [rejim](https://erolgoka.net/kategori/rejim/) - [gidiyoruz](https://erolgoka.net/kategori/gidiyoruz/) - [otorite](https://erolgoka.net/kategori/otorite/) - [vesayet](https://erolgoka.net/kategori/vesayet/) - [otoriteryenizm](https://erolgoka.net/kategori/otoriteryenizm/) - [cizre](https://erolgoka.net/kategori/cizre/) - [sızlayan köşesi](https://erolgoka.net/kategori/sizlayan-kosesi/) - [nefretten](https://erolgoka.net/kategori/nefretten/) - [algı sarayları](https://erolgoka.net/kategori/algi-saraylari/) - [eski tüfekler](https://erolgoka.net/kategori/eski-tufekler/) - [en zenginlere](https://erolgoka.net/kategori/en-zenginlere/) - [hizmet](https://erolgoka.net/kategori/hizmet/) - [telleri](https://erolgoka.net/kategori/telleri/) - [aynı sazın](https://erolgoka.net/kategori/ayni-sazin/) - [Müslüman Kürt](https://erolgoka.net/kategori/musluman-kurt/) - [Murray Bookchin](https://erolgoka.net/kategori/murray-bookchin/) - [kürtlerin](https://erolgoka.net/kategori/kurtlerin/) - [tek parti](https://erolgoka.net/kategori/tek-parti/) - [dönemi](https://erolgoka.net/kategori/donemi/) - [sekülerleşir mi](https://erolgoka.net/kategori/sekulerlesir-mi/) - [müslüman toplum](https://erolgoka.net/kategori/musluman-toplum/) - [sekülerlik](https://erolgoka.net/kategori/sekulerlik/) - [etnik kimlik](https://erolgoka.net/kategori/etnik-kimlik/) - [dini](https://erolgoka.net/kategori/dini/) - [çözüm süreci](https://erolgoka.net/kategori/cozum-sureci/) - [buzdolabındaki](https://erolgoka.net/kategori/buzdolabindaki/) - [silahı bırak](https://erolgoka.net/kategori/silahi-birak/) - [vazgeç](https://erolgoka.net/kategori/vazgec/) - [şiddetten](https://erolgoka.net/kategori/siddetten/) - [dindar kızlar](https://erolgoka.net/kategori/dindar-kizlar/) - [daha cevval](https://erolgoka.net/kategori/daha-cevval/) - [neşeli](https://erolgoka.net/kategori/neseli/) - [Bernard Lewis](https://erolgoka.net/kategori/bernard-lewis/) - [Ortadoğu umudu](https://erolgoka.net/kategori/ortadogu-umudu/) - [kadınlar](https://erolgoka.net/kategori/kadinlar/) - [duygu devrimcileri](https://erolgoka.net/kategori/duygu-devrimcileri/) - [modernliğin](https://erolgoka.net/kategori/modernligin/) - [hiperaktivite](https://erolgoka.net/kategori/hiperaktivite/) - [dikkat eksikliği](https://erolgoka.net/kategori/dikkat-eksikligi/) - [iran](https://erolgoka.net/kategori/iran/) - [türkiye](https://erolgoka.net/kategori/turkiye/) - [kutlu](https://erolgoka.net/kategori/kutlu/) - [mutlu](https://erolgoka.net/kategori/mutlu/) - [matem](https://erolgoka.net/kategori/matem/) - [var mı](https://erolgoka.net/kategori/var-mi/) - [bir yakınınız](https://erolgoka.net/kategori/bir-yakininiz/) - [yas](https://erolgoka.net/kategori/yas/) - [çocuklara](https://erolgoka.net/kategori/cocuklara/) - [ölüm](https://erolgoka.net/kategori/olum/) - [nasıl anlatılır](https://erolgoka.net/kategori/nasil-anlatilir/) - [ne ölümden](https://erolgoka.net/kategori/ne-olumden/) - [korkmak ayıp](https://erolgoka.net/kategori/korkmak-ayip/) - [ölüyoruz](https://erolgoka.net/kategori/oluyoruz/) - [ölecek yaştayız](https://erolgoka.net/kategori/olecek-yastayiz/) - [hepimiz](https://erolgoka.net/kategori/hepimiz/) - [ramazan](https://erolgoka.net/kategori/ramazan/) - [geldi çattı](https://erolgoka.net/kategori/geldi-catti/) - [efkarlı günlerimde](https://erolgoka.net/kategori/efkarli-gunlerimde/) - [mhp](https://erolgoka.net/kategori/mhp/) - [koalisyon](https://erolgoka.net/kategori/koalisyon/) - [neden](https://erolgoka.net/kategori/neden/) - [durmak yok](https://erolgoka.net/kategori/durmak-yok/) - [yola devam](https://erolgoka.net/kategori/yola-devam/) - [dersleri](https://erolgoka.net/kategori/dersleri/) - [dersler](https://erolgoka.net/kategori/dersler/) - [varlık](https://erolgoka.net/kategori/varlik/) - [seçim yapan](https://erolgoka.net/kategori/secim-yapan/) - [seçimlerin](https://erolgoka.net/kategori/secimlerin/) - [sonuçları](https://erolgoka.net/kategori/sonuclari/) - [sessiz çoğunluk](https://erolgoka.net/kategori/sessiz-cogunluk/) - [neden sessiz](https://erolgoka.net/kategori/neden-sessiz/) - [batıya rağmen](https://erolgoka.net/kategori/batiya-ragmen/) - [vesayetçi](https://erolgoka.net/kategori/vesayetci/) - [zihniyet](https://erolgoka.net/kategori/zihniyet/) - [kökeni](https://erolgoka.net/kategori/kokeni/) - [demokrasimiz](https://erolgoka.net/kategori/demokrasimiz/) - [geleceği](https://erolgoka.net/kategori/gelecegi/) - [mücadelimiz](https://erolgoka.net/kategori/mucadelimiz/) - [zemini](https://erolgoka.net/kategori/zemini/) - [ötme keklik](https://erolgoka.net/kategori/otme-keklik/) - [büyük türkiye](https://erolgoka.net/kategori/buyuk-turkiye/) - [istiyoruz](https://erolgoka.net/kategori/istiyoruz/) - [parti](https://erolgoka.net/kategori/parti/) - [destekçileri mi](https://erolgoka.net/kategori/destekcileri-mi/) - [onur](https://erolgoka.net/kategori/onur/) - [haysiyet](https://erolgoka.net/kategori/haysiyet/) - [demeli](https://erolgoka.net/kategori/demeli/) - [mükerremliği](https://erolgoka.net/kategori/mukerremligi/) - [insanın](https://erolgoka.net/kategori/insanin/) - [Niye](https://erolgoka.net/kategori/niye/) - [nazilerle](https://erolgoka.net/kategori/nazilerle/) - [özdeşleştirmek](https://erolgoka.net/kategori/ozdeslestirmek/) - [istiyorlar](https://erolgoka.net/kategori/istiyorlar/) - [Ilber ortaylı](https://erolgoka.net/kategori/ilber-ortayli/) - [tarihçi](https://erolgoka.net/kategori/tarihci/) - [meşhur](https://erolgoka.net/kategori/meshur/) - [listeler](https://erolgoka.net/kategori/listeler/) - [açıklanmadı](https://erolgoka.net/kategori/aciklanmadi/) - [yalnızca](https://erolgoka.net/kategori/yalnizca/) - [selam sohbet](https://erolgoka.net/kategori/selam-sohbet/) - [toplum](https://erolgoka.net/kategori/toplum/) - [fanon](https://erolgoka.net/kategori/fanon/) - [zamanı](https://erolgoka.net/kategori/zamani/) - [şimdi](https://erolgoka.net/kategori/simdi/) - [fanon gibi](https://erolgoka.net/kategori/fanon-gibi/) - [sevmek](https://erolgoka.net/kategori/sevmek/) - [çözüm sancısı](https://erolgoka.net/kategori/cozum-sancisi/) - [kandil ışığında](https://erolgoka.net/kategori/kandil-isiginda/) - [çok yaşa](https://erolgoka.net/kategori/cok-yasa/) - [yaşasın](https://erolgoka.net/kategori/yasasin/) - [kuranı anlamak](https://erolgoka.net/kategori/kurani-anlamak/) - [kürt sorunu](https://erolgoka.net/kategori/kurt-sorunu/) - [yoktur](https://erolgoka.net/kategori/yoktur/) - [medya](https://erolgoka.net/kategori/medya/) - [medeniyet](https://erolgoka.net/kategori/medeniyet/) - [felsefesiziz](https://erolgoka.net/kategori/felsefesiziz/) - [bekçimiz](https://erolgoka.net/kategori/bekcimiz/) - [Ahmet Muhip Dıranas](https://erolgoka.net/kategori/ahmet-muhip-diranas/) - [kar](https://erolgoka.net/kategori/kar/) - [Seni Günlere böldüm](https://erolgoka.net/kategori/seni-gunlere-boldum/) - [geldi geçti](https://erolgoka.net/kategori/geldi-gecti/) - [ömrüm benim](https://erolgoka.net/kategori/omrum-benim/) - [star](https://erolgoka.net/kategori/star/) - [sınıf mücadeleleri](https://erolgoka.net/kategori/sinif-mucadeleleri/) - [starr](https://erolgoka.net/kategori/starr/) - [gençleştirmeli](https://erolgoka.net/kategori/genclestirmeli/) - [muhafazakar](https://erolgoka.net/kategori/muhafazakar/) - [düşünmemiştim](https://erolgoka.net/kategori/dusunmemistim/) - [bir ki deneme](https://erolgoka.net/kategori/bir-ki-deneme/) - [Levinas](https://erolgoka.net/kategori/levinas/) - [bauman](https://erolgoka.net/kategori/bauman/) - [siyonizm](https://erolgoka.net/kategori/siyonizm/) - [nietzsche](https://erolgoka.net/kategori/nietzsche/) - [freud](https://erolgoka.net/kategori/freud/) - [farklar](https://erolgoka.net/kategori/farklar/) - [benzerlikler](https://erolgoka.net/kategori/benzerlikler/) - [psikanalitik](https://erolgoka.net/kategori/psikanalitik/) - [Covid19](https://erolgoka.net/kategori/covid19/) - [Coronavirus](https://erolgoka.net/kategori/coronavirus/) - [Cins Dergi](https://erolgoka.net/kategori/cins-dergi/) - [Ahmet Kanneci](https://erolgoka.net/kategori/ahmet-kanneci/) - [mendilimde kan sesleri](https://erolgoka.net/kategori/mendilimde-kan-sesleri/) - [gelecek konuşmaları](https://erolgoka.net/kategori/gelecek-konusmalari/) - [Koronavirüs](https://erolgoka.net/kategori/koronavirus/) - [superhaber](https://erolgoka.net/kategori/superhaber/) - [bayram](https://erolgoka.net/kategori/bayram/) - [pandemi](https://erolgoka.net/kategori/pandemi/) - [Aliya İzetbegovic](https://erolgoka.net/kategori/aliya-izetbegovic/) - [Psychobiography of Aliya](https://erolgoka.net/kategori/psychobiography-of-aliya/) - [teknoloji](https://erolgoka.net/kategori/teknoloji/) - [erol göka yazıları](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-yazilari/) - [erol göka söyleşi](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-soylesi/) - [solo yaşama koşuyoruz](https://erolgoka.net/kategori/solo-yasama-kosuyoruz/) - [Babalar günü](https://erolgoka.net/kategori/babalar-gunu/) - [baba](https://erolgoka.net/kategori/baba/) - [DAEŞ](https://erolgoka.net/kategori/daes/) - [islamophobia](https://erolgoka.net/kategori/islamophobia/) - [islamofobi](https://erolgoka.net/kategori/islamofobi/) - [kavramlarla yolculuk](https://erolgoka.net/kategori/kavramlarla-yolculuk/) - [mehmet hilmi demir](https://erolgoka.net/kategori/mehmet-hilmi-demir/) - [mustafa çevik](https://erolgoka.net/kategori/mustafa-cevik/) - [hakan türkçapar](https://erolgoka.net/kategori/hakan-turkcapar/) - [youtube](https://erolgoka.net/kategori/youtube/) - [sohbet](https://erolgoka.net/kategori/sohbet/) - [manevi topluluk](https://erolgoka.net/kategori/manevi-topluluk/) - [Varoluşun psikiyatrisi](https://erolgoka.net/kategori/varolusun-psikiyatrisi/) - [kitap](https://erolgoka.net/kategori/kitap/) - [vadi yayınları](https://erolgoka.net/kategori/vadi-yayinlari/) - [Kovid 19](https://erolgoka.net/kategori/kovid-19/) - [toplum bilimi kurulu](https://erolgoka.net/kategori/toplum-bilimi-kurulu/) - [sağlık bakanlığı](https://erolgoka.net/kategori/saglik-bakanligi/) - [sabah gazetesi](https://erolgoka.net/kategori/sabah-gazetesi/) - [serdivan](https://erolgoka.net/kategori/serdivan/) - [koronavirüsi türkiye](https://erolgoka.net/kategori/koronavirusi-turkiye/) - [fetö](https://erolgoka.net/kategori/feto/) - [15 Temmuz](https://erolgoka.net/kategori/15-temmuz/) - [darbe](https://erolgoka.net/kategori/darbe/) - [kitaplar](https://erolgoka.net/kategori/kitaplar/) - [Yalnızlık ve umut](https://erolgoka.net/kategori/yalnizlik-ve-umut/) - [trt insanlık halli](https://erolgoka.net/kategori/trt-insanlik-halli/) - [trt 2](https://erolgoka.net/kategori/trt-2/) - [trt 2 kültür](https://erolgoka.net/kategori/trt-2-kultur/) - [YA DA](https://erolgoka.net/kategori/ya-da/) - [ankara](https://erolgoka.net/kategori/ankara/) - [yazı](https://erolgoka.net/kategori/yazi/) - [İnsanı anlamak](https://erolgoka.net/kategori/insani-anlamak/) - [İnsan kısım kısım](https://erolgoka.net/kategori/insan-kisim-kisim/) - [kalbin eylemi](https://erolgoka.net/kategori/kalbin-eylemi/) - [Cins Dergisi](https://erolgoka.net/kategori/cins-dergisi/) - [whatsapp konuşmaları](https://erolgoka.net/kategori/whatsapp-konusmalari/) - [Kalpten](https://erolgoka.net/kategori/kalpten/) - [Gelenek](https://erolgoka.net/kategori/gelenek/) - [Rıdvan Tulum](https://erolgoka.net/kategori/ridvan-tulum/) - [muhit dergisi](https://erolgoka.net/kategori/muhit-dergisi/) - [sonra anlarsın şiiri](https://erolgoka.net/kategori/sonra-anlarsin-siiri/) - [organik aydın](https://erolgoka.net/kategori/organik-aydin/) - [erol göka kalpten kitabı](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-kalpten-kitabi/) - [türkiye yazarlar birliği](https://erolgoka.net/kategori/turkiye-yazarlar-birligi/) - [erol göka kalpten](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-kalpten/) - [Ervanur Erdoğan](https://erolgoka.net/kategori/ervanur-erdogan/) - [Can Ceylan](https://erolgoka.net/kategori/can-ceylan/) - [trt radyo](https://erolgoka.net/kategori/trt-radyo/) - [insanve anlam](https://erolgoka.net/kategori/insanve-anlam/) - [şöhret](https://erolgoka.net/kategori/sohret/) - [yaşlılık](https://erolgoka.net/kategori/yaslilik/) - [manzume](https://erolgoka.net/kategori/manzume/) - [Hap Yazılar](https://erolgoka.net/kategori/hap-yazilar/) - [Özgüven](https://erolgoka.net/kategori/ozguven/) - [narsisizm değildir](https://erolgoka.net/kategori/narsisizm-degildir/) - [mutluluk](https://erolgoka.net/kategori/mutluluk/) - [azim](https://erolgoka.net/kategori/azim/) - [tevekkül](https://erolgoka.net/kategori/tevekkul/) - [umutsuzluk](https://erolgoka.net/kategori/umutsuzluk/) - [Doğan Özlem](https://erolgoka.net/kategori/dogan-ozlem/) - [çevre üzerine söyleşi](https://erolgoka.net/kategori/cevre-uzerine-soylesi/) - [ikincikat dergisi](https://erolgoka.net/kategori/ikincikat-dergisi/) - [şükür](https://erolgoka.net/kategori/sukur/) - [minnet](https://erolgoka.net/kategori/minnet/) - [incel dizi](https://erolgoka.net/kategori/incel-dizi/) - [erol göka kitap](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-kitap/) - [prof. dr. erol göka](https://erolgoka.net/kategori/prof-dr-erol-goka/) - [erol göka röportajları](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-roportajlari/) - [erol göka sitesi](https://erolgoka.net/kategori/erol-goka-sitesi/) - [ölüm üzerine](https://erolgoka.net/kategori/olum-uzerine/) - [ölüme nasıl bakmalıyız](https://erolgoka.net/kategori/olume-nasil-bakmaliyiz/) ## Format - [et-post-format-video](https://erolgoka.net/?et_post_format=et-post-format-video) ## Video Tags - [Erol Göka](https://erolgoka.net/video-tag/erol-goka/)